Bakan Memişoğlu açıkladı: Sigara satışında T.C. kimlik numarası şartı için kanun teklifi Meclis'e geliyor
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İzmir'in Urla ilçesindeki Karantina Adası'nda katıldığı televizyon programında Türkiye'nin sağlık alanındaki güncel gelişmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tütünle mücadele kapsamında hazırlanan düzenlemeye değinen Memişoğlu, sigara satışında kimlik ve T.C. kimlik numarası şartı getirileceğini belirterek, ilgili kanun teklifinin birkaç hafta içinde Meclis'e sunulacağını açıkladı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İzmir'in Urla ilçesindeki Karantina Adası'nda katıldığı televizyon programında tütünle mücadele çalışmalarından Türkiye'nin sağlık altyapısına, Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinden günümüze uzanan sağlık tarihine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Sigara satışında yaş doğrulaması yapılmasını sağlayacak bir sistem üzerinde çalıştıklarını belirten Memişoğlu, tütün ürünlerinin görünürlüğünü azaltmayı, sigara içilen ve içilmeyen alanları daha net biçimde belirlemeyi ve denetimleri güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.
SİGARA SATIŞINDA KİMLİK ŞARTI GELİYOR
Tütünle mücadelede yeni bir düzenleme hazırlığında olduklarını belirten Bakan Memişoğlu, sigara satışında kimlik ibrazı ve T.C. kimlik numarasıyla yaş doğrulaması yapılmasının planlandığını açıkladı. Mevcut mevzuatta 18 yaşından küçüklere tütün ürünü satışı yasaklanırken, yeni düzenlemeyle bu yasağın uygulanmasının daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor.
Memişoğlu, hazırlanan çalışmanın yalnızca satışla sınırlı olmadığını, sigaranın toplum içindeki görünürlüğünün azaltılmasının da amaçlandığını belirtti.
"Esas kanunumuzun hazırlığındaki en temel husus sigaranın görünürlüğü ve doğal, ya bu doğal mı normal bir şeymiş algısını ortadan kaldırmak."
Sigara içmeyenlerin de korunması gerektiğini vurgulayan Memişoğlu, kapalı alanlardaki uygulamaların netleştirileceğini, kafe ve restoranlarda sigara içilen ve içilmeyen bölümlerin daha belirgin hale getirileceğini ifade etti.
KANUN TEKLİFİ BİRKAÇ HAFTA İÇİNDE MECLİS'E SUNULACAK
Yeni düzenlemenin hem tütün ürünlerini satan işletmeleri hem de kullanıcıları kapsayacağını belirten Memişoğlu, amaçlarının yalnızca ceza ve yasaklarla mücadele etmek olmadığını söyledi. Sigaranın sıradan ve doğal bir alışkanlık olarak algılanmasının önüne geçmek istediklerini ifade eden Memişoğlu, gönüllü bırakma sürecini destekleyecek adımlar atılacağını kaydetti.
Memişoğlu, "Hem esnafımızın, hem kullanıcının da mağdur olmayacağı bir düzenleme yapıyoruz. İnşallah iyi olacak. Hazırlık içindeyiz, işte şu anda herhalde birkaç hafta içinde meclise sunacağız." ifadelerini kullandı.
"TÜTÜN ÜRÜNLERİ ÖLÜMLERİN YÜZDE 60'INA SEBEP OLUYOR"
Tütün kullanımının sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çeken Memişoğlu, sigaranın akciğer ve gırtlak kanseri başta olmak üzere birçok hastalıkla ilişkili olduğunu belirtti. Sigaranın nefes darlığına, dişlerin sararmasına, cilt sağlığının bozulmasına ve yaşam kalitesinin düşmesine yol açtığını ifade eden Memişoğlu, tütün kullanımının kalp krizi ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarının başlıca risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi.
Memişoğlu, tütün kullanımının Türkiye'deki ölümlerin yaklaşık yüzde 60'ıyla ilişkili hastalıkların temel nedenleri arasında bulunduğunu dile getirdi.
Türkiye'de her üç kişiden birinin tütün kullandığını belirten Memişoğlu, sigara kullanımının özellikle gençler ve kadınlar arasında yeniden artış eğilimine girdiğini ifade etti. Geçmişte yürütülen Dumansız Türkiye çalışmalarıyla önemli sonuçlar elde edildiğini kaydeden Memişoğlu, son dönemde bu alandaki mücadelenin daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"İNSANIMIZ SİGARAYI BIRAKMAK İSTİYOR"
Türkiye'de sigarayı bırakmak isteyenlerin önemli bir kesim oluşturduğunu belirten Memişoğlu, Yeşilay tarafından yapılan bir çalışmaya atıfta bulunarak toplumun yüzde 80'inin sigarayı bırakmak istediğini söyledi.
Geçen yıl Türkiye'de 160 milyar adet sigara satıldığını belirten Memişoğlu, bunun yaklaşık 8 milyar pakete karşılık geldiğini ifade etti. Sigara sektörünün ekonomik büyüklüğüne de değinen Bakan, tütün kullanımının yalnızca ekonomik değil, toplum sağlığı açısından da ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Memişoğlu, "Biz de bu konuda esasında bunun görünürlüğünü azaltıp, insanları ceza ve yasakla değil, daha çok gönüllü olarak bırakması için de görünürlüğü azaltmak. Bunun doğal bir şey olmadığını göstermek istiyoruz." dedi.
1700'DEN FAZLA SİGARA BIRAKMA POLİKLİNİĞİ HİZMET VERİYOR
Sağlık Bakanlığı olarak sigarayı bırakmak isteyenlere çeşitli destekler sunduklarını belirten Memişoğlu, sigara bırakmaya yardımcı ilaçların ücretsiz verildiğini söyledi.
Türkiye genelinde 1700'ün üzerinde sigara bırakma polikliniğinin bulunduğunu aktaran Memişoğlu, mobil sigara bırakma polikliniklerinin de hizmet verdiğini kaydetti. Ayrıca 171 numaralı danışma hattı üzerinden sigarayı bırakmak isteyenlere bilgi ve yönlendirme desteği sunulduğunu belirtti.
Tütünle mücadelenin yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Memişoğlu, toplumdaki farkındalığın artırılması ve sigarayı bırakma iradesinin desteklenmesinin de önemli olduğunu ifade etti.
"ELEKTRONİK SİGARA 3 KAT DAHA ZARARLI"
Elektronik sigara ve farklı tütün ürünü türlerinin zararsız olduğu yönündeki algıya karşı uyarıda bulunan Memişoğlu, bu ürünlerin de ciddi sağlık riskleri taşıdığını söyledi.
Memişoğlu, "Bu elektronik sigaralar çıktı, işte çeşitli sigara tipleri çıktı. Ya bunlarda bir şey yok, işte bunlar kokmuyor, işte şu oluyor, bu oluyor, halbuki daha zararlı, üç kat daha zararlılar." ifadelerini kullandı.
Tütün ürünlerinin görünürlüğünün azaltılması ve cezai yaptırımların daha açık hale getirilmesinin hazırlanan düzenlemenin temel başlıkları arasında bulunduğunu belirten Memişoğlu, toplumun sigaranın zararları konusunda bilinçlendirilmesinin önemini vurguladı.
URLA KARANTİNA ADASI'NIN OSMANLI'DAN GÜNÜMÜZE UZANAN TARİHİ
Konuşmasının başında Urla Karantina Adası'nın tarihine değinen Memişoğlu, adanın Osmanlı döneminde salgın hastalıklarla mücadelede önemli bir işlev üstlendiğini anlattı.
Salgınların dünyayı etkilediği dönemde gemilerle Anadolu'ya ve İstanbul'a gelen yolcuların burada karantinaya alındığını belirten Memişoğlu, yolcuların giysilerinin ve bedenlerinin temizlenmesiyle hastalıkların yayılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığını söyledi.
Adanın inşaatının 1840'ta başladığını, asıl işlevini ise 1865'te kazandığını aktaran Memişoğlu, burada 16 binanın inşa edildiğini ve dönemin imkânlarıyla yıkama ve sterilizasyon alanlarının oluşturulduğunu kaydetti.
"ŞİFAYA VE İYİLİĞE ODAKLANMIŞ BİR MEDENİYETİZ"
Karantina Adası'nın geçmişte sağlık hizmetleri için de kullanıldığını belirten Memişoğlu, 2014 yılına kadar burada sağlık hizmeti verildiğini ve Urla Devlet Hastanesi'nin bir ek binasının bulunduğunu ifade etti.
Adada 2018'de restorasyon çalışmalarına başlandığını belirten Memişoğlu, tarihi mirasın bugün eğitim, tatbikat ve müzecilik faaliyetleriyle yaşatıldığını söyledi. Alanın Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tatbikatlarına ev sahipliği yaptığını, uluslararası acil sağlık hizmetleri simülasyon merkezi olarak da kullanıldığını aktardı.
Türk medeniyetinin sağlık anlayışının insanlara şifa sunmak ve iyiliği esas almak üzerine kurulduğunu vurgulayan Memişoğlu, geçmişte oluşturulan sağlık kurumlarının bu anlayışın önemli örnekleri olduğunu dile getirdi.
"BİZİM MEDENİYETİMİZ MODERN TIBBIN TEMELİNİ OLUŞTURMUŞTUR"
Selçuklu dönemindeki sağlık kurumlarına da değinen Memişoğlu, II. Kılıç Arslan'ın kızı Gevher Nesibe'nin 1204 yılında verem nedeniyle hayatını kaybettiğini, onun adına 1206'da bir şifahane kurulduğunu anlattı.
Bu kurumların tedavi hizmetlerinin yanı sıra tıp eğitimi açısından da önem taşıdığını belirten Memişoğlu, geçmişte ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde müzik ve su sesinden yararlanıldığını ifade etti.
Memişoğlu, "Hep diyoruz ya modern tıp işte Batı'dan geldi. Esasına baktığınız zaman bizim medeniyetimiz modern tıbbın temelini oluşturmuştur." dedi.
Osmanlı dönemindeki sağlık kurumlarına da işaret eden Memişoğlu, Edirne'deki şifahanelerin ve II. Bayezid döneminde kurulan sağlık yapılarının uzun yıllar hizmet verdiğini belirtti. Türkiye'nin sağlık alanındaki tarihsel birikiminin modern sağlık altyapısıyla sürdürüldüğünü ifade etti.
"ULAŞILABİLİR EN SON TEKNOLOJİYLE HER TÜRLÜ HİZMETİ YAPABİLİYORUZ"
Türkiye'nin günümüzde sağlık hizmetlerine erişim ve teknolojik altyapı bakımından önemli imkânlara sahip olduğunu belirten Memişoğlu, şehir hastanelerinin bu alandaki yatırımların önemli örnekleri arasında yer aldığını söyledi.
Memişoğlu, "Türkiye şu anda sağlık hizmetinde dünyanın en iyi sağlık hizmetlerinden birisini sunuyor. Ulaşılabilir, ücretsiz ve en son teknolojiyle her türlü hizmeti yapabiliyoruz." ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanlığı'nın temel amacının insanların sağlıklı kalmasını sağlamak ve hastalıkların önüne geçmek olduğunu vurgulayan Memişoğlu, hastalık durumunda da vatandaşlara erişilebilir ve nitelikli tedavi hizmeti sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Tütün kullanımını toplum sağlığını tehdit eden temel risklerden biri olarak tanımlayan Memişoğlu, sigarayı bırakmak isteyenlerin desteklenmesi ve sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaştırılması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.