Başkan Erdoğan Fuat Sezgin’i vefatının 8’inci yılında andı
Başkan Erdoğan, bilim tarihine damga vuran Prof. Dr. Fuat Sezgin’i vefatının 8’inci yılında rahmetle yâd etti. Erdoğan, Sezgin’in eserleri ve vizyonuyla Türkiye’ye önemli bir miras bıraktığını vurguladı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, dünyaca ünlü bilim tarihçisi Prof. Dr. Fuat Sezgin'i vefatının 8'inci yılında yayımladığı mesajla andı.
Başkan Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Fuat Sezgin'in bilim ve teknoloji alanında ortaya koyduğu vizyona dikkat çekti.
Erdoğan mesajında, "Ortaya koyduğu büyük vizyonla, yaptığı çalışmalarla, müellifi olduğu eserlerle bilimde ve teknolojide bizlere çok önemli bir miras bırakan Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamızı ebediyete irtihalinin 8'inci yılında rahmetle yâd ediyorum." ifadelerini kullandı.
Fuat Sezgin vefatının 8’inci yılında anıldı (Fotoğraflar Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)
BİLİMİN İZİNİ DOĞU'DA SÜREN BÜYÜK ALİM
24 Ekim 1924'te Bitlis'te dünyaya gelen Prof. Dr. Fuat Sezgin, ilkokulu Doğubayazıt'ta, ortaokul ve liseyi Erzurum'da tamamladı. Sezgin, 1934'te İstanbul'a geldi.
Küçük yaşlardan itibaren mühendis olma hayali kuran Sezgin'in akademik hayatındaki yön değişikliği, İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsünde görev yapan Alman doğu bilimci Hellmut Ritter'in verdiği bir seminerle başladı.
Sezgin, burada alanının en önemli uzmanlarından kabul edilen Ritter'in öğrencisi oldu. Hocası Ritter'in bilimlerin temelinin İslam bilimlerine dayandığını belirtmesi üzerine Sezgin, çalışmalarını bu alana yoğunlaştırdı.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden 1951'de mezun olan Sezgin, Arap Dili ve Edebiyatı alanında uzmanlaştı. 1954'te ise "Buhari'nin Kaynakları" adlı teziyle doktorasını tamamladı.
Sezgin bu tezinde, hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari'nin bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil, yazılı kaynaklara dayandığı görüşünü ortaya koydu. Bu yazılı kaynakların İslam'ın erken dönemine, hatta 7. yüzyıla kadar uzandığını belirleyen Sezgin'in bulguları, özellikle Batı'daki oryantalist çevrelerde geniş yankı uyandırdı.

27 MAYIS DARBESİ SONRASI ALMANYA'YA GİTMEK ZORUNDA KALDI
Prof. Dr. Fuat Sezgin, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından Milli Birlik Komitesi'nin aldığı kararla üniversitelerden uzaklaştırılan ve "147'likler" olarak bilinen akademisyenler arasında yer aldı.
Daha önce yurt dışından gelen çok sayıda akademik teklifi ülkesine olan sevgisi ve bağlılığı nedeniyle reddeden Sezgin, bu kararın ardından ABD'deki iki dostuna ve Frankfurt Üniversitesi'nin eski rektörüne mektup yazarak yurt dışına gitmek istediğini bildirdi.
Arkadaşlarından kendisini memnuniyetle kabul edeceklerine dair yanıt alan Sezgin, Frankfurt'a gitti. Burada misafir doçent olarak ders vermeye başlayan Sezgin, Cabir bin Hayyan üzerine hazırladığı tezle 1966'da profesör oldu.
Bilimsel çalışmalarını "Arap-İslam kültürünün tabii bilimler tarihi" alanına yönelten Sezgin, 1966'da İslam uygarlık tarihçisi Ursula Sezgin ile evlendi. Sezgin çiftinin 1970'te Hilal adını verdikleri kızları dünyaya geldi.
FRANKFURT'TA ENSTİTÜ VE MÜZE KURDU
Prof. Dr. Fuat Sezgin, 1982'de J.W. Goethe Üniversitesine bağlı Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsünü kurdu. Bir yıl sonra da aynı isimle bir müze hayata geçirdi.
Direktörlüğünü yürüttüğü müzede Sezgin, Müslüman bilginler tarafından geliştirilen aletleri, bilimsel araç ve gereçlerin numunelerini büyük bir özveriyle yaptırarak sergiledi.
Sezgin, "İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar alanında yazılan en kapsamlı eser" olarak nitelendirilen Arap-İslam Bilim Tarihi'nin ilk cildini 1967'de tamamladı.
Astronomi, matematik, tıp, kimya, zooloji, coğrafya, felsefe, meteoroloji, botanik, mühendislik ve haritacılık gibi pek çok alanı geniş biçimde ele alan Sezgin, bu çalışmasıyla bilim tarihine katkı sunan en kapsamlı eserlerden birini kaleme aldı.
Prof. Dr. Fuat Sezgin, eserinin 18. cildini yazdığı dönemde, 30 Haziran 2018'de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Sezgin'in cenazesi, Fatih Camisi'nde kılınan namazın ardından Gülhane Parkı'nda toprağa verildi.
MİRASINI MÜZE VE VAKIFLA KALICI HALE GETİRDİ
Fuat Sezgin'in girişimleriyle 2008'de Gülhane Parkı'nda İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi kuruldu. Müzenin faaliyetlerini desteklemek amacıyla Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı da faaliyetlerine başladı.
2013'te ise Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde "Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Enstitüsü" kuruldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde 2019 yılı "Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" ilan edildi. Bu kapsamda çok sayıda panel, konferans, sergi, kısa film yarışması, özel dergi sayısı ve farklı etkinlikler düzenlendi.
Arapça, Almanca, Latince, İbranice ve Süryanice dahil birçok dili çok iyi derecede bilen Sezgin, hayatı boyunca çok sayıda önemli ödül, nişan ve madalyaya layık görüldü.
Ömrünün son günlerine kadar ilmi çalışmalarını sürdüren Sezgin, akademik hayatı boyunca bilimin ve teknolojinin ilk defa Doğu toplumlarında ortaya çıktığını, İslam medeniyeti üzerinden dünyaya yayıldığını ortaya koymaya çalıştı.
Eserleri ve çalışmalarıyla bilimsel ilerleme sürecinin tek bir milletin değil, bütün insanlığın ortak eseri olduğunu gösteren Sezgin, yaşamı boyunca Kahire Arap Dili Akademisi, Şam Arap Dili Akademisi, Fas Rabat Kraliyet Akademisi, Bağdat Arap Dili Akademisi ve Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyeliği dahil çok sayıda önemli akademide yer aldı.
BİLİM TARİHİNE DEV ESERLER KAZANDIRDI
Prof. Dr. Fuat Sezgin, hayatı boyunca dünyanın farklı yerlerinden kendi imkanlarıyla aldığı 45 bin ciltlik kitap ve 10 bin civarında mikrofilm arşiviyle bilim tarihi alanında dünyanın tek olma özelliğine sahip özel koleksiyon bir kütüphane kurdu.
Sezgin'in geride bıraktığı en büyük ilmi miraslardan biri, ilk cildi 1967'de yayımlanan 17 ciltlik Arap-İslam Bilimler Tarihi oldu. Sezgin, bu eser için yaklaşık 300 bin yazma eseri yerinde inceledi.
Prof. Dr. Sezgin, eserinde Kur'an bilimleri, hadis, fıkıh, kelam, felsefe, tarih, tasavvuf, edebiyat, şiir, tıp, farmakoloji, zooloji, veterinerlik, simya, kimya, botanik, ziraat, astronomi, astroloji, meteoroloji, matematiksel coğrafya ve haritacılık gibi birçok konuyu derinlemesine ele aldı.
Sezgin'in "Arap-İslam Bilimleri Tarihi" adlı 17 ciltlik başeseri, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı tarafından Almancadan Türkçeye çevrildi. Eser, 2024'te doğumunun 100'üncü yılı dolayısıyla düzenlenen vefa gecesinde tanıtıldı.
Prof. Dr. Fuat Sezgin, 1984'ten itibaren Arap İslam Bilimleri Tarihi dergisini de yayımladı.
Sezgin'in coğrafya, Avrupalı seyyahların seyahatnameleri, matematik, astronomi, felsefe, tıp, müzik, nümismatik, tarih yazıcılığı ve diğer konularda yazılmış orijinal eserlerin tıpkıbasımlarını ve bu alanlarda araştırma yapan Batılı bilim insanlarının eserlerini içeren seriler halinde yaklaşık 1300 cilt yayını bulunuyor.
Fuat Sezgin'in Türkçe yayımlanan eserleri arasında "Buhari'nin Kaynakları", "İslam'da Bilim ve Teknik", "İslam Uygarlığında Mimari, Geometri, Fizik, Kimya, Tıp, Saatler, Optik, Mineraller, Savaş Tekniği, Antik Objeler", "İslam Uygarlığında Astronomi Coğrafya ve Denizcilik", "Bilim Tarihi Sohbetleri", "Tanınmayan Büyük Çağ İslam Bilim ve Teknoloji Tarihinden", "Amerika Kıtasının Müslüman Denizciler Tarafından Kolomb Öncesi Keşfi ve Piri Reis", "İslam Bilim Tarihi Üzerine Konferanslar" ve "İslam Kültür Dünyasının Bilimler Tarihindeki Yeri" kitapları da yer aldı.