Emine Erdoğan'dan dijital çağda gençlere mesaj: "Cevaba ulaşmakla manaya ulaşmak aynı şey değil"
Emine Erdoğan, TÜRGEV bünyesinde faaliyet gösteren Güzel İşler Fabrikası'nın (GİF) "İz Bırak" temasıyla düzenlenen 2027 sezon açılışında gençlere seslendi. Dijital çağda bilgiye erişimin arttığını ancak bunun idraki aynı ölçüde artırmadığını belirten Erdoğan, yapay zekâ ve dijital ayak izine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, TÜRGEV bünyesinde genç kızların ilgi, yetenek ve potansiyellerini keşfetmelerini ve geliştirmelerini desteklemek amacıyla faaliyet gösteren Güzel İşler Fabrikası'nın (GİF) 2027 sezon açılışında konuştu. Atatürk Kültür Merkezi'nde "İz Bırak" temasıyla gerçekleştirilen programda Erdoğan, dijital çağın gençlerin hayatındaki etkilerine dikkat çekerek anlamın yalnızca bilgiye ulaşmakla elde edilemeyeceğini vurguladı.
"ERİŞİMİN ARTMASI, İDRAKİN DE AYNI ÖLÇÜDE ARTMASINI SAĞLAMADI"
Emine Erdoğan, GİF'in yeni sezonunun gençlerle birlikte açılmasından memnuniyet duyduğunu belirtti. TÜRGEV'in yeni sezona büyük bir heyecan ve titizlikle hazırlandığını ifade eden Erdoğan, gençlerin yeteneklerini keşfedip geliştirebilecekleri destekleyici bir muhite ve tecrübeleriyle rehberlik edecek rol modellere ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Emine Erdoğan, GİF'in 2027 sezon açılışında gençlere seslendi. (Foto: AA)
GİF'in bu ortamı oluşturmayı amaçladığını belirten Erdoğan, gençlere destek olan TÜRGEV emektarlarına teşekkür etti.
Bu yılki "İz Bırak" temasının önemine değinen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Hepimiz, bizden önce bırakılmış izlerin içinde yaşıyor, o izlerle hayatı anlamlandırıyor ve ardımızda yeni izler bırakıyoruz. Ne var ki yaşadığımız dijital çağ, hayatın izlerini okuma, yorumlama ve geleceğe taşıma biçimimizi köklü biçimde değiştirmiş durumda. İnsanlık, tarihin hiçbir döneminde böylesine büyük bir bilgi, görüntü ve ses akışına aynı anda maruz kalmadı. Ama erişimin artması, idrakin de aynı ölçüde artmasını sağlamadı."
"ALGORİTMALAR NEYİ GÖRECEĞİMİZİ BELİRLİYOR"
Dijital dünyada dikkatin sürekli bölündüğünü ifade eden Erdoğan, değerli olanı fark etmenin ve doğru izleri seçmenin giderek daha fazla dikkat ve irade gerektirdiğini söyledi.
Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:
"Neyin önümüze çıkacağını, hangi sesin duyulup hangisinin görünmez kalacağını çoğu zaman algoritmalar belirliyor. Bu da bizi yalnızca neyi gördüğümüzü değil, neyi göremediğimizi de düşünmeye mecbur bırakıyor."
Yorumlama biçiminin de dijital dönüşümden etkilendiğini belirten Erdoğan, bilgiye ulaşmak ile manaya ulaşmanın aynı şey olmadığını vurguladı.
"Bir sorunun cevabına saniyeler içinde ulaşabiliyoruz, yapay zeka bize bilgi derliyor, metin kuruyor, fikir öneriyor. Fakat cevaba ulaşmakla manaya ulaşmak aynı şey değil. Mana, hazır olarak önümüze konulan bir sonuç değil, insanın tecrübesi, muhakemesi, emeği ve tefekkürü içinde kurduğu bir derinlikten doğuyor."
"İNSANLIK TARİHİNDE HİÇBİR NESİL ARDINDA BU KADAR ÇOK KAYIT BIRAKMAMIŞTIR"
Emine Erdoğan, dijital çağda iz bırakmanın da farklı bir anlam kazandığını belirterek, çevrim içi dünyada gerçekleştirilen her arama, paylaşılan içerik, görüntü ve tercihin "dijital ayak izi" olarak kayıt altına alındığını söyledi.
Emine Erdoğan, dijital çağda bilgiye erişimin artmasının idraki aynı ölçüde artırmadığını söyledi. (Foto: AA)
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Çevrimiçi dünyada yaptığımız her arama, paylaştığımız her içerik, bıraktığımız her görüntü ve tercih 'dijital ayak izi' olarak kayıt altına alınıyor. Belki de insanlık tarihinde hiçbir nesil ardında bu kadar çok kayıt bırakmamıştır. Ancak kayda geçmek, iz bırakmak anlamına gelmiyor. Kayıt, varlığımızın bir işaretini muhafaza eder, gerçek iz ise bizden sonra da anlam ve tesir üretmeye, istikamet çizmeye devam eder. İşte bu çağda sahici bir iz bırakmak, her zamankinden daha fazla dikkat, irade, emek ve mesuliyet gerektiriyor."
Gençlere de seslenen Erdoğan, içinde doğup büyüdükleri dünyanın önceki nesillerden farklı olduğunu ifade etti. Gençlerin insanlığın birikmiş bilgisine erişebildiğini ve yapay zekânın da günlük yaşamda bir arkadaş veya akıl hocası gibi eşlik edebildiğini belirten Erdoğan, dijital mecralardaki yoğun bilgi, görüntü ve fikir akışının kişinin kendi sesini duymasını zorlaştırabildiğine dikkat çekti.
"İNSAN KENDİ SESİNİ MERAK EDEREK, EMEK VEREREK BULUR"
Ekranlarda karşılaşılan hayatların zaman zaman kusursuz ve eksiksiz görünebildiğini belirten Erdoğan, bunun insanların kendi hikâyelerini yetersiz görmelerine ve kendi hayatlarına yabancılaşmalarına yol açabildiğini söyledi.
Emine Erdoğan, yapay zekânın bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığını ancak manaya ulaşmanın farklı olduğunu vurguladı. (Foto: AA)
Erdoğan, kendi gençlik yıllarını hatırlatarak Şule Yüksel Şenler'in hayatındaki etkisine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"İnsan kendi sesini, merak ederek, emek vererek, cesaret ederek, yanılıp yeniden deneyerek ve bir diğerinin elini tutarak bulur. Şimdi sizlere bakarken kendi gençlik yıllarımı hatırlıyorum. O günlerde GİF'ler yoktu. Ama küçük halkalar halinde bir araya gelip birbirini iyiliğe davet eden, güzellikleri çoğaltan insanlar hep vardı. Şule abla da onlardan biriydi. Onunla tanıştığım günü hala hatırlıyorum. Kimliğimin şekillenmesinden evlilik tercihime kadar, hayatımın pek çok önemli kararında onun izlerini taşıyorum ve bugün de onu hayır ve şükranla anıyorum."
"281 BİNDEN FAZLA GENÇ KIZ BU KAPIDAN GEÇTİ"
Erdoğan, teknoloji ne kadar değişirse değişsin kişinin içinde bulunduğu muhitin ve yanında yürüyen insanların hayatının yönünü değiştirebildiğini ifade etti.
GİF'in gençlerin kendilerini keşfettikleri, deneyimledikleri, ürettikleri, dostluklar kurdukları ve kendi seslerini buldukları bir alan olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:
"Ne mutlu ki TÜRGEV 30 yıldır gençlerle böyle bir yol arkadaşlığı kuruyor. Bugüne kadar 281 binden fazla genç kız bu kapıdan geçti. Kimi burada kabiliyetini keşfetti, kimi ömür boyu sürecek dostluklar kurdu, kimi kendi gücünün ilk defa farkına vardı. Birazdan dinleyeceğimiz GİF Orkestrası'nın değerli üyeleri de bunun en güzel şahitlerinden. Farklı seslerin, farklı hikayelerin ve farklı kabiliyetlerin aynı emek etrafında buluştuğunda nasıl güçlü bir ahenk doğurduğunu bize gösteriyorlar."
GİF'in ʺİz Bırakʺ temalı 2027 sezon açılışı Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. (Foto: AA)
GİF'İN MERKEZ SAYISI 8'E YÜKSELDİ
Emine Erdoğan, bu sezon Ankara, İstanbul, Silopi ve Konya'daki beş Güzel İşler Fabrikası'na üç yeni merkezin eklendiğini belirtti.
Erdoğan, yeni merkezlerin açılışına ilişkin, "Bugün açılışını yapacağımız Şule Yüksel Şenler, Hümeyra Ökten ve Hatay Kapsül merkezlerinin şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum." dedi.
Ümraniye'deki GİF Şule Yüksel Şenler, Ankara'daki GİF Hümeyra Ökten ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi yerleşkesindeki GİF Hatay Kapsül merkezlerinin resmi açılışları program sırasında canlı bağlantılarla gerçekleştirildi.
Yeni merkezlerle birlikte GİF'in beş şehirdeki merkez sayısı 8'e yükseldi. Programda ayrıca genç kızların çalışmalarının yer aldığı sergi ile farklı disiplinlerde yürütülen faaliyetleri tanıtan deneyim alanları ziyaretçilere açıldı.
"ŞULE YÜKSEL ŞENLER'İN ADINI TAŞIMASI BENİM İÇİN AYRICA ANLAMLI"
Emine Erdoğan, açılışı gerçekleştirilen merkezlerin gençlerin hayatında yeni izler bırakmasını temenni ederek şöyle konuştu:
"Bir merkezin Şule Yüksel Şenler adını taşıması benim için ayrıca anlamlı. Bir zamanlar benim hayatımda iz bırakan bir isim, şimdi sizin hayatınızda iz bırakacak bir kapıya adını veriyor. İnşallah bu yeni merkezlerimizde de nice genç kendi kabiliyetini keşfedecek, nice dostluklar kurulacak, nice güzel işbirlikleri ortaya çıkacak ve nice iz bırakılacak. Başta kurucularımız olmak üzere vakfımızın bütün çalışanlarına, eğitmenlerimize, hayırseverlerimize ve bu büyük gayrete omuz veren herkese en içten teşekkürlerimi sunuyor, programda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum."
Erdoğan, gençlere yönelik konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Temennim odur ki her biriniz, size bırakılan değerli izleri doğru okusun, kendi zamanının meselelerini hakkıyla anlasın, kendi sözünü cesaretle ortaya koysun ve geleceğe güzel, sahici, hayırlı izler bıraksın."
TÜRGEV bünyesindeki GİF'ten bugüne kadar 281 binden fazla genç kız yararlandı. (Foto: AA)
EMİNE ERDOĞAN'IN KIYAFETİ VE BROŞU DA "İZ BIRAK" TEMASINDAN İLHAM ALDI
Programda Emine Erdoğan'ın, yeniden canlanmasına öncülük ettiği ve Ankara Valiliğince patenti alınan Ankara sof kumaşından üretilen bir kıyafet giydiği öğrenildi.
Erdoğan'ın yakasında taşıdığı yusufçuk figürlü broşun da GİF'27'nin bu yılki "İz Bırak" temasından ilhamla hazırlandığı belirtildi.
GİF'27 Sezon Açılışı'ndaki konserin girişinde, GİF Müzik Koro Öğrencisi Nehar Rüya Konuk, GİF Müzik Orkestrası Vokalisti Hümeyra Çifci ile Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Sibel Siyambaş, Erdoğan'a yusufçuk figürünün yer aldığı vitray broşu hediye etti.
GİF Vezneciler Bircan Hayta tarafından tasarlanan ve yusufçuk figürünün yer aldığı vitray broşun, Emine Erdoğan'ın genç kızların hayatında bıraktığı derin ve anlamlı izlere ithaf edildiği bildirildi.
Yeni merkezlerle birlikte GİF'in beş şehirdeki merkez sayısı 8'e yükseldi. (Foto: AA)
PROGRAMA SANAT VE SİYASET DÜNYASINDAN İSİMLER KATILDI
Programa, İstanbul Valisi Davut Gül'ün eşi Gülden Gül, TÜRGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Mütevelli Heyeti Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, bazı milletvekilleri, bakanlık temsilcileri, sanatçı Hülya Koçyiğit, oyuncu Yıldız Çağrı Atiksoy ile sanatçılar, gazeteciler ve iş kadınları katıldı.
Program, düzenlenen konserin ardından sona erdi.