Felsefeci ve akademisyen İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti! Ömer Çelik'ten mesaj: Hocaların hocasıydı
Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, bir süredir tedavi gördüğü Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 89 yaşında hayatını kaybetti. Kuçuradi’nin vefatının ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Hocaların hocası Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hocamızı kaybettik” mesajını paylaştı.
Türkiye'nin önde gelen felsefecilerinden, Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, bir süredir tedavi gördüğü Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 89 yaşında hayatını kaybetti. 4 Ekim 1936 doğumlu olan Kuçuradi, 90'ıncı yaş gününden iki gün önce yaşamını yitirdi.
Ömer Çelik'in paylaşımı (Fotoğraflar: AA, sosyal medya)
ÖMER ÇELİK: HOCALARIN HOCASINI KAYBETTİK
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Kuçuradi'nin vefatının ardından sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı.
Çelik mesajında, "Hocaların hocası Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hocamızı kaybettik. Çok üzgünüz. Felsefeyi "insan olma sanatı" olarak anlattı hepimize. İnsan olma sanatını ve insan onurunu korumayı anlatan değerli bir öğretmenden yoksunuz artık. Hocamız büyük bir değerdi. Gerçek bir "rehber"di. "İnsan olma ve insan kalma" hakkında söylenecek her sözde O'nu hatırlayacağız. Ülkemizin ve herkesin başı sağ olsun." ifadelerini kullandı.

BURHANETTİN DURAN: DÜŞÜNCE HAYATINDA MÜSTESNA BİR YERE SAHİPTİ
Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da Kuçuradi'nin vefatının ardından sosyal medya hesabından bir mesaj paylaştı.
Duran, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye'nin yetiştirdiği kıymetli felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi Hocamızın vefatını derin bir teessürle öğrendim.
Felsefe ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla ülkemizin düşünce hayatında müstesna bir yere sahip olan Sayın Kuçuradi, eserleri ve yetiştirdiği öğrencilerle ardında kalıcı bir miras bıraktı.
Ailesine, yakınlarına, öğrencilerine, sevenlerine ve tüm felsefe camiasına başsağlığı diliyorum."
Prof. Dr. İoanna Kuçuradi
İOANNA KUÇURADİ KİMDİR?
İoanna Kuçuradi, 4 Ekim 1936'da İstanbul'da dünyaya geldi. 1954 yılında Zapyon Kız Lisesi'nden mezun olan Kuçuradi, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde eğitim gördü ve 1959'da mezun oldu.
Akademik hayatının ilk döneminde Türk felsefesinin önemli isimlerinden Prof. Dr. Takiyettin Mengüşoğlu'nun asistanlığını yapan Kuçuradi, çalışmalarını özellikle insan, değer ve etik ekseninde geliştirdi.
Doktora çalışmasında da insan problemine odaklanan Kuçuradi, "Schopenhauer ve Nietzsche'de İnsan Problemi" başlıklı teziyle 1965 yılında doktor unvanını aldı.
Kuçuradi, doktorasının ardından 1965-1968 yılları arasında Atatürk Üniversitesi'nde görev yaptı. 1969 yılında Hacettepe Üniversitesi'ne geçen Kuçuradi, aynı yıl üniversitenin Felsefe Bölümü'nün kuruluşunda görev aldı.
1970 yılında doçent, 1978 yılında profesör olan Kuçuradi, Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanlığı görevini uzun yıllar sürdürdü. 2003 yılında emekliye ayrılana kadar akademik çalışmalarına burada devam etti.

FELSEFE VE İNSAN HAKLARINA ODAKLANDI
Kuçuradi'nin çalışmalarında insan, değer, etik ve insan hakları temel başlıklar arasında yer aldı. İnsan haklarını yalnızca hukuk ve siyaset alanıyla sınırlı olmayan, felsefi ve etik temelleri bulunan bir konu olarak ele aldı.
İnsan değerinin korunması, özgürlük, etik değerler ve insan haklarının kavramsal temelleri üzerine çalışmalar yapan Kuçuradi, bu yaklaşımıyla Türkiye'de felsefe eğitimi ve insan hakları alanındaki akademik tartışmalara katkı sundu.

ULUSLARARASI FELSEFE KURULUŞLARINDA GÖREV ALDI
Kuçuradi'nin çalışmaları Türkiye ile sınırlı kalmadı. 1983 yılında Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu'nun yönetim kuruluna seçilen Kuçuradi, 1988-1998 yılları arasında federasyonun genel sekreterliğini yürüttü.
1998 yılında federasyonun başkanlığına seçilen Kuçuradi, 2003 yılına kadar bu görevi sürdürdü. Daha sonraki dönemde ise Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı oldu.
Türkiye Felsefe Kurumu Başkanlığı görevini de uzun yıllar sürdüren Kuçuradi, uluslararası felsefe çevrelerinde Türkiye'yi temsil eden akademisyenler arasında yer aldı.

İNSAN HAKLARI ÇALIŞMALARINI DA SÜRDÜRDÜ
Hacettepe Üniversitesi'nden emekli olduktan sonra da akademik çalışmalarına devam eden Kuçuradi, Maltepe Üniversitesi bünyesinde felsefe ve insan hakları alanındaki çalışmalarını sürdürdü.
1997-2005 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin müdürlüğünü yapan Kuçuradi, 1998'den itibaren merkez bünyesinde oluşturulan UNESCO Kürsüsü'nün başkanlığını da üstlendi.
2006 yılında Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde ders vermeye başlayan Kuçuradi, felsefe ve insan hakları alanındaki çalışmalarını burada da sürdürdü.

ÇOK SAYIDA ESERE İMZA ATTI
Yaklaşık 70 yıllık akademik yaşamına çok sayıda eser sığdıran Kuçuradi; insan, değer, etik, özgürlük, kültür, sanat ve insan hakları gibi konularda çalışmalar kaleme aldı.
Kuçuradi'nin öne çıkan eserleri arasında "Perdenin Arkası", "Max Scheler ve Nietzsche'de Trajik", "Nietzsche ve İnsan", "Schopenhauer ve İnsan", "Liselerimizde Felsefe Öğretimi", "İnsan ve Değerleri: Değer Problemi", "Etik", "Sanata Felsefeyle Bakmak", "Çağın Olayları Arasında", "Uludağ Konuşmaları: Özgürlük, Ahlâk, Kültür Kavramları", "Yüzyılımızda İnsan Felsefesi ve Ahlak, Etik ve Etikler" bulunuyor.
Özellikle "İnsan ve Değerleri" ve "Etik" adlı çalışmaları, Kuçuradi'nin değer felsefesi ve etik alanındaki yaklaşımını yansıtan eserleri arasında öne çıktı.

İstanbul'da başlayan yaşamı boyunca felsefe eğitimi, akademik çalışmalar ve insan hakları üzerine yoğunlaşan Kuçuradi; üniversitelerde yürüttüğü görevlerin yanı sıra yetiştirdiği öğrenciler, kaleme aldığı eserler ve uluslararası felsefe kuruluşlarındaki çalışmalarıyla uzun yıllar akademik hayatın içinde yer aldı.
Türkiye Felsefe Kurumu ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu'ndaki görevleriyle felsefe alanında ulusal ve uluslararası çalışmalar yürüten Kuçuradi, 89 yaşında hayatını kaybederek ardında kapsamlı bir akademik miras bıraktı.