Akran zorbalığında alarm: Velilerin yüzde 88'i çocuğunun siber zorbalık durumunu bilmiyor

Türkiye'de yapılan bir araştırma, akran zorbalığının boyutlarını bir kez daha ortaya koydu. Ankete katılan 2 bin 315 öğrencinin yüzde 10,2'si okulda neredeyse her gün sözlü hakarete uğradığını açıkladı. Yüzde 7,2'si son 6 ayda dijital ortamlarda hedef alındığını söyledi. Her 10 veliden 9'u çocuğunun siber zorbalığa uğrayıp uğramadığını bilmiyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Akran zorbalığında alarm: Velilerin yüzde 88'i çocuğunun siber zorbalık durumunu bilmiyor

Ortaokul ve liselerde akran zorbalığı yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı kalmıyor. Hakaret, alay ve küçük düşürme gibi sözel zorbalığın yanı sıra arkadaş gruplarından dışlama, dedikodu yayma ve dijital ortamda hedef gösterme de öğrencilerin okul hayatını olumsuz etkiliyor.

Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından hazırlanan "Güvenli Okul ve Akran Zorbalığı" araştırması, çocukların yaşadığı zorbalığın farklı boyutlarını gözler önüne serdi. Türkiye genelinde 3 bin 198 öğretmen, 2 bin 315 ortaokul ve lise öğrencisi ile 2 bin 280 veli olmak üzere toplam 7 bin 793 kişinin katıldığı araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 63,4'ü başka bir öğrenciye zorbalık yapıldığına tanık oldu.

Her 10 veliden 9'u çocuğunun siber zorbalığa uğrayıp uğramadığını bilmiyor. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)Her 10 veliden 9'u çocuğunun siber zorbalığa uğrayıp uğramadığını bilmiyor. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)

Bulgular, öğrencilerin zorbalığı bildirmekte zorlandığını, ailelerin ise özellikle dijital dünyadaki risklerden büyük ölçüde habersiz olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 10,2'si neredeyse her gün hakaret ve alaya maruz kalıyor.Araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 10,2'si neredeyse her gün hakaret ve alaya maruz kalıyor.

EN YAYGINI SÖZEL ZORBALIK

Sabah'tan Ceyda Karaaslan'ın haberine göre, Araştırmada en sık karşılaşılan zorbalık türlerinin sözel ve ilişkisel zorbalık olduğu belirlendi. Sözel zorbalık; hakaret, alay etme, aşağılayıcı sözler söyleme ve incitici lakaplar takma gibi davranışları kapsıyor.

Öğrencilerin yüzde 18,1'i ayda bir veya iki kez, yüzde 10,5'i haftada bir veya iki kez, yüzde 10,2'si ise hemen her gün hakaret veya alaya maruz kaldığını belirtti. Bu sonuçlar sözel zorbalığın bazı öğrenciler için günlük okul hayatının bir parçasına dönüştüğünü gösterdi.

HER 10 VELİDEN 9'U HABERSİZ

Akran zorbalığının bir diğer boyutu ise dijital dünyada yaşanıyor. Sosyal medya ve sanal ortamlarda bir öğrencinin hedef alınması, siber zorbalık kapsamında değerlendiriliyor.

Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 69,9'unun akıllı telefonu, yüzde 58,8'inin kendisine ait sosyal medya hesabı bulunuyor. Öğrencilerin yüzde 7,2'si son 6 ayda dijital ortamlarda hedef alındığını söyledi.

Ancak ailelerin bu durumdan ne ölçüde haberdar olduğu sorulduğunda çarpıcı bir tablo ortaya çıktı. Velilerin yüzde 88'i çocuğunun siber zorbalığa maruz kalıp kalmadığını bilmediğini belirtti. Yani her 10 veliden 9'u bu durumdan habersiz.

Günlük ekran süresi 4 saati aşan öğrencilerde siber zorbalığa maruz kalma oranı yüzde 14,9'a yükseliyor.Günlük ekran süresi 4 saati aşan öğrencilerde siber zorbalığa maruz kalma oranı yüzde 14,9'a yükseliyor.

EKRAN SÜRESİ BAĞLANTISI

Araştırmada ekran süresi ile siber zorbalığa maruz kalma arasında da dikkat çekici bir ilişki belirlendi. Günlük ekran süresi 4 saatin üzerinde olan öğrencilerde siber zorbalığa maruz kalma oranı yüzde 14,9'a yükseldi. Bu oran, genel öğrenci ortalamasının 2 katından fazla. Raporda ailelerin dijital riskler konusunda bilinçlendirilmesi, öğrencilere çevrim içi saygı, dijital mahremiyet ve güvenli sosyal medya kullanımı konusunda eğitim verilmesi önerildi.

ZORBALIĞIN EN KIRILGAN MAĞDURLARI

EBSAM araştırması, akran zorbalığının bazı öğrenci grupları açısından daha büyük risk oluşturduğunu ortaya koydu. Özel gereksinimi bulunan, akademik başarısını düşük değerlendiren ve okul ortamını daha az güvenli algılayan öğrencilerin bazı zorbalık türlerine maruz kalma riskinin daha yüksek olduğu belirlendi. Raporda, bu öğrencilerin etiketlenmeden desteklenmesi, risklerin erken fark edilmesi ve öğretmen, aile ile rehberlik servisinin birlikte hareket etmesi önerildi.

Öğrencilerin yüzde 63,4'ü okulda başka bir öğrenciye zorbalık yapıldığına tanık olduğunu belirtti.Öğrencilerin yüzde 63,4'ü okulda başka bir öğrenciye zorbalık yapıldığına tanık olduğunu belirtti.

ABD'DE OKULLARDA TABLET TARTIŞMASI BÜYÜYOR

ABD'de eğitimde dijitalleşme tartışması büyüyor. Kovid-19 salgınıyla birlikte sınıflara giren tablet ve dizüstü bilgisayarlar, bu kez velilerin tepkisiyle karşı karşıya. Los Angeles'tan Philadelphia'ya kadar birçok bölgede aileler, çocukların gün boyunca ekran karşısında eğitim görmesine itiraz ediyor. Veliler, aşırı teknoloji kullanımının dikkat dağınıklığına, akademik başarısızlığa, siber zorbalığa ve yapay zekâyla kopya çekilmesine zemin hazırladığını savunuyor.

NOTLARI DÜŞTÜ, ÖZGÜVENİ AZALDI

Los Angeles'ta yaşayan Lila Byock, ortaokula başlayan oğlunun gün boyunca iPad kullanmasının ardından notlarının düştüğünü ve özgüveninin azaldığını anlattı.Benzer sorunlar yaşayan aileler, "Ekranların Ötesinde Okullar" hareketini başlattı. Hareket, 40 eyalette yaklaşık 230 yerel gruba ulaştı. Philadelphia'da ise bir doktor, ikinci sınıfa giden kızının bilgisayarda matematik çalışırken çevresiyle bağlantısını kaybetmiş gibi göründüğünü belirterek eğitimde ekran kullanımına karşı mücadele başlattı.

 Öğrencilerin yüzde 21,1'i zorbalığı bildirmeyi düşündüğü hâlde olayların büyümesinden korktuğu için sessiz kalıyor. Öğrencilerin yüzde 21,1'i zorbalığı bildirmeyi düşündüğü hâlde olayların büyümesinden korktuğu için sessiz kalıyor.

EKRAN SÜRESİNE SINIR GELDİ

Tepkiler üzerine Pennsylvania'daki Lower Merion okul bölgesinde yeni sınırlamalar getirildi.

Buna göre üçüncü ve dördüncü sınıflarda günlük ekran süresi 30 dakikanın, beşinci ve altıncı sınıflarda 60 dakikanın, yedinci ve sekizinci sınıflarda 90 dakikanın, liselerde ise 120 dakikanın altında tutulacak. Ancak çocuklarının dijital cihaz kullanımından tamamen muaf tutulmasını isteyen bazı veliler, okul yönetimine dava açtı. ABD'de yapılan Gallup araştırması da tartışmayı güçlendirdi. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 61'i öğrencilerin eğitim amaçlı dijital cihazlarla daha az zaman geçirmesi gerektiğini belirtti.

Tartışmanın odağında ise teknolojinin tamamen kaldırılması değil, öğrenmeyi destekleyecek ölçüde kullanılması bulunuyor.

CEZA ÇÖZÜM DEĞİL

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, akran zorbalığıyla mücadelenin yalnızca öğretmenlere bırakılamayacağını belirterek, "Çocuğun kendisini güvende hissetmediği, öğretmenin müdahale etmekte zorlandığı, ailenin ne yapacağını bilemediği bir ortamda nitelikli eğitimden söz edemeyiz" dedi.

Zorbalıkla mücadelede cezadan çok önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, "Bizim ortaya koyduğumuz yaklaşımın özü şudur: Daha fazla ceza değil, daha güçlü bir sistem. Daha fazla etiketleme değil, daha erken fark etme" ifadelerini kullandı.

Yalçın, her okulda güvenilir bildirim mekanizmaları kurulmasını, öğretmen otoritesinin güçlendirilmesini ve okul sosyal hizmeti sisteminin hayata geçirilmesini önerdi.

Öğretmenlerin yüzde 90,7'si mesleğe başladıkları döneme kıyasla otoritelerinin zayıfladığını düşünüyor.Öğretmenlerin yüzde 90,7'si mesleğe başladıkları döneme kıyasla otoritelerinin zayıfladığını düşünüyor.

ŞİKÂYET ETMEKTEN KORKUYORLAR

Öğrencilerin yüzde 21,1'i kendisi veya başkası için zorbalığı bildirmeyi düşündüğü hâlde bunu yapmadı. En önemli nedenler, okulun müdahale etmeyeceği düşüncesi ve olayların daha kötüye gitmesinden duyulan korku oldu. Öğrencilerin yüzde 35,4'ü yaşadığı zorbalıktan en az orta düzeyde, yüzde 18,3'ü ise çok veya çok ciddi düzeyde etkilendiğini belirtti.

Araştırmaya göre öğretmenlerin yüzde 90,7'si mesleğe başladıkları döneme kıyasla otoritelerinin zayıfladığını düşünüyor.

Ahmet Can Aras
Ahmet Can Aras Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler