Adalet Bakanı Akın Gürlek, Behçet Oktay'ın ailesiyle bir araya geldi: "Hiçbir husus karanlıkta bırakılmayacaktır"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle bugün bir araya geldi. Görüşmede, Oktay'ın ölümüne ilişkin FETÖ iddialarıyla dosyanın yeniden ve kapsamlı şekilde incelenmesi yönündeki talepler ele alındı. Bakan Gürlek konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Başta FETÖ bağlantısı iddiası olmak üzere, olaya ilişkin tüm şüpheler yeniden ve kapsamlı biçimde incelenecek; hiçbir husus karanlıkta bırakılmayacaktır." ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle bir araya geldi. Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede, Behçet Oktay'ın oğlu Burak ve kardeşi Şule Oktay yer aldı.
OKTAY'IN ÖLÜMÜNDE FETÖ'NÜN ROLÜ ARAŞTIRILSIN TALEBİ
Oktay'ın ailesi, ölüm olayında FETÖ'nün rolü bulunduğunu ve dosyanın yeniden ve kapsamlı şekilde incelenmesini talep ediyor.
Adalet Bakanlığınca, Bakan Akın Gürlek'in, eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle görüşmesine ilişkin açıklamada bulunuldu.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Gürlek, 25 Şubat 2009'da park halindeki aracında vefat etmiş halde bulunan ve ölümü kayıtlara 'intihar' olarak geçen eski Özel Harekat Dairesi Başkanı Behçet Oktay'ın oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay ile bir araya geldi.
Bakan Gürlek görüşmede, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının karanlık kalmış, henüz aydınlatılmamış cinayetlerin ortaya çıkarılması için yaptığı çalışmaları hatırlattı. Gürlek, "Bu konuda da özellikle ailelerimizle görüşme yapıyoruz. Çünkü sizin gözlemleriniz, ilk olay anında gördükleriniz, bilgileriniz sıcağı sıcağına çok önemli. Bu konuda toplantılara önem veriyoruz. Tekrardan başınız sağ olsun." ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek, olayın gerçekleştiği tarihte Oktay'ın Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) radarında olduğunun altını çizerek, "Çok önemli. O tarihlerde Sayın Müdürümüz, FETÖ'nün radarındaydı. Vazifesini yaptığı dönem, örgütün tam palazlanmaya başladığı zaman, 2009 yılı." değerlendirmesini yaptı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle bir araya geldi. (Fotoğraflar AA ve Takvim Fotoğraf Arşivi’nden alınmıştır.)
Özellikle 2007-2010 yılları arasındaki olayların, çok ayrıntılı incelendiğini belirten Gürlek, "Hrant Dink, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti. Daha sonra da rahmetli Behçet Oktay'ın ölümünden dolayı bu tarihlere iyi bakıyoruz. Özellikle burada FETÖ'nün parmak izi çıkabilir mi? Çünkü genelde bir organize eylem olabiliyor." ifadelerini kullandı.
Gürlek, olayda şüpheli hareketlerin olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Özellikle olay tarihindeki bir bölgesel baz istasyon çalışması yapılması gerekiyor. Genişletilmiş. Yani telefon sinyalleri kimler bulunuyor? Gerekirse geçmiş örnek kamera görüntülü var mı? Kimler irtibatlı? Onlara bakmak lazım. Müdahale eden, ilk olaya müdahale eden kimler? İşte görevli polisler kimler o tarihteki..."
"GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİSİ GELİŞTİ"
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığında görev yapan personelin, "profesyonel" olduğuna dikkati çeken Gürlek, şöyle devam etti:
"Zaten bu birimi kurma amacımız da özellikle ayrı bir bakış açısıyla, ayrı bir gözle dosyada henüz aydınlatılmamış ya da ortaya çıkarılmamış teknik delilleri ortaya çıkartmak. Tabii şu an günümüz teknolojisi gelişti. Daha fazla, daha farklı yöntemlerle inceleme yöntemimiz var. Arkadaşlarımız çalışıyor. Burada daire başkanımız var, altındaki hakimlerimiz var. Savcılarımızla, Ankara Başsavcılığımızla da irtibatta."
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulduğu tarihten bugüne kadarki çalışmaları neticesinde 27 dosyada 30 failin bulunduğunun altını çizdi.
En ufak bir ayrıntıyı bile değerlendirdiklerini dile getiren Gürlek, "Ama burada özellikle o tarihteki atmosfere bakmak lazım. Yani rahmetlinin öldürüldüğü ya da intihar eyleminin gerçekleştiği tarih 2009 tarihi. O tarihteki Türkiye atmosferine bakmak lazım. Yani burada kimin menfaatine olacak bu eylem. Özellikle biz devlet olarak yanınızdayız, sonuna kadar bu işle mücadele edeceğiz. İnşallah burada karanlık bir nokta kalmayacak. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi." ifadelerini kullandı.
"DOSYADA HİÇBİR İNCELEME YAPILMADI"
Oktay'ın kız kardeşi Şule Oktay da dönemin Taraf ve Zaman gazetelerinin Ergenekon soruşturmaları sürecinde Behçet Oktay'ı gündeme taşıdığını belirterek, sürekli mobbing haberler yapıldığını ifade etti.

Olay günü eve gelip yemek yemeyi planlayan Behçet Oktay'ın son anda bir yemek organizasyonuna gittiğini ifade eden Şule Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gece saat 03.00'te kapımız çaldı, 'Behçet Oktay intihar etti' diye. Saat 04.00'te bizim biletlerimiz alındı. Apar topar uçağa bindirildik. Birinci haftasında yeğenlerim çağırılmış. Soruşturma bitti. Yani dosyada hiçbir inceleme yapılmadı, bizim bilgimize dahi başvurulmadı. 2 adet cep telefonu var bunlara yer verilmedi. Kasasının anahtarı alınmış götürülmüş, telefonla görüşmeler yapılmış. Dosyayı kapattılar."
"Ağabeyim sağ eliyle çay bile karıştırmazdı." diyen Şule Oktay, Behçet Oktay'ın her iki elinde de barut artığı bulunduğuna ilişkin kayıtların, "şüphe uyandırıcı" olduğunu belirtti.
"SİLAHTAKİ MERMİLER BABAMIN MERMİLERİ DEĞİL"
Behçet Oktay'ın oğlu Burak Oktay da silahtaki mermilerin hiçbirinin babasına ait olmadığını dile getirerek, "Babam hep aynı mermileri kullandı. Yedek şarjör olan mermiler aynı ama silahtaki mermiler babamın mermileri değil." ifadesini kullandı.
Oturdukları lojmandaki komşularının çoğunun daha sonra FETÖ'den firari olduğunu belirten Burak Oktay, "Mesela buna babamın korumaları da şahit. Ondan sonra zaten bu oturduğumuz lojman itibarıyla bütün komşularımız FETÖ'den firariler. Babamı 'Hizbullah militanı' diye dinlemeye aldırdılar. Firari Recep Güven 'kendisini öldürttü' yorumunu yaptı." değerlendirmesinde bulundu.
Şule Oktay ve Burak Oktay konuyla yakından ilgilenmesi ve kendilerini kabul etmesinden dolayı Adalet Bakanı Akın Gürlek'e teşekkür etti.
Eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay
BAKAN GÜRLEK'TEN AÇIKLAMA: BU MESELENİN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
Bakan Gürlek konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Gürlek, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"17 yıl önce şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay'ın oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay ile Bakanlığımızda bir araya geldik.
Başta FETÖ bağlantısı iddiası olmak üzere, olaya ilişkin tüm şüpheler yeniden ve kapsamlı biçimde incelenecek; hiçbir husus karanlıkta bırakılmayacaktır.
Behçet Oktay'ın şüpheli ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için süreci yakından takip edeceğiz.
Bakan Gürlek'in sosyal medya paylaşımı
Olayda kimin dahli bulunursa bulunsun, gerçeğin ortaya çıkarılması için bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız. Merhum Behçet Oktay'a bir kez daha Yüce Allah'tan rahmet; ailesine ve sevenlerine sabır ve metanet diliyorum."
BEHÇET OKTAY CİNAYETİ (25 ŞUBAT 2009)
Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın intihar ettiği söylense de, aslında FETÖ'nün gömdüğü silahları tespit ettiği için cinayete kurban gittiği iddia edildi.
OKTAY'IN ÖLÜMÜNDE FETÖ ŞÜPHESİ
15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından, FETÖ'nün emniyet, ordu ve yargıdaki yapılanmalarının ortaya çıkması, geçmişte tartışmalı bir şekilde kapanan bazı soruşturma ve davaları da gündeme getirmişti.
İhanet girişiminin hemen ardından görevden uzaklaştırılan ya da tutuklanan bazı emniyet ve yargı mensuplarının, ağabeyinin öldürülmesiyle alakalı olduklarını düşündüklerini kaydeden kız kardeşi Şule Oktay, şunları ifade etmişti:
"Ağabeyimi öldürmeden önce dinlemeye, teknik takibe almışlar. Bu talimatı veren kim? Ramazan Akyürek. Ağabeyimin ölümünde çok ciddi bir FETÖ parmağı var. Sonrasında soruşturmayı ve davayı kapatmalarından da bu belli oluyor. Ölümünü yeterince incelemediler. Ağabeyim, öldürülmeden bir hafta önce 'Çok üzerime geliyorlar.' diyordu. Ağabeyim, o dönemde FETÖ'nün çok ciddi şeylerini yakaladı. Fetullahçıların nerelere uzandığını kimsenin kestirmesi mümkün değil. Ergenekon'dan içeri atabilirlerdi ama bunları yapmadılar ve ağabeyimi öldürdüler. Yanına kadar gelebilen insanlar öldürdü. Ağabeyimin o dönem söylediği şeyler bu yöndeydi. Darbe girişiminin ardından FETÖ'nün yargı ve emniyetten temizlenmesiyle, davanın tekrar açılması için adımlar atacağız. Artık gerçek ortaya çıkmalı."
Behçet Oktay'ın ağabeyi Nezih Oktay
15 Ağustos 2016'da AA'ya açıklamalarda bulunan Behçet Oktay'ın ağabeyi Nezih Oktay ise, kardeşinin öldürülmeden 5-6 ay önce bazı gazetelerde "Fetullahçıları Özel Harekata sokmayan Behçet Oktay" yönünde başlıklar atıldığını belirterek, "Ondan sonra bu aşama geliyor. 6 gün önceki telefon dinlemesi, sonra arabasının başında öldürülmesi... Bunun emniyet içerisinde F tipi örgütlenmenin bir operasyonundan başka bir şey olması mümkün değil. İbareler şu an emniyetin içerisindeki FETÖ'nün bu cinayeti işlediğini gösteriyor. Ama daha yeni başladık, sümen altında kalan belgeler, delil karartmalar... İnşallah bizim yaptığımızın onda birini yapıp bu evrakları meydana çıkarırlarsa zaten katilleri elleriyle koymuş gibi bulabileceklerdir." diye konuştu.
Hijyen paketleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı
Hizmetle geçen 25 yıla özel gazete