Her daim bilgiye muhtacız

Yaşadığımız ortamın bir sonucu olsa gerek, gerekli ve yeterli İslami bilgiden, yoksun bulunuyoruz.
Tanıtıcı, sevdirici ve bağlayıcı İslami bilgiden, yönetim, eğitim ve ticaret gibi alanlarda görmeye muhtaç olduğumuz bilgili ve olgun mümin örneğinden mahrumiyet de Müslümanca yaşamamızı engellemektedir. Bu sebeple birinci derecede vazifemiz bizi yüce dinimize bağlayacak bilgiyi sağlamaktır.
Biz mü'minlerin öğrenmesi gereken ilk bilgiler Kur'an ve Sünnet'in iman esasları ile ilgili ve ilahi emir ve yasaklarla alakalı olarak sunduğu bilgilerdir. Zira bize Rabbimizi öğretecek bu bilgilerdir. Kainatımızı ve dünyamızı tanıtacak bu bilgilerdir. Niçin yaratıldığımızı, vazifelerimizin neler olacağını, hangi amaca yönelik olarak yaşayacağımızı belletecek bu bilgilerdir.
İlk olarak Allah'ı ve O'nun sıfatlarını, melekleri ve özelliklerini, peygamberleri ve onların vasıflarını öğreneceğiz. Mukaddes kitapları tanıyacak, son ilahi kitap Kur'an'a nasıl inanılması gerektiğini bileceğiz.
Ayrıca bütün varlıkların Rabbimiz tarafından bir program içinde yaratıldığını, bir düzen içinde yaşatıldığını, bütün oluşların Rabbimizin ayrıntılı bilgisi altında ve O'nun yaratmasıyla vücut bulduğunu, insanlar arasındaki farklılığın O'nun takdirinin sonucu olduğunu öz ifadeyle kadere imanın bilgisi edineceğiz.
Bu öncelikli bilgiler arasında ahiret hayatına iman bilgilerini de sağlayacağız. Böylece kainat nizamının yıkılarak yeni bir düzene sokulacağını, vücutlarımızın yeniden yaratılarak ruhlarımızla birleştirileceğini, Allah'ın huzuruna çıkılarak amellerimize göre muhakeme olunacağımızı öğreneceğiz. Sonuç olarak da ebedi hayat olan Cennet'e ya da Cehennem'e konulacağımızı, günahkar müminlerin ancak belirli sürelerde azaba uğrayacağını, evet bu bilgileri öğreneceğiz.
Öğrenilmesi farz olan bu ilk iman bilgilerinden sonra yapmakla mükellef olduğumuz vazifelerin bilgilerini öğrenmeye çalışacağız.
Namazın, orucun, zekatın, haccın, adaletin, ana-babaya itaatin, çocuklarımızın geçimini sağlamanın, inançlı ve topluma yararlı insanlarla beraber olmanın, bilgimiz ölçüsünde insanları İslami doğrulara çağırmanın v.s. görevlerin farz olduğunu ve bu görevlerle ilgili lüzumlu bilgileri öğreneceğiz.
Bu bilgileri alırken Allah'a ortak koşmak, içki, kumar, zina, homoseksüellik, sevicilik, flört, riya, faiz, karaborsa, rüşvet, kibir, yalan, israf ve sözleşmeleri ihlal gibi fiilerin haram olduğunu ve Cehennem azabına uğratacağını öğreteceğiz.
İman esasları, farz görevler ve kaçınılması zaruri haramlarla ilgili bilgilerin yanısıra öğrenilmesi lüzumlu bilgiler geçimimizi sağlamaya, ilahi nimetlerden yararlanmaya vesile olacak bilgilerdir.
Bu bilgiler bir sanatın bilgisi olabileceği gibi, teknik bilgi de olabilir. Fizik, kimya, matematik, astronomi ve tıp gibi bir bilim dalı ile ilgili de olabilir. Türkçe Kur'an tefsirleri ve Hadis kitaplarından, Peygamberimizin ve ilk müminlerin hayatını konu alan eserlerden ve de ilmihal kitapları ve dini mevzuları içeren kitaplardan imkanlarımız ölçüsünde her gün bir miktar okumalıyız. Öğretici ve şuurlandırıcı va'z ve konferansları ilgi ile izlemeliyiz. Bize geçim ve topluma hizmet imkanı verdiği için mesleğimizle ilgili eserlerle, genel kültürle alakalı kitapları da okumalıyız.
Saygıdeğer okurlarım!
Rabbimizin ilk emri ''Oku''dur. Allah'ın her bir emrine itaat ibadet olduğu için ''Oku'' emrinin gereğini yapmak da ibadettir. Bu ilahi emir namaz ve zekat emirleri gibi de süreklidir. Okuyarak, dinleyerek hem ibadet edelim, hem de ibadet vasfını taşıyan görevlerimizi öğrenelim.

ANA İBADETLERİ YAPANLAR
Bir çöl adamı gelerek:
-Ey Allah'ın Peygamberi! Yaptığım zaman Cennet'e girebileceğim işleri bana öğretir misin? Şeklinde soru yöneltince, Peygamberimiz şöyle buyurur: - Allah'a ibadet eder, hiç birşeyi ona ortak koşmazsın, farz kılınan namazları kılar, zekatını verirsin, Ramazan orucunu da tutarsın. Bu cevabı alan adamcağız, şöyle söylenir: - Nefsim kudreti altında bulunan Allah'a yemin ederim ki, bunları yapacak fakat ne arttıracak, ne de eksik bırakacağım. Böyle diyerek ayrılınca, Peygamberimiz sahabilerine şöyle buyurur: - Cennetlik bir adama bakmaktan sevinç duyacaklar, bu adama baksın. Namaz, zekat, oruç ve cihad… bunların her biri, kişiyi Cennet'e götürücü, son derece önemli amellerdir. Namaz ve oruç kişiyi ruhen geliştirirken zekat sosyal adaletçi, zalim yönetimlerle mücadeleyi de içine alan cihad ise bilinçli bir toplumcu kılar. Bunun içindir ki Kur'an'ın Cennet'e götürücü baş salih amelleri bunlardır. Bu ameller, Cennet kapılarına da isim olmuşlardır. Şüphesiz yapılması gereken İslam'i emirler, açıklananlardan ibaret değildir. Fakat bunlar, Kur'an'ın üzerinde önemle durduğu, olmazsa olmaz görevlerdir.
Bir kırsal kesim adamı gibi toplumsal ilişkiler içinde yaşayan kişi, bunları yerine getirdiğinde kulluk çizgisini koruyabilir; Cennet'e de gider.
SORULARINIZ VE CEVAPLARI
SALLİ-BARİK DUALARINI SON OTURUŞ DIŞINDA DA OKUMAK NAMAZI BOZAR MI?
Allahümme salli ve barik duaları dördüncü rekâtta selam vermeden önce okunur. Ancak ikinci rekâtta Ettehiyyatü'den sonra okunması namazı bozmaz. Size bir İlmihal Kitabı almanızı ve bu gibi konuları oradan öğrenmenizi tavsiye ederim.
KADININ KOCASININ KABURGA KEMİĞİNDEN YARATILDIĞI DOĞRUMUDUR?
İslâmın ana kaynakları olan Kur'ân ve Sünnet'e böylesi bir bilgi ve inanç yoktur. Anlatılanlar doğru değildir.
KALICI DÖVME GÜNAH MIDIR?
Kalıcı dövmeler, yaratılış düzenimize aykırılıktır; yasaklıdır ve de günahtır. Dıştan görülebilen dövmeler kötüyü örneklendirdiği için daha bir günahtır. Suyun deriye nüfuzunu engelleyen dövmeler ise cünüplüğü kalıcı hale getirdiği için dini hayatımıza, örneğin namaza da manidir. Dolayısıyla çok yönlü günahtır. Allah bizi en güzel şekilde yaratmıştır. Dövmelere ihtiyacımız yoktur.
İMSAKTAN ÖNCE CÜNÜP OLAN KİŞİNİN SAHUR YEMEĞİNDEN SONRA YIKANMASI ORUCUNA MANİ OLUR MU?
Örneğin imsaktan önce eşi ile ilişkiye girerek cünüp olan kişi yıkanmalıdır. Ancak imsaktan önce cünüp olması koşuluyla imsaktan sonra yıkanan kişinin orucu eksiksiz olarak tamdır. İmsaktan önce sahur yapıp cünüp olan ve imsaktan sonra yıkanan kişinin orucu da tamdır. Çünkü oruç imsakla başlar. (Bakara 186)
İSLÂM'IN İMAN ESASLARIYLA KUR'ÂN'IN SUNDUĞU YASALARIN BÜTÜNÜNÜN YA DA BİR KISMININ YAŞANMASI GEREĞİNE İNANMAYANLAR GÖREVLERİ BAŞINDA ÖLDÜRÜLDÜKLERİNDE ŞEHİT OLURLAR MI?
Olmazlar. Şehitlik İslâmî bir kavramdır. Kur'ân, şehitlerin Cennet'te olduklarını bildirmektedir.(A.İmran 169-171) Cennet hayatına ve Cennet'e götürücü iman esaslarına ve amellerine inanmayanlar nasıl şehit olup Cennet'e girebilirler? Ama resmi bir görevde olsun veya olmasınlar canı, malı ve diğer temel hakları ve özgürlükleri uğruna öldürülen Müslümanlar şehit olurlar.
BİR AYET
O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayırt eden, hidayet ve deliller halinde bulunan Kur'an onda indirildi.
Onun için sizden her kim bu aya erişirse oruç tutsun. Kim de hasta veya yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diliyor, zorluk dilemiyor. Bir de o sayıyı tamamlamanızı ve size gösterdiği doğru yol üzere kendisini yüceltmenizi istiyor.
Umulur ki, şükredesiniz! (Bakara 185)
BİR HADİS-İ ŞERİF
Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket vardır

Sıkıntılar günahlardan kaynaklanır

İbadetin anası, özü Namaz'dır

'Oruç Allah'ın emridir'

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.