Yapay zeka tehlikesi! Algoritmalar suç ortağı mı? Uzman isimden çözüm önerisi "kademeli müdahale"
Yapay zekâya cinayet öncesi yöneltilen sorular, Tekirdağ, Sakarya ve ABD’deki vakalarla yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, güvenlik filtrelerinin aşılabildiğine dikkat çekerek şüpheli sorguların tespit edilmesi ve insan denetimine dayalı müdahale mekanizmalarının kurulması gerektiğini vurguladı.
Türkiye'de ve dünyada yaşanan dehşet verici vakalar, yapay zekanın cinayet rehberine dönüştüğünü kanıtladı.
Tekirdağ'da teyzesi Binnaz Eriş'i öldürmeden önce yapay zekaya "İz bırakmadan adam öldürme yolları" diye soran İnci Çalışkan; Sakarya'da 14 yaşındaki çocuğu vurmadan önce sisteme "Hangi silahla vurursam adam ölür?" araması yaptıran 16 yaşındaki Y.D.S. ve ABD'de Stein Erik Soelberg'in paranoyalarını besleyerek 83 yaşındaki annesi Suzanne Eberson Adams'ı öldürmesine ve intiharına yol açan ChatGPT vakası tehlikeyi gözler önüne serdi.
Yapay zekâya yöneltilen tehlikeli sorular, suçlarda algoritmaların rolünü tartışmaya açtı. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)
Sabah'tan Ali Rıza Akbulut'un haberine göre, Kastamonu Üniversitesi Yapay Zekâ Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, yaptığı açıklamada artık suç aletlerinin yanına algoritmaların da eklendiğini belirtti.
FİLTRELER AŞILIYOR
Sistemlerdeki yasaklı kelime filtrelerinin kurgusal sorularla kolayca aşılabildiğini belirten Prof. Dr. Kamer, "Bir polisiye roman yazıyorum" diyen kullanıcının niyetinin anlaşılamadığını ve suça hazırlık bilgisi verilebildiğini aktardı. Kamer, sistemin riski bütünsel hesaplayıp şüpheli hesapları anında kilitlemesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar, yapay zekâ sistemlerinde güvenlik filtreleri ve insan denetiminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
"İNSAN KONTROLÜ"
Olayların önüne geçilmesi için en kritik adım ise kademeli müdahale mekanizmasının kurulmasıdır. Yanlış alarm riskini önlemek adına sistem; tehlikeli soruları tespit ettiği anda yanıt vermeyi derhal kesmeli, durumu arkadaki uzman bir insana aktarmalı ve uzman incelemesinde gerçek bir tehlike görülürse emniyet güçlerine derhal bildirimde bulunmalıdır.
"ARAMA MOTORUYUZ..."
Sürecin en vahim noktasını ise dev şirketlerin sorumluluktan kaçan tutumu oluşturuyor. Teknoloji devlerinin "Biz sadece bir arama motoruyuz" diyerek işin içinden sıyrılma kolaycılığı, cinayetlerdeki paylarını gizlemeye yetmiyor.
Gerekli kademeli müdahale sistemlerini ve güvenlik katmanlarını kurmayan şirketlerin pasif araç rolü arkasına saklanması büyük bir sorumsuzluktur.
Eğer bir algoritma bir gence adım adım infaz rehberliği sunuyorsa, o teknoloji tarafsız bir araç olmaktan çıkmış; suça giden yola sessizce zemin hazırlayan ve felakete doğrudan ortaklık eden bir mekanizmaya dönüşmüştür. Şirketlerin bu "tarafsızlık" kalkanı kırılmalı, algoritmik sorumluluk hukuki zemine oturtulmalıdır.
İmamoğlu'ndan 4 günlük fiyasko savunma
Kadınlar ve gençler için istihdam hamlesi!