Sadece belirli insanlar duyabiliyor: Dünyayı saran gizemli uğultu (The Hum) nereden geliyor?

Dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan binlerce kişi, yıllardır çevrelerindeki insanların duymadığı gizemli bir uğultudan şikayet ediyor. Kimi bunu sürekli çalışan bir motor sesi, kimi ise uzaktan gelen bir titreşim olarak tarif ediyor. Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan bu esrarengiz fenomen için şimdi dikkat çekici bir açıklama gündeme geldi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Sadece belirli insanlar duyabiliyor: Dünyayı saran gizemli uğultu (The Hum) nereden geliyor?
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • Almanya ve Norveç'teki araştırmacılar, 1970'lerden beri açıklanamayan 'The Hum' uğultusunun dış çevreden değil insanların kendi işitsel sistemlerinden kaynaklanabileceğini ortaya koydu.
  • Araştırmada 28 gönüllü üzerinde yapılan testler, uğultuyu duyduğunu söyleyen kişilerin çoğunun normal işitme seviyelerine sahip olduğunu gösterdi.
  • Bilim insanları, bu gizemli seslerin düşük frekanslı bir kulak çınlaması türü olabileceğini düşünüyor.
  • The Hum fenomeni ilk kez 1970'li yıllarda İngiltere'nin Bristol kentinde dikkat çekti ve sonrasında Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada ve ABD'den benzer şikayetler geldi.
  • Uzmanlar, bu bulgunun kulak çınlaması tedavi ve destek yöntemlerinin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabileceğini belirtiyor.

Yeni bir araştırma, yıllardır kaynağı bulunamayan "The Hum" (Uğultu) vakalarının en azından bir kısmının dış çevreden değil, insanların kendi işitsel sistemlerinden kaynaklanabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu gizemli seslerin aslında düşük frekanslı bir kulak çınlaması türü olabileceğini düşünüyor.

Sadece belirli insanlar duyabiliyor: Dünyayı saran gizemli uğultu (The Hum) nereden geliyor?-2

ONLARCA YILLIK GİZEM

"The Hum" olarak bilinen fenomen ilk kez 1970'li yıllarda İngiltere'nin Bristol kentinde geniş çapta dikkat çekti. Bölge sakinleri, yaklaşık 50 Hertz frekansında sürekli bir ses duyduklarını bildirdi. Ancak aynı ortamda bulunan birçok kişi bu sesi duymuyordu.

Sonraki yıllarda Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada ve ABD'nin çeşitli bölgelerinden de benzer şikayetler gelmeye başladı. Uğultuyu deneyimleyen kişiler, sesi düşük frekanslı bir vızıltı, uğultu ya da titreşim şeklinde tanımlıyor. İlginç olan ise sesin bazen belirli ortamlarda duyulup başka yerlerde tamamen yok olabilmesidir.

Almanya ve Norveç'teki araştırmacılar, 1970'lerden beri açıklanamayan 'The Hum' uğultusunun dış çevreden değil insanların kendi işitsel sistemlerinden kaynaklanabileceğini ortaya koydu.Almanya ve Norveç'teki araştırmacılar, 1970'lerden beri açıklanamayan 'The Hum' uğultusunun dış çevreden değil insanların kendi işitsel sistemlerinden kaynaklanabileceğini ortaya koydu.

ARAŞTIRMACILAR İNSANLARA ODAKLANDI

Almanya'daki Vertigo ve Denge Bozuklukları Merkezi (DSGZ) ile Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden araştırmacılar, gizemin peşine düşerek farklı bir yaklaşım benimsedi.

Bilim insanları, sesin dış kaynağını aramak yerine, bu uğultuyu duyduğunu söyleyen kişileri incelemeye karar verdi. Sosyal medya aracılığıyla ulaşılan 28 gönüllü üzerinde çeşitli işitme testleri gerçekleştirildi.

Araştırmanın temel amacı, fenomeni açıklamaya çalışan iki önemli teoriyi test etmekti.

Araştırmada 28 gönüllü üzerinde yapılan testler, uğultuyu duyduğunu söyleyen kişilerin çoğunun normal işitme seviyelerine sahip olduğunu gösterdi.Araştırmada 28 gönüllü üzerinde yapılan testler, uğultuyu duyduğunu söyleyen kişilerin çoğunun normal işitme seviyelerine sahip olduğunu gösterdi.

OLAĞANÜSTÜ İŞİTME YETENEĞİ TEORİSİ DESTEK BULMADI

İlk teoriye göre, uğultuyu duyan kişiler düşük frekanslı seslere karşı normal insanlardan daha hassas bir işitme yeteneğine sahipti.

Yapılan testlerde gönüllülerin büyük çoğunluğunun işitme seviyelerinin normal sınırlar içinde olduğu görüldü. Sadece iki kişide düşük frekanslara karşı belirgin hassasiyet tespit edildi.

Bu sonuç, olağanüstü işitme duyusunun fenomeni açıklamak için yeterli olmadığını gösterdi.

Bilim insanları, bu gizemli seslerin düşük frekanslı bir kulak çınlaması türü olabileceğini düşünüyor.Bilim insanları, bu gizemli seslerin düşük frekanslı bir kulak çınlaması türü olabileceğini düşünüyor.

İÇ KULAKTAN GELEN SESLER İNCELENDİ

Araştırmacılar daha sonra ikinci teoriye yöneldi. Bu teori, kişilerin aslında kendi iç kulaklarında oluşan sesleri duyduklarını öne sürüyordu.

"Otoakustik emisyon" adı verilen bu sesler, iç kulağın doğal çalışması sırasında ortaya çıkıyor. Normal şartlarda oldukça zayıf oldukları için insanlar tarafından fark edilmiyorlar.

Katılımcıların kulak kanallarına yerleştirilen hassas mikrofonlarla yapılan ölçümlerde ise olağan dışı bir bulguya rastlanmadı. Bu da seslerin doğrudan bu mekanizmadan kaynaklandığını gösteren güçlü bir kanıt ortaya koymadı.

The Hum fenomeni ilk kez 1970'li yıllarda İngiltere'nin Bristol kentinde dikkat çekti ve sonrasında Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada ve ABD'den benzer şikayetler geldi.The Hum fenomeni ilk kez 1970'li yıllarda İngiltere'nin Bristol kentinde dikkat çekti ve sonrasında Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada ve ABD'den benzer şikayetler geldi.

DÜŞÜK FREKANSLI KULAK ÇINLAMASI İHTİMALİ GÜÇLENİYOR

Araştırma ekibi, elde edilen verilerin bazı vakalarda düşük frekanslı kulak çınlamasını işaret ettiğini belirtiyor.

Kulak çınlaması genellikle yüksek frekanslı bir çınlama veya tiz bir ses olarak bilinse de, bazı kişilerde daha düşük frekanslarda da ortaya çıkabiliyor. Uzmanlara göre "The Hum" deneyimini yaşayan insanların bir kısmı, farkında olmadan bu nadir görülen kulak çınlaması türünü yaşıyor olabilir.

Araştırmacılar, her vakanın aynı şekilde açıklanamayacağını vurgulasa da, birçok olayda sesin dış dünyadan değil, işitsel sistemden kaynaklanabileceğine dikkat çekiyor.

Uzmanlar, bu bulgunun kulak çınlaması tedavi ve destek yöntemlerinin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabileceğini belirtiyor.Uzmanlar, bu bulgunun kulak çınlaması tedavi ve destek yöntemlerinin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabileceğini belirtiyor.

DENEYİM GERÇEK, KAYNAK FARKLI OLABİLİR

Bilim insanları, uğultunun kulak çınlaması olarak değerlendirilmesinin yaşanan deneyimin hayal ürünü olduğu anlamına gelmediğinin altını çiziyor.

Kulak çınlaması, beynin işitsel işleme merkezleriyle ilişkili gerçek bir nörolojik durum olarak kabul ediliyor. Günümüzde kesin bir tedavisi bulunmasa da, semptomları hafifletmeye yardımcı olan çeşitli yöntemler ve terapi seçenekleri uygulanabiliyor.

Uzmanlar, "The Hum" fenomeninin bazı vakalarının kulak çınlaması kapsamında değerlendirilmesinin, bugüne kadar göz ardı edilen tedavi ve destek yöntemlerinin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabileceğini belirtiyor.

Yeni araştırmalar, yıllardır gizemini koruyan “The Hum” uğultusunun bazı kişilerde dış kaynaklardan değil, işitsel sistemden kaynaklanan düşük frekanslı kulak çınlamasıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor.Yeni araştırmalar, yıllardır gizemini koruyan “The Hum” uğultusunun bazı kişilerde dış kaynaklardan değil, işitsel sistemden kaynaklanan düşük frekanslı kulak çınlamasıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor.

GİZEM TAMAMEN ÇÖZÜLMÜŞ DEĞİL

Araştırma, küresel uğultu gizemini tamamen açıklamasa da, yıllardır tartışılan fenomen için önemli bir ipucu sunuyor. Bilim dünyası hala bazı vakalarda dış çevresel faktörlerin rol oynayabileceğini kabul ediyor. Ancak yeni bulgular, en azından bazı insanların duyduğu gizemli seslerin kaynağının kendi işitsel sistemleri olabileceğini gösteriyor.

Bu da onlarca yıldır çözülemeyen "The Hum" gizeminin sanılandan çok daha kişisel bir açıklaması olabileceği anlamına geliyor.

(Takvim foto arşiv, Science Alert)

Takvim Kaynak Tercihleri
Sena Demiröz
Sena Demiröz Takvim.com.tr Sağlık

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler