Gölcük'ten silahlı tehdide! Haluk Levent'in geçmişte mağdur ettiği Şaziye Kutlu anlattı: "5 milyon dolar kaptırdık"
Haluk Levent’in mağdur ettiği, geçmişte Ankara’nın sayılı iş adamlarından biri olan Enver Kutlu’nun eşi Şaziye Kutlu yaşadıklarını anlattı.
Sabah'tan Tuba Kalçık'ın haberine göre; Kutlu, Levent'le Gölcük depremi sonrası tanıştıklarını belirtti. Çadır yalanıyla kendisine 5 milyon dolar kaptırdıklarını söyledi. Kutlu, "Bu adam herkesi kandırabilecek potansiyelde, çok tehlikeli bir insan. Depremleri kendi çıkarı için kullanacak kadar vicdansız biri. Mafyavari adamlarla birlikte eşimin kafasına silah dayayıp 'Borcumuz yok' belgesi imzalattı. Bizim her şeyimiz gitti, alyansımı bile satmak zorunda kaldım. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" dedi.
Enver Kutlu ve Şaziye Kutlu
■ Haluk Levent'le nasıl tanıştınız?
Haluk'la Gölcük Depremi'nden sonra tanıştık. Haluk'un hikayesi hep çadırla başlıyor. Eşimin bir arkadaşı vardı, Haluk'u bize o getirdi. "Gölcük Depremi'nde çadır yaptırdım. İnsanlara yardım ettim. Bunu yapabilmek için de borç aldım. Borcumu ödeyemiyorum. Beni öldürecekler, yardım edin" dedi.
Ümitköy'de bir site yaptırmıştık. 25 dairemiz vardı. Eşim de 3 daire verdi o siteden. Çekler verdi bize, 300 konserden alacağı parayı bu dairelere karşılık bize verecekti. Fakat o çeklerin bir tanesinin karşılığı çıktı, diğerleri karşılıksızdı. Arkasından mahkeme sürecimiz başladı. Bu arada bizim avukatımız da satın almış. Haluk'tan her seferinde para almış, biz sonradan öğrendik bunu. Daha sonra Haluk tekrar eşime yanaştı. O dönem Ünal Acar diye bir menajeri vardı Haluk'un. "Abi biz İstanbul'da bir ofis kuralım. Haluk'un yeri yurdu yok, ofiste belli olsun. Oradan konserlerini ayarlasın, sana ödemesini yapsın" dedi.
Biz bir sarmalının içine girdik. Hani paranızı kurtarmak için daha çok para harcarsınız ya. Sürekli para istiyordu, evimize geliyordu. Bakın hep hikaye aynı aslında biliyor musunuz? Hani bu AHBAP'ı kurduğunda da insanların evine gidiyordu.
Haluk Levent
İşte "Şuna yardım edin, evinize geleceğim, size menemen yapacağım, şarkı söyleyeceğim" diyordu ya. Bizim evimize de öyle geliyordu. Giriyordu mutfağımıza, "Ben size çok güzel bir kahvaltı hazırlayacağım" diyordu.
Taktik aynı... Çankaya'da bir daire, Kazan'da sanayi parselini satıp, o dönem tekrar para verdik. İstanbul'da ofis kurulmasına rağmen hiçbir sözünü yerine getirmedi. Baktık ki olacak gibi değil, biz de ofise gidip konuşmak istedik.
Ofiste mafyavari tiplerle birlikte silahla beni ve eşimi tehdit etti. "Paranızın peşine düşmeyin, size ve çocuklarınıza zarar veririz" dediler.
Ankara'daki evimize de mafyavari adamlarla gelip bizi tehdit etti. 5 milyon dolar paramızı kaptırdık bu adama. Bakın, benim eşim çok başarılı, emlak zengini bir iş adamıydı. Şimdi çıkmış bazıları bizim için tefeci diyor ama bu tamamen yalan. Biz mağdur olduk.

ZORLA FERAGATNAME İMZALATTI
■ Sonra tekrar görüştünüz mü Haluk Levent'le?
Evet. Eşimi aradı bir gün ve "İzmir'de Mustafa Ekşioğlu villalar yapıyor. Benim borcuma karşılık sana iki tane villa verecek ama önden 50 bin dolar para ödemen gerekiyor" dedi.
Biz de verdik. Hatta o villaların satış vaadi senedi de var elimizde. Sonra Haluk eşimi aradı; "Ekşioğlu seninle görüşmek istiyor" dedi. Eşimle yeğenim görüşmeye gitti. Daha sonra ellerinde bir kağıtla döndüler. Kağıtta o villaların feragatnamesi var, Haluk da oradayken silah zoruyla eşime imzalatmışlar.
DUYGU SÖMÜRÜSÜ YAPIYOR
■ Basına çıktığı için görüyoruz; sizin gibi ona parasını, malını veren insanlar var. İnsanlar nasıl inanıyor ve güveniyor Haluk Levent'e?
Bu adam herkesi kandırabilecek potansiyelde bir insan. Haluk'ta maneviyat de yok vicdan da. Gerçekten çok tehlikeli de bir insan. Dilbazlığıyla insanları kandırıyor, duygu sömürüsü yaparak paralarını, mallarını alıyor.
Oğlum hastaydı, ameliyat ettirecek paramız bile kalmamıştı, ondan yardım istedim. Biz onun yüzünden bu hale düştük sonuçta. Telefonlarıma bile bakmadı. Şimdi de mide kanserinin hikayesini çıkardı ya, yazışmalarında gördük.

İnanın biz kendisinden para istediğimiz zaman da bir hastaneye gidiyordu, koluna serum taktırıyordu ve bize fotoğraf gönderiyordu. Yani bunun numaraları hep aynı. Bakın başta da söylediğim gibi ilk bize de deprem çadırı yalanıyla geldi. İnsanları da çadırla dolandırdı. Haluk depremleri kendi çıkarı için kullanacak kadar vicdansız bir insan. İnsanların duygularını sömüren bir adam.
Haluk yüzünden aile olarak sağlığımızdan olduk. Çocuklarımın psikolojisi bozuldu. İnanın bir liralık yardımda bulunmadı bize. Bakın benim çocuğum öyle ciddi rahatsızlık geçirdi ki askerden muaf oldu. Düşünün siz rahatsızlığını çocuğumun. Bizim her şeyimiz gitti, alyansımı bile satmak zorunda kaldım.
Ankara'da apartman görevlisi ile aynı katta bir evde yaşıyoruz. Onun yüzünden açılıkla mücadele edecek duruma geldik. Ben Haluk'un en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.
HALUK'UN ÜZERİNE BİR ÇÖP BULAMAZSINIZ
■ Haluk Levent kendi hesabından mı size ödeme yaptı?
Haluk hiçbir zaman kendi hesabından para göndermez. Haluk'un hiç hesabı olmaz. Hiçbir zaman Haluk'un üzerine bir çöp bulamazsınız. Malını, mülkünü başkalarının üzerine yapmış. Çocuklarımızı üniversiteye gönderecek paramız kalmadı
■ Sizin mağduriyetiniz Haluk Levent'in şoförü Zafer Yay'ın ifadesinde de geçiyor değil mi?
Evet. Zafer'i 20 yıldır tanırız. Haluk onu da kullandı. Zafer'le ben sürekli görüştüm. Benim çocuklarım üniversite okurken hep Zafer'den rica ettim. Ulaşamıyordum çünkü Haluk'a. Bizi batırdığı için çocuklarımı üniversiteye gönderecek kadar paramız kalmamıştı. Kaptırdığımız paranın bir kısmı kurtarmak istiyorduk. Baktım ki bunlardan olumlu cevap alamıyorum, ben de en son çare olarak, basına çıkacağım ve belgeleriyle Haluk'un bizi nasıl dolandırdığını anlatacağım dedim.

■ Neden konuşmadınız?
Bu mesaj sonrası Haluk benimle görüşmek istedi. Ankara'da görüştük. O dönemde de ev sahibi bizi evden çıkarıyordu, kiramızı bile ödeyemiyorduk. Onunla buluştuk, Haluk banka üzerinden bir miktar para gönderdi. Kafede buluşmuştuk, çıkışta, "Sizi bırakayım" dedi. Biz de tamam dedik.
Sonra ıssız bir yere götürdü, orada da yine mafya tipli adamlar, araçla bizi bekliyordu. Arabadan indirdiler bizi ve kafamıza silah dayadılar. Bunun karşılığında da "Borcumuz kalmadı" diye belge imzalattılar.
Ayrıca basına belge vermeyeceğime dair de belge imzalattı. Ben bu işin peşini bırakmadım. Zafer'e mesajlar atmaya devam ettim. Bunlar tutuklanmadan 3-5 gün önce Zafer 25 bin lira oğlumun hesabına para gönderdi.
Beni mali şubeden aradılar, ifademi verdim. Zafer de zaten ifadesinde Haluk'un bize borçlu olduğunu söylüyor.
Mahsun Kırmızıgül
KIRMIZIGÜL DE DOLANDIRICI OLDUĞUNU BİLİYORDU
■ Haluk Levent'in bahis oynadığını biliyor muydunuz?
Tabii, oynadığını öğrenmiştim. Borç vermeden önce bilmiyorduk ama. Muzaffer Köse onun korumalığını da yapar. Fakat bu kumar derdiyle de çok uğraştı.
Köse onu evine bağlıyordu, gidip Kıbrıs'a kumar oynamasın diye. Ama bu nasıl yapıyorsa akşam binip gidiyordu. Çok ciddi kumar bağımlısıymış. Hep insanları çarparak diğer insanların borcunu kapatmaya çalıştı. Ben o zaman insanlara çok kızdım. Dedim ki devletin kurumları var, niye bu kumarbaza, dolandırıcıya bu paraları gönderiyorlar diye.
Kendisinin deprem paralarıyla bahis oynayacağını, kumar oynayacağını biliyordum.
Mahsun Kırmızıgül açıklamalar yapıyor ya, o da bizim ofisimize geldi. Bu adamın nasıl dolandırıcı, kumarbaz olduğunu biliyordu. Prestij Müzik'ten beri onu tanıyor.
YAŞADIĞIMIZ ACILARI O DA MİSLİYLE ÇEKSİN
■ Haluk Levent tutuklandığında neler hissettiniz?
Allah korusun biri evladınızı öldürür de katil hüküm giyer ya inanın o mutluluğu hissettim. Ben şimdi Haluk'tan para mı alabilir miyim bilmiyorum. Beklentim kalmadı ama Haluk cezasını çeksin, adalet yerini bulsun istiyorum. Bizim yaşadığımız acıları, dört duvar arasında çeksin, diğer insanların yaşadıklarını misliyle ödesin istiyorum. Ben devletimize de adaletimize de güveniyorum.
Sosyal medya serseriliğine yargı freni
Rüşveti sünnet düğünüyle akladılar