MEB müfredatı hafifletti! Sınavla öğrenci alan lise sayısı azalacak: Hedef 2029 PISA'da ilk 5
Sınavla öğrenci alan lise sayısını azaltarak müfredatı yüzde 35 hafifleten MEB, yeni dönem reformlarıyla eğitimin üzerindeki baskıyı kaldırmaya hazırlanıyor. PISA 2025'te yakaladığı büyük başarıyla dikkatleri üzerine çeken Türkiye, atılan bu stratejik adımlarla 2029 yılında dünyada ilk 5'e girmeyi hedefliyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sınav odaklı eğitim üzerindeki baskıyı azaltmak için yeni adımlar atılacağını açıkladı.
Tekin, "Sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarının sayısı ve kontenjanını azaltmamız gerekiyor. Orada kademeli bir politika takip ediyoruz. Hedefimiz 2029 PISA'da ilk 5'te olmak" dedi.
Sabah'tan Ceyda Karaaslan'ın haberine göre, Bakan Tekin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarının açıklandığı Slovakya'nın başkenti Bratislava'da gazetelerin eğitim editörleriyle bir araya geldi.
Bakan Tekin açıkladı: Sınav baskısı azalacak, zirvenin yolu açılacak. (Fotoğraflar:AA)
DERSHANELER BELİRLİYORDU
İşte Bakan Tekin'in açıklamalarından satır başları:
"2013 yılında dershane mevzusu başlarken, Türkiye'de eğitim sisteminin başarılı olmasının yegâne yolunun eğitimin üzerindeki vesayet çemberinin kırılması olduğunu söylemiştim. MEB'in ders kitaplarının kapağını kimse açmıyordu. Yıllarca çocuk okula gidiyor ama dershaneler her şeyi 6 ayda öğreteceğini iddia ediyor.
Devletin, milletin, memleketin eğitim politikasını o zaman dershane belirlemiş oluyordu. Biz o kadar para harcıyoruz, atama yapıyoruz, ders kitabı basıyoruz, okul yapıyoruz ama hepsi boş. Bizim o gün başlattığımız kavga 'Bu vesayeti kaldıralım' mücadelesiydi.

SABOTE EDEN YAPI VARDI
Ne kadar derslik yaparsan yap, ne kadar öğretmen atarsan ata, hiçbir karşılığı olmaz. Çünkü senin yaptığın işi sabote eden, onu gölgeleyen başka bir yapı var. Biz o yüzden bu sene genelgeye de yine yazdık. Ders kitaplarımız mutlaka okutulacak, yardımcı kaynak dayatması olmayacak.
Öğretmenler, okullar, Milli Eğitim Bakanlığı burada dominant olmaya başladığı an işler yoluna girmeye başladı. Bence bu hikâyenin asıl özü burası. 2015'ten sonra tırmanışa geçmeye başlıyoruz. Sıfır noktasından kalkıp bu noktaya gelmedik, kademeli bir yükseliş burası. 2013'te uluslararası arenada, eğitim sistemimize ilişkin ana eleştirilerden biri şuydu: Birincisi, "müfredatınız çok yoğun" şeklindeydi. İkincisi, "sizin müfredatınız hâlâ bilgi verme üzerine, bilginin beceriye dönüşmesi üzerine değil.

MÜFREDATI AZALTTIK
Çocuklara yaşlarına uygun olmayan, 1980'li, 90'lı yıllarda 'Bu da olsun, şu da olsun' diye müfredata attığımız her şeyi niye öğretiyoruz? Müfredat dolu olunca öğretmen yetiştireceğim diye yarım yamalak anlatıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatı yüzde 35 oranında azalttık. Şimdi öğretmenler etkinliklere vakit buluyor."
TÜRKİYE PISA'DA FRANSA'YI GEÇTİ
Fransız Le Figaro Etudiant medya kuruluşunun haberine göre, PISA 2025 değerlendirme raporunda Türk öğrenciler, her eğitim dalında Fransız öğrencileri geçti.
Türkiye'nin söz konusu sıralamada Fransa'ya göre matematikte 6, okuma becerilerinde 10, bilim dallarında ise 8 sıra önde olduğu kaydedilen haberde, "Türkiye, PISA tarafından incelenen her dalda Fransa'yı geçiyor. Ankara, okuma becerilerinde 36'ncı sıradan 18'inci sıraya geçti, matematikte 36'ncı sıradan 28'inci sıraya ve fen bilimlerinde ise 31'inci sıradan 19'uncu sıraya" ifadesi kullanıldı.
Haberde, "PISA incelemelerine göre Türk eğitim sistemi kalite açısından da öne çıkıyor." ifadesi kullanılırken OECD'nin raporuna göre Türk öğrencilerin yüzde 68'inin "işler zorlaştığında ek çaba sarf ettiği", bu oranın OECD ülkeleri ortalamasında yüzde 60 olduğu aktarıldı.
KOBİ'lere 75 milyon TL üst limitli kredi desteği!
Yeni Partili Çelik'in "tehdit" iddiasına Aydın'dan yalanlama