Çocuk suçlarına yeni dönem! Bıçağa yasak, dijitale takip
Ateşli silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olanlara hapis cezasından çocukların ceza sorumluluğuna, amaç dışı bıçak taşımadan dijital risklerden korunmaya kadar birçok alanda düzenlemeye gidildi. Çocuklara sosyal ve toplumsal hizmet, kitap ve kütüphane, çevre temizliği ile bağımlılıkla mücadele gibi yönlendirme tedbirleri de getirildi.
Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a eklenen düzenlemeyle, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Karar Resmi Gazete'de yayımlandı.
ÇOCUKLARIN CEZA SORUMLULUĞUNDA DEĞİŞİKLİK
Türk Ceza Kanunu'nun 31'inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "on iki yıldan on beş yıla" ibaresi "on üç yıldan on sekiz yıla","dokuz yıldan on bir yıla" ibaresi "on yıldan on iki yıla", "yedi yıldan" ibaresi ise "dokuz yıldan" şeklinde değiştirildi.
Üçüncü fıkrada yer alan "on sekiz yıldan yirmi dört yıla" ibaresi "on dokuz yıldan yirmi yedi yıla", "on iki yıldan on beş yıla" ibaresi "on beş yıldan on sekiz yıla", "on iki yıldan fazla" ibaresi de "on beş yıldan fazla" şeklinde değiştirildi.
Somut olayda kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ile daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurulacak.
Kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen, 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilecek. Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış ve ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilecek.

CEZALAR ARTIRILDI
Türk Ceza Kanunu'nun 233'üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "bir yıla" ibaresi "üç aydan iki yıla", ikinci fıkrasında yer alan "üç aydan bir yıla" ibaresi "altı aydan iki yıla", üçüncü fıkrasında yer alan "üç aydan bir yıla" ibaresi ise "bir yıldan üç yıla" şeklinde değiştirildi.
Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde şikâyet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılacak.
SOSYAL İNCELEME ZORUNLULUĞU
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174'üncü maddesinin birinci fıkrasına, "15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen" hükmü eklendi.
Çocuk Koruma Kanunu'nda da 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hale getirildi. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından 15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.

ÇOCUK HÜKÜMLÜLER İÇİN YENİ DÜZENLEME
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 11'inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Çocuk tutukluların" ibaresi "Çocuk hükümlülerin veya tutukluların" şeklinde değiştirildi. İkinci fıkrada yer alan "çocuklar" ibaresinden sonra "suç türleri" ibaresi eklendi.
Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına, psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilecek.
Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemeyecek.
Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar ile taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecek.
Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlardaki çocuk hükümlülerden firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler, kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp cezası kesinleşmiş olanlar ya da asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni veya kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilecek.
Çocuk hükümlülerin suç ve ceza türlerine göre çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, bu kurumlarda geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilecek.

KOŞULLU SALIVERİLME HESABI
Türk Ceza Kanunu'ndaki kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınacak.
AMAÇ DIŞI BIÇAK TAŞIMAYA DÜZENLEME
Kabahatler Kanunu'na "Amaç dışı bıçak taşıma" başlıklı madde eklendi.
Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin, ruhsatlandırılan yerler ve işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi yasak olacak.
Bu aletlerin 18 yaşından küçük çocuklara satılması, çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması da yasaklanacak.
Yasaklara uymayan kişiye 5 bin Türk Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise 10 bin Türk Lirası idari para cezası verilecek. Kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde de 5 bin Türk Lirası idari para cezası uygulanacak.

Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilecek. İdari para cezasına ve el koymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine ise mülki amir karar verecek.
Kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında, çocuğun üstün yararı gözetilerek Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülki amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulacak.
Düzenleme internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanacak. Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması ise bu hükümlere tabi olmayacak.
YÖNLENDİRME TEDBİRLERİ
Çocuk Koruma Kanunu'na "Yönlendirme tedbirleri" başlıklı yeni madde eklendi.
Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanacak.
Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri kapsamında çocukların spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına hükmedilebilecek.
Dijital risklerden korunma tedbiri kapsamında çocuğun kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihaz bildirilecek. Cihazın tedbir kararından sonraki hareketleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından üç aydan az, iki yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açılabilecek. Riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişim de engellenebilecek.
Kitap ve kütüphane tedbiri kapsamında çocukların kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumalarına hükmedilebilecek.
Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapılması, bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılım sağlanabilecek.
Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri kapsamında ise Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamalarına hükmedilecek.
Bu tedbirlerin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

ACİL KORUNMA KARARI
Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun uzman hekim tarafından tespit edilmesi halinde acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içinde rapor düzenlenecek.
Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hâkimine başvuracak. Başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından hazırlanan rapor mahkemeye sunulacak.
Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç 48 saat içinde karar verecek. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavi uygulanacak. İhtiyaç duyulması halinde kolluktan yardım istenebilecek.
Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi halinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilecek. Sağlık kurulu raporu dikkate alınarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verilebilecek.
"SUÇA SÜRÜKLENEN" YERİNE "ADLİ SÜREÇTEKİ"
Çocuk Koruma Kanunu'nun 15'inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi "Adli süreçteki" şeklinde değiştirildi.
Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.
Sosyal Hizmetler Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu'nun çeşitli maddelerinde de "suça sürüklenen" ifadeleri "adli süreçteki", "hakkında adli süreç yürütülen" ve "hakkında adli süreç yürütülmesi" ifadeleriyle değiştirildi.
Sosyal Hizmetler Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin 17 numaralı alt bendinde yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki" şeklinde değiştirildi.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253'üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki" şeklinde değiştirildi.
Çocuk Koruma Kanunu'nun 1'inci maddesinin birinci fıkrasında, 2'nci maddesinin birinci fıkrasında, 3'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinde ve (c) bendinde, 12'nci, 20'nci, 24'üncü, 26'ncı, 30'uncu, 31'inci, 34'üncü ve 37'nci maddelerinde yer alan "suça sürüklenen" ifadeleri "adli süreçteki" şeklinde değiştirildi.
11'inci ve 13'üncü maddelerde yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "hakkında adli süreç yürütülen", 39'uncu maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan "Suça sürüklenmesi" ibaresi ise "Hakkında adli süreç yürütülmesi" şeklinde değiştirildi.

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI
Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde, yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanacak.
Bu yükümlülükler, yönlendirme tedbirlerinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilecek.
Suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması halinde, adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilecek.
TEDBİRLERDE KOORDİNASYON
Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi halinde kolluktan yardım istenebilecek.
Tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, il ve ilçelerde ise vali ve kaymakam tarafından sağlanacak. İl ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülecek.
Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilecek.
Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişi, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılacak.
Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilecek. Tazyik hapsine ilişkin kararlar kesinleşmesinin ardından Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilecek ve çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilecek.