TBMM Komisyonu'ndan onay çıktı: 12. Yargı Paketi ile IBAN kiralayanlara ceza indirimi ve tazminat kuralları değişiyor
Yargı sisteminde köklü reformlar içeren ve milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren 12. Yargı Paketi'nde kritik bir eşik daha aşıldı. TBMM Adalet Komisyonu'nda uzun süren görüşmelerin ardından kabul edilen yeni kanun teklifi, özellikle son dönemde siber dolandırıcıların tuzağına düşen "IBAN mağdurları" için devrim niteliğinde düzenlemeler barındırıyor. AK Parti ve MHP'nin ortak önergeleriyle şekillenen paket, mahkemelerdeki duruşma sürelerinden tazminat hesaplamalarına, kaçak sanıkların hukuki durumlarından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz yetkilerine kadar geniş bir yelpazede adalet mekanizmasını yeniden düzenliyor.
Hızlı Özet Göster
- TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen 12. Yargı Paketi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ceza dairelerinin kararlarına karşı dosyanın tesliminden itibaren 3 ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek.
- Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek ancak sorgusu yapılmamışsa mahkumiyet kararı verilemeyecek.
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki belirsiz alacak davası hükmü yürürlükten kaldırılırken, duruşmalar arasındaki süre 3 aydan uzun olamayacak.
- Teklife eklenen düzenlemeyle banka hesap bilgilerini haksız menfaat için başkalarıyla paylaşanlar hakkında verilecek ceza yarı oranında indirilecek.
- Dolandırıcılık suçundan hüküm giyip dosyası infazda olanlara, mağdurun zararını 6 ay içinde tazmin etmeleri halinde ceza indirimi hakkı tanınacak.
TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne göre, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek.
Teklifin, 13 ayrı kanunda değişiklik veya düzenleme içerdiği, yürürlük, yürütme ve geçici madde dahil toplam 30 maddeden oluştuğu belirtildi. Düzenlemelerle yargı süreçlerinin hızlandırılması, uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda bazı kanunlarda değişiklik yapılması amaçlanıyor.
12.yargı paketi komisyondan geçti. (Fotoğraflar AA Arşiv'e aittir.)
Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen teklifle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek ancak daha önce sorgusu yapılmamış ise mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecek.
Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek bizzat hazır bulunmak kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilecek.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda, suç soruşturması veya kovuşturması kapsamında ilgililerden alınan saç, kan, tırnak veya tükürük gibi örnekler üzerinde yapılan moleküler genetik inceleme sonuçlarının nasıl ve ne kadar süreyle saklanacağı, imha süreci ve hangi amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin açık düzenlemeler de yapılacak.
Ayrıca bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma tedbiri sonucu elde edilen kişisel verilerin saklanması, sınırlandırılması, imhası ve veri sahibinin haklarına ilişkin düzenleme yapılacak.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve kötü muamele kabul edilebilecek suçlar bakımından verilemeyeceği hüküm altına alınacak.

YARGITAY İTİRAZLARINA 3 AY SINIRI
Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek. Sanığın lehine itirazda süre aranmayacak. İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılacak.
Teklifle, Türk Borçlar Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecek.
Kanuni faiz oranına ilişkin de değişiklik yapılması öngörülüyor. Buna göre, miktarı sözleşmeyle belirlenmemiş faizlerde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i esas alınacak.
Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecek.

BELİRSİZ ALACAK DAVASI TARİH OLUYOR
Teklif, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki "Belirsiz alacak davası" başlıklı hükmü yürürlükten kaldırıyor.
Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilecek. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, duruşmalar arasındaki süre 3 aydan daha uzun olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hakim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilecek.
Teklifle, hukuk yargılamalarında ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla yapılabilmesine imkan sağlanıyor. Böylece tarafların bulundukları yerden duruşmaya katılımına ilişkin uygulamanın kapsamı genişletiliyor.
Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma halleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.
Adli yargı mercilerince idare aleyhine verilen para borcu, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar bakımından da yeni bir usul getiriliyor. Buna göre, icra takibi yapılmadan önce idareye başvuru zorunlu olacak. Alacaklı veya vekilinin banka hesap numarasını bildirerek yapacağı başvurudan itibaren en geç 1 ay içinde ödeme yapılmaması halinde ilamlı icra takibine başvurulabilecek.
Alacaklı veya vekilinin banka hesap numarasını bildirerek yapacağı başvurudan itibaren en geç 1 ay içinde ödeme yapılmaması halinde ilamlı icra takibine başvurulabilecek.
Noterlik işlemlerine ilişkin düzenlemeyle de noterlik evrak ve defterlerinin asıllarının adli mercilerce talep edilmesi halinde, herhangi bir yargı mercii aracı kılınmaksızın noterler tarafından doğrudan mahkemelere veya Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilebilmesine imkan tanınacak.
Teklifle, hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran hakim ve Cumhuriyet savcılarına uyarma cezası verilebilmesine yönelik düzenleme de yapılıyor.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanun'un "Davaların birleştirilmesi" başlıklı hükmünde yapılan değişikliğe göre, ilk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olacak.
Teklife göre, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilecek. İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilecek. Bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme, Yargıtay'da ise bozma sebebi teşkil etmeyecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanun'da yapılan değişiklikle, bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen karar, miktar veya değeri itibarıyla ilgili hükümde belirtilen parasal sınırın üzerinde olması halinde temyiz edilebilecek. Bu kararın, miktar veya değerinin belirtilen parasal sınırı geçmemesi halinde temyiz yoluna başvurulamayacak.

AÇIK ARTIRMADA YENİ DÖNEM
Teklifte, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi ve açık artırmalarda yaşanan sorunların çözümüne yönelik düzenlemeler de yer aldı. Buna göre, tüm maliklere miras yoluyla intikal eden ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin ilk artırmaya yalnızca malik olan mirasçılar katılabilecek.
Mirasçılar arasında yapılacak ilk artırmada muhammen kıymetin yüzde 100'ü esas alınacak. İkinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde 50'si üzerinden işlem yapılacak.
Ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde pay sahiplerine de teminat yatırma zorunluluğu getirilecek. İhale alıcısının en yüksek teklifi vermesine rağmen süresi içinde ihale bedelini yatırmaması halinde alınan teminat iade edilmeyecek. Teminat, öncelikle satış masraflarından mahsup edilecek, kalan kısmı ise hak sahiplerine dağıtılacak.
Ayrıca ihale bedelini süresi içinde yatırmayarak ihalenin iptaline neden olan alıcıya, teklif ettiği bedelin yüzde 5'i oranında idari para cezası verilecek.
Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışının da UYAP e-satış portalı üzerinden yapılması sağlanacak.

İDARİ YARGIDA YENİ DÜZENLEMELER
İdari yargıya ilişkin düzenlemeler kapsamında, idare mahkemelerinde tek hakim tarafından karara bağlanacak dava türleri artırılacak. Bu kapsamda, belirli parasal sınırın altındaki iptal ve tam yargı davalarının yanı sıra öğrenciler hakkında verilen bazı disiplin cezaları, sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemleri ile kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin ve uyarma cezasına ilişkin işlemler de tek hakimle görülebilecek.
İdari yargıda istinaf incelemesine ilişkin bazı usul kuralları yeniden düzenlenecek. Bölge idare mahkemelerinin kaldırma kararı üzerine verdikleri kararlara karşı temyiz yolu da yeniden belirlenecek.

ADALET AKADEMİSİ VE ADLİ TIP DÜZENLEMESİ
Türkiye Adalet Akademisi tarafından verilecek eğitimler ile hakim ve savcı yardımcılarına yapılacak yazılı ve sözlü sınavlara ilişkin usul ve esaslar da yeniden düzenlenecek. Sınavların yüz tam puan üzerinden değerlendirilmesi ve mazereti nedeniyle sınava katılamayanlar için mazeret sınavı yapılması hüküm altına alınacak.
Adli Tıp İhtisas Kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olma şartı getirilecek. Ayrıca ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanları için 4 yıllık görev süresi belirlenecek.

GEÇİŞ HÜKÜMLERİ
Kanun teklifiyle geçiş hükümleri de düzenleniyor. Buna göre, İcra ve İflas Kanunu'nda yer alan ve düzenlemeyle belirtilen taşınmazlara yönelik hükümdeki değişiklikler, teklifin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmayacak, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'daki idare mahkemeleri hakimlerine yönelik hüküm, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanacak.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda değişikliğe gidilen Danıştay'a temyiz başvurusuna ilişkin hüküm, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanacak. Bu tarihten önce bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında, bu düzenlemeyle yapılan değişikliklerden önceki hükümler geçerli olacak.
Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'daki değişiklikle adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için gereken şartların düzenlenmesine ilişkin hükümde, görev süresi belirlenen adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarından kanun teklifinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 4 yıl veya daha fazla süreyle görev yapmış olanların görevleri sona erecek, 4 yıldan daha az süreyle görev yapmış olanlar kalan süreyi tamamlayacak. Bu hüküm kapsamında görev süresi sona erenler, yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevine devam edecek.
Türk Medeni Kanunu'nda vasinin görevleri arasında yer alan taşınırların ve taşınmazların satışına yönelik hükümler, açık artırma suretiyle satışına karar verilip de bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmayacak. Bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın itiraz yetkisine yönelik düzenleme, hükmün yürürlüğe girdiği tarihten sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanacak, yürürlüğe girdiği tarihten önce teslim edilmiş olan dosyalar hakkında önceki hükümlerin uygulanması sürdürülecek.
Türk Borçlar Kanunu'nda tazminata yönelik düzenleme, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanacak. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda belirsiz alacak davasına ilişkin yürürlükten kaldırılan hüküm, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanacak.

"IBAN DÜZENLEMESİ" İHDAS EDİLDİ
Komisyonda AK Parti ve MHP'nin kabul edilen önergesiyle teklife, kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen haksız menfaat için banka hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlarla ilgili yeni madde ihdas edildi. Buna göre, Türk Ceza Kanunu'nun nitelikli dolandırıcılığa yönelik 158. maddesine fıkra eklenecek.
Dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.
Komisyonda kabul edilen önergeyle düzenlenen geçiş hükümlerine göre, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan eklenen fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine iletilecek.

DOSYASI İNFAZDA OLANLARA 6 AY İÇERİSİNDE PARAYI ÖDEME ŞANSI
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK'nin etkin pişmanlığa ilişkin 168. maddesi uygulanmamış hükümlülerden eklenen fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde TCK'nin 168. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir" hükmünden faydalanabilecek.
Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu hükümler, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacak.
AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilemeyeceğine yönelik düzenleme tekliften çıkarıldı.

"ORGANİZE DOLANDIRICILIKLA MÜCADELEMİZDE EN KÜÇÜK BİR GERİ ADIM SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"
Teklife ihdas edilen maddeyle ilgili açıklamalarda bulunan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, sosyal medya ve dijital platformlarda "hesabını kirala, IBAN'ını paylaş, komisyon kazan" gibi vaatlerle vatandaşların banka hesaplarının suç gelirlerinin aktarılmasında kullanılabildiğini ifade etti.
Bu yöntemlerden en fazla etkilenen kesimlerin başında gençlerin geldiğini vurgulayan Yüksel, kolay kazanç vaadi veya hukuki sonuçların yeterince öngörülememesi nedeniyle bazı gençlerin banka hesaplarını suç örgütlerinin kullanımına açabildiğini, bunun sonucunda eğitim ve meslek hayatlarını etkileyebilen ağır hukuki sonuçlarla karşılaşabildiklerini belirtti.
Hiç kimsenin "Ben bilmiyordum" diyerek sorumluluktan tamamen kurtulmasının söz konusu olamayacağını dile getiren Yüksel, şöyle konuştu:
"Burada özellikle ifade etmek isterim ki hazırlanan düzenleme, dolandırıcılık suçunu planlayan, organize eden, yöneten, vatandaşları aldatan veya suçtan esas menfaati sağlayan kişiler bakımından herhangi bir değişiklik öngörmemektedir. Bu kişiler hakkında mevcut cezai yaptırımlar aynen uygulanmaya devam edecektir. Organize dolandırıcılıkla mücadelemizde en küçük bir geri adım söz konusu değildir. Düzenleme yalnızca, suça katkısı, banka hesabını veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan kişiler bakımından daha ölçülü bir değerlendirme yapılmasını amaçlamaktadır."
Düzenlemeyle yeni bir suç ihdas edilmediğini aktaran Yüksel, ayrıca herhangi bir fiili suç olmaktan çıkarmadığını, dolandırıcılık suçunun faillerine cezasızlık getirilmediğini kaydetti.
Yüksel, düzenlemenin, gerçek mağdurların zararlarının giderilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.
Kılıçdaroğlu'nun programı neden iptal?
Helal belgeli ithalatta yeni kural!