Yıllarca vesikalığını sakladığı kadın... İlker Ayrık’ın 15 yıl sonra kavuştuğu eşiyle hikayesi “Yok böyle bir aşk” dedirtti
Ortaokul sıralarında başlayan bir hayranlık, araya giren 15 yıl ve Nişantaşı’nda bir kazanın eşiğinden dönülen o 'acı fren' sesi... Televizyon ekranlarında neşenin ve enerjinin sembolü haline gelen, bu akşam ise ATV’de yayınlanan Çakallar Dansı filmindeki "Muhasebeci Servet" karakteriyle evlerimize konuk olan İlker Ayrık’ın filmleri aratmayan aşk hikayesine gelin beraber bakalım!

Hızlı Özet Göster
- İlker Ayrık, ortaokul yıllarında tanıdığı Sanem'e duyduğu aşkı 15 yıl boyunca cüzdanında taşıdığı vesikalık fotoğrafla yaşadı.
- Ayrık ve Sanem, yıllar sonra Nişantaşı'nda yaşanan bir trafik kazası tehlikesi sonrası arkadaşları Bihter aracılığıyla yeniden bir araya geldi.
- İlker Ayrık, Kadıköy'de Suzan Kardeş'in sahne aldığı bir mekanda Sanem'e evlenme teklif etti ve olumlu yanıt aldı.
- Çift, 1 Nisan'da evlenme kararı aldıktan sonra 2,5 aylık hazırlık sürecinin ardından 26 Temmuz'da nikah masasına oturdu.
İlker Ayrık'ın dünyasında aşk; bugünün hızlı tüketilen duygularına inat, ağır ağır demlenen bir sabır süreci olarak yaşanıyor. Ortaokul sıralarında Sanem'e duyduğu ancak bir türlü kelimelere dökemediği o saf hayranlık, araya giren uzun yıllara ve farklı şehirlere rağmen eskimiyor.
(Fotoğraflar Takvim Foto Arşiv ve sosyal medyadan alınmıştır.)
Yıllar sonra Nişantaşı'nda bir trafik kazasının eşiğinden dönülmesiyle başlayan o mucizevi karşılaşma, aslında 15 yıl boyunca cüzdanda taşınan o vesikalığın sessiz çağrısına verilen bir cevap gibi duruyor. Karşıdan karşıya geçerken duyulan o acı fren sesi, aslında yarım kalan bir cümlenin en anlamlı devamı oluyor.

Kaderin ağlarını ördüğü o an ise Nişantaşı'nda yaşanıyor. Ayrık, o günleri yıllar önce verdiği bir röportajda şöyle anlatıyor: "Karşıdan karşıya geçerken acı bir fren sesiyle irkildim. Bir arabanın altında kalıyordum resmen. Arabayı kullanan okuldan arkadaşımız Bihter'di. Bihter'i görünce hemen Sanem'i sorup İstanbul'da olduğunu öğrendim. Bir akşam ortam ayarlayalım da bir araya gelelim dedim"

"TEKLİF ETTİM Mİ ACABA?" DEDİRTEN O GECE
Yıllar sonra gelen o ilk karşılaşma anında "Bu iş oldu" diyen Ayrık için sonrası, 15 yılın telafisi gibi hızlanıyor. Henüz bugünkü kadar meşhur olmadığı o dönemde, İspanyolca kursundan çıkıp Kadıköy'e gelen Sanem ile saatlerce süren sohbetler başlıyor.

Aralarında kurulan o "kendine has dil", Suzan Kardeş'in sahne aldığı bir mekanda en eğlenceli sınavını veriyor. Bütün gece evlilikten bahsedip, gecenin sonunda "Acaba kıza evlenme teklif ettim mi?" diye kendine soracak kadar doğal bir akış... Sanem'in o zarif "Hayır, etmedin" cevabına karşılık gelen "Ya benimle evlenir misin?" sorusu, 15 yıllık bekleyişin mutlu sonu oluyor.

2,5 AYLIK "PAKET" PROGRAM
Ayrık eşinden "evet" yanıtını aldığı o anda kafasında çakan şimşekleri şöyle anlatıyor: "Benim eşim su damlası gibi çok zarif bir kadındır, bir yere gidince nereye oturacağımıza dakikalarca karar veremez. Bir anda 'evet' deyince kıllandım. Bu sefer de nikah tarihini taktım kafaya... Bir ara mı, bu yaz mı, seneye mi derken, dönüp 'Ne zaman evlenelim?' diye sordum" Sorusunun yanıtı ise 15 yılın ödülü oluyor: "İstediğin zaman!"

1 Nisan'da verilen o kesin karar, 26 Temmuz'da nikah masasıyla mühürleniyor. Böylelikle 15 yıl boyunca cüzdanda bir fotoğraf karesi olarak bekleyen o sevda, sadece 2,5 ay süren hızlı bir hazırlıkla gerçeğe dönüşüyor.
