Doğa uzun yaşamı değil, üremeyi seçiyor! İşte yaşlanmanın arkasındaki o gizemli gen

Yaşlanmanın nedenleri ve genetiği üzerine yürütülen çalışmalarda devrim niteliğinde bir sonuç elde edildi. Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Afrika turkuaz killifish balıklarındaki "vgll3" geni hücre bölünmesini ve yaşlanma sürecini doğrudan etkiliyor. Peki vgll3 geni nedir, insan vücudunda nasıl çalışır? İşte CRISPR gen düzenleme deneyinin korkutan kanser bulguları.

Giriş Tarihi:
Doğa uzun yaşamı değil, üremeyi seçiyor! İşte yaşlanmanın arkasındaki o gizemli gen
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • Araştırmacılar, Afrika turkuaz killifish türü üzerinde yaptıkları çalışmada vgll3 geninin büyüme hızını ve üreme olgunluğuna ulaşma süresini etkilediğini tespit etti.
  • Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, vgll3 geninin değişiklikleri balıkların daha hızlı büyümesine ve erken üreme çağına ulaşmasına yardımcı olurken, ilerleyen yaşlarda kanser riskini artırıyor ve yaşam süresini kısaltıyor.
  • Çalışma, antagonistik pleiotropi teorisine güçlü bir destek sunarak, bazı genlerin yaşamın erken dönemlerinde avantaj sağlarken ilerleyen yaşlarda olumsuz sonuçlara yol açabileceğini gösterdi.
  • CRISPR teknolojisi kullanılarak yapılan gen değişiklikleri, balıklarda hücre bölünme hızını artırdı ve yaşla birlikte kanser vakalarının belirgin şekilde artmasına neden oldu.
  • Araştırmacılar, vgll3 geninin insan vücudunda aynı şekilde çalışıp çalışmadığını henüz bilmediklerini ancak bulguların yaşlanma karşıtı tedaviler ve kanser araştırmaları açısından yeni kapılar açabileceğini belirtti.

Bilim dünyasında yaşlanmanın nedenleri üzerine yürütülen araştırmalara bir yenisi daha eklendi. Araştırmacılar, Afrika turkuaz killifish türü üzerinde yaptıkları çalışmada, büyüme hızını ve üreme olgunluğuna ulaşma süresini etkileyen tek bir gen tespit etti. Ancak bu genin sağladığı avantajların ciddi bir bedeli olduğu ortaya çıktı.

Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, "vgll3" adı verilen gen üzerinde yapılan değişiklikler balıkların daha hızlı büyümesine ve daha erken üreme çağına ulaşmasına yardımcı olurken, ilerleyen yaşlarda kanser riskini artırıyor ve yaşam süresini kısaltıyor.

Araştırmacılar, yaşlanma sürecini etkileyebilecek kritik bir genin işleyişini ortaya çıkardı. (Haberde yer alan fotoğraflar Takvim Foto Arşiv'e aittir)Araştırmacılar, yaşlanma sürecini etkileyebilecek kritik bir genin işleyişini ortaya çıkardı. (Haberde yer alan fotoğraflar Takvim Foto Arşiv'e aittir)

ARAŞTIRMACILAR EVRİMİN ÖDÜNLEŞME MEKANİZMASINI GÖZLEMLEDİ

Çalışma, uzun yıllardır tartışılan "antagonistik pleiotropi" teorisine güçlü bir destek sunuyor. Bu teoriye göre bazı genler, yaşamın erken dönemlerinde avantaj sağlarken ilerleyen yaşlarda olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.

Araştırmayı yürüten Kudüs İbrani Üniversitesi'nden genetik uzmanı Itamar Harel, elde edilen sonuçların evrimin temel önceliklerinden birine ışık tuttuğunu belirtti.

Harel'e göre doğa, canlıların mümkün olduğunca uzun yaşamasından çok, genlerini sonraki nesillere aktarmasını önceliklendiriyor. Bu nedenle erken büyüme ve üreme avantajı sağlayan bazı genler, yaşamın ilerleyen dönemlerinde sağlık sorunlarına neden olsa bile evrimsel süreçte varlığını koruyabiliyor.

Çalışmada incelenen vgll3 geni, büyüme hızı ile yaşam süresi arasındaki dengeyi etkiliyor.Çalışmada incelenen vgll3 geni, büyüme hızı ile yaşam süresi arasındaki dengeyi etkiliyor.

CRISPR İLE GEN DEĞİŞTİRİLDİ

Araştırmacılar, yaşlanma çalışmalarında sıkça kullanılan Afrika turkuaz killifish türünü tercih etti. Bu balıklar yalnızca birkaç ay yaşadıkları için yaşam döngülerinin tamamı kısa sürede gözlemlenebiliyor.

Bilim insanları CRISPR gen düzenleme teknolojisini kullanarak vgll3 geninde değişiklik yaptı. Genetik müdahalenin ardından balıklarda hücre bölünme hızının arttığı görüldü.

Deney sonuçlarına göre gen değişikliğine uğrayan balıklar:

  • Daha hızlı büyüdü.
  • Daha erken cinsel olgunluğa ulaştı.
  • Yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde daha fazla tümör geliştirdi.
  • Ortalama olarak daha kısa yaşadı.

Gen üzerinde yapılan değişiklikler balıkların daha hızlı gelişmesine neden oldu.Gen üzerinde yapılan değişiklikler balıkların daha hızlı gelişmesine neden oldu.

KANSER RİSKİ DİKKAT ÇEKTİ

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, genetik olarak değiştirilen balıklarda yaşla birlikte kanser vakalarının belirgin şekilde artması oldu.

Bilim insanları özellikle insanlardaki melanom türüne benzeyen bazı tümörlerin daha sık ortaya çıktığını tespit etti. Bulgular, vgll3 geninin normal şartlarda hücre çoğalmasını kontrol altında tutan bir güvenlik mekanizması gibi çalıştığını gösteriyor.

Araştırmacılara göre bu mekanizmanın devre dışı kalması, büyümeyi hızlandırırken yaşlanma sürecini de olumsuz etkiliyor.

Doğa uzun yaşamı değil, üremeyi seçiyor! İşte yaşlanmanın arkasındaki o gizemli gen-5

DNA ONARIMI VE KÖK HÜCRELER ÜZERİNDE ETKİLİ

Çalışmada vgll3 geninin yalnızca büyüme hızını etkilemediği de ortaya çıktı. Genin aynı zamanda kök hücre faaliyetleri ve DNA onarım süreçleri üzerinde de rol oynadığı belirlendi.

DNA hasarlarının onarılması, uzun ve sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle gen üzerindeki değişimlerin yaşlanma sürecini çok daha geniş çapta etkileyebileceği düşünülüyor.

Araştırma ekibi, elde edilen sonuçların erken yaşta kazanılan avantajlarla ileri yaşlarda ortaya çıkan hastalıklar arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğunu gösterdiğini ifade etti.

Doğa uzun yaşamı değil, üremeyi seçiyor! İşte yaşlanmanın arkasındaki o gizemli gen-6

İNSANLAR İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

İnsanlarda da vgll3 geni bulunuyor. Ancak bilim insanları, genin insan vücudunda aynı şekilde çalışıp çalışmadığının henüz bilinmediğini vurguluyor.

Bununla birlikte bulgular, gelecekte yaşlanma karşıtı tedaviler ve kanser araştırmaları açısından yeni kapılar açabilir. Uzmanlar, genin erken dönem faydalarını korurken ileri yaşlarda ortaya çıkan zararlarını azaltmanın mümkün olup olmadığını araştırmayı planlıyor.

Doğa uzun yaşamı değil, üremeyi seçiyor! İşte yaşlanmanın arkasındaki o gizemli gen-7

YENİ ARAŞTIRMALARIN KAPISI ARALANIYOR

Geçmiş çalışmalar vgll3 genini hem tümör oluşumunu destekleyen hem de baskılayan mekanizmalarla ilişkilendirmişti. Bu nedenle genin biyolojik rolü halen tam olarak çözülebilmiş değil.

Son çalışma ise tek bir genin yaşamın erken ve geç dönemlerinde tamamen farklı sonuçlar doğurabileceğine dair şimdiye kadarki en güçlü deneysel kanıtlardan birini sunuyor.

Araştırmacılar bundan sonraki aşamada, hızlı büyüme ile yaşlanma arasındaki bağlantıyı birbirinden ayırmanın mümkün olup olmadığını inceleyecek. Eğer bu mekanizma çözülebilirse, sağlıklı yaşlanma ve kanserle mücadele alanlarında önemli gelişmelerin önü açılabilir.

Takvim Kaynak Tercihleri
Ezgi Polat
Ezgi Polat Takvim.com.tr Sağlık

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler