Trump İran'ı tehdit etti: Petrol boruları yakında patlayacak | Kremlin duyurdu: Putin ve Trump 1,5 saat görüştü

ABD ile İran arasında ateşkes sürerken Tahran yönetimi, nükleer program müzakerelerinin ileriki bir tarihte yeniden başlaması şartıyla Hürmüz Boğazı’nın açılması ve savaşın sona erdirilmesi için Washington’a yeni teklif sundu. ABD Başkanı Donald Trump teklifi kabul etmezken, Amerikan basını savaşın “Soğuk Savaş dönemini andıran” yeni bir aşamaya geçtiğini yazdı. Trump, İran’ı “Artık iyi adam yok” sözleriyle tehdit ederken, “İran şişmiş domuz gibi boğuluyor. Petrol boruları yakında patlayacak” ifadelerini kullandı. Tüm bu gelişmelerin gölgesinde Kremlin, Trump ile Putin'in 1,5 saati aşkın kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıkladı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Trump İran'ı tehdit etti: Petrol boruları yakında patlayacak | Kremlin duyurdu: Putin ve Trump 1,5 saat görüştü

ABD ve İsrail'in İran'a karşı 28 Şubat'ta başlattığı savaşta her ne kadar ateşkes süreci yaşansa da dünya 60 gündür büyük bir çıkmazdan kurtulmanın yollarını arıyor.

Pakistan'daki ABD ve İran arasındaki 2. tur barış müzakereleri çıkmaza girdi.

Takvim.com.tr bölgeden gelişmeleri dakika dakika aktardı.

Ses İkonu CANLI ANLATIM

YAYIN KAPANIŞ ÖZETİ

Yayın süresi: 29.04.2026, 06.30 - 30.04.2026, 06.30
Toplam süre: 70 saat

ABD ve İran arasındaki ikinci tur müzakerelere ilişkin 24 saat süren canlı yayın sona erdi. 24 saatte yaşanan kritik gelişmeler şu şekilde:

TRUMP’TAN SERT TEHDİT

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik mesajında “artık iyi adam yok” diyerek askeri seçeneğin masada olduğunu açık şekilde vurguladı.

NÜKLEER ANLAŞMA GERİLİMİ

Trump, İran’ın nükleer silahsızlanma anlaşmasını imzalamadığını savunarak Washington’un sabrının tükendiğini ifade etti.

ASKERİ MÜDAHALE SİNYALİ

Paylaşılan mesaj ve görsellerle ABD’nin gerekirse doğrudan askeri güç kullanabileceği en sert şekilde ima edildi.

YAPTIRIM VE BASKI ARTIŞI

ABD yönetimi, İran’ın nükleer programına karşı yaptırımların daha da sıkılaştırılabileceğinin sinyalini verdi.

KRİTİK GÖRÜŞMELER

ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü.

Orta Doğu'daki savaşa ilişkin gelişmeleri https://www.takvim.com.tr/dunya/canli/canli-irandan-trumpa-rest-3-gun-gecti-hicbir-kuyu-patlamadi  haberinden takip edebilirsiniz. 

 

İRAN MECLİS BAŞKANI KALİBAF: "3 GÜN GEÇTİ, HİÇBİR KUYU PATLAMADI"

 İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 gün önce "İran'ın petrol altyapısının havaya uçmasına 3 gün kaldı" yönündeki açıklamasına ilişkin, "3 gün geçti, hiçbir kuyu patlamadı" ifadesini kullandı.

Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı.

Trump'ın 3 gün önce "İran'ın petrol altyapısının havaya uçmasına 3 gün kaldı" yönündeki açıklamasını anımsatan İran Meclis Başkanı, "3 gün geçti, hiçbir kuyu patlamadı. Bunu 30 güne uzatabilir ve kuyuyu burada canlı yayınlayabiliriz. Bu, ABD yönetiminin Bessent gibi kişilerden aldığı türden saçma bir tavsiyeydi. Aynı kişiler abluka teorisini de destekliyor ve petrolü 120 doların üzerine çıkardılar. Bir sonraki durak 140. Sorun teori değil, zihniyet." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, 26 Nisan'da yaptığı konuşmada, ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'ndaki ablukasının sürdüğünü ve bu faaliyetin başarılı sonuçlar ürettiğini söylemişti.

Abluka nedeniyle İran'ın petrol altyapısının çökebileceğini savunan Trump, İran'ın petrol depolarının dolması ve kaynakları depolayacak yerlerinin bulunmamasının yol açacağı teknik sorunlar nedeniyle petrol boru hatlarında büyük yıkım oluşacağını belirterek "İran'ın petrol altyapısı havaya uçmadan önce yaklaşık 3 günü kaldı" ifadesini kullanmıştı.

TRUMP: BAE’NİN OPEC’TEN AYRILMASI HARİKA

ABD Başkanı Trump, "Artemis 2" ekibini Beyaz Saray'da kabul ettiği görüşmede, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

BAE'nin OPEC'ten ayrılma kararını nasıl değerlendirdiği sorusuna yanıt veren Trump, alınan karardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

ABD Başkanı, "Bence bu harika bir şey. (BAE Devlet Başkanı) Muhammed'i (bin Zayid) çok iyi tanıyorum, çok zeki biridir ve muhtemelen kendi yolunda ilerlemek istiyor. Bu iyi bir şey. Sonuçta bunun petrol fiyatlarını düşürmek açısından iyi bir şey olduğunu düşünüyorum." şeklinde konuştu.

Söz konusu kararın ABD açısından herhangi bir sorun teşkil etmediğini belirten Trump, kendilerinin de bazen OPEC ile sorunlar yaşadıklarını ifade etti.

Birleşik Arap Emirlikleri, 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldığını duyurmuştu.

KREMLİN DUYURDU: PUTİN VE TRUMP 1,5 SAAT GÖRÜŞTÜ

 Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump'ın, yaptıkları telefon görüşmesinde İran, Basra Körfezi ve Ukrayna'daki durumu ele aldıklarını bildirdi.

Uşakov, başkent Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rus tarafının talebi üzerine Putin ile Trump arasında telefon görüşmesi yapıldığını belirtti.

Görüşmenin 1,5 saatten fazla saat sürdüğünü, iş odaklı ve yapıcı olduğunu aktaran Uşakov, Putin'in, gerçekleştirilen suikast girişimiyle ilgili olarak Trump'ı desteklediğini söyleyerek "Rus lider, bu girişimi şiddetle kınayarak, her türlü siyasi amaçla uygulanan şiddetin kabul edilemez olduğunu vurguladı." dedi.

 

Uçakov, iki liderin uluslararası konulardan daha fazla İran ve Basra Körfezi'ndeki duruma odaklandığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

"Putin, Trump'ın İran'la ateşkesi uzatma kararının doğru olduğunu düşünüyor. Bu, müzakereler için fırsat sağlayacak ve genel olarak durumun istikrara kavuşmasına yardımcı olacak.

Putin, ABD ve İsrail'in yeniden askeri güç kullanmaya başlaması durumunda, bunun sadece İran ve komşu ülkeleri için değil, tüm uluslararası toplum için de kaçınılmaz ve son derece yıkıcı sonuçlar doğuracağına belirtti. Elbette, İran'a karşı karadan operasyon düzenleme seçeneğinin kesinlikle kabul edilemez ve tehlikeli olduğu görülüyor."

Rusya'nın durumun barışçıl çözümünden yana olduğuna dikkati çeken Uşakov, "Rusya, krize barışçıl çözümün bulunması amacıyla yürütülen diplomatik girişimlere destek sağlanması konusunda kararlı ve İran nükleer programıyla ilgili anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin bazı önerilerde bulundu. Bu amaçla, İran temsilcileri, Basra Körfezi ülke liderleri, İsrail ve elbette Amerikan müzakereciler ile temaslar sürdürülecek." dedi.

KREMLİN DUYURDU: PUTİN VE TRUMP 1,5 SAAT GÖRÜŞTÜ-1

Uşakov, Trump'ın da "sonlanan çatışma aşamasının sonuçlarıyla ilgili" değerlendirmelerde bulunduğunu, "İran yönetiminin bulunduğu zor duruma dair" görüşlerini aktardığını söyledi.

"TRUMP, UKRAYNA'DAKİ ÇATIŞMALARI SONA ERDİRECEK ANLAŞMAYA YAKIN OLUNDUĞUNA İNANIYOR"

Görüşmede, Ukrayna krizinin de ele alındığını bildiren Uşakov, ABD Başkanı'nın, çatışmaların acilen sona erdirilmesi önemini vurguladığını ve buna her türlü şekilde katkıda bulunmaya hazır olduğunu dile getirerek, "Donald Trump, Ukrayna'daki çatışmaları sona erdirecek anlaşmaya yakın olunduğuna inanıyor." ifadesini kullandı.

Yuriy Uşakov, Putin'in Trump'a Ukrayna cephesindeki durum hakkında bilgi verdiğini aktararak, şunları kaydetti:

"Görüşmede, Rusya'nın yılın başından bu yana Ukrayna'ya 20 binden fazla ölen asker cenazesini teslim ettiği, Rusya'ya ise sadece 500'ü aşkın asker cenazesinin verildiği belirtildi. Putin ve Trump, Avrupalıların kışkırtması ve desteğiyle çatışmaların uzatılmasına yönelik yaklaşım sergileyen (Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir) Zelenskiy liderliğindeki Kiev yönetiminin davranışlarına ilişkin benzer değerlendirmelerde bulundu."

"Putin'in, Kiev'in terör yöntemlere başvurarak, Rusya'daki sivil unsurlara saldırıları düzenlediğini belirttiğini" aktaran Uşakov, "Başkanımız, (Ukrayna'da) yürütülen özel askeri operasyonun hedeflerine her koşulda ulaşılacağını yeniden teyit etti. Elbette, bu hedeflere müzakere sürecinin sonucunda ulaşılması tercih edilir. Bunun için Zelenskiy'nin defalarca iletilen tekliflere olumlu yanıt vermesi gerekiyor. Bu teklifleri Amerikan tarafı da sundu." diye konuştu.

KREMLİN DUYURDU: PUTİN VE TRUMP 1,5 SAAT GÖRÜŞTÜ-2

Uşakov, Trump'ın, Rusya'nın Paskalya Bayramı vesilesiyle ateşkesi ilan etme kararını olumlu karşıladığını söyleyerek, "Putin, bu bağlamda, 9 Mayıs Zafer Günü dolayısıyla ateşkes ilan etmeye hazır olduğunu dile getirdi. Trump da bu inisiyatifi destekleyerek İkinci Dünya Savaşı'nda Nazizm'e karşı kazanılan zaferin ortak olduğunu vurguladı." dedi.

İki liderin, görüşmede Rusya ile ABD arasındaki ilişkilerdeki durumun, ekonomi ve enerji alanlarında karşılıklı çıkar sağlayacak ortak projelerin ele alındığını kaydeden Uşakov, bunların iki ülke temsilcileri tarafından istişare edildiğine dikkati çekti.

Kremlin Dış Politika Danışmanı Uşakov, Putin ile Trump'ın temasları sürdürme konusunda mutabık kaldığını söyledi.

"İRAN'IN PETROL BORULARI YAKINDA PATLAYACAK"

ABD gazetesi Axios'un haberine göre Trump "Abluka bombalamadan biraz daha etkili. İran, şişmiş domuz gibi boğuluyor. Ve onlar için daha da kötü olacak.İran’ın petrol boruları yakında patlayacak." dedi.

2 BİN 576 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılarda can kaybı 42 artarak 2 bin 576'ya yükseldi.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan sonra düzenlediği saldırılara ilişkin ölü ve yaralı sayısını paylaştı.

Buna göre, geride kalan sürede İsrail saldırılarında ölenlerin sayısı 2 bin 576'ya, yaralı sayısı 7 bin 962'ye ulaştı.

Söz konusu sürede İsrail saldırıları nedeniyle 16 hastanenin zarar gördüğü ve toplam 103 sağlık çalışanının öldüğü kaydedildi.

Bakanlık, dünkü açıklamasında 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında 2 bin 534 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.

Ancak kaydedilen artışın, sadece son 24 saatteki İsrail saldırılardan mı yoksa önceki saldırılarda ağır yaralanan ya da enkazdan sonradan çıkarılan kişilerden mi kaynaklandığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.

PAKİSTAN'DAN YENİ MÜZAKERE ADIMLARI

Pakistan'ın, ABD ile İran arasında çözüm bulmak amacıyla "arka kanal diplomasisi" yoluyla yeni formüller üzerinde çalıştığı iddia edildi.

Konu hakkında bilgi sahibi kaynakların AA muhabirine verdiği bilgiye göre, ABD ve İran, Pakistan üzerinden karşılıklı formüller ileterek bir uzlaşı zemini ararken, Pakistan çözüm amacıyla "arka kanal diplomasisi" yoluyla yeni formüller üzerinde çalışıyor.

Mevcut temasların ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı'ndaki durum ve İran'ın nükleer programı etrafında yoğunlaştığını ifade eden kaynaklar, Pakistan'ın özellikle taraflar arasında bir "orta yol" bulmaya odaklandığını, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile Genelkurmay Başkanı Asım Munir'in de arka kanal diplomasisi sürecine bizzat dahil olduğunu aktardı.

Kaynaklara göre, İran'ın tutumu, nükleer programı yerine Hürmüz Boğazı meselesinin ilk aşamada ele alınması gerektiği yönünde. Ancak ABD tarafı bu öneriye katılmıyor ve her iki meselenin de ele alındığı ortak bir anlaşma istiyor.

Buna rağmen kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanlarıyla İran'ın teklifini değerlendirmeye devam ettiğini söyledi.

Kaynaklar, İran'ın enerji tedarikindeki aksaklıkların, başta ABD ve Avrupa olmak üzere savaşa karşı artan muhalefet ile Trump'a yönelik destek oranlarındaki düşüşün, savaşın yeniden başlamasının önündeki başlıca engeller olduğunu düşündüğünü belirtti.

Tarafların sert açıklamalarına rağmen mevcut ateşkesin devam edeceği görüşünü paylaşan kaynaklar, taraflar arasında "sinirleri zorlayan bir oyun oynandığı" yorumunu yaptı ve her iki tarafın da kendi iç kamuoyunu tatmin etmek zorunda olduğunu kaydetti.

NETANYAHU İDDİASI YALANLANDI

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun önümüzdeki hafta ABD'yi ziyaret edeceği yönündeki haberler yalanlandı.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, Netanyahu'nun ABD'ye gitmesinin beklenmediği belirtildi.

Açıklamada, "Başbakan Netanyahu'nun önümüzdeki hafta ABD'ye gitmesi beklenmiyor; ancak dostu Başkan (Donald) Trump ile sık sık görüşüyor." ifadelerine yer verildi.

Netanyahu hükümetine yakın Israel Hayom gazetesi, Netanyahu'nun önümüzdeki hafta İsrail-Lübnan ateşkesi ve İran konularını ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek üzere Washington'a gitmesinin beklendiğini ileri sürmüştü.

İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES

İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.

Trump, 3 haftalık ilave ateşkes süreci içinde Avn ile Netanyahu'yu Beyaz Saray'da ağırlamayı istediğini ve bu görüşmenin "tarihi" bir öneme sahip olacağını ileri sürmüştü.

LÜBNAN'DA CAN KAYBI ARTIYOR

İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere düzenlediği saldırılarda 5 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

İsrail ordusunun 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'daki saldırıları sürüyor.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'in güneydeki Sur kentine bağlı Hinniye beldesine düzenlediği saldırısında Şevki Diyab ailesinden bir çocuk ile anne ve babası hayatını kaybetti.

Sağlık Bakanlığı, Coya beldesine yapılan hava saldırısında ise 2 kişinin öldüğünü, 5’i çocuk 22 kişinin yaralandığını açıkladı.

İsrail ordusu sabah saatlerinden bu yana Lübnan'ın güneyinde çok sayıda beldeye hava saldırıları düzenlemişti.

İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES

İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan beri İsrail saldırılarında 2 bin 500'den fazla kişinin öldüğünü bildirmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.

Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.

İSRAİL'DEN ABD İLE GÖRÜŞ AYRILIĞI MESAJI

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İran'a ortak saldırılar düzenledikleri ABD ile bu konuda görüş ayrılıkları yaşadıklarını itiraf etti.

Yedioth Ahronoth gazetesi, Saar'ın, İsrail'de iktidardaki Likud partisinin ABD'li destekçileriyle toplantısında, kapalı kapılar ardında yaptığı konuşmaların kaydına ulaştı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın ve savaş öncesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarının aksine Haziran 2025'teki 12 gün savaşından sonra Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme faaliyetlerine tekrar başlamadığını söyleyen Saar, İran'a nükleer programını yer altına taşıma niyetinden dolayı saldırdıklarını savundu.

Saar, İsrailli yetkililerin bu yöndeki açıklamalarına rağmen Tahran yönetimini devirmenin öncelikli hedefleri olmadığını, bunun İran halkının elinde olduğunu ileri sürdü.

İran'ın savaşın yeniden başlamasını istemediğini belirten Saar, yeni saldırılar konusunda ABD Başkanı Trump ile anlaşmazlıklar yaşadıkları itirafında bulundu, buna karşın "büyük resimde" aynı görüşte olduklarını iddia etti.

İsrail Dışişleri Bakanı, Amerikan askeri yardımına bağımlılığı azaltma konusunda bunun hızla gerçekleşebileceğini öne sürdü.

BATI ŞERİA'YI İLHAK ADIMI ATILMAYACAK

İşgal altındaki Batı Şeria'nın İsrail'e ilhak edilmesi meselesine de değinen Saar, Trump'ın buna karşı çıkması nedeniyle böyle bir adım atmayacaklarını kaydetti.

Saar, "Batı Şeria'nın ilhakı için yalnızca ABD ile koordinasyon içinde hareket etmemiz gerekir. Şimdilik, bildiğiniz gibi, Başkan Trump bunu desteklemiyor." ifadelerini kullandı.

Böyle bir adımın İsrail'i yalnızlaştıracağını dile getiren Saar, Filistin devletinin kurulmaması gerektiğini savundu.
 

TRUMP: ARTIK İYİ ADAM YOK

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından, "Artık iyi adam yok" diyerek İran'ı tehdit etti.

Elinde silahla bir fotoğraf paylaşımı yapan Trump, "İran bir türlü işleri yoluna koyamıyor. Nükleer silahsızlanma anlaşması imzalamayı bilmiyorlar. Yakında akıllanmaları gerek!" ifadelerini kullandı. 

 

 

TRUMP'TAN MERZ'E TEPKİ: NE DEDİĞİNİ BİLMİYOR

ABD Başkanı Donald Trump, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in İran'ın nükleer silah sahibi olmasına olumlu baktığını ve Almanya ekonomisinin kötü durumda olmasına şaşırmadığını söyledi.

Merz’in ‘İran’ın nükleer silaha sahip olmasının kabul edilebilir olduğunu düşündüğünü’ öne süren Trump, “İran'ın nükleere sahip olmasında sorun görmüyor. Ne dediğini bilmiyor. Eğer İran nükleer silahı olsaydı, tüm dünya rehin alınmış olurdu. Böyle bir durum küresel güvenliği ciddi şekilde tehdit edecek. Dünyanın çok önceden yapması gereken şeyi yapıyorum” ifadelerini kullandı.

TRUMP: KRAL CHARLES İLE AYNI GÖRÜŞTEYİZ

 ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Kralı 3. Charles ile İran'ın nükleer silah edinmesini engelleme konusunda aynı görüşü paylaştıklarını ifade etti.

Kral Charles'ın ABD Kongresi'ndeki hitabının ardından onuruna verilen yemekte konuşan Trump, Orta Doğu'daki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Trump, ABD'nin "Orta Doğu'da çalışma yürüttüğünü" belirterek, durumun çok iyi gittiğini savundu.

İran'ın askeri olarak yenildiğini ileri süren Trump, ABD'nin İran'ın herhangi bir nükleer kapasiteye sahip olmasına karşı olduğunun altını çizdi.

"RAKİBİ ASKERİ OLARAK MAĞLUP ETTİK"

Trump, "O rakibi askeri olarak mağlup ettik. Ve o rakibin bir daha asla nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğiz. Charles benimle bu konuda benden daha da fazla hemfikir." ifadelerini kullandı.

 

BM: HÜRMÜZ'DEN GEMİ GEÇİŞLERİ YÜZDE 95,3 AZALDI

Birleşmiş Milletler (BM), ABD-İsrail ile İran savaşının başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'nda kısıtlamalar nedeniyle gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını belirtti.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujaric, günlük basın toplantısında konuştu.

BM Ticaret ve Kalkınma Örgütünün (UNCTAD) verilerine işaret eden Dujarric, ABD/İsrail-İran savaşının başladığı 28 Şubat'tan bu yana Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını söyledi.

Dujarric, boğazdaki kısıtlamalar nedeniyle temel gıda fiyatlarının yüzde 6 ve Avrupa için ham petrol fiyatlarının da yüzde 53 arttığı bilgisini paylaştı.

ABD'DEN YAPTIRIM

ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın gölge bankacılık ağını yönettiği ve yaptırımların delinmesiyle bağlantılı olduğu iddiasıyla 35 kişi ve kuruluşu yaptırım listesine ekledi.

ABD Hazine Bakanlığından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Ekonomik Öfke" kapsamında Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin (OFAC), İran'ın gölge bankacılık ağlarını yöneten ve "yaptırımların delinmesi ile İran'ın terörizme verdiği destekle bağlantılı" on milyarlarca dolar değerindeki fonların hareketini kolaylaştıran 35 kişi ve kuruluşu yaptırım listesine aldığı bildirildi.

Hazine Bakanlığının açıklamasında, söz konusu ağların Devrim Muhafızları Ordusu dahil olmak üzere İran Silahlı Kuvvetlerinin, yasa dışı petrol satışlarından elde edilen ödemeleri tahsil etmek, füzeler ve diğer silah sistemleri için hassas bileşenler satın almak ve İran'ın terör bağlantılı gruplara para transfer etmek amacıyla uluslararası finans sistemine erişmesine olanak tanıdığı öne sürüldü.

Açıklamada, bugünkü yaptırımların İran'ın uluslararası finans sistemine erişimini zorlaştırmayı, petrol gelirlerini azaltmayı ve yaptırım ihlallerinin maliyetini artırmayı amaçladığı vurgulandı.

Uluslararası finans sisteminden dışlanan İranlı bankaların İran'ın ithalat ve ihracat ödemelerini gerçekleştirmek için kullanılan binlerce yurt dışı paravan şirketi yöneten ve "rahbar" olarak bilinen özel şirketlere güvendiği iddia edilen açıklamada, bu şirketlerin hedef alındığı aktarıldı.

Açıklamada ayrıca İran'a Hürmüz Boğazı için "geçiş ücreti" ödemelerinin ciddi yaptırım riski taşıdığı konusunda finansal kurumlara uyarıda bulunuldu.

 

ABD'DEN YAPTIRIM-1

GÖLGE AĞLARLA İŞBİRLİĞİ YAPAN KURUMLAR DA YAPTIRIM RİSKİ ALTINDA

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, konuya ilişkin değerlendirmesinde, İran'ın gölge bankacılık sisteminin ülkenin silahlı kuvvetleri için hayati bir "finansal can simidi" işlevi gördüğünü, küresel ticareti aksatan ve Orta Doğu'da şiddeti körükleyen faaliyetlere imkan tanıdığını iddia etti.

Bessent, finansal kurumlara yönelik "Bu ağlara imkan sağlayan veya bunlarla işbirliği yapan herhangi bir kurum, ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalma riski altında." uyarısını yaptı.

ÇİNLİ PETROL RAFİNERİLERİYLE İLGİLİ YAPTIRIM UYARISI

ABD Hazine Bakanlığının diğer bir açıklamasında da İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını Çin'in aldığına işaret edilerek, bunun büyük bir kısmını bağımsız rafinerilerin ithal ettiği belirtildi.

Buradan elde edilen gelirin İran'ın silah programlarına ve ordusuna fayda sağladığı ifade edilen açıklamada, bazı Çinli rafinerilerin, dolar cinsinden işlemler yapmak ve ABD mallarını tedarik etmek için ABD finans sistemini kullandığı öne sürüldü.

Açıklamada, finans kurumları, OFAC'ın İran ham petrolünün ithalatı ve rafine edilmesinde üstlendikleri süreklilik arz eden rol nedeniyle, Çin'deki, özellikle de Shandong eyaletindeki bağımsız petrol rafinerileriyle ilişkili yaptırım riskleri konusunda uyarıldı.

ABD'YE HÜRMÜZ BASKISI

İran, nükleer programı ile ilgili müzakerelerin gelecekteki bir tarihte yapılması şartıyla Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve savaşı sona erdirmek için ABD'ye yeni bir teklif iletti. ABD'den ablukayı sona erdirmesini istedi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın İran'ın teklifini üst düzey ulusal güvenlik danışmanlarıyla görüştüğünü belirterek "Başkan'ın İran'a ilişkin kırmızı çizgileri çok net bir şekilde ortaya kondu. Teklif kabul görmedi" ifadelerini kullandı.

 

ABD'YE HÜRMÜZ BASKISI-1

ÜLKELERDEN ABD'YE BASKI

ABD ile İran arasındaki müzakerelerin akıbeti belirsizliğini korurken dünya enerji trafiğinin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın hâlâ kapalı kalması nedeniyle ülkelerden bir bir çağrılar geliyor. Birçok ülke ABD'ye seslenerek Hürmüz'ün açılmasını talep etti. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de "Boğaz'ın açılarak küresel ekonominin nefes almasına izin verilmesi" çağrısında bulundu ve aksi takdirde küresel enerji krizine gıda krizinin de ekleneceği uyarısını yaptı.

SOĞUK SAVAŞA DÖNECEK

ABD merkezli Axios sitesi, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın sona erme ihtimalinin yakın zamanda görünmediğini belirtti. Axios haber platformunun haberinde, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın adeta "Soğuk Savaş dönemini andıran" bir aşamaya girdiği belirtildi.

ABD'YE HÜRMÜZ BASKISI-2

OPEC SARSILIYOR

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 1 Mayıs itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu. BAE Enerji ve Altyapı Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, kararın ülkenin uzun vadeli stratejik ve ekonomik vizyonu ile değişen enerji profili doğrultusunda alındığı belirtilerek, özellikle yurtiçi enerji üretimine yönelik yatırımların hızlanmasının bu adımda etkili olduğu ifade edildi. OPEC, üye ülkelerin ne kadar petrol üreteceğine karar vererek uluslararası petrol fiyatlarına yön verebiliyor.

 

ABD'YE HÜRMÜZ BASKISI-3

ABLUKAYI DELDİ

Bu arada Hürmüz'ü 500 milyon dolarlık süperyat geçebildi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yakınlığıyla bilinen ve Rusya'nın en büyük çelik ve maden şirketinin yöneticisi olan Aleksey Mordaşov'a ait "Nord" isimli süperyat, Dubai'den Umman'ın başkenti Muskat'a gitti. Geçişin Tahran ile Moskova arasındaki diplomatik temaslar sırasında gerçekleşmesi dikkat çekti. 2022'de başlayan Rusya- Ukrayna Savaşı sırasında yaptırım listesine alınan Mordaşov'un yatı, yaptırımdan kaçmak için uzun bir yolculuğa çıkmak durumunda kalmıştı.

TRUMP'I KANDIRDI

ABD-İran savaşının uzaması, Beyaz Saray'da yeni tartışmaların fitilini ateşledi. ABD'nin etkin dergisi Atlantic, Başkan Yardımcısı JD Vance'ın "Savaş Bakanı Pete Hegseth, Başkan Trump'ı yanlış bilgilendirdi" dediğini yazdı. Haberde, Vance'ın; Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Cain'e güvenmediğini, Trump'a savaş konusunda yalan söylediklerine inandığı belirtildi.