Cevdet Yılmaz'dan TBMM'de fon bilgilendirmesi: Hazine kaynağı kullanılmayacak... "Hak yiyenleri savunmayacağız"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Meclis Genel Kurulunda fon soruşturması süreciyle ilgili milletvekillerine bilgi verdi. Başkan Erdoğan'ın verdiği talimatı anımsatan Yılmaz, "Sorumluluğu olan hesap verecek! Hak yiyenleri savunmayacağız" dedi. Öte yandan fon krizinde hazine kaynağı kullanılmayacak. Tasfiye edilen fonların kaynağı kullanılacak. Cevdet Yılmaz, önceliğin küçük yatırımcılara verileceğini bildirdi.
Kamuoyunun gündemindeki fon soruşturmasında gözler Meclis'e çevrildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulunda kürsüye çıkarak sürdürülen fon soruşturmasına ilişkin milletvekillerini ve kamuoyunu bilgilendirdi.

Yılmaz'ın açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde:
Sayın Meclis Başkan Vekilim, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kıymetli üyeleri, ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarımız; sizleri şahsım ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 59. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fon piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin yüce meclisimizi ve aziz milletimizi bilgilendirmek üzere söz almış bulunmaktayım.
Sorunlu fonlara yönelik alınan idari ve adli tedbirlere ve bu fonların tasfiye süreçlerine ilişkin yapılan çalışmalara girmeden önce önemli bulduğum birkaç hususun altını çizmek isterim.
Öncelikle ekonomimizin temellerinin sağlam olduğunu, makroekonomik görünümümüze ilişkin bir sorunun olmadığını ifade etmek isterim. Deprem harcamalarına rağmen bütçe açığımızın milli gelire oranı %3 civarında. Bölgemizde yaşanan savaş ve bunun petrol fiyatları başta olmak üzere olumsuz etkilerine rağmen cari açığın milli gelire oranı %2.6 seviyelerinde.
Merkez Bankamızın rezervleri dış şoklara karşı emniyet sağlarken, bankacılık sistemimiz yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla son derece güvenilir bir yapıda.
FİNANS PİYASALARIMIZDA SİSTEMİK BİR RİSK SÖZ KONUSU DEĞİL
Birazdan detaylarına gireceğim sorunlu fonların sermaye piyasamızın genel resmini temsil etmediğini de önemle vurgulamak isterim. Çok net bir şekilde ifade etmek isterim ki, finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir. Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır. Sorunlu fonların tasfiyesi sermaye piyasalarımızı zayıflatmayacak, bilakis potansiyel risklerden kurtulan sermaye piyasalarımız yoluna çok daha güçlü bir şekilde devam edecektir.
Yanlışların üzerine kararlılıkla gidilirken, çok yönlü tedbirlerle sermaye piyasalarımızı desteklemeye devam edeceğiz. Sermaye piyasalarımızın geneliyle ve yaşanan sorunlarla ilgili hiçbir sorumluluğu olmayan finansal kurumlar ve araçlarla ilgili olarak iktidarı ve muhalefeti ile tüm kesimlerin hassasiyet taşıdığına inanıyorum.
OLDUĞUNDAN DAHA BÜYÜK VEYA OLDUĞUNDAN DAHA KÜÇÜK BİR ANLAM İFADE ETMEYELİM
Sizler aracılığıyla medya ve sosyal medyada soruna yaklaşım biçimi konusunda da kısa bir değerlendirme yapmak isterim. Lütfen bu soruna olduğundan daha büyük veya olduğundan daha küçük bir anlam ifade etmeyelim. Gerçekçi olalım ve sağlıklı bilgilere dayalı yorumlar yapalım. Aksi takdirde yaşanan sorunlarla hiçbir bağı olmayan, işini düzgün yapan fonlara ve yatırımcılara zarar veririz.
Vücuda girmiş hastalıklı unsurları tedavi ederken ve tasfiye ederken vücudun kendisine zarar vermeyelim. Dolaylı olarak bu gelişmelerden etkilenen şirketlere ve milyonlarca yatırımcıya karşı bunun ortak sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum.
Bilinmesini isterim ki Türkiye, kalkınma sürecimizin asli bir unsuru olan sermaye piyasalarını büyütme ve derinleştirme hedefinden asla geri adım atmayacaktır. Tasarrufların üretime ve yatırıma yönelmesini sağlayan, yatırımcısına güven veren ve finansman imkanlarını çeşitlendiren daha güçlü bir sermaye piyasası yapısı için çalışmalarımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.
Bu süreçte vatandaşlarımızın haklarını koruyacak, piyasanın güven içinde işlemesini sağlayacak ve gerekli düzenlemeleri gecikmeksizin hayata geçireceğiz.
Yaşanan sorunları giderirken sermaye piyasalarımızın daha sağlıklı ve güçlü bir yapıda yoluna devam etmesini temin edeceğiz.
Değerli milletvekilleri, sorunlu fonlarla ilgili olarak kamunun ve yatırımcıların haklarının korunması, sorumluluğu bulunanların tespit edilmesi ve piyasanın sağlıklı işleyişinin sürdürülmesi amacıyla gerekli çalışmaları ilk günden itibaren başlattık.
KİM OLURSA OLSUN BUNUN SONUÇLARINA KATLANACAK
Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net belirttiği üzere yaşanan bu süreçte sorumluluğu olan, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayan her kim olursa olsun hukuk kuralları çerçevesinde bunun hesabını verecektir. Hukuk dışı eylemlerde bulunan kim olursa olsun bunun sonuçlarına katlanacaktır.
Sermaye piyasalarımızda yaşanan sorunun her bir detayı ilk andan itibaren yetkili, adli ve idari kurumlarımız tarafından titizlikle takip edilmekte, somut tedbirler alınmakta ve gerekli adımlar atılmaktadır.
Temel yaklaşımımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır' ifadesidir. Bu çerçevede her türlü yanlış, hukuka aykırı işlem, istismar ve usulsüzlükle mücadele verilmektedir ve verilmeye devam edilecektir.
Bizler hak yiyenleri savunma yoluna asla girmeyeceğiz. Etkin bir idari ve adli süreç içinde gereğini yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Aceleci ve yeterli bilgiye dayanmayan bir yaklaşımla da hiç kimseyi haksız yere töhmet altında tutmayacağız.
131 FON, TOPLAM FON SAYISININ YÜZDE 4.6'SI
Tasfiye halindeki 131 fon toplam fon sayısının %4,6'sını, toplam portföy değerinin ise %7,7'sini oluşturmaktadır. Diğer bir ifadeyle sorun, fon piyasasının sınırlı bir alanında yaşanmıştır.
Türkiye'nin finansal sistemi güçlüdür. Sermaye piyasalarımız gelişimini sürdürmektedir ve bu alandaki temel politikamızda herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Bununla beraber sorunun sınırlı bir alanda ortaya çıkması meselelerin önemini azaltmamaktadır.
Vatandaşlarımızın tasarruflarını etkileyen, piyasaya güveninizi zedeleyen veya haksız kazanca yol açan işlemlerin üzerine hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla gidilmektedir.
Bir taraftan yaşanan sorundan olumsuz etkilenenlerin haklarına yönelik adımlar atılırken, diğer taraftan benzer sorunların tekrar yaşanmaması için gerekli idari ve hukuki tedbirler değerlendirilmektedir.
Altını çizmek istediğim diğer bir temel husus, bu süreçte oluşan özel zararlar için hazine kaynağının kullanılmayacağıdır. Risk düzeyi yüksek serbest fonlar başta olmak üzere fon piyasalarında bankacılık sistemimizdeki devlet garantisi söz konusu değildir.
Serbest fonlara giren herkes profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı talep formu sözleşmesini imzalar. En az 10 milyon lira finansal varlık ile sisteme girilir. Yüksek kazanç beklentisi ile orantılı yüksek kayıp riskini de göze alır.
Tasfiye sürecinde her bir fon bazında yatırımcıların haklarını ilgili fonun kaynakları ile karşılamak esastır. Tasfiye sürecinde öncelikli olarak fonların halihazırda kendi ukdelerinde bulunan kaynaklar kullanılacaktır. Ayrıca fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynaklar ile sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek kaynaklar kullanılacaktır.
FON KOORDİNASYON KURULU YOĞUN MESAİ HARCIYOR
Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından oluşturulan ve başkanlığını yaptığım Fon Koordinasyon Kurulu yoğun bir mesai harcamaktadır. Yol haritamız ve temel ilkelerimiz belirlenmiştir. Eş güdüm içinde ilgili her bir kurumumuz kendi yetki alanında somut adımlar atmaya başlamıştır.
Şu hususun da altını özenle çizmek isterim: Bahse konu kurumların büyük bir kısmı bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerdir. Kanunlar çerçevesinde kendilerine verilmiş yetkileri kullanmaktadırlar ve kendi kararlarını almaktadırlar. Her biri aldığı kararı usulünce kamuoyu ile de paylaşmaktadır.
Fon Koordinasyon Kurulu, genel eş güdümü sağlamakta, kurumlar arası ortak çalışmaları hızlandırmakta ve ilkesel yaklaşımları ortak akılla tespit etmektedir. Ayrıca kurulumuz, kanuni düzenleme gerektiren hususlarda kurumların teknik desteğini sağlayarak Meclis grubumuz ile ortak çalışmalar yapmaktadır.
Özetle yürütmekte olduğumuz tasfiye sürecinde Fon Koordinasyon Kurulu olarak ana çerçevemiz şudur: Süreç şeffaf şekilde yürütülecektir. Adil, etkin ve olabilecek en hızlı şekilde sürdürülecektir. Hızlı derken hızlı ve doğru şekilde elbette, hız adına doğrulardan da uzaklaşmadan ama olabilecek en hızlı şekilde yürütülecektir. Hazineden kaynak kullanılmayacaktır. Her bir fonun kendi kaynakları ve açılmış hesaplara yatırılan kaynaklar değerlendirilerek hareket edilecektir. Yatırımcılara payları oranında dağıtım yapılması genel ilkedir, kanuni ilkedir. Olağanüstü tasfiye şartlarına tabi olacak fonlarda ise ara ödeme ile 1 milyona kadar ana paraların geri ödenmesi planlanmaktadır. Öncelik küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına verilerek ödemeler gerçekleştirilecektir.
Kıymetli milletvekilleri; 2008'de Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşanan Madoff şirketi krizi, 2018 yılında Endonezya'da yaşanan Jiwasraya krizi ve 2019 yılında Güney Kore'de yaşanan Lime krizi, denetim ve gözetim mekanizmaları güçlü, gelişmiş ekonomilerde de çeşitli piyasa oyuncularının piyasa bozucu faaliyetlerde bulunabildiğini göstermektedir. Finans piyasalarının yapısında maalesef böyle bir durum var; çeşitli dönemlerde, çeşitli sebeplerle finans piyasalarında sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Önemli olan, bu piyasa bozucu yapıları en kısa sürede tespit etmek ve en etkili şekilde tasfiye etmektir.
10 MÜFETTİŞ İLE DEVLET DENETLEME KURULUMUZ BU ÇALIŞMALARI SÜRDÜRMEKTE
Ülkemizde yaşanan süreçte ilgili kurumlarımızın ve ilgili bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerin sorumlulukları, Devlet Denetleme Kurulu tarafından başlatılmış olan kapsamlı incelemelerle netleştirilecektir. Bağımsız denetleyici ve düzenleyici kurumlarla ilgili Meclisimizin yine çıkardığı çok teferruatlı kanunlar var, oradaki usuller var. O usuller çerçevesinde elbette bu yapılacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirmiştir. Şu anda sahada 10 müfettiş ile Devlet Denetleme Kurulumuz bu çalışmaları sürdürmektedir. Gerekirse daha fazla müfettişle de bu çalışmalar etkili bir şekilde yapılacak; idari sorumluluklar, kişisel sorumluluklar bu süreçte ortaya çıkarılacaktır.
Güçlü bir ekiple şu anda sahada olan Devlet Denetleme Kurulu tarafından yapılacak inceleme ve soruşturmaların benzer sorunlarla bir daha karşılaşılmaması adına gereken ilave tedbirlere de ışık tutacağına inanıyoruz. Devlet Denetleme Kurulunun çıkaracağı rapor sadece sorumlulukları netleştirmiş olmayacak; aynı zamanda sistemde tespit edilen açıklar da belirlenecek ve buna dönük bir daha böyle sorunların yaşanmaması adına alınması gereken tedbirlere ilişkin de yol gösterici bir raporun çıkmasını bekliyoruz.
Bununla birlikte, sürecin öncesinde de çeşitli adımlar atıldığını vurgulamak isterim. Çünkü kamuoyunda, Meclisimizde, siyasi çevrelerde de bu tartışılıyor; "hiçbir şey yapılmadı mı bu süreçte" şeklinde belli hassasiyetler, eleştiriler dile getiriliyor.
Bu çerçevede, bu sorunlar ortaya çıkmadan atılmış olan bazı adımları da hatırlatmak isterim: 21 Kasım 2024'te Finansal İstikrar Komitesinde alınan karar sonrası para piyasası fonlarının portföylerinin en az %10'unu hazine tahvil ve bonosunda tutmasını zorunlu hale getirdik. İyi ki bu yapılmış, bugün bu sayede fonlarda en azından kesin olarak nakde çevrilebilir hazine bonoları ve tahvilleri var; bunları da elbette yatırımcılar için değerlendireceğiz. 2 Aralık 2025'te Finansal İstikrar Komitesi, hisse senetlerinde manipülasyona ve serbest fonlardaki risklere karşı tedbir alınması hususunda değerlendirme yapmış ve harekete geçmiştir. 18 Aralık 2025'te Finansal İstikrar Komitesinde alınan karar gereği serbest fonlara giriş eşiği 1 milyon TL'den 10 milyon TL'ye yükseltilmiştir. 17 Haziran 2026'da SPK, serbest fonlara uygulanacak yeni düzenlemeler için TEFAŞ uygulama esaslarını onaylamıştır. 20 Temmuz 2026'da TEFAŞ'ın fon alım-satım altyapısı yenilenmiştir. 30 Temmuz 2026'da BDDK, 1 Ekim'den itibaren uygulanmak üzere tasarruf finansman şirketlerine topladıkları kaynakların hangi enstrümanlara yatırılabileceği hususunda düzenleme yapmıştır.
17 fondaki yatırımcılara paraları ödenecek. 7 şirket ve 131 fonun tasfiye süreci işliyor.
17 FONUN YATIRIMCILARINA PERŞEMBE GÜNÜ ÖDEME
Olağan tasfiyesi yapılacak üç şirkete ait 17 fonda 43.643 yatırımcı bulunduğunu söyleyen Yılmaz, bu yatırımcıların ödemelerinin perşembe günü gerçekleştirileceğini bildirdi.
Aynı şirketler kapsamında geriye kalan 49 özel fonda ise 2.098 kişinin bulunduğunu belirtti. Bu fonlardaki sorunların kendi kapsamları içinde çözülmesinin planlandığını ifade etti.