Kırşehir ve Samsun'da 20 ve 13 yıllık cinayet dosyaları yeniden açıldı: Gizli tanık, çelişkili ifadeler ve 4 tutuklama!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kırşehir'de 20 yıl önce kaybolan Rıza Güzel ile Samsun'da 13 yıl önce öldürülen Arif Yılmaz'a ilişkin faili meçhul dosyaların aydınlatıldığını açıkladı. Gürlek, bugüne kadar 60 dosyada 67 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olayların çözüme kavuşturulduğunu bildirdi. Kırşehir'de kayıp olarak aranan Rıza Güzel'in öldürülmüş olabileceğine ilişkin delillere ulaşılırken, Samsun'da Arif Yılmaz cinayetinde gizli tanık beyanları ve yeniden incelenen teknik kayıtlar soruşturmanın seyrini değiştirdi. İki ayrı soruşturma kapsamında toplam 4 şüpheli tutuklandı. Takvim dosyaların detaylarına ulaştı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Kırşehir ve Samsun'da 20 ve 13 yıllık cinayet dosyaları yeniden açıldı: Gizli tanık, çelişkili ifadeler ve 4 tutuklama!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yıllardır faili belirlenemeyen cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Kırşehir ve Samsun'daki iki dosyada önemli gelişmeler yaşandığını duyurdu.

Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "20 ve 13 yıllık iki faili meçhul cinayeti daha aydınlattık: 60 dosyada 67 cinayeti faili meçhul olmaktan çıkardık!" ifadelerini kullandı.

Video Oynatma İkonu Bakan Gürlek: İki faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek (Foto: AA)Adalet Bakanı Akın Gürlek (Foto: AA)

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde suç ve suçluyla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Gürlek, hiçbir faili meçhul dosyanın karanlıkta kalmaması, suçların cezasız bırakılmaması ve mağdur ailelerin adalet beklentilerinin karşılanması için çalışmaların devam ettiğini vurguladı.

Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimlerince yürütülen çalışmalar sonucunda iki cinayetin daha aydınlatıldığını belirterek, bugüne kadar 67 maktul ve 7 yaralıya ilişkin 60 dosyanın çözüme kavuşturulduğunu açıkladı.

Takvim Kırşehir ve Samsun'daki dosyların detaylarına ulaştı.

20 YILLIK KAYIP DOSYASINDA CİNAYET ŞÜPHESİ
Kırşehir'in Akpınar ilçesine bağlı Köşker köyünde yaşayan, 1955 doğumlu Rıza Güzel hakkında ailesi tarafından 5 Şubat 2006'da kayıp başvurusunda bulunuldu.

Aradan geçen yıllarda Güzel'e ulaşılamaması üzerine Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesi, 3 Şubat 2015 tarihinde, 2014/369 esas ve 2015/37 karar sayılı dosya kapsamında Güzel hakkında gaiplik kararı verdi.

Ancak yıllar sonra dosyanın yeniden incelenmesiyle Güzel'in kaybolduğuna ilişkin anlatımların gerçeği yansıtmadığı yönünde bulgulara ulaşıldı. Bunun üzerine Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kasten öldürme suçundan soruşturma başlatıldı.

AİLE BİREYLERİNİN ÇELİŞKİLİ İFADELERİ DİKKAT ÇEKTİ
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24 Nisan 2026'da Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından Rıza Güzel dosyası da yeniden değerlendirildi.

Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ve JASAT ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, Güzel'in kaybolmadan önceki yaşamı ve aile ilişkileri araştırıldı.

Yapılan incelemelerde Güzel'in kaybolduğu bildirilen tarihte köyden ayrılmadığı, sürekli bir işte çalışmadığı, köyde ikamet ettiği, korsan taksicilik yaptığı ve günlük alkol kullandığı belirlendi. Aile içerisinde sürekli tartışmalar yaşandığına ilişkin tespitler de soruşturma dosyasına girdi.

Aile bireylerinin kayıp olayına yönelik ilgisiz tutumları ve ifadelerindeki çelişkiler üzerine soruşturma bu kişiler üzerinde yoğunlaştırıldı.

5 ŞÜPHELİ ÜÇ AY BOYUNCA DİNLENDİ
Soruşturma kapsamında aile üyelerinden 5 şüpheli hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi uyarınca iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararı verildi.

İlk etapta iki ay, ardından bir ay uzatmayla toplam üç ay boyunca şüphelilerin iletişimleri takip edildi.

Ayrıca dört ayrı il ile çevre ilçe ve köylerde 11 kişinin tanık sıfatıyla ifadesi alındı. Güzel'in bulunabileceği ihtimali üzerinde durularak farklı illerdeki hastane kayıtları incelendi.

Soruşturma ekipleri, kaybolduğu iddia edilen tarihlere ait uydu ve hava fotoğraflarını ilgili kurumlardan talep ederken şehirlerarası otobüs terminalleri ve otobüs seferlerine ilişkin kontroller de gerçekleştirdi.

Elde edilen iletişim kayıtları, tanık beyanları ve saha araştırmaları birlikte değerlendirilerek Güzel'in kasten öldürülmüş olabileceği yönündeki şüpheyi destekleyen delillere ulaşıldı.

ÜÇ İLDE 6 ADRESE OPERASYON: ANNE VE 6 ÇOCUĞU GÖZALTINA ALINDI
Soruşturma kapsamında 6 Ekim 2026'da üç ilde belirlenen altı ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda Rıza Güzel'in aile üyelerinden anne ve altı çocuk olmak üzere toplam yedi şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüphelilerin kimlikleri Zeliha Güzel, Levent Güzel, Bülent Güzel, Züleyha Şahin, Bilge Şahin, Muhammed Güzel ve Canan Güzel olarak açıklandı.

Köyde arama çalışması gerçekleştirildiKöyde arama çalışması gerçekleştirildi

ARAZİDE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
Şüphelilerin itirafları ve yer göstermeleri üzerine Köşker köyünün arazi kesiminde arama gerçekleştirildi. Çalışmalarda Rıza Güzel'e ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları bulundu.

Kırşehir ve Samsun'da 20 ve 13 yıllık cinayet dosyaları yeniden açıldı: Gizli tanık, çelişkili ifadeler ve 4 tutuklama!-3

İKİ ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Gözaltına alınan yedi şüpheli hakkında yürütülen adli işlemler sonucunda Levent Güzel ve Bülent Güzel tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Mahkeme, iki şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.

Adli kontrol talebiyle sevk edilen Zeliha Güzel hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken diğer dört şüpheli Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Böylece 2006 yılında kayıp başvurusuyla başlayan ve 2015 yılında gaiplik kararı verilen Rıza Güzel dosyasında, 20 yıl sonra kasten öldürme şüphesi kapsamında iki kişi tutuklanmış oldu.

Kazı çalışmalarında kemik parçaları bulunduKazı çalışmalarında kemik parçaları bulundu

SAMSUN'DAKİ 13 YILLIK CİNAYET DOSYASI YENİDEN AÇILDI
Adalet Bakanı Gürlek'in aydınlatıldığını duyurduğu ikinci dosya ise Samsun'un Çarşamba ilçesinde 1 Haziran 2013 tarihinde öldürülen Arif Yılmaz'a ilişkin.

Çarşamba ilçesine bağlı Beyyenice Mahallesi sınırları içerisinde Arif Yılmaz'ın ateşli silahla vurulmuş halde ölü bulunmasının ardından Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.

Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında yıllar boyunca çeşitli araştırmalar yürütülmesine rağmen cinayet aydınlatılamadı.

Dosyanın yeniden ele alınması üzerine Çarşamba İlçe Jandarma Komutanlığı, Asayiş Şube Müdürlüğü, JASAT ve Kriminal Şube Müdürlüğü personelinden oluşan ekip, mevcut delilleri günümüz teknolojik imkânlarıyla yeniden incelemeye başladı.

OTOPSİ RAPORUNDA 7 ATEŞLİ SİLAH YARASI TESPİT EDİLDİ
Arif Yılmaz'ın ölümünün ardından 2 Haziran 2013 tarihinde Trabzon Adli Tıp Kurumunda gerçekleştirilen otopsinin sonuçları da yeniden değerlendirildi.

Otopsi raporunda Yılmaz'ın ateşli silah yaralanmasına bağlı yüz kemik kırıkları, iç organ harabiyeti ve iç kanama sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.

Raporda, ceset üzerinde yedi ateşli silah yarası bulunduğu, bunlardan üçünün giriş, üçünün çıkış yarası olduğu, birinin ise vücuttan çıkan ateşli silah ürününün yeniden vücuda girmesi sonucu oluştuğunun değerlendirildiği kaydedildi.

30 KİŞİ DİNLENMİŞ ANCAK SONUÇ ALINAMAMIŞTI
Cinayetin işlendiği tarihten itibaren yürütülen soruşturmada maktul ve şüphelilerin geçmişe dönük HTS kayıtları incelendi.

Farklı tarihlerde şüpheli olduğu değerlendirilen 30 kişi hakkında CMK'nin 135. maddesi kapsamında iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tedbirleri uygulandı. Ancak bu çalışmalar sonucunda cinayeti aydınlatabilecek yeterli delile ulaşılamadı.

Gelişen teknolojik imkanlardan yararlanılması amacıyla Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde dosyaya bilirkişi atandı.

Daha önce haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen 26 kişi ile geçmiş ifadelerindeki çelişkiler nedeniyle şüpheli olarak değerlendirilen iki kişi olmak üzere toplam 28 kişinin iletişim verileri yeniden karşılaştırıldı.

Özellikle cinayetin işlendiği gün ve hemen sonrasında yoğunlaşan telefon görüşmeleri ile daha önce alınan ifadelerdeki çelişkiler üzerinde duruldu.

107 İFADE YENİDEN İNCELENDİ
Haziran 2026'da gerçekleştirilen daraltılmış baz çalışmaları kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, istihbari bilgiler ve HTS kayıtları yeniden analiz edildi.

Soruşturma dosyasında bulunan 107 ifade ayrıntılı şekilde incelendi.

Yapılan değerlendirmelerde Ceyhun Şahin, Hava Erdoğan, Mustafa İnce, Şahin Özdemir, Hayrettin Turan, Sertan Yılmaz, Mehmet Karayaka ve Nesrin Yılmaz'ın cinayetin işlenişi hakkında bilgi sahibi olabilecekleri ya da olaya doğrudan karışmış olabilecekleri üzerinde duruldu.

Soruşturma kapsamında sekiz kişinin geçmiş ifadeleri ve olay günü bulundukları yerler yeniden araştırıldı.

Maktulü ilk bulan kişi olan Sertan Yılmaz'ın eşi Nesrin Yılmaz ile Arif Yılmaz arasında SMS iletişimi bulunduğu, Sertan ve Nesrin Yılmaz'ın geçmiş ifadelerinde çelişkiler tespit edildiği belirtildi.

Ceyhun Şahin ve Hava Erdoğan'ın olay günü cinayetin işlendiği bölgeye yakın konumda bulundukları, silah seslerini duydukları ve önceki ifadelerinde çelişkiler olduğu değerlendirildi.

Mehmet Karayaka'nın da olay yerine yakın olduğu, silah seslerini duyduğu ve çelişkili ifadeler verdiği belirlendi.

Hayrettin Turan'ın ise olay günü bölgede salep topladığını söylediği, ancak soruşturma kapsamında mevsim şartlarının salep toplamaya elverişli olmadığı değerlendirmesine ulaşıldı.

Mustafa İnce ve Şahin Özdemir'in de yapılan baz çalışmalarına göre olay yerinde sinyal verdikleri değerlendirildi.

İKİ ŞÜPHELİ İKİ AY DİNLENDİ
Daha önce diğer şüpheliler hakkında iletişimin dinlenmesi tedbirleri uygulandığından, bu aşamada yalnızca Mustafa İnce ve Şahin Özdemir hakkında yeni dinleme kararı alındı.

İki şüphelinin iletişimleri 6 Temmuz-6 Eylül 2026 tarihleri arasında takip edildi. Ancak bu süreçte suçla bağlantılı bir görüşme veya yeni delil elde edilemedi.

Soruşturma kapsamında isimleri belirlenen sekiz şüpheliden yedisi 17 Eylül 2026 tarihinde yakalanarak Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığında hazır edildi.

İfade işlemlerinin tamamlanmasının ardından yedi kişi serbest bırakılırken adresinde bulunamayan Ceyhun Şahin hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

CİNAYET DOSYASINDA UYUŞTURUCU VE HUSUMET AYRINTISI
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında cinayetle bağlantılı olabilecekleri değerlendirilen Murat Atasoy ve Turan Zengin üzerinde yoğunlaşıldı.

Dosyada, iki şüphelinin daha önce uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretiyle ilgili işlem gördükleri ve kenevir ekimi yaptıkları bilgisine yer verildi.

Arif Yılmaz'ın ise uyuşturucu ve kenevir faaliyetlerine karşı olduğu belirtildi.

Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre Turan Zengin'in, Yılmaz'ın ölümünden kısa süre önce Beyyenice Mahallesi Muhtarı Necat Şahin'e giderek ağaç kesimini gerekçe gösterip Arif Yılmaz'ı vuracağını söylediği ileri sürüldü.

Murat Atasoy ile Arif Yılmaz arasında da geçmişe dayanan bir husumet bulunduğu değerlendirildi.

Dosyada, Atasoy'un Yılmaz'ın amcası Fedai Yılmaz'a küfrettiği ve geceleri evlerini izlediği, bunun üzerine Arif Yılmaz ile Atasoy'un köy meydanında tartıştıkları ve Yılmaz'ın Atasoy'a tokat attığı bilgileri yer aldı.

Söz konusu tartışmanın çevredeki kişiler tarafından da bilindiği, iki kişi arasında bu olaydan veya başka nedenlerden kaynaklanan husumet bulunduğu belirtildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kırşehir'de 20 yıldır, Samsun'da ise 13 yıldır aydınlatılmayı bekleyen 2 faili meçhul dosyayı aydınlattıklarını duyurdu.Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kırşehir'de 20 yıldır, Samsun'da ise 13 yıldır aydınlatılmayı bekleyen 2 faili meçhul dosyayı aydınlattıklarını duyurdu.

GİZLİ TANIKTAN CİNAYET İTİRAFI İDDİASI
Soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri, 2015 yılında alınan gizli tanık ifadesi oldu.

Gizli tanık, Murat Atasoy ve Turan Zengin ile cinayetin işlendiği bölgeye doğru alkol içmeye gittikleri sırada yaşanan konuşmaları anlattı.

Tanık beyanına göre, cinayetin işlendiği bölgeye yaklaştıklarında Murat Atasoy'a hitaben "Buralarda durmayalım burada cinayet işlenmiş" dedi.

Bunun üzerine Atasoy'un, "Korkulacak bir şey yok rahat ol o şerefsizi ben öldürdüm zaten" şeklinde karşılık verdiği ileri sürüldü.

Gizli tanık, aynı konuşma sırasında Turan Zengin'in de cinayette kullanılan silahı kendisinin verdiğini söylediğini iddia etti.

Bu anlatımlar, soruşturma kapsamında yeniden değerlendirilen deliller arasında yer aldı.

"SİZİ DE ARİF YILMAZ GİBİ VURUP ÖLDÜRECEĞİM"
Soruşturma dosyasına, Murat Atasoy'un cinayetten sonraki yıllarda farklı kişilere yönelik tehditlerde bulunduğu iddiaları da girdi.

Dosyadaki bilgilere göre Atasoy'un, 17 Nisan 2023 tarihinde komşuları Musa Erdoğan ve Bayram Erdoğan'a, kendilerini Arif Yılmaz gibi vurup öldüreceğini ve kimsenin kendisini bulamayacağını söylediği öne sürüldü.

Atasoy'un 21 Mayıs 2024 tarihinde ise Mustafa Enlioğlu, Selahattin Ekici ve Doğan Bektaş ile alkol aldığı sırada benzer ifadeler kullandığı belirtildi.

Şüphelinin bu kişilere de kendilerini Arif Yılmaz gibi öldüreceğini ve yakalanmayacağını söylediği iddiası soruşturma dosyasına yansıdı.

Beyyenice Mahallesi Muhtarı Necat Şahin'in de Atasoy'un arkadaş ortamında Arif Yılmaz'ı vurduğunu söylediğini, ancak bu sözleri alkollü olduğu zamanlarda dile getirdiğini doğruladığı kaydedildi.

ŞÜPHELİNİN OLAY GÜNÜNE İLİŞKİN İFADESİ ÇELİŞTİ
Soruşturma kapsamında Murat Atasoy'un cinayetin işlendiği gün nerede bulunduğuna ilişkin ifadeleri de araştırıldı.

Atasoy, olay günü ve saatinde evde olduğunu beyan etti.

Ancak eski eşi Hava Uysal ve annesi Fikriye Atasoy'un ifadelerinde, şüphelinin söz konusu saatlerde dışarıda olduğu yönünde bilgi verdikleri belirtildi.

Bu durum, Atasoy'un olay günü bulunduğu yere ilişkin anlatımında çelişki bulunduğu şeklinde değerlendirildi.

Dosyada ayrıca Murat Atasoy'un eşi Hava Atasoy ile Haziran 2026'da boşandığı, olay tarihinde ise aralarında herhangi bir sorun bulunmadığının anlaşıldığı bilgisine yer verildi.

GİZLİ TANIĞIN ANLATIMI BAZ KAYITLARIYLA KARŞILAŞTIRILDI
Soruşturma ekipleri, gizli tanığın 2015 yılının Kasım ayında şüphelilerle birlikte cinayetin işlendiği bölgeye gittikleri ve şüphelilerin kendisine Arif Yılmaz'ı nasıl öldürdüklerini anlattıkları yönündeki beyanını da teknik incelemeye aldı.

Bu kapsamda HTS kayıtları talep edildi ve baz istasyonu verilerinin karşılaştırılması için bilirkişi görevlendirildi.

Yapılan incelemede, gizli tanık ile şüphelilerin ifadede belirtilen tarihte aynı bölgede, birbirlerine yakın konumlarda sinyal verdikleri tespit edildi.

Ayrıca bu tarihten bir gün sonra Murat Atasoy'un gizli tanığın iş yerine giderek kendisini tehdit ettiği iddiasıyla uyumlu baz hareketlerinin bulunduğu belirlendi.

Bu teknik bulgular, gizli tanığın anlatımlarıyla birlikte soruşturma kapsamında değerlendirildi.

MURAT ATASOY VE TURAN ZENGİN TUTUKLANDI
Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen yeni tanık beyanları, HTS kayıtları, bilirkişi incelemeleri ve diğer deliller doğrultusunda Murat Atasoy ile Turan Zengin hakkında işlem yapıldı.

İki şüpheli, 8 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.

Kırşehir ve Samsun'da 20 ve 13 yıllık cinayet dosyaları yeniden açıldı: Gizli tanık, çelişkili ifadeler ve 4 tutuklama!-5

Adli işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen Murat Atasoy ve Turan Zengin, 9 Ekim 2026 tarihinde tutuklandı.

Böylece Arif Yılmaz'ın 1 Haziran 2013'te ateşli silahla öldürülmesine ilişkin 13 yıllık faili meçhul soruşturmasında iki şüpheli tutuklanmış oldu.

BAKAN GÜRLEK: ADALETİN İZİNİ SÜRMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, iki dosyanın aydınlatılmasında görev alan adli makamlar ve kolluk birimlerine teşekkür etti.

Gürlek, açıklamasında Çarşamba ve Kırşehir Cumhuriyet başsavcılıkları ile Samsun ve Kırşehir il jandarma komutanlıklarının çalışmalarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Bu dosyaların aydınlatılmasında büyük bir özveriyle görev yapan Çarşamba ve Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Samsun ve Kırşehir İl Jandarma Komutanlıklarımıza ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum."

Faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Gürlek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Adaletin izini sürmekten, yıllardır cevapsız kalan soruları aydınlatmaktan ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için çalışmaktan vazgeçmeyeceğiz."

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Meryem Kartal
Meryem Kartal Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler