Yargıtay'dan flaş yıllık izin kararı: Hafta sonu tatili artık izinden düşmeyecek
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin kullanan işçilerin izin süresi hesaplamasıyla ilgili milyonlarca çalışanı ilgilendiren emsal bir karar verdi. İş Kanunu uyarınca yıllık izne denk gelen hafta tatili günleri artık izin süresinden düşülemeyecek. Peki yeni sisteme göre yıllık izin hesabı nasıl yapılır? İşte Yargıtay'ın yıllık izin kararı ve yasal haklar.
Hızlı Özet Göster
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin kullanan işçilerin izin dönemine denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresine dahil edilemeyeceğine karar verdi.
- Karar, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan milyonlarca işçiyi ilgilendiriyor ve hafta tatili günlerinin izin hakkından düşülmesinin mevzuata aykırı olduğunu belirtiyor.
- Yargıtay, yıllık izin hakkının ücrete dönüşebilmesi için iş sözleşmesinin sona ermiş olması gerektiğini vurguladı.
- Yargıtay, davacı işçinin izin dönemlerine denk gelen dört hafta tatili gününün yıllık izin süresinden sayılamayacağına karar verdi.
- İşçinin yıllık izinlerini kullandığını ispat etme yükümlülüğü işverene ait olup, izin kayıtlarının eksiksiz tutulması önem taşıyor.
Yıllık ücretli izin kullanan işçilerin izin dönemine denk gelen hafta tatili günleri artık izin süresinden düşülemeyecek. Yargıtay, İş Kanunu'ndaki düzenlemeyi esas alarak verdiği kararla, çalışanların yıllık izin hesaplamalarında önemli bir noktaya açıklık getirdi.
Yargıtay, yıllık izin dönemine denk gelen hafta tatillerinin izin süresinden düşülemeyeceğine hükmetti. (Haberde yer alan fotoğraflar Resmi Gazete ve Takvim Foto Arşiv'e aittir)
HAFTA TATİLİ İZİN SÜRESİNDEN SAYILMAYACAK
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin kullanan işçilerin izin dönemine denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresine dahil edilemeyeceğine hükmetti. Karar, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan milyonlarca işçiyi ilgilendiriyor.
Yüksek Mahkeme, yıllık izin hesabında hafta tatili günlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu günlerin izin hakkından düşülmesinin mevzuata aykırı olduğuna dikkat çekti.
Karar, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan milyonlarca işçiyi ilgilendiriyor.
DAVA DOSYASINDA DİKKAT ÇEKEN AYRINTI
Karara konu olan dosyada davacı işçinin toplam 28 günlük yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu tespit edildi. İşveren tarafından sunulan kayıtlarda ise işçinin iki farklı dönemde toplam 28 gün izin kullandığı belirtildi.
Dosyayı inceleyen Yargıtay, izin dönemlerine denk gelen dört hafta tatili günü bulunduğunu belirledi. Mahkeme, bu günlerin yıllık izin süresinden sayılamayacağına karar verdi.
Buna göre işçinin fiilen 24 gün yıllık izin kullandığı, geriye kalan 4 günlük izin hakkının ise kullanılmadığı sonucuna ulaşıldı.
Yüksek Mahkeme, hafta tatili günlerinin yıllık izinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
HAFTALIK İZİN HESABI NASIL YAPILDI?
Kararda, işyerinde haftada altı gün çalışma düzeninin uygulandığı bilgisine yer verildi. Bu nedenle hafta tatili hesabı, her hafta için bir gün üzerinden yapıldı.
Yargıtay, yıllık izin hakkının ücrete dönüşebilmesi için iş sözleşmesinin sona ermiş olması gerektiğini de vurguladı. Böylece kullanılmayan izin sürelerinin hangi şartlarda alacağa dönüşeceği konusunda da önemli bir değerlendirme yapılmış oldu.
Dava dosyasında işçinin toplam 28 günlük yıllık izin hakkı bulunduğu tespit edildi.
İŞ KANUNU NE DİYOR?
Kararın gerekçesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56'ncı maddesinin beşinci fıkrasına atıfta bulunuldu.
Söz konusu düzenlemede şu hüküm yer alıyor:
"Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz."
Yargıtay da kararında bu hükmün açık olduğunu belirterek, hafta tatili günlerinin yıllık izin hesabına dahil edilemeyeceğini değerlendirdi.

İZİN KULLANDIRILDIĞINI İSPAT YÜKÜ İŞVERENDE
Mevzuata göre işçinin yıllık izinlerini kullandığını ispat etme yükümlülüğü işverene ait bulunuyor.
Bu nedenle yıllık izin kayıtlarının eksiksiz tutulması ve izin sürelerinin yasal kurallara uygun şekilde hesaplanması, olası uyuşmazlıklarda büyük önem taşıyor.