Bakan Tekin çocukluk yıllarını ve ailesini A Haber'de anlattı: Onların emeğini aşmak düsturum oldu
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, A Haber’de katıldığı programda çocukluk yıllarına, anne ve babasıyla kurduğu bağlara ve hayatına yön veren temel aile değerlerine dair duygusal açıklamalarda bulundu. Anne ve babasının sergilediği fedakarlıkları hayatı boyunca örnek aldığını dile getiren Tekin, babasının çalışma azmini, annesinin ise koruyucu ve bilge yapısını anlattı. Gençlere ve yeni evlenen çiftlere aile büyüklerini aşma hedefi koymalarını tavsiye eden Tekin, her sabah anne ve babasını mutlaka aradığını belirterek aile bağlarının korunmasının gerekliliğini kaydetti.
İnsanın karakterini yoğuran en kıymetli hazinenin çocuklukta şahit olunan fedakarlıklar olduğunu hatırlatan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çalışma azmini babasının nasırlı ellerinden, hayata karşı duruşunu ise annesinin kanat geren şefkatinden miras aldığını samimi hatıralarla A Haber ekranlarında paylaştı.
"BABAMI KENDİME RAKİP ALDIM"
Babasının hayatı boyunca son derece sabırlı ve anlayışlı insan olduğunu aktaran Tekin, "Hayatta tanıdığım en sabırlı insandı. İbadetinde, işinde asla acelecilik yapmaz, sabırla hareket ederdi. Bize kötü bir söz söylediğini bile hiç hatırlamam." dedi.
Gençlere ve yeni evlenen çiftlere tavsiyede bulunan Bakan Tekin, "Babalar baba gibi yetişmeli, baba gibi anlayışlı olmalı. Ben babamı kendime rakip olarak aldım. Babamın çocukları için yaptığı fedakârlıktan daha fazlasını yapmak, onun harcadığı emekten daha fazlasını sarf etmek ve ülkeme milletime faydalı evlatlar yetiştirmek benim hayat düsturum oldu. Yeni evlenen çiftlere de bunu tavsiye ediyorum; anne ve babanızı kendinize rakip olarak görün ve onları geçmeye çalışın." şeklinde konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, A Haber ekranlarında katıldığı yayında çocukluk hatıralarını, ailesine olan vefa borcunu ve hayat prensiplerini anlattı.
BABASININ AŞRI ŞERİF MUTLULUĞU
İmam hatip lisesi yıllarında camide mevlit ve aşr-ı şerif okuduğu anı hatırlatan Tekin, "Cemaatin takdirinden sonra babam bana sarılarak o mutluluğunu, sevincini ifade etmişti. O anı hiç unutmuyorum." ifadelerini kullandı.
Babasını fedakarlığın sembolü, annesini ise bilge ve koruyucu güç olarak tanımlayan Tekin, babasının ÇAYKUR mesaisi sonrası fidan aşılayarak kendilerini okutma mücadelesini aktardı.
'BABA FEDAKARLIK SEMBOLÜ'
Babasının kendisi ve kardeşleri için hayatı boyunca büyük özveri gösterdiğini dile getiren Tekin, "Baba benim için bir fedakarlık sembolü. Baba dendiğinde kendi hayatını, kendi özel hayatını, kendi emeğini ikinci plana atan fedakâr insan demek. Ben hep baba dendiğinde kendi babamın bizim için yaptığı fedakârlıkları hatırlarım. Babamın sevgisinden hayatım boyunca hiç tereddüdüm olmadı. Babamın beni çok sevdiğini, fikrime saygı duyduğunu o bana hep hissettirdi. Hem şefkatini hem saygısını sürekli hissettirdi." dedi.
Babasının emekçi kimliğine ve yorulmak bilmeyen azmine değinen Tekin, "Babam işçi emeklisi. Bizlerin yetişmesi için sekiz saat ÇAYKUR'da mesai yapıyordu. Mesai çıkışı Rize'de narenciye fidan bahçesinde aşı yapardı. Binlerce fidan üretip satardı. Babamı öyle gördükçe çok etkilenirdim. Hiç emeğine acımazdı, bir şey söylediğimizde ikiletmezdi." diye konuştu.
Bakan Tekin, gençlere ve yeni evlenen çiftlere ebeveynlerini aşma hedefi koymaları tavsiyesinde bulundu.
TELEVİZYONSUZ EVİN BULMACALI NEŞESİ
Babasının askerlik yıllarından kalma düzgün el yazısına sahip olduğunu ve eğitime büyük kıymet verdiğini anlatan Bakan Tekin, "Babam askerdeyken yazıcıymış, el yazısı inanılmaz düzgündü. Boş kaldığında kâğıtlara sürekli bir şeyler yazardı. Bir ilkokul mezununun o kadar güzel yazı yazması ve imlasının kusursuz olması beni çok etkilerdi. Babam her gün eve Tercüman gazetesi getirirdi. Akşam otururken televizyon da yoktu tabii, en büyük eğlencemiz babamla beraber Tercüman gazetesindeki bulmacayı çözmekti. Her akşam fırsat buldukça çözerdik. Ayrıca bize Tercüman Çocuk dergisi alırdı, abone olurduk." sözleriyle o günleri andı.
'BİLGE ANNE'
Annesinin fedakar ve şefkatli yapısından bahseden Bakan Tekin, "Anne benim için her şeye kol kanat geren, anaç bir karakter. Karikatürize edilen tavuğun civcivlerini kanatları altına alması gibi ben annemi hep öyle anımsıyorum. Hasta olacağımızı, düşeceğimizi hisseder; içgüdüsel bir bağı vardı. Annem okuma yazmayı sonradan öğrenmesine rağmen benim için bir bilgedir. Yaşadığımız ekonomik zorluklar sebebiyle çocuklarının kurtuluşunu okumakta gördüğü için bize sürekli 'Ders çalışın' derdi. Hâlâ latife yaparız, 'Ders çalışalım mı?' diye sorarım." dedi.
Tekin, her sabah 8 ile 10 arasında mutlaka anne ve babasını aradığını, onların gayret ve sabırlarından harmanlanan anlayışı hem şahsi hayatında hem de evlatlarını yetiştirirken rehber edindiğini dile getirdi.
ANNE SESİ FERAHLIK VESİLESİ
Geleneksel değerlere ve aile bağlarına büyük önem verdiğini belirten Tekin, "Her sabah gün başlamadan sırayla bir gün annemi, bir gün babamı mutlaka ararım. Yurt içi ya da yurt dışı nerede olursam olayım sabah 8 ile 10 arasında onları aramak benim için vazgeçilmezdir. Annemin sesini duymak benim için büyük bir ferahlık vesilesidir. Yanlarına gittiğimde ellerini öpmek benim için gelenektir ve çocuklarıma da bunu öğütlüyorum." ifadelerini kullandı.
GÖÇÜN HÜZMÜ HALA YÜREKTE
Annesinin ailesinin 93 Harbi döneminde Erzurum'dan göç hikayelerini dinlerken duygulandığını belirten Tekin, "Annem çok yufka yüreklidir, çaktırmadan ağladığını çok hatırlıyorum. Aynı zamanda kendi sağlığını hep ikinci plana atar, doktora gitmeyi erteler ve tarlada bağda çalışmaya devam ederdi." değerlendirmesinde bulundu.
Kendi karakterinde her iki ebeveyninden de izler taşıdığını aktaran Tekin, "Sabırsızlığım ve fedakarlığım anneme benzer. İkisinden de örnek aldığım bir karakter inşa etmeye çalıştım." dedi.