Fiyat oyununda suç örgütü maddesi devreye girebilir! Baronları hapis cezası mı bekliyor?
"Tarladan markete fiyat yolculuğu" soruşturmasında 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. Konuyu köşesine taşıyan Sabah Gazetesi Yazarı Dilek Güngör, soruşturmada Türk Ceza Kanunu'nun 240 ve 220'nci maddelerinin devreye girebileceğini bildirdi. "220'nci maddede de "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma" fiili değerlendiriliyor." diyen Güngör sorumluları hapis cezalarının beklediğini ifade etti.
"Tarladan markete fiyat yolculuğu" soruşturmasında 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. Çiftçinin 6-8 liraya sattığını söylediği mandalina 28 liralık maliyetle kayda geçirilirken bazı üreticilerin sattığından katbekat fazla ürün adına makbuz düzenlendiği, hiç ürün satmayan hatta hayatını kaybeden kişiler adına bile milyonlarca liralık belge oluşturulduğu tespit edildi.
SORUMLULARI HAPİS CEZASI BEKLİYOR
Konuyu köşesine taşıyan Sabah Gazetesi Yazarı Dilek Güngör, yaş-meyve sebze baronlarıyla ilgili soruşturmada Türk Ceza Kanunu'nun 240 ve 220'nci maddeleri de devreye girebileceğini bildirdi.
Güngör, maddelerin kapsamını açıklarken sorumluların hapis cezası alabileceğini yazdı.

İşte Güngör'ün 16 Eylül 2026 tarihli yazısı:
Yıllardır dokunulmayan bir alana girdiler. Defalarca yazıp, çizdiğimiz tarladan sofraya fiyat oyununa el attılar. Başta Adalet Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere konunun üzerine giden Vergi Denetim Kurulu'nun emeğine sağlık.
Dün operasyonun detayları kamuoyuna yansıdı. 22 ilde eş zamanlı yapılan operasyonda yaş meyve-sebze sektöründe faaliyet gösteren 41 büyük dağıtıcı firmasının sahipleri hakkında gözaltına kararı verildi.
Başsavcılık Vergi Denetim Kurulu'nun hazırladığı iki kapsamlı rapor üzerinden yola çıkmış. Raporların biri 14 Temmuz diğeri 3 Eylül tarihli... 41 şirketin kayıtları, müstahsil makbuzları, e-faturaları incelenmiş. Bunlar Hal Kayıt Sistemi verileriyle karşılaştırılmış. Sonra da makbuzlarda yer alan 1029 çiftçiyle birebir konuşularak, beyanlarına başvurulmuş...
Raporlarda akıl almaz belgeler var!
Vatandaşın sofrasına el uzatanlar gemi o kadar azıya almışlar ki!
Yıllar önce hayatını kaybeden kişileri kağıt üzerinde üretici yapmışlar. Adlarına müstahsil makbuzları kesmişler. Sahte makbuzlarla gider oluşturmuşlar. Maliyetleri kağıt üzerinde şişirmişler. Ürünlerin arzını düşük göstermişler. Raporlar özetle, bazı büyük tedarikçilerin üreticiden düşük bedelle aldıkları ürünleri müstahsil makbuzlarında daha yüksek bedelle göstererek maliyetlerini yapay biçimde şişirdiklerini, gerçekte satılan ürün miktarının kağıt üzerinde artırılarak kayda geçirildiğini, hiç ürün satılmayanlara da yüksek tutarlı müstahsil makbuzları düzenlendiğini, ürünün gerçek alış bedelinin müstahsil makbuzunda yükseltilmesiyle tedarikçinin kayıtlı maliyeti satış fiyatına yaklaştırıldığını, böylece gerçek kâr marjının belgelerde daha düşük görünmesinin sağlandığını anlatıyor.

Çiftçilerin beyanları da tedarik hattındaki usulsüzlük oyununu doğruluyor...
Diyorlar ki, "Benim birim fiyatım buydu, makbuzda fiyatı şişirmişler", "Benden aldıkları ürün miktarını yüksek göstermişler ama benim o kadar kapasitem bile yok", "Ben bu firmaya hiç satış yapmadım", "Adıma düzenlenen makbuzlardan haberdar değilim."
Anlayacağınız bütün bu dönen dolaplarla vatandaş yaş-meyve sebzeyi fahiş fiyatla almak zorunda kalırken, Maliye de daha az vergiyle yetinmek durumunda kalmış!
Şimdi yaş meyve-sebze baronları soruşturulacak. Soruşturma, fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları kapsamında yürütülüyor.
Bu ne demek?
Biliyorsunuz, daha önce bu minvalde tespitler olduğunda idari para cezalarıyla geçiştiriliyordu. Yaş meyve-sebze sektörü ilk kez bu kapsamda bir soruşturmayla karşı karşıya...
Türk Ceza Kanunu ve Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümleri çok net... TCK'nın 237'nci maddesi "fiyatları etkileme" suçunu düzenliyor. Serbest piyasa koşullarında fiyatların doğal seyrini bozarak ekonomik manipülasyon yapanlar, piyasanın istikrarını bozanlar bu maddenin kapsamına giriyor. TCK 237'ye göre fiyatları etkileme suçu işleyenlerle ilgili bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası yaptırımı uygulanabiliyor. Yaş-meyve sebze baronlarıyla ilgili soruşturmada Türk Ceza Kanunu'nun 240 ve 220'nci maddeleri de devreye girebilir. 240'ıncı madde satıştan kaçınma suçunu düzenliyor. Bu suç, stokçuluk ve piyasa manipülasyonu ile mücadele amacıyla düzenlenen bir madde... 220'nci maddede de "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma" fiili değerlendiriliyor. Hesap ve muhasebe hileleri, hayali kişiler veya işlemler adına muhasebe kayıtları oluşturulması, defter, kayıt ve belgelerin tahrif edilmesi veya gizlenmesi, muhteviyatı yanıltıcı belge düzenlenmesi ve kullanılması, gerçekte olmayan bir işlem veya durum varmış gibi belge oluşturulması yani naylon fatura gibi fiiller de Vergi Usul Kanunu'nun 359'uncu maddesine muhalefet suçları kapsamına giriyor. Orada da yine bu suçları işleyenlere hapis cezası var.

Velhasıl, soruşturma sonunda ne olur bilmiyorum.
Ama kimsenin gözünün yaşına bakılmaması gerekiyor.
Gelelim soruşturma başlar başlamaz piyasaya müdahale tartışması yapanlara...
Onlar iflah olmuyorsa biz de yazmaktan bıkmıyoruz!
Bakın dünyanın en gelişmiş ülkeleri de dahil neresine giderseniz gidin, fiyatları sabitleyenler, kartelleşenler, tüketici refahını tehdit edenlere hukuki ihlal gerekçesiyle müdahale olur.

ABD'de fahiş fiyatlar ve hayat pahalılığıyla mücadele federal yönetimler ve siyasi aktörler tarafından denetleniyor. Rekabet kurulları var, adli soruşturmalar açılıyor. En son örnek, akaryakıt ve et sektöründe yaşandı. Almanya'da fahiş fiyat artışları, kartelleşme ve haksız kazançları engellemek için kurumları aracılığıyla bir dizi önlem alıyor. ABDİran- İsrail savaşından sonra Federal Meclis'te kabul edilen düzenlemeyi hatırlayın. Akaryakıt istasyonları fiyatları günde sadece bir kez artırabiliyor. Günlük fiyat kuralını ihlal eden işletmelere 100.000 euroya kadar para cezası uygulanıyor. Şirketlerin fahiş fiyatlar veya rekabeti bozucu faaliyetler yoluyla elde ettiği haksız kazançlara Kartel Ofisi doğrudan el koyabiliyor. Alman Ceza Kanunu'nda fahiş fiyat uygulamaları hapis cezasıyla sonuçlanabilecek suç olarak tanımlanıyor. Hatırlayın, Fransa, enflasyon ve hayat pahalılığına karşı küresel gıda devlerinin fahiş fiyat artışlarına radikal adımlarla savaş açmıştı. Marketlerde ambargodan ürünlerin raftan toplatılmasına kadar birçok polisiye tedbire başvurmuştu.
Dolayısıyla, serbest piyasa demek kuralsızlık değildir, dünyanın her yerinde hukuki bir mücadele gerektirir.
İstanbul’da sabah trafiği yoğunlaştı
Tunceli'den Söke'ye stratejik intikal