Adana ve Osmaniye depremleri sonrası gözler faylarda: 4 uzmandan kritik uyarılar

Adana ve Osmaniye'de peş peşe meydana gelen 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğündeki depremlerin ardından gözler bölgedeki faylara çevrildi. Prof. Dr. Şükrü Ersoy, Prof. Dr. Süha Özden, Prof. Dr. Osman Bektaş ve Prof. Dr. Süleyman Pampal sarsıntıları değerlendirirken daha büyük bir deprem ihtimali konusunda farklı görüşler paylaştı. Bektaş son hareketliliğin kendisini tedirgin ettiğini söylerken Ersoy 6'nın üzerinde deprem üretebilecek faylara dikkat çekti. Özden mevcut sarsıntıların büyük bir depremi getirmeyeceğini belirtirken Pampal ise Yardibi Fayı için daha büyük deprem potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Adana ve Osmaniye depremleri sonrası gözler faylarda: 4 uzmandan kritik uyarılar

Adana ve Osmaniye'de peş peşe meydana gelen 4.8, 4.9 ve 5.2 büyüklüğündeki depremlerin ardından gözler bölgedeki faylara çevrildi.

Prof. Dr. Şükrü Ersoy, Prof. Dr. Süha Özden, Prof. Dr. Osman Bektaş ve Prof. Dr. Süleyman Pampal sarsıntıları değerlendirdi. Uzmanlar mevcut hareketliliğin yakından izlenmesi gerektiğini belirtirken daha büyük bir deprem ihtimali konusunda farklı değerlendirmelerde bulundu.

Video Oynatma İkonu Adana ve Osmaniye depremleri yıkıcı değil

Uzman isimler yaşanan deprem hakkında açıklamalarda bulundu (Foto: Takvim Foto Arşivi)Uzman isimler yaşanan deprem hakkında açıklamalarda bulundu (Foto: Takvim Foto Arşivi)

PROF. DR. ŞÜKRÜ ERSOY: 6'NIN ÜZERİNDE DEPREM ÜRETEBİLECEK FAYLAR VAR

Deprem uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, Adana ve Osmaniye'de peş peşe meydana gelen depremlerin aynı bölgedeki fay hareketleriyle bağlantılı olabileceğini söyledi.

Deprem uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy (Foto: A Haber)Deprem uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy (Foto: A Haber)

Ersoy, "Depremlerin hepsi aynı yerde, aynı bölgede meydana geldi. Büyük ihtimalle aynı fay üzerindeki hareketleri izliyoruz şu anda. Yaklaşık birbirine yakın büyüklükteki depremler bunlar. Büyük bir fayın üzerine denk gelmiyor ama bu merkez üsleri yine de orada birbirine paralel, kuzey-güney boyunca uzanan birkaç fay var, o fayların yakınında" ifadelerini kullandı.

Peş peşe depremler sonrası gözler faylara çevrildi (Foto: Takvim Foto Arşiv)Peş peşe depremler sonrası gözler faylara çevrildi (Foto: Takvim Foto Arşiv)

Bölgedeki sismik hareketliliğin takip edilmesi gerektiğine dikkat çeken Ersoy, "Bundan sonra daha da iyi izlemek gerekiyor. Çünkü artçılar hep bir fay üzerine denk geliyor. Bazen şöyle bir karakter de oluyor faylarda. Bu büyüklükteki depremler yüzlerce, çok sayıda meydana geliyor ama büyük bir deprem meydana gelmeyebiliyor. Bir seri bu deprem fırtınasıyla birlikte bölge halkı tabii çok tedirgin olabiliyor" dedi.

Sarsıntıların tektonik kökenli olduğunu belirten Ersoy, "Buradakiler tektonik depremler olduğunu düşünüyoruz. Hepsi geniş bir alanda hissedilebilir depremler. bunlar normal şartlar altında yıkıcı depremler değildir" şeklinde konuştu.

ADANA VE OSMANİYE'DEKİ DEPREMLER ÖNCÜ MÜ?

Depremlerin öncü olup olmadığı yönündeki sorulara da yanıt veren Ersoy, mevcut verilerle böyle bir tanımlama yapılamayacağını söyledi.

Ersoy, "Kullanmayalım çünkü bir sonraki depremi tahmin edebilirsek ancak bunlar öncü ve ondan küçük depremler diyebiliriz. Bunları söyleyemiyoruz biliyorsunuz. Ama bu bölge biraz daha büyük depremler üretebilecek kapasiteye de sahip. Bu bölgede 6'nın üzerine çıkacak depremler üretebilecek faylar var Adana'nın kuzeyinde. Dolayısıyla bu tür depremler meydana gelebilir mi, teorik olarak gelebilir. Ama bundan sonra gelecektir gibi kesin bir şey söylemek elbette mümkün değil" ifadelerini kullandı.

Üç depremin birbiriyle ilişkili olabileceğini belirten Ersoy, "Aynı fay üzerinde olduğunu düşünüyorum, aynı fay üzerinde gelişen depremler. Enerji uzun dönem içerisinde bu tür depremlerle sönümlenecek olabilir. Bunlar hep teorik yaklaşımlar, gerçeğini elbette bilemeyiz ama izlemek gerekiyor" dedi.

Ev ve yapıların güvenli olunması gerektiği vurgulandı (Foto: Takvim Foto Arşivi)Ev ve yapıların güvenli olunması gerektiği vurgulandı (Foto: Takvim Foto Arşivi)

"EVİMİZİN GÜVENLİ OLMASI GEREKİYOR"

Bölgede yaşayan vatandaşlara da uyarılarda bulunan Ersoy, tedirginlik yaşayan kişilerin kısa süreliğine açık alanda bulunabileceğini ancak bunun büyük bir deprem beklendiği anlamına gelmediğini vurguladı.

Ersoy, "Vatandaşlara bu tür depremlerde eğer çok korkuyorlarsa, kaygı duyuyorlarsa biraz sokakta olmalarında fayda görürüm, hep bunu öneririm ben, biraz rahatlayabilirler. Ama bu, işte büyük deprem geliyor, o yüzden sokağa çıkın mesajı değil. Sadece tedirginlikleri atmak üzere" şeklinde konuştu.

Yapı güvenliğinin önemine işaret eden Ersoy, "Şunu bilmemiz gerekiyor, evimizin güvenli olması gerekiyor. Yani hadi bu depremi sokakta geçirdik ama bir sonraki deprem daha büyük olabilir. Dolayısıyla evlerimizin güvenli olması gerekir. Bunu da önceden bilmek gerekiyor. Evimizin güvenli olduğunu önceden biliyorsak evden de çıkmayabiliriz bu tür büyüklükteki depremlerde. Ama güvensizse tabii orada mümkün olduğu kadar kısa sürede o çürük yapılardan ayrılmak gerekir" diye konuştu.

PROF. DR. SÜHA ÖZDEN: BUNLAR BİZE BÜYÜK BİR DEPREMİ GETİRMİYOR

Prof. Dr. Süha Özden ise bölgede yaşanan sarsıntıları 2023 depremlerinin ardından devam eden süreçle ilişkilendirdi.

Özden, "2023 yılında meydana gelen iki önemli büyük depremde oluşan yüzey kırıklarının iki uç noktasında, hemen hemen bu büyüklüğe yakın depremleri süreç içerisinde gördük ve görmeye devam edeceğiz. Jeolojik zaman kavramı açısından baktığınızda, böylesine iki tane önemli büyük depremden sonraki zaman dilimi içerisindeki artçı depremlerin oldukça uzun süre devam ettiğini biliyoruz. Büyük bir enerji açığa çıktı ama yer yer bu enerjinin arta kalan kısımları yırtılmaların olduğu iki uçları zorluyor" ifadelerini kullandı.

Depremlerin büyüklüklerinin birbirine yakın olduğuna dikkat çeken Özden, "Şimdi siz diyorsunuz ki mesela 4.8, 4.9, 5.2 bir artış mı var? Aslında değil, bu kendi içerisinde kabaca 5'in etrafında dolaşan, belli büyüklükteki depremler. Bunlar bize büyük bir depremi getirmiyor, getirmeyecek de. Çünkü bu yırtılmayı zorlayan, kalan enerjinin artık noktalarını oluşturuyor" şeklinde konuştu.

Artçıların ne kadar devam edeceğine ilişkin kesin bir süre verilemeyeceğini belirten Özden, "Belki bu 3 yıl, 5 yıl bilemiyoruz süresini, belli bir standardı yok bunun" dedi.

Bölgedeki fayların büyük deprem üretme potansiyeline sahip olmadığını savunan Özden, "Maraş'tan Osmaniye'ye kadar giden hat sonlanıyor, bitiyor. Göksun'dan başlayıp güneye doğru inen fay hatları da çok sınırlı ve az sayıda. Öyle büyük deprem üretme potansiyeli olan fay segmentleri değil. Aslında ne yapıyor, o yırtılmayı zorlayarak kalan enerjisini de telafi etmeye çalışıyor" diye konuştu.

Prof. Dr. Osman Bektaş (Foto: İHA)Prof. Dr. Osman Bektaş (Foto: İHA)

PROF. DR. OSMAN BEKTAŞ: BENİ BİRAZ TEDİRGİN ETTİ

Prof. Dr. Osman Bektaş da mevcut verilere göre Adana'da yaşayanların panik yapmasını gerektirecek bir durum olmadığını belirtti. Depremlerin Savrun Fayı üzerinde meydana geldiğini ifade eden Bektaş, bölgede 2023'ten bu yana benzer büyüklüklerde sarsıntılar yaşandığını söyledi.

Bektaş, "Şu anda yani Adanalılar için panik yapacak bir durum yok. Fakat şunu söyleyeyim, iki senaryo var burada. Birinci senaryo şu, beni rahatlatan senaryo şu. Bu depremler Savrun Fayı üzerinde. Bugün olan deprem de fay üzerinde" ifadelerini kullandı.

Savrun Fayı'nın son üç yıldaki davranışına dikkat çeken Bektaş, "2023'ten 2026'ya kadar, yani 3 yıl boyunca bu tür 4-5 büyüklüğünde depremler oldu. Ama arkadan büyük deprem gelmedi" dedi.

Bektaş, fayın Kahramanmaraş merkezli büyük depremleri üreten faylardan farklı bir davranış gösterdiğini belirterek, "Yani daha önce 2023'te olan, kuzeydeki 7.5 ve doğudaki 7.8'lik depremleri üreten faydan farklı bir davranış gösteriyor Savrun Fayı. 3 yıldan beri 4-5 büyüklüğünde depremler üretiyor. Bu da bize şunu gösteriyor ki bu fay yavaş yavaş hareket ediyor ve deprem enerjisini bırakıyor. Büyük depremden kaynaklanan gerilmeleri, tektonik gerilmeleri yavaşça bırakıyor" ifadelerini kullandı.

4.5'TEN 5.2'YE YÜKSELMESİNE DİKKAT ÇEKTİ

Son deprem dizisindeki büyüklük artışının kendisini tedirgin ettiğini belirten Bektaş, "Ancak beni biraz tedirgin eden husus şu. 4.5 ile başlayıp 4.9 ve 5.2'ye çıkması beni biraz tedirgin etti. Açıkçası bunu takip etmemiz lazım" dedi.

Daha büyük bir deprem ihtimalini de değerlendiren Bektaş, "Daha büyük bir deprem gelebilir mi? Olasılık içerisinde. Ama böyle de kalabilir. Yani geçmişe bakarsanız bu böyle kalır" ifadelerini kullandı.

Bektaş, olası büyüklüğe ilişkin ise "Burada olabilecek olan deprem yaklaşık 6 büyüklüğündedir. Arkadan 6 büyüklüğündeki bir deprem gelme ihtimali var" dedi.

Geçmişteki hareketliliğin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Bektaş, "Ama tekrar ediyorum. Bu fayın davranışı 3 yıldan beri böyle orta büyüklükte deprem üretiyor. O da bizi rahatlatıyor. Ama ihtiyatı elden bırakmamak için söylüyorum. İhtiyatlı olmamız lazım" şeklinde konuştu.

Paralel faylara dikkat çekildi (Foto: Takvim Foto Arşiv)Paralel faylara dikkat çekildi (Foto: Takvim Foto Arşiv)

"TEK BİR FAY DEĞİL, FAY ZONU VAR"

Savrun Fayı'nın yapısına da değinen Bektaş, bölgede birbirine paralel fayların bulunduğunu söyledi.

Bektaş, "Ben şu anda ilk verilere göre Savrun fay üzerinde. Hatta bu Savrun fayı çok tartışmalı. Burada böyle bir fay zonu. Burada bir fay değil de bir fay zonundan bahsetmemiz lazım. Yani paralel faylardan bahsetmemiz lazım. Tek bir fay değil. Birbirine paralel bir fay zonu var" ifadelerini kullandı.

Aynı bölgede üç segmentin art arda kırıldığını belirten Bektaş, "Burada bu segmentler, 3 tane segment şu anda arka arkaya kırıldı. Bu arka arkaya kırılan segmentler daha büyük bir deprem oluşturabilir mi? Mümkün" dedi.

Bektaş, Savrun Fay Zonu'nun daha büyük bir deprem üretme ihtimalinin tamamen dışlanamayacağını belirterek, "Ve bu zonun böyle bir fayın üretebileceği deprem ben şahsen 6 veya 6 artı diye düşünüyorum. Ama tekrar ediyorum, yani 6 ile 7 arasında bir deprem olma olasılığı var. Bunu inkâr etmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.

Bölgedeki hareketliliğin sakin biçimde takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Bektaş, "Yani özellikle arka arkaya üç depremin yaşanması, aynı yerde bu olasılığı bize gösteriyor. Bunu anlamak için sakin bir şekilde izlememiz lazım" dedi.

Prof. Dr. Süleyman Pampal paniğe gerek yok mesajı verdi (Foto: AA)Prof. Dr. Süleyman Pampal paniğe gerek yok mesajı verdi (Foto: AA)

PROF. DR. SÜLEYMAN PAMPAL: BEKLEMEDİĞİMİZ DEPREMLER DEĞİL

Prof. Dr. Süleyman Pampal ise Adana ve Osmaniye'deki depremlerin aynı tektonik sistem içerisindeki faylarda meydana geldiğini belirtti.

Pampal, Adana'daki depremin konumuna ilişkin, "Adana-Şahinbeyli'nin yakın güneyinde, 10-15 km güneyinde Ayvacık denilen bölgede Yardibi Fayı diye benim adlandırdığım bir fay var orada. Doğu-batı yönlü aktif bir fay" dedi.

Adana ve Osmaniye'deki sarsıntıların birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Pampal, "Yani bu iki deprem aynı sistem içinde, tektonik sistem içinde bulunan faylar. O bakımdan yani bir Adana'da bir Osmaniye'de oldu. Paniğe gerek yok" ifadelerini kullandı.

Bölgede meydana gelen depremlerin bilinen faylarla ilişkili olduğunu söyleyen Pampal, "Depremler aynı bölgede oluyor, birbirine çok yakın bölgede oluyor. Beklemediğimiz depremler değil, bilmediğimiz faylar değil" dedi.

Fayların üretebileceği deprem büyüklüğüne ilişkin de değerlendirmede bulunan Pampal, "Özelliklerini biliyoruz. Öyle 7-8 büyüklüğünde deprem üretebilecek faylar değil bunlar. Daha çok 5-6 büyüklüğü arası büyüklükte deprem üretebileceğini yıllardır dile getiriyorum zaten" dedi.

Pampal, bölgenin aktif fay yapısına dikkat çekti. (Foto: AA)Pampal, bölgenin aktif fay yapısına dikkat çekti. (Foto: AA)

"BÖLGE TEKTONİK BAKIMDAN AKTİF"

Pampal, kuzeydeki Yardibi Fayı'nın ayrıca takip edilmesi gerektiğini belirterek, "Ama kuzeyde özellikle arazi çalışması yaptığımız Yardibi Fayı olarak adlandırdığımız daha büyük bir fay var. Maalesef burada bir miktar daha büyük deprem olma ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Bölgenin aktif fay yapısına dikkat çeken Pampal, "Yani bölge maalesef tektonik bakımdan aktif. Ortalama 6 büyüklüğüne varan, 6'yı geçecek büyüklüklerde deprem üretecek çok sayıda fayın varlığını biliyoruz" dedi.

Yardibi Fayı'nın daha büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirten Pampal, "Kuzeyde bir miktar daha yani Göksun-Şahinbeyli hattının yakın güneyinden doğu batı yönde geçen biraz daha büyük bir fay var. Yardibi Fayı diye adlandırdım. Daha resmileşmedi ama. Yayınladığımız takdirde resmileşir. Bu fay eğer hareket ederse bir miktar daha büyük deprem üretme potansiyeli taşıyor" dedi.

Pampal sözlerini, "Ama umarız tabii böyle olmaz" diyerek tamamladı.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Simla Öğütcü
Simla Öğütcü Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler