Terörsüz Türkiye için yasal çerçeve: Teklifin gerekçesi ortaya çıktı

"Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında TBMM'ye sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin gerekçesi ortaya çıktı. Düzenlemenin af niteliği taşımadığı, mahkumiyet hükümlerini ve ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı vurgulanırken; silahlı yapıların tasfiyesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve sürecin ihtiyaçlara göre yeni yasal adımlarla ilerletilebileceği belirtildi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Terörsüz Türkiye için yasal çerçeve: Teklifin gerekçesi ortaya çıktı

"Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin gerekçesinde, düzenlemenin kapsamı ve hedeflerine ilişkin dikkat çeken ayrıntılara yer verildi.

TBMM Başkanlığına sunulan teklifin gerekçesinde, devletin temel amaç ve görevleri hatırlatılarak kamu düzeninin korunmasının yanı sıra toplumsal barışın güçlendirilmesinin de devletin asli görevlerinden biri olduğu belirtildi.

Terörsüz Türkiye için yasal çerçeve netleşti (Fotoğraflar AA'dan ve Takvim foto arşivinden alınmıştır.)Terörsüz Türkiye için yasal çerçeve netleşti (Fotoğraflar AA'dan ve Takvim foto arşivinden alınmıştır.)

CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINA YENİ PERSPEKTİF

Gerekçede, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye'nin güvenlik, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendiren yeni bir perspektifle geleceğe yürüdüğü vurgulandı.

Bu kapsamda şu ifadelere yer verildi:

"Nitekim bu yüzyıl, yalnızca yeni bir zaman dilimini değil, aynı zamanda devletin demokratik hukuk devleti niteliğini daha da güçlendirecek, milli birlik ve beraberliği tahkim edecek, toplumsal huzuru kalıcı hale getirecek ve milletimizin ortak geleceğini güvence altına alacak bir vizyonu ifade etmektedir.

Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, milli egemenlik ilkesi ve ortak vatandaşlık bilinci etrafında şekillenen bu vizyon, yalnızca kamu düzeninin korunmasını değil, aynı zamanda toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini ve ortak geleceğin daha sağlam temeller üzerinde inşa edilmesini de gerekli kılmaktadır."

Terörsüz Türkiye için yasal çerçeve: Teklifin gerekçesi ortaya çıktı-3

TERÖRÜN BİTMESİYLE KAYNAKLAR KALKINMAYA YÖNELECEK

Terörün tamamen sona erdiği bir Türkiye'nin güvenlik, demokrasi, ekonomik kalkınma ve hukuk devleti bakımından daha güçlü bir geleceğin önünü açacağı belirtildi.

Gerekçede, "Güvenlik için ayrılan kaynakların eğitime, bilime, teknolojiye, üretime, altyapıya ve sosyal kalkınmaya yönlendirilebilmesi, ülkenin her köşesinde huzur ortamının güçlenmesine ve gelecek nesillerin şiddetin etkisinden uzak, güven içerisinde yaşayabilmelerine önemli katkı sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulunuldu.

2002'DEN BU YANA ATILAN ADIMLARA VURGU

Uzun yıllara yayılan terörle mücadele sürecinde yalnızca güvenlik tedbirleriyle yetinilmediği, ekonomik, sosyal ve demokratik nitelikte çok yönlü politikaların da hayata geçirildiği aktarıldı.

Özellikle 2002'den itibaren temel hak ve hürriyetlerin güçlendirilmesi, devlet ile millet arasındaki bağın kuvvetlendirilmesi ve demokratik standartların yükseltilmesi amacıyla kapsamlı reformların gerçekleştirildiği hatırlatıldı.

TBMM tarafından kabul edilen ve milletin onayladığı anayasa değişiklikleri ile diğer kanuni düzenlemeler sayesinde hukuk devleti ve demokratikleşme alanında önemli ilerlemeler sağlandığı ifade edildi.

SİLAHLI YAPILANMALARIN ORTADAN KALDIRILMASI HEDEFLENİYOR

Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasal düzen ve kamu güvenliği esas alınarak toplumsal huzurun kalıcı biçimde tesis edilmesinin amaçlandığı belirtildi.

Gerekçede, silahlı yapılanmaların ortadan kaldırılması ve demokratik siyaset alanının güçlendirilmesi yoluyla toplumsal bütünleşmenin sağlanması ile milletin ortak değerlerinin korunmasının yaklaşımın temelini oluşturduğu kaydedildi.

Terörsüz Türkiye için yasal çerçeve: Teklifin gerekçesi ortaya çıktı-4

KOMİSYON ÇALIŞMALARINA ÖZEL VURGU

TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun farklı siyasi görüşlerin, toplumsal beklentilerin ve hukuki değerlendirmelerin ortak zeminde ele alınmasına katkı sağlayan önemli bir istişare ve değerlendirme merkezi olarak görev yaptığı ifade edildi.

Komisyon çalışmalarının ortaya çıkan sorunların bütün yönleriyle değerlendirilmesine, mağduriyetlerin tespitine, toplumsal uzlaşının güçlendirilmesine ve ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin kapsamlı biçimde ele alınmasına imkan sağladığı belirtildi.

CEZA ADALETİ SİSTEMİNE YENİ YAKLAŞIM

Gerekçede ceza adalet sisteminin yalnızca suçların cezalandırılması amacı taşımadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"Hukuk devleti, yalnızca suçların cezalandırılmasını esas alan bir sistem değildir. Hukuk devleti, adaletin sağlanmasını, kamu güvenliğinin korunmasını, toplumsal huzurun güçlendirilmesini ve suç işleyen bireylerin yeniden topluma kazandırılmasını da gözeten çok boyutlu bir anlayışı ifade etmektedir.

Bu yaklaşım doğrultusunda ceza adalet sistemi, yalnızca geçmişte işlenmiş suçlara karşılık verme amacını taşımamakta, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması, yeniden suç işlenmesinin önlenmesi, hükümlünün hukuk kurallarına saygılı bir birey olarak yaşam sürmesinin teşvik edilmesi ile toplumsal barışın güçlendirilmesine hizmet etmektedir.

Süreçte ulaşılan mevcut aşamanın kalıcı hale getirilebilmesi, güvenlik tedbirlerinin etkin şekilde sürdürülmesinin yanında ceza adalet sisteminin de kamu güvenliğini uzun vadede destekleyecek şekilde geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.

Bu çerçevede hazırlanan teklifle gelecekte benzer acıların yaşanmasının önlenmesi, elde edilen kazanımların kalıcı hale getirilmesi, kamu güvenliğinin daha güçlü biçimde tesis edilmesi, ceza adalet sisteminin geliştirilmesi ve belirli şartların oluşması halinde ilgili kişilerin hukuk düzenine bağlı bireyler olarak toplumla bütünleşmesi amaçlanmaktadır."

Terörsüz Türkiye için yasal çerçeve: Teklifin gerekçesi ortaya çıktı-5

CEZA VE İNFAZ POLİTİKALARINDA YASAMA VURGUSU

Kanun koyucunun ceza ve infaz politikalarını belirleme konusundaki takdir yetkisinin hukuk devleti ilkesinin çizdiği sınırlar içinde kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik anayasal bir yetki olduğu ifade edildi.

Gerekçede, "Toplumsal şartların değişmesi, güvenlik politikalarının ulaştığı seviye, ceza adalet sisteminin uygulama sonuçları ve kamu düzeninin ihtiyaçları dikkate alınarak ceza adalet sisteminde yeni düzenlemeler yapılması, çağdaş hukuk devletlerinde yasama organının doğal ve anayasal görevlerinden biridir." ifadelerine yer verildi.

MAHKUMİYETLERİ ORTADAN KALDIRAN BİR DÜZENLEME DEĞİL

Teklifin hukuki sınırlarına ilişkin bölümde ise düzenlemenin mahkumiyet kararlarını veya ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmadığının altı çizildi.

Gerekçede şu ifadeler kullanıldı:

"Teklif, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumakta, suçun vasfına, mahkumiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir. Bu yönüyle teklif, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır."

Terörsüz Türkiye için yasal çerçeve: Teklifin gerekçesi ortaya çıktı-6

"TÜRKİYE MODELİ" VURGUSU

"Terörsüz Türkiye" sürecinin sağlıklı, gerçekçi ve sürdürülebilir bir zemine oturtulabilmesi amacıyla uluslararası tecrübelerin de değerlendirildiği belirtildi.

40 yılı aşan mücadele birikimi dikkate alınarak Türkiye'nin kendi tecrübesi, toplumsal gerçekliği ve devlet geleneğiyle şekillenen özgün bir "Türkiye Modeli" oluşturulduğu kaydedildi.

Terörsüz Türkiye için yasal çerçeve: Teklifin gerekçesi ortaya çıktı-7

TEKLİF SÜRECİN İLK HUKUKİ ADIMI

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunca hazırlanan rapor doğrultusunda oluşturulan teklifin, süreç kapsamında öngörülen hukuki düzenlemelerin ilk adımını teşkil eden temel bir çerçeve olduğu belirtildi.

Gerekçenin devamında şu ifadeler kullanıldı:

"Sürecin dinamik yapısı dikkate alındığında, uygulama sırasında ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar, elde edilecek tecrübeler ve değişen şartlar ile gereklilikler doğrultusunda, sürecin hedefine uygun şekilde ilerlemesini sağlamak amacıyla yasama organının takdiri çerçevesinde ilgili mevzuatta ilave değişiklikler yapılması veya yeni kanuni düzenlemelerin ihdas edilmesi söz konusu olabilecektir.

Belirtmek gerekir ki süreç, yalnızca ülkemizde değil, ülkemizin de içinde bulunduğu tüm coğrafyada barış ve kardeşliği yeniden oluşturmaya yöneliktir. Bu kapsamda örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla başlayan süreç, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin yürürlüğe konulmasıyla artık milletin eseri olacaktır."

Gerekçede, sürecin ihtiyaçlar ve değişen şartlar doğrultusunda yeni yasal düzenlemelerle devam edebileceği belirtildi.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Yunus Akseki
Yunus Akseki Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler