Uzman isimden sosyal medya uyarısı: “Birikimlerimizi kaybedebiliriz”
ABD’de kullanıcı gizliliği ve içerik denetimi uygulamaları nedeniyle 25 milyar dolar para cezasına çarptırılan Meta’ya karşı Türkiye’de de dava hazırlığı var. Milli Eğitim Bakanlığı, çocukların yaşlarına uygun olmayan içeriklerle karşılaşmasının akademik ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkilemesi gerekçesiyle hukuki süreç başlatmaya hazırlanıyor. A Haber’de konuşan Bilişim Uzmanı Engin Aydın ise kişisel veriler üzerinden geliştirilebilecek dolandırıcılık yöntemlerine dikkat çekerek “Birikimlerimizi kaybedebiliriz” uyarısında bulundu.
Instagram, Facebook ve WhatsApp'ı bünyesinde bulunduran Meta'nın kullanıcı güvenliği konusundaki sorumluluğu yeniden gündemde. ABD'nin New Mexico eyaletinde, Facebook'un kullanıcı gizliliği, kişisel verilere üçüncü tarafların erişimi ve zararlı içeriklere ilişkin uygulamalarının incelendiği davada şirkete 25 milyar dolar para cezası verildi.
Türkiye'de ise Milli Eğitim Bakanlığı, çocukların sosyal medyada karşılaştığı zararlı içerikler nedeniyle Meta'ya dava açmaya hazırlanıyor. Bakanlığın hukuki adımı ile kişisel verilerin güvenliği, A Haber yayınında ele alındı.

MEB NEDEN META'YA DAVA AÇMAYA HAZIRLANIYOR?
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çocukların sosyal medyada pedagojik açıdan yaşlarına uygun olmayan içeriklerle karşılaştığını, bunun akademik ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkilediğini belirtti.
Okullarda cep telefonu kullanımına getirilen yasakların ve yapılan uyarıların ardından çocukların evlerinde sosyal medyayı kullanmayı sürdürdüğüne dikkat çeken Tekin, içerik üreticileri ile platformların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
ABD ve Avrupa Birliği'ndeki davalara işaret eden Tekin, bakanlığın da benzer bir süreç için hazırlık yürüttüğünü açıkladı. Meta'ya yönelik hukuki hazırlık, çocukların gelişimini olumsuz etkileyen içeriklere karşı şirketin sorumluluğunu gündeme taşımayı amaçlıyor.

KİMLİK BİLGİLERİNDEN MAHREM GÖRÜNTÜLERE KADAR RİSK
A Haber yayınına katılan Bilişim Uzmanı Engin Aydın, sosyal medya kullanıcılarının platformlara teslim ettiği kişisel bilgilerin taşıdığı riskleri anlattı.
Üyelik sırasında verilen bilgilerle platformlarda paylaşılan içeriklere dikkat çeken Aydın; T.C. kimlik numarası, iletişim bilgileri, özel görüntüler ve kredi kartı verilerini örnek gösterdi. Bu bilgilerin açığa çıkmasının mahremiyet ihlalinin yanı sıra ciddi maddi kayıplara da yol açabileceğini söyledi.
Aydın, kişisel verilerin yapay zekâ kullanılarak geliştirilen dolandırıcılık yöntemlerinde kullanılabileceğini belirterek şu uyarıda bulundu:
"Dikkat etmezsek bir anda hiç ummadığımız bir şekilde, hiç beklemediğimiz bir anda bir sürprizle karşılaşıp birikimlerimizi kaybedebiliriz."

VERİLER NEREDE SAKLANIYOR, KİMLERİN ELİNDE BULUNUYOR?
Sosyal medyada paylaşılan bilgilerin nerede tutulduğunun önemine değinen Aydın, birçok platformun verileri yurt dışında sakladığını söyledi. Verileri elinde bulunduranların bunları hangi amaçlarla kullanabileceğinin kullanıcılar açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
Aydın, sosyal medya üzerinden yapılan testlerle ek bilgiler toplanabildiğine ve bu bilgilerin farklı amaçlarla kullanılabildiğine dikkat çekti. Kullanıcıların yalnızca paylaştıkları fotoğraflara değil, dijital ortamda verdikleri diğer bilgilere de özen göstermesi gerektiğini belirtti.

SEÇİMLERİ ETKİLEMEK İÇİN KULLANILAN VERİLER
Aydın, yayında Facebook verilerinin Amerikan seçimlerinde seçmenleri etkilemek amacıyla kullanıldığına ilişkin iddialara da değindi.
New Mexico'daki 25 milyar dolarlık karar, Cambridge Analytica dosyası kapsamında verildi. Dava sürecinde Facebook'un kullanıcı gizliliği, üçüncü tarafların kişisel bilgilere erişimi ve zararlı içeriklerle ilgili beyan ve uygulamaları incelendi. Jüri, eyaletin tüketiciyi koruma yasasının yaklaşık 44 milyon kez ihlal edildiğine hükmetti.
"EN BAŞTA MAİL ADRESLERİMİZİ GÜVENCE ALTINA ALMAMIZ GEREKİYOR"
Dolandırıcılık riskine karşı alınabilecek önlemleri anlatan Aydın, ilk olarak e-posta hesaplarının korunması gerektiğini söyledi:
"Bu tarz dolandırıcılık ya da vakalarla karşılaşmamak için en başta mail adreslerimizi güvence altına almamız gerekiyor."
Aydın, kullanıcıların giriş yaptıkları platformları ve bu ortamlarda paylaştıkları bilgileri dikkatle değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Alternatif bulunduğunda verilerin Türkiye'de tutulduğu uygulamaların tercih edilmesini önerdi.
YERLİ UYGULAMA MİMİ'Yİ ÖRNEK GÖSTERDİ
Yerli sosyal medya uygulamalarının geliştirilmesi çağrısı yapan Aydın, yayında Mimi isimli uygulamayı örnek verdi. TikTok benzeri bir yerli alternatif olarak tanımladığı uygulamanın verileri Türkiye'deki sunucularda tuttuğunu söyledi.
Aydın, verilerin ülke içinde tutulmasının, dışarıdan kişileri ve toplumları etkilemeye yönelik girişimlerin riskini azaltabileceğini savundu. Instagram ve Facebook için de yerli alternatiflerin çoğalması gerektiğini belirterek bu alandaki girişimlerin desteklenmesini istedi.
"Yerli ve millileri mümkün olduğu kadar tercih edelim, alternatif varken riski almayalım" diyen Aydın, Mimi'yi geliştirenlere teşekkür ederek benzer uygulamaların artması temennisinde bulundu.
