Şükrü Özyıldız'ın zıt dünyası: Kafes dövüşünden ney sesine!

Rodoslu bir anne ve Trabzonlu bir babanın oğlu olarak İzmir'de başlayan, 9 yaşında gelen büyük kayıpla erkenden olgunlaşan bir hayat... Kuruluş Orhan'ın Flavius'u Şükrü Özyıldız, çocukluğundaki o dinmeyen enerjiyi bir yanda kafes dövüşleriyle, diğer yanda ney sesiyle nasıl dengeledi? Mühendislikten "tüydüğü" o kırılma anından, evindeki davul ritimlerine kadar; işte bugün hayranlıkla izlediğimiz bir oyuncunun ilmek ilmek işlenen o zıtlıklarla dolu dünyası...

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Şükrü Özyıldız'ın zıt dünyası: Kafes dövüşünden ney sesine!

İzmir'in güneşli sokaklarında başlayan bu yolculuk, aslında bitmek bilmeyen bir enerjinin ve erken gelen sorumlulukların hikayesi. Rodoslu bir anne ve Trabzonlu bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Şükrü Özyıldız, henüz 9 yaşındayken hayatın en sert yüzüyle karşılaşmış; annesinin kaybıyla çocukluğunu bir kenara bırakmıştı.

Şükrü Özyıldız kimdir? - 1

Kendisinden iki yaş küçük kız kardeşinin sorumluluğunu üstlenmesi, onun kısa sürede olgunlaşmasına neden olmuştu.

Şükrü Özyıldız'ın kariyer yolculuğu - 2

"DOKTOR TANILI" HİPERAKTİVİTE

Çocukken yerinde durmak bilmeyen Özyıldız'a o yıllarda hiperaktivite teşhisi konulmuştu. Bir röportajında, "Hiperaktif bir çocukmuşsun?" sorusuna samimiyetle şu yanıtı vermişti: "Eskiden öyleydim, evet. Çok yaramazmışım. Doktor tanılıydı. Hatta ciddi bir ilaç kullanıyordum, sonra unuttular ilacımı vermeyi, yarıda kesildi."

Şükrü Özyıldız'a hiperaktivite teşhisi - 3

Bitmek bilmeyen enerjisini atsın diye karate ve tekvandoya gönderildi. Zamanla Muay Thai ve Jiu Jitsu gibi dövüş sporlarında oldukça iyi bir seviyeye gelen oyuncu, bu tutkusunu Portekiz'e kadar taşımıştı.

Karate ve tekvandoya gönderildi - 4

Erasmus Programı ile gittiği Portekiz'de kafes dövüşlerine katılmış, hatta buralardan dereceyle dönmüştü. Bugün ekranlarda izlediğimiz o yüksek fiziksel performansın temelleri, meğer o tozlu ringlerde atılmıştı.

Portekiz'de kafes dövüşlerine katıldı - 5

GEMİ MÜHENDİSLİĞİNDEN "BÜYÜK FİRAR"

Eğitim hayatı ise tam bir "arama-bulma" serüveniydi. Önce İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi Mühendisliği bölümünü kazandı ancak oradaki dünya hayallerindekinden çok uzaktı.

Şükrü Özyıldız'ın eğitim hayatı - 6

O günleri, "Çok yanlış bir tercihti. Okula bir gittim, hayalimdekiyle alakası yok. Orası denizcilik fakültesi, bambaşka bir dünya, askeri nizam falan... 1 sene okudum, tüydüm" diyerek anlatmıştı.

Şükrü Özyıldız'ın zıt dünyası: Yanlış bir tercihti! - 7

Bu büyük firar, onu Ege Üniversitesi İşletme bölümüne ve nihayetinde Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ndeki oyunculuk eğitimine sürüklemişti.

Oyunculuğa adım adım! - 8

NEY SESİNDEN DAVUL RİTMİNE SAKLI BİR STÜDYO

Şükrü Özyıldız'ın saklı dünyası, sadece dövüş ve oyunculuktan ibaret değil. Müzikle arası o kadar iyi ki; evinde davulu ve küçük bir stüdyosu bile var. Piyanoyla başladığı yolculuğa gitarla devam etmiş, ardından davul çalmaya başlamıştı.

Sadece oyunculukta değil müzikte de yetenekli! - 9

Hatta bunlarla da yetinmeyip ney dersleri almıştı. Konuyla ilgili, "Piyanoyla başladım sonra gitara geçtim. Ardından davul, bir ara ney üfledim. Evde davulum ve küçük bir stüdyom var. Eskiden grupla çalıyordum" diyerek sanatın her dalıyla nasıl ruhunu terbiye ettiğini özetlemişti.

(Fotoğraflar: ATV'den ve sosyal medyadan alınmıştır.)

Piyanoyla başlayan müzik hayatı - 10

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler