Manifest'in kurucusu Tolga Akış tutuklandı! Sevk yazısı ortaya çıktı
Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, "müstehcenlik", "uyuşturucu madde kullanımı" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla sevk edildiği hakimlikçe tutuklandı. Evinde yapılan aramada 10 milyon TL'lik senet ile çok sayıda altın ele geçirilen Akış hakkındaki savcılık sevk yazısında, yayınlanan içeriklerin Anayasa’nın 41. maddesi kapsamında çocukların ve ailenin korunması ilkelerine aykırı olduğu vurgulandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, "Manifest" grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış gözaltına alınmasının ardından adliyeye sevk edildi.
TOLGA AKIŞ TUTUKLANDI
Müstehcenlik, uyuşturucu madde kullanma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamaları kapsamında gözaltına alınan Manifest'in kurucusu Tolga Akış, işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Akış, hakimlikteki sorgusunun ardından tutuklandı.
SAVCILIK SAVUNMAYI YETERLİ BULMADI: TUTUKLAMA İSTEDİ
Savcılık ise Akış'ın savunmalarına rağmen soruşturma dosyasındaki mevcut deliller, suçun vasıf ve mahiyeti ve yasada öngörülen cezanın üst sınırını birlikte değerlendirdi.
Akış'ın Manifest grubunun kurucusu ve yapımcısı sıfatıyla soruşturma konusu faaliyetlerin kamuya sunulması ve geniş kitlelere ulaştırılmasındaki rolü nedeniyle TCK 226/2 kapsamında kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu kanaatine varıldı.

Başsavcılık, CMK'nın 100 ve devamı maddeleri uyarınca Tolga Akış'ın "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçundan Tutuklanmasını talep etti. Akış, çıkartıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Akış hakkında "müstehcenlik", "uyuşturucu madde kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçları kapsamında soruşturma yürütüldüğü öğrenildi.
SEVK YAZISI ORTAYA ÇIKTI
Savcılığın sevk yazısında, şüpheli Tolga Akış'ın "Manifest" isimli grubun kurucusu ve yapımcısı olduğu, çeşitli zamanlarda birçok konser organize ettiği ifade edildi.
Yazıda, "Müstehcenlik kavramının ceza hukuku bağlamında salt çıplaklık, bedenin görünürlüğü yahut kişiden kişiye değişen subjektif bir ahlak anlayışı üzerinden değerlendirilebilecek bir kavram olmadığı, müstehcenliğin içeriğin bütünlüğü ve ele alınış biçimiyle beraber hedeflendiği veya fiilen ulaştığı kitle ile birlikte değerlendirildiğinde özellikle çocukların ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimleri üzerindeki etkisiyle birlikte belirlenmesi gerekir." ifadeleri kullanıldı.
Türk Ceza Kanununun 226/2 maddesinde, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayınlayan yahut bunların yayımlanmasına aracılık eden kişinin cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilen yazıda, kanun koyucunun yalnızca müstehcen içeriğin meydana getirilmesini değil topluma ulaştırılmasını ve yaygınlaştırılmasını da bağımsız bir cezai sorumluluk olarak düzenlediğine dikkat çekildi.
Yazıda, korunan hukuki değerin yalnızca bireysel rahatsızlık veya kişisel beğeni olmadığını, özellikle çocuklar gibi kendilerini koruma ve gördüklerini anlamlandırma yetileri henüz gelişme aşamasında bulunan kişilerin korunmasını da amaçladığı kaydedildi.
Müstehcen görüntülerin yayınlandığı söz konusu paylaşımların çok kişi tarafından görüntülenerek geniş kitlelere ulaştığı belirtilen yazıda, şunlar kaydedildi:
"Bu paylaşımlar ile toplumun bireylerini lezbiyen, gay, biseksüel, travesti veya transseksüelliği de özendirici ve teşvik edici davranışlara yönlendirebileceği, söz konusu paylaşımların toplumun ahlaki değerlerine ve Anayasa'nın 41. maddesine uygun olmadığı, dolayısıyla edep ve haya bakımından yine benzer şekildeki faaliyetlere/eylemlere ilişkin toplumun ortak ahlaki değerleri ile Anayasa'nın 41. maddesinde güvence altına alınan 'Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları' bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir."
Sevk yazısında, "Anayasa hükümleri, devletin de çocukların her türlü istismara ve şiddete karşı korunmasında tedbirler almasını devlete bir pozitif yükümlülük olarak yüklediği, bu kapsamda çocukların ve gençlerin herhangi bir filtreleme mekanizması dahi bulunmaksızın söz konusu grubun eylemlerine ve faaliyetlerine doğrudan ulaşabilmesi, söz konusu Manifest grubunun yapımcısı olan şüphelinin, bu grubun eylem ve hareketlerinin sorumlusu olarak geniş kitlelere ulaşacak şekilde basın/yayın gibi yayın araçlarını kullanarak kamuya sunduğu ve meşrulaştırdığı tespit edilmiştir." ifadelerine yer verildi.
Akış'ın üzerine atılı "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçunu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilen yazıda, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.
EVİNDE ARAMA YAPILDI
Öte yandan Akış'ın evinde arama yapıldığı bildirildi.

Akış'ın evinden çok sayıda altın ve 10 milyon TL'lik senet çıktı.

Savcılık açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
"Cumhuriyet başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında menejer Tolga Akış müstehcenlik, uyuşturucu madde kullanma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasıyla gözaltına alınmıştır"
LONDRA DÜMENİNİN SEBEBİ ANLAŞILDI
Tolga Akış geçtiğimiz haftalarda verdiği beyanatta, Manifest grubunun İstanbul'daki ortak evlerinin kapanacağı ve Londra'da ortak bir mesken oluşturacağını söylemişti.
Manifest'in Londra'ya taşınacağına yönelik spekülasyonlara kapı aralayan Akış, daha sonra "Londra global çalışmaları ve iş birliklerini başlatacağımız ve sürdüreceğimiz lokasyon olacak." açıklaması yapmıştı.

Tolga Akış aynı zamanda Hypers ajansının kurucusu.

İLK GÖRÜNTÜ ORTAYA ÇIKTI
"Manifest" grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış'ın gözaltına alındığı anlara ilişkin ilk görüntüler ortaya çıktı.
Çebi'den "bant" savunması
Türkiye'den Meta ve TikTok'a sınırlama gelir mi?
