FETÖ'cü Burkay Karatepe'yi yakalayan MİT'in yüz tanıma sistemi nasıl çalışıyor?
Darbe girişiminden bu yana kırmızı bültenle aranan FETÖ'cü terörist Karatepe, saç-sakal değiştirip şapka ve bereyle kamufle olmaya çalışsa da Afyonkarahisar'da MİT'in yerli ve milli teknolojisine takıldı. Şehir kameralarınca 4 ay boyunca 14 kez taranarak yapay zeka ve derin öğrenme algoritmalarıyla %83'e varan doğrulukla teşhis edilen firarinin yakalanması, dijital istihbaratın gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Peki, kılık değiştiren teröristleri bile milimetrik biyometrik analizlerle adım adım tespit eden MİT'in yüz tanıma sistemi nasıl çalışıyor?
Darbe girişiminden bu yana firari durumda olan ve kırmızı bültenle aranan FETÖ'cü terörist Karatepe, Afyonkarahisar'da düzenlenen başarılı bir operasyonla yakalandı.
Operasyonun kilit noktasını ise MİT'in geliştirdiği üst düzey yüz tanıma teknolojisi ve şehir içi güvenlik kameralarının entegre çalışması oluşturdu.
MİT'in yerli yüz tanıma sisteminin yalnızca terörle mücadelede değil; organize suç örgütleri, uyuşturucu kaçakçılığı ve dolandırıcılık gibi suçlardan aranan kişilerin tespit edilmesinde de etkin şekilde kullanıldığı öğrenildi.

KAMUFLE ÇABALARI SONUÇ VERMEDİ: 14 KEZ KADRAJA TAKILDI
Yapılan incelemelere göre firari terörist, tespit edilmemek için saç ve sakalını farklı modellerde kestirip şapka ve bere kullanarak kendisini gizlemeye çalıştı. Ancak bu çabalar MİT'in biyometrik analiz engeline takıldı.
-
İlk tespit: 14 Mart tarihinde kent merkezindeki Anıt Park civarında bulunan güvenlik kamerasının kaydettiği görüntü, MİT'in yüz tanıma sistemine aktarıldı. Sistem, şahsın %77 oranında Karatepe ile benzerlik gösterdiğini belirleyerek alarm verdi ve teknik takip başlatıldı.
-
Adım adım takip: Yaklaşık 4 ay süren takip boyunca firari terörist, kentin farklı noktalarında 14 kez kameralara yakalandı.
-
Yüksek benzerlik oranı: MİT'in yapay zeka altyapısı, kameralardan elde edilen görüntülerde %65 ila %83 arasında değişen doğruluk oranlarıyla şahsın Karatepe olduğunu kesinleştirdi.

"BİYOMETRİK ANALİZLER MİLİMETRİK YAPILIYOR"
Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, A Haber canlı yayınında sistemin çalışma prensibine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MİT'İN YÜZ TANIMA SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Biyometrik verilerin stratejik önemine dikkat çeken Kırık, yerli ve milli teknolojilerin güvenlik açısından kritik rol üstlendiğini belirterek, yüz tanıma sisteminde kişinin daha önceki fotoğrafları, MOBESE ve güvenlik kamerası görüntülerinin tek havuzda toplandığını, ardından yapay zeka destekli derin öğrenme algoritmalarıyla analiz edildiğini ifade etti.
Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Burada yüzün biyometrik verileri önce analiz ediliyor. Dijital ortamda toplanan o şahıs kimse, yakalanan kişinin önceki fotoğrafları, görselleri dijital ortamda taranıyor. Bırakmış olduğu dijital ayak izleri, MOBESE kameraları, güvenlik kameraları; buradan alınan görüntüler direkt olarak havuzda birleştirilmiş oluyor. Bundan sonraki süreçte derin öğrenme devreye giriyor." sözleriyle anlattı.

Prof. Dr. Ali Murat Kırık, kullanılan teknolojinin çalışma prensibini ve yerli sistemlerin stratejik önemini şu sözlerle aktardı:
"Burada özellikle şuna bakıyor; yüz hizalaması. Yani gözü burada milimetrik bir şekilde, burnu burada, ağız bölgesi bu şekilde... Ancak sakal uzatırsa nasıl olabilir, bıyık bırakırsa nasıl olabilir; bunların hepsi biyometrik açılımlarla analiz ediliyor. Yapay zeka ile birlikte test süreci devreye giriyor. Saç uzatırsa, sakal-bıyık bırakırsa ne kadar ve ne şekilde türlü versiyonları sisteme makine öğrenmesi ve derin öğrenme aracılığıyla giriliyor.
Bu tür sistemlerde hiçbir zaman yüzde 100 doğruluk elde edilemez. Ancak bu şahsın yüzde 77 oranında doğru eşleştirilmesi bile MİT'in bu operasyonda önemli bir başarıya imza attığını gösteriyor. Kameralar aracılığıyla şahsın hangi yoldan geçtiği, nerede görüldüğüne dair bilgiler otomatik olarak MİT'in havuzuna düşüyor. Konum ve lokasyon bilgisi de tespit edildiği için günün sonunda tabiri caizse yakayı ele vermiş oluyor."

Prof. Dr. Kırık ayrıca, yerli ve milli platformların veri güvenliği açısından hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Artık istihbarat dijital ortamda. Bu sistemler Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin. Lütfen insanlar biraz bu açıyla baksınlar; bizim güvenliğimiz için yapılan sistemler bunlar. İnanın burnun gözle olan hizalaması, milimetrik analizleri, ağzın türlü versiyonları, hepsi analiz ediliyor ve bu sayede tespit ediliyor. Kimse 'ben yaptım, devletime hainlik yaptım, yanıma kâr kaldı' demesin. Devlet zamanını bekler, zamanı geldiğinde düğmeye basar gereğini yapar." ifadelerini kullandı.
