Türkiye'den AB'nin "Ortak Anlayış" belgesine tepki
Avrupa Birliği’nin (AB) 15 Temmuz’da yayımladığı "Ortak Anlayış" belgesinde Türkiye’nin adaylık statüsünü yok sayıp Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta tek taraflı tezlere yer vermesi Ankara’nın çok sert tepkisini çekti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "Bahse konu belgenin, Avrupalı müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye'nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir." ifadelerini kullandı. İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise, söz konusu değerlendirmelerin objektiflikten ve stratejik öngörüden uzak olduğunu belirtti.
Avrupa Birliği (AB) 15 Temmuz'da yayımladığı "Ortak Anlayış" belgesinde yine skandala imza attı.
Brüksel'in hazırladığı tehdit ve stratejik çevre değerlendirmesinde, Türkiye'nin AB adaylık statüsü tamamen görmezden gelinirken, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında yine tek taraflı Yunan-Rum tezlerine yer verildi. Ankara'nın tarihi NATO Zirvesi'ndeki kilit ve vazgeçilmez rolünün hemen ardından gelen bu hamle, Türkiye'nin tepkisini çekti.
Türkiye, Avrupa Birliği'nin hazırladığı ʺOrtak Anlayışʺ belgesine tepki gösterdi
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: GERÇEĞİ GÖLGELEME ÇABASI
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) tarafından 15 Temmuz'da yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesinde Türkiye'ye yönelik atıfların "stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksun" olduğunu belirtti.

Keçeli, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, AB tarafından 15 Temmuz'da yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesi hakkında açıklama yaptı.
AB tarafından yayımlanan belgede Türkiye'ye yönelik atıfların "stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksun" olduğunu belirten Keçeli, "Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır. Bahse konu belgenin, Avrupalı müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye'nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir." ifadelerini kullandı.
DOĞU AKDENİZ TEPKİSİ
Keçeli, belgede Doğu Akdeniz bağlamında ifade edilen asılsız iddiaların, AB'nin ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamadığına işaret ettiğini vurguladı.
Sözcü Keçeli, Kıbrıs meselesi açısından ise çözümün, 2004'te Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği Birleşmiş Milletler Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddeden ve 2017'deki Kıbrıs Konferansı'nda uzlaşmaz bir tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğinin bir kez daha altını çizdi.
Keçeli, AB'yi gerçekçi ve her iki tarafın menfaatlerine uygun bir vizyon ve söylem benimsemeye davet ettiklerini kaydetti.

DURAN'DAN TEPKİ: TARİHİ GERÇEKLERİ YANSITMIYOR
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da sosyal medya hesabından, AB'nin 15 Temmuz'da yayımladığı "Ortak Anlayış" belgesinde Türkiye'ye yönelik değerlendirmelere ilişkin açıklama yaptı.
Söz konusu değerlendirmelerin objektiflikten ve stratejik öngörüden uzak olduğunu belirten Duran, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin aday ülke statüsünü yok sayan bu yaklaşım, AB'nin ortak geleceğe ilişkin vizyon eksikliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. NATO Ankara Zirvesi'nde Türkiye'nin Avrupa-Atlantik güvenliği açısından taşıdığı vazgeçilmez rol açık şekilde teyit edilmişken, bu gerçeği görmezden gelen ifadeler yapıcı diyaloğa katkı sunmamaktadır. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında tekrarlanan tek taraflı söylemler, uluslararası hukuku ve tarihi gerçekleri yansıtmamaktadır. Kalıcı çözüm ancak hakkaniyeti esas alan, tarafsız ve gerçekçi bir yaklaşımla mümkündür. AB'nin ön yargılardan uzak, karşılıklı saygı ve ortak menfaat temelinde daha sorumlu bir söylem benimsemesi son derece önemlidir."

