Beşiktaş'ın Başakşehir maçı sonrası o isimlere şok sözler: Vasıfsızlar
Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında Başakşehir'i ağırlayan Beşiktaş, sahasında 2-0 yenildi. Siyah beyazlılar son oynadığı 6 karşılaşmanın sadece birini kazanabilirken evindeki 5 karşılaşmada 3 yenilgi aldı. Kartal'ın oynadığı oyun tribünlerden de tepki alırken spor yazarları zorlu müsabakayı değerlendirerek ortaya koyulan performansı sert dille eleştirdi. İşte o yorumlar...
Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında Başakşehir'e 2-0 yenildi. Bu sezon çalkantılı bir dönemden geçen siyah beyazlılar, Yusuf Sarı'nın iki golüne engel olamayınca sahadan puansız ayrılmak zorunda kaldı.
Kupadan elenen Kartal'ın önünde bulunan lig üçüncülüğü hedefinde bu kadar kötü bir oyun sergilemesi hem maç sırasında hem de sonrasında tepkilere neden oldu. Teknik direktör Ole Gunnar Solskjaer'in taraftarları selamlaması dahi ıslıkla karşılık buldu.
Müsabakayı değerlendiren spor yazarları, çarpıcı noktalara parmak bastı. İşte o yorumlar...
OKTAY DERELİOĞLU: KARTAL AVRUPA DIŞI KALABİLİR
LİGDE üçüncülükten başka hiçbir beklentisi olmayan Beşiktaş'ın Kasımpaşa'dan sonra bir başka çetin ceviz olan Başakşehir ile karşı karşıya gelmesi gerçekten fikstürün azizliğiydi.
Başakşehir gibi kendisine her zaman ters gelen bir rakip karşısına Kartal sancılı bir şekilde çıktı.
Çünkü savunmadaki sıkıntıların yanı sıra Semih'in cezası ve Emirhan'ın sakatlığı nedeniyle forma giyemeyecek olmaları Siyah-Beyazlılar için ciddi bir handikap oluşturuyordu.
Ancak Samsunspor'un yenildiği bir haftada Beşiktaş için Başakşehir maçını kazanmak üçüncülük yolunda atılacak dev bir adım olacaktı. Beşiktaş maça etkisiz başladı.
Kendi saha ve seyircisi önünde her iki yarıda da cılız ataklar yapmaktan öteye gidemedi.
Rakibi önünde daha etkili görünmesine rağmen Başakşehir belli ki Beşiktaş'ı çok iyi etüt etmiş. Az ama etkili hücumlar yaptılar.
Kartal için artık söylenecek bir şey yok.
Solskjaer ne denerse denesin bu takımda hayat yok. Beşiktaş için her maç angarya taraftar için de kelimenin tam anlamıyla bir işkence. Böyle gittiği takdirde Beşiktaş için Avrupa bile hayal olacak gibi görünüyor. Bu takım gelecek sezon baştan aşağı değişmezse çöküş daha da hızlı sürer.
"Beşiktaş için söylenecek bir şey yok. Bu takım ne yaparsa yapsın, ne denerse denesin hayat yok. Bu gidişle Avrupa kupaları hayal olur."
FATİH DOĞAN: KARTAL'I YARALADILAR
Beşiktaş taraftarı, içinde yaşadığı fırtınayı uzun bir aradan sonra dışarıya vurdu. Futbolculara yönelik haykırışla, "Formanın hakkını verin" uyarısı yaptı... Mesele sonuç değil, takımın kendi saha ve seyircisi önünde rakibin oyununa ve planına reaksiyon gösterememesidir. Tribünleri sinirlendiren en acı fotoğraf, Başakşehirli oyuncuların sahada eğlenirken bu tabloya müsaade eden ve bunu alışkanlık haline getiren futbolcuların tepkisizliğidir.
Dün yaşananlardan sonra Solskjaer'in destek ve güven terazisinde kaybettiğini gördük. Maç sonu tribünlere, "Bu takım neden oynamıyor?" sorusuna cevap vermeye çalışması ve kaotik fotoğraf, tribünlerdeki öfke patlamasının bir yansıması. Taraftara iyi oyun veremiyorsanız umut vermek zorundasınız. Umudun olmadığı yerde öfke olur. Öfkeden de kaos doğar. Hocayı soyunma odasından tribüne getiren taraftar yeni umutlarla beslenip bezenmezse sürece müdahalesi sert olabilir.
Divan Kurulu'nda yaşananları tasvip etmek mümkün değil. Gerilim ve saldırının parçası herkes, sebep oldukları şeyin Beşiktaş'a büyük yaralar açılmasının kapısını aralamışlardır. Sorgulanması gereken, kendini haklı, ötekini haksız ve düşman görüldüğü bir ortamda nasıl camia olunur?
MUSTAFA ÇULCU: AYDIN İYİ YÖNETTİ
Beşiktaş'ta sakatlıklar ve cezalı oyunculardan dolayı savunmada Svensson stoper, Chamberlain hibrit sağ bek oynuyor. Muçi de sakatlanınca oyun kurgusu sıkıntıya uğradı. Beşiktaş'ta kavga divanda değil esas kavga verilen mücadele ile sahada. Başakşehir doğal olarak Chamberlain'ın bölgesinden geliyor. Solskjaer, İmmobile'yi oturtup Mustafa'yı sahaya sürüyorsa beklentisi çok yüksek. 17 yaşındaki Mustafa, bu beklentiye performansı ile cevap vermeli. Lakin her pozisyonda yerde kuvvet sorunu yaşıyor. Başakşehir ilk yarıda etkili oldu. Hele Brnic'in şutunu köşeden çelen Mert muhteşemdi. İkinci yarı Salih çıktı, Onur sağ beke, Chamberlain orta alana yerine gelince Beşiktaş, üçlü savunmaya döndü ve hücumda daha etkili başladı. Tüm ikinci topları aldı. Paulista'nın kafa şutunda kaleci Muhammed müthiş bir refleks gösterdi. Önde baskı yiyen Başakşehir çıkmakta zorlandığı dakikalarda kontratakla golü buldu. Golde Piatek boş koşu yaptı, Yusuf'a alan açtı.
Gedson sahada basmadık yer bırakmadı. Çok koştu, çok çalıştı. Beşiktaş'ın gol umutları yine Rafa Silva'ya kaldı. Başakşehir kontratak futbolundan örnekler sundu. Beşiktaş'ta bu derece sakatlıkların oluşması gözden geçirilmeli. Başakşehir galibiyeti hak etti.
Hakem Cihan Aydın'ın tecrübesine maçın başlarında basit temaslara çaldığı fauller yakışmadı. Hakemler oyuncularla çok konuşmamalı. 72'de Piatek, gol öncesi Paulista'ya faul yaptı, hakem oynattı, sonuç aldı, sonra faule döndü. VAR destekledi, doğru kararla golü iptal etti. Protokole uygun davrandı. Cihan Aydın başarılıydı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: ELDEKİ MALZEME İLE BU KADAR
Dün gece Tüpraş Stadyumu'nda yüksek tempolu kora kor bir mücadeleye sahne olan bir 90 dakika izledik. Solskjaer, elindeki kadroda sadece 1 stoper kalması nedeniyle çareyi 3'lü defansta bulmuştu. İlk devre iki takım da hırslı oynuyor, modern futbolun gereği olan rakibi oynatmama ilkesini iyi uyguluyorlardı. Karşılıklı az pozisyon oldu. Beşiktaşlı futbolcuların iştahları da açıkça görülüyordu. İkinci yarıya Beşiktaş alışılmış dışı bir vites yükselterek başladı. Dalga dalga hücum girişimlerinde bulunuyorlardı. Rakibi baskı altına aldılar. Ama bu tempo içinde savunma güvencesini ihmal ettiler. Bir kontrada 50 metre genişlikte yakalanınca, skor dezavantajına düştüler. Artık işler zorlaşmıştı. Bu gol moralleri de bozmuştu.
İlk golün sahibi Yusuf Sarı, kısa bir zaman sonra mükemmel bir frikik golüyle farkı 2'e çıkarınca Beşiktaş da pes etti. Ve önemli bir 3 puanı kaybetti. Beşiktaş taraftarı netice dolayısıyla tepki gösterdi. Ama unutmamaları gerekir ki eldeki kadronun kapasitesi bu. Oyuncular iyi niyetle mücadele ettiler. Bu kadarını yapabildiler. Mustafa, üzerinde durulması gereken genç bir santrfor. Temel eksiklikleri var. Ama çalışkanlığı, topla rakip arasına girmesi ve alan boşaltmasıyla faydalı oluyor. Başakşehir aslında iyi bir takım. Ama bu seneki genel görüntüleri beklentileri karşılayamadı. Dün gece de iyi oynayarak haklı bir galibiyet elde ettiler. Cihan Aydın mükemmel bir yönetim gösterdi.
ALİ GÜLTİKEN: HER HAFTA DAHA DA AŞAĞI GİDİYOR
Beşiktaş'ta bal yapmayan arı durumu devam ediyor. Tempo olarak 65 dakika iyi oynayan, rakibine baskı yapan, çalışan, isteyen Beşiktaş görüntüsü yine ete kemiğe bürünemedi. Oyunu belli bir yere kadar getirebilmek beceri ama sonuç alabilmek büyük takım işi. Beşiktaş, rakibini çok ciddi şekilde baskı altına almasına ve zorlamasına rağmen skor üretecek oyun ortaya koyamadı. Rafa'nın hareketlendiği süreçte, Rashica ile oyunun zorlandığı bölümlerde Beşiktaş'ın kazanacak hissi verdiği bölümler var. Fakat bitirme noktasında hâlâ etkisizliği devam ediyor. Birçok futbolcusu eksik olmasına rağmen oyunu belli bir noktaya kadar tutabildi, burada bir sorun yok. Fakat gol atamadığınızda rakibiniz oyunun içerisinde kalıyor.
Başakşehir sabırla kendi yarı alanında kaldı. Savunma yaptı, mücadele etti. Beşiktaş'ın savunmasını eksik yakalayabileceği anları kovaladı. Büyük ihtimalle Çağdaş hoca, Yusuf'u oyundan alacaktı. Ama en önemli özelliği olan sağ kanattan içeri girip şut atma yeteneğini maçın içerisinde kullanmayı bulduğu tek pozisyonda da Beşiktaş kalesine imzasını attı. Beşiktaş'ı tarif etmek çok zor. Bir takım bu kadar nasıl düşebilir, nasıl bu kadar etkisiz olabilir, bunu tarif etmek çok zor. Her hafta kendini bu kadar aşağı çeken bir takımı Beşiktaş camiasının da taşıması çok zor. Elle tutulacak oyuncu bulmak bile her hafta daha da zorlaşıyor.
SİNAN VARDAR: ÇOK ÜZÜCÜ
Üçüncülüğün bu sezon Beşiktaş adına ana hedef hâline geldiği bir ortamda, siyahbeyazlılar Başakşehir karşılaşmasına, Samsunspor'dan iki maçı eksik ve 3 puan geride çıkmıştı. Sakatlıklar ve cezalı oyuncuların fazlalığı, Beşiktaş'ın kadrosunda önemli değişikliklere neden oldu. Sağ bekte Oxlade-Chamberlain, defansta ise Svensson'la maça başladı. 27. dakikada bu sezonun kronikleşen problemi bir kez daha sahneye çıktı: Sakatlık! Ernest Muçi sakatlandı ve yerine Joao Mario oyuna girdi. Beşiktaş'ta en çok topla oynayan isim kaleci Mert Günok'tu. Siyahbeyazlı takımın sık sık geriye dönerek oynaması sıkıntı vericiydi.
Beşiktaş, ikinci yarıya Salih Uçan'ı oyundan alıp Onur Bulut'u sahaya sürerek başladı. Bu hamleyle Onur sağ beke geçti, Oxlade-Chamberlain ise orta sahaya yerleştirildi. Bu değişiklerin de etkisiyle topun kontrolü Başakşehir'e geçti. Beşiktaş özellikle sol kanattan ısrarla hücum etmeye çalıştı ama doldur boşalt hücumlardan gol gelmedi. Futbolun klasik kuralı bir kez daha devreye girdi: Atamayana attılar. Golden sonra hem tribünler hem de sahadaki Beşiktaşlı oyuncular belirgin şekilde düşüşe geçti. Takım oyundan tamamen koptu. Oyuncular ruhsuz ve karakter koymuyorlar. Taraftarın bu sezon için dileyebileceği tek şey, bir an önce bu kâbusun bitmesi. Divan Kurulu'nu üzülerek takip ettim, tabii ki bu konular hakkında benim de söyleyeceğim şeyler var. Bu hafta, hem televizyon yayınımda hem de gazete yazımda bu konu hakkındaki görüşlerimi sizlerle paylaşacağım.
TURGAY DEMİR: BIRAKIN GİDİN
Beşiktaş, Başakşehir'e yenildi ama hiç derdim değil. Derdim bugünü, dünden hatta önceki günlerden hazırlayanlar. Onlara birkaç çift lafım var.
Öyleyse başlayalım… Beşiktaş'ı son üç-dört yılda kat be kat borca sokanlar. Bırakın gidin… Onanaları, Rebicleri, Umut Meraşları, Tayfurları, Amarteyleri, Joao Marioları, N'Dourları, İmmobileleri ve daha aklıma gelmeyen onlarca vasıfsızı büyük yıldız gibi milyon Eurolara alanlar bırakın gidin… Rashica, Muçi, İmmobile başta Beşiktaş formasının ağırlığını bilmeyen vasıfsızlar bırakın gidin… Akrabalarına konser organize edip Beşiktaş'ın parasını verenler bırakın gidin... Roiser'i, Ghezzal'ı, Aboubakar'ı günah keçisi ilan edenler bırakın gidin.
Süleyman Seba'nın adını dillerine dolayıp onun kulüp yönetimini asla örnek almayanlar bırakın gidin… Ve… Beşiktaş Divan Kurulu'nda kimsenin kimseyi tahrik etmemesi gerektiğini bilmeyenler, onların gazına gelenler, yumruk atanlar, korumalarını, şoförlerini olaya katanlar, sizler de bırakın gidin.
Kartal bu kışı da öyle, böyle geçirir ama yediği ayazı da unutmaz… Ve sevgili Serdal Adalı; etrafları yağdanlıklarla dolu olduğu için Beşiktaş'ı bataklığa sürükleyen, Çebi- Arat yönetimlerinden LÜTFEN DERS AL... Tarih ders almayı bilmeyenler için tekerrürden ibarettir. Kim yaptığın her şeyi onaylıyor ve asla seni eleştirmiyorsa onu derhal yanından uzaklaştır.
Hatta kov!...