Silivri açıklarında batan geminin sahibi Tahsin Doğruyol A Haber'e gözyaşlarıyla anlattı: 30 dakika kimseye haber vermemişler
Marmara Denizi'nde Silivri açıklarında meydana gelen ve “Tuğberk İmamoğlu” adlı geminin batmasıyla sonuçlanan çarpışmada, geminin sahibi Tahsin Doğruyol A Haber'e konuşurken gözyaşlarına hakim olamadı. Gemisiyle ve içindeki 10 personelle bağlantının kesilmesinin ardından yaşadıklarını anlatan gemi sahibi, kazanın ardından karşı geminin yaklaşık 30 dakika boyunca yetkililere haber vermediğini öne sürerek, “Kazayı da anlarım ama gitmeyi anlamam. O ihanet” dedi.
Marmara Denizi'nde Silivri'nin 18 mil güneyinde iki Türk bayraklı ticari geminin çarpışmasının ardından "Tuğberk İmamoğlu" adlı gemiyle ve içindeki 10 personelle irtibat kesildi. Batan geminin sahibi Tahsin Doğruyol, A Haber'e yaptığı açıklamada yaşananları anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.
Çarpışmanın saat 03.10 sıralarında meydana geldiğini belirten gemi sahibi, acil durum sinyalinin devreye girmesine rağmen karşı gemiden uzun süre herhangi bir ihbar yapılmadığını savunarak, "İşin acı tarafı, kimseye haber verilmiyor 30 küsur dakika" ifadelerini kullandı.
"SAAT 5 CİVARI TELEFON GELDİ"
Batan "Tuğberk İmamoğlu" adlı geminin sahibi, olaydan saatler sonra gelen telefonla kazadan haberdar olduğunu belirterek yaşananları şöyle anlattı:
"Saat 5 civarı telefon geldi. Ondan sonra kendi ajantemden gemide bir çarpışma oldu. Ama gemiye ulaşılamadığı haberi geldi."
Gemi sahibi, bu bilginin ardından teknik ve mürettebat birimlerini harekete geçirdiğini belirterek, "Ben de teknik müdürlerime, mürettebat müdürlerime, gemideki insanlara ulaşmalarını söyledim. Ondan sonra ulaşamadılar" dedi.

VTS VE KURTARMA EKİPLERİNE HABER VERİLDİ
Gemiyle irtibat kurulamaması üzerine ilgili birimlere başvurduklarını anlatan gemi sahibi, şu ifadeleri kullandı:
"Bir daha VTS'yi, sahil kurtarmayı, devlet güvenliği, devlet kurumlarını falan söyledim."
Bu süreçte acentesinin, çarpışmaya karışan diğer geminin acentesine ulaştığını belirten gemi sahibi, buradan da karşı geminin kaptanıyla bağlantı kurulabildiğini söyledi.

"KAPTANI ARAMAYA ÇEKİNDİM"
Karşı geminin kaptanıyla iletişime geçme konusunda ilk anda tereddüt yaşadığını anlatan gemi sahibi, olayın hemen ardından daha fazla gerilim yaşanmasını istemediğini belirtti.
Gemi sahibi, "Ondan sonra ajantem karşı geminin ajantesine ulaştığını, oradan da geminin kaptanına ulaştığını söyledi. Ondan sonra istersen ağabey arayayım dedi, geminin kaptanıyla konuşayım dedi. Ben de çekindim biraz, kaza oldu falan filan. Olayın üstünde sanki ateşe yangın dökülmüş gibi olmasın diye" ifadelerini kullandı.
Ancak kendi gemilerine ve mürettebata ulaşılamaması üzerine ne olduğunu öğrenmek için karşı tarafla konuşmanın zorunlu hale geldiğini belirten gemi sahibi, şöyle devam etti:
"Ama sonra da adamlara ulaşamadık, gemiye ulaşamadık. Ulaşmamız lazımdı. Ne olduğunu öğrenmek için. Çünkü çarpışıyor, aynı yerde olması lazım mantıken değil mi? Ondan sonra aradı, ulaştı, kaydetti. Kaydını bana dinletti."

"KAZA 03.10'DA OLUYOR, ALARM SİSTEMİ ÇALIŞIYOR"
Gemi sahibi, karşı geminin kaptanıyla yapılan görüşmeden elde ettikleri bilgiler doğrultusunda kazanın saat 03.10 sıralarında meydana geldiğini düşündüklerini söyledi.
Çarpışmanın ardından geminin acil yardım sisteminin devreye girdiğini belirten gemi sahibi, şu ifadeleri kullandı:
"Olaydan anladığımız şu, gemi kaza olayı 3.10'da oluyor. Epirp dediğimiz, yani alarm sistemi çalışıyor."
Gemi sahibinin anlatımına göre, geminin batması gibi acil durumlarda devreye giren sistem, yardım sinyali göndererek ilgili birimlerin durumu fark etmesini sağlıyor.
Gemi sahibi, "Geminin sistemleri var battığında, acil yardım diye Ankara'ya ulaşan bir şeyimiz var. O sinyal veriyor, oradan bizi arıyorlar, biz öyle haberdar oluyoruz. Karşı taraftan hiçbir şey yapılmıyor" dedi.
"3.42'DE BİZE HABER VERİLDİ"
Gemi sahibi, daha sonra VTS ile de iletişime geçtiklerini ve kendi gemilerine ulaşamadıklarını bildirdiklerini söyledi. Kazanın ardından geçen sürenin kritik olduğuna dikkat çeken gemi sahibi, şu ifadeleri kullandı: "Ondan sonra 3. VTS'i aradık. VTS'e dedik ki, gemiye ulaşamıyoruz. Sizde izin vardır, onların hepsini izliyorlar."
Gemi sahibi, kendilerine olayla ilgili bildirimin saat 03.41 ya da 03.42'de yapıldığı bilgisinin verildiğini belirterek şöyle konuştu: "Ondan sonra, dediler ki 3.42'de bize haber verildi. 3.41 ya da 3.42. 32 dakika sonra, çok hayati bir zaman."

GEMİNİN YÜKÜ KONUSUNDA FARKLI BİLGİLER
Gemi sahibi, kazanın ardından gemide yük bulunup bulunmadığına ilişkin farklı bilgiler aldıklarını da söyledi.
İlk etapta kendilerine geminin boş olduğunun bildirildiğini belirten gemi sahibi, daha sonra yaklaşık 3 bin ton yük bulunduğunu öğrendiklerini ifade etti.
Gemi sahibi, "Bize boş dendi, yani gemide yük yok dendi ama sonra 3.000 ton yük var dendi" dedi.
ÇARPIŞMANIN NASIL MEYDANA GELDİĞİNE İLİŞKİN İLK TAHMİN
Gemi sahibi, teknik departmanlarla yaptıkları değerlendirmede karşı geminin ön bölümünün kendi gemisinin belirli bir noktasına çarpmış olabileceği ihtimali üzerinde durduklarını söyledi.
Çarpışmaya ilişkin tahminini maket üzerinden anlatan gemi sahibi, şöyle konuştu:
"Bizim dediğimiz, şuradan göstereyim size isterseniz. Şu ön tarafı var ya, karşı tarafın şu ön tarafının bizim geminin şu tarafına çarptığını düşünüyoruz. Yani şunun karşı tarafının şu tarafı çarpıp gittiğini düşünüyoruz."
Karşı geminin sivri bölümünün gövdeyi delerek su girişine neden olmuş olabileceğini ifade eden gemi sahibi, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Burası sivri ya, burayı deldi, su girdi diye. Benim tahminim, yani teknik departmanlarla beraber, öngörümüz bu şekilde."

"SU GİRDİ, GEMİYİ YATIRDI DİYE DÜŞÜNÜYORUZ"
Gemi sahibi, karşı gemide herhangi bir hasar görülmediğine dikkat çekerek, "Tuğberk İmamoğlu"nun kısa sürede batmasına neden olan durumun gövdedeki bir delikten su girmesi olabileceğini düşündüklerini söyledi.
Gemi sahibi, "Çünkü öteki gemide hiçbir hasar yok. Yani herhangi bir yerde vursa, metal zarar görse, o oradan bu kadar hızlı batmaz gemi. Burası, oradan su girişi oldu, gemiyi yatırdı diye düşünüyoruz. Başka bir şey düşünemiyoruz" dedi.
Gemi sahibi, kullandığı maketin kendi gemilerinin birebir modeli olmadığını da belirterek, "Prototip olarak herhalde aynı değil mi bu gösterdiğimiz maketi? Başka bir gemimizin maketi. Örnek olarak anlamanızı kolaylaştırması için diyorum" ifadelerini kullandı.

"HEM FENER VAR HEM RADAR"
Gemi sahibi, iki geminin de seyir güvenliği için radar ve seyir fenerleriyle donatıldığını belirterek, kazanın nasıl yaşandığına ilişkin soru işaretlerine dikkat çekti.
Gemi sahibi, şu ifadeleri kullandı:
"Bakın şu fener var ya, fener var. Kış tarafta da iki tane var. Geminin radarı var, karşı tarafın da radarı var."
Kazadan saatler sonra radarın görüldüğüne ilişkin bazı yorumlara da değinen gemi sahibi, "O radarlar, hani şeyden çıktı, 7 saat sonra görüldü falan filan diyor ya, çalışır çalışmaz. O ayrı. Sen kaptan olarak güvertedesin, bakıyorsun" dedi.

"BENİM KAPTANIM ONU ARIYOR"
Gemi sahibi, kendi gemisinin kaptanının çarpışmadan önce karşı gemiyi aradığını ve yaklaşmakta olduğu yönünde uyarıda bulunduğunu öne sürdü.
Yaşananları anlatan gemi sahibi, şöyle konuştu:
"Ondan sonra fenerlerin var ve radarın var. Hem benim radarım var, hem onun radarı var. Kaldı ki benim kaptanım onu arıyor. Yani diyor ki üstüme geliyorsun. Ondan sonra o çeviremiyor, bir daha arıyor."

"İŞİN ACI TARAFI, KİMSEYE HABER VERİLMİYOR"
Gemi sahibi, kendisini en çok etkileyen noktanın, kazanın ardından yaklaşık 30 dakika boyunca olayla ilgili ihbarda bulunulmadığı iddiası olduğunu söyledi.
"İşin acı tarafı, yani kimseye haber verilmiyor 30 küsur dakika."
Kazanın yaşanabileceğini ve insanların hata yapabileceğini belirten gemi sahibi, buna rağmen çarpışmanın ardından olay yerinden ayrılınmasını kabul edemediğini vurguladı.
"KAZAYI ANLARIM AMA GİTMEYİ ANLAMAM"
Gemi sahibi, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Bak bu hatayı anlarım, kazayı da anlarım, belayı da anlarım. Her şey insanlar için. Ama yani gitmeyi anlamam. O ihanet. Yani açıkçası onu anlayamam yani."
Marmara Denizi'nde Silivri'nin 18 mil güneyinde meydana gelen kazanın ardından İstanbul Valiliği, çarpışmaya karışan "Alsu" adlı gemide hasar bulunmadığını, ancak "Tuğberk İmamoğlu" adlı gemi ve içerisindeki 10 personelle irtibatın tamamen kesildiğini açıklamıştı.
Olayla ilgili çalışmalar sürüyor.
Seferihisar Belediyesi'nde kirli çark: Makam şoförü itirafçı oldu
Böcek'in fuhuş çarkında yeni bomba
