Devlet Bahçeli'den "CHP buhran içinde" çıkışı! Özgür Özel'e uyarı: Ateşe körükle gitme

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. CHP içinde "mutlak butlan" sonrası patlak veren savaşı değinen Bahçeli, partinin buhran içinde olduğunu belirterek, "Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına bir ibretlik bir tablodur." dedi. Özgür Özel'i uyaran Bahçeli, "Ateşe körükle gitme" ifadelerini kullandı. Konuşmasında yine Terörsüz Türkiye vurgusu yapan Bahçeli meselenin hayati olduğuna dikkat çekerek, "İç cepheyi sağlam tutmalıyız" dedi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Devlet Bahçeli'den "CHP buhran içinde" çıkışı! Özgür Özel'e uyarı: Ateşe körükle gitme

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

"Muhterem arkadaşlarım, değerli milletvekilleri. Bugün grup toplantımızı şereflendiren iki ilimiz bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi Çanakkale Kahramanları, ikincisi ise Köroğlu Ayvazlar'dır. Öncelikle Türk Millî Takımı'nın Amerika'da Dünya Kupası'na katılması münasebetiyle birçok çevre, millî takımımızı memnun kılacak ve başarı sağlayacak bir üslupla bazı marşların yarışmasını açmıştı. Geçmişte söylenen bazı şeylerin tekrarıyla millî takımımızı Amerika'ya yolcu etmeyi düşünüyorlardı. Böyle bir dönemde Milliyetçi-Ülkücü Hareket'in hassasiyetlerini göz önüne alarak ülkücü sanatçılarımızdan istirham ettim. Kısa sürede bir marş hazırlayın ve bunu Amerika'ya gitmeden evvel Türkiye duysun istedim. Biraz evvel sizlere arz edilen marş odur. O sanatçıları tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum.

Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza samimi dileklerimi iletiyorum. Gönül ve kültür coğrafyalarımızda zulmün pençesinde kimliğini, harbin ateşinde ümidini, baskının gölgesinde şerefini muhafaza mücadelesi veren tüm kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantımız vesilesiyle bir kez daha sizlerle aynı çatı altında bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Sözlerimizin, gözlerimizin, hazırlıklarımızın, gayretlerimizin ve niyetlerimizin milletimize hizmete vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizi muhabbetle ve en derin kardeşlik duygularımla selamlıyorum.

Devlet Bahçeli'den "CHP buhran içinde" çıkışı! Özgür Özel'e uyarı: Ateşe körükle gitme-2

BÖLGEMİZ ATEŞ ÇEMBERİ

Değerli dava arkadaşlarım, dünyanın neresinde bir milletin barış ve huzur iklimi hedef alınsa, bir devletin kalbine silahlar doğrultulsa, nerede bir mazlumun ahı yükselse, neresinde bir ananın yüreği ateşe verilse, orada yalnızca o ülkenin değil, bütün insanlığın imtihanı başlamış demektir. Bugün yakın coğrafyamızda yaşananlar da bize sadece savaşların, gerilimlerin ve diplomatik çekişmelerin seyrini değil, aynı zamanda uluslararası hukukun ve insanlık duygularımızın seyrettiği istikametin vahim tablosunu göstermektedir. Atalarımız, "Ateş düştüğü yeri yakar." demiştir. Fakat bugün yakın coğrafyamızda harlanan ateş, yalnızca düştüğü yeri değil, sınırları aşan, bombalar yağdıran, gökleri karartan, denizleri kabartan ve dumanı kapımıza kadar dayanan tehlikeli bir yangına dönüşmüştür. Tarihî tecrübelerimiz ve uluslararası gündeme Ankara'dan açılan penceremizden baktığımızda görünen manzara açık ve nettir.

Devlet Bahçeli'den "CHP buhran içinde" çıkışı! Özgür Özel'e uyarı: Ateşe körükle gitme-3

Bölgenin kalbine düşen her kıvılcım, ihmale uğradıkça yeni cephelere, yeni krizlere, yeni göçlere, yeni güvenlik tehditlerine ve yeni emperyal hesaplara kapı aralamaktadır. Sözde barış çağrılarının gölgesinde yeni cepheler açılmakta. Yalan diplomasi cümlelerinin, samimiyetsiz insani temennilerin arkasında askerî yığınaklar büyümekte. Hukukla perdelenen söylemlerin ardında kanlı çıkar hesapları yürütülmektedir. Bir tarafta dünyayı pazarlık masası bilip haritaları cetvelle çizen, milletleri menfaat aracı, mazlumları pazarlık kozu olarak gören hırs küpü bir emperyalist siyaset bezirgânı vardır. Diğer tarafta ise sözde devlet, özde bebek katili bir işgal şebekesi. Hastaneleri, okulları, mülteci kamplarını ve daha kundaktaki çocukların kefenlerini üzerine güvenlik yalanları ve sınır politikaları inşa eden kanlı bir savaş makinesi vardır. Bu namussuz karabatak düzeni ne ateşkes tanımakta ne de insanlığın kadim ve ortak değerlerini çiğneyip geçerken dünya milletleri karşısında küçük bir mahcubiyet göstermektedir.

"BÖLGEMİZİN KALBİNE HER GEÇEN GÜN YENİ HANÇERLER SAPLANMAKTADIR"

Bu tablo karşısında gerçeği bütün açıklığıyla söylemek mecburiyetindeyiz. Küresel sistemin çivisi çıkmış, adalet terazisi şaşmış, kantarın topuzu kaçmış, güç dengeleri yerinden oynamış, insanlığın müşterek vicdanı kan kokusuna karışmış petrol ve toprak rant siyasetleri arasında ağır bir imtihana mahkûm edilmiştir. Bugün hak, emperyal tahakkümün postalları altında ezilmekte, hukuk, Siyonist karabasanın menfaat çarklarında öğütülmekte, barış ise silah tacirlerinin kanlı iştahlarına kurban edilmektedir. Washington'un tehdit diliyle Tel Aviv'in Lübnan ve Gazze'deki masumlar üzerinde yürüttüğü katliam düzeni aynı karanlık masada buluşmakta, Orta Doğu'da kazan kaynamakta, bölgemizin kalbine her geçen gün yeni hançerler saplanmaktadır.

"TÜRK MİLLETİ KÖŞEYE SIKIŞTIRILACAK BİR MİLLET DEĞİLDİR"

Değerli milletvekilleri, bugün Orta Doğu'da yaşanan gerilimi sadece İran ile İsrail arasında cereyan eden bir çatışma olarak görmek büyük bir yanılgı olacaktır. Bu mesele yalnızca Tahran'ın, Tel Aviv'in, Washington'un veya Beyrut'un meselesi değildir. Bu mesele, Hürmüz Boğazı'ndan Doğu Akdeniz'e, Lübnan'dan Suriye'ye, Irak'ın kuzeyinden Kızıldeniz'e, Körfez'den Kıbrıs'a kadar uzanan, deniz ticaret yollarından petrol ve doğal gaz yataklarına, su güvenliği havzalarından enerji geçiş güzergâhlarına yayılan, bölgedeki tarihî, kültürel, etnik ve mezhepsel hassasiyetleri kışkırtmaktan geri durmayan geniş bir güvenlik denklemidir. Bu denklemi sadece bugünün askerî hareketleri ve kriz başlıklarıyla okumak eksik kalacaktır. Çünkü bugün kışkırtılan siyasi fay hatlarının dün masa başlarında çizilen sınırlarla, bugün sahada kullanılan terör aparatlarının dün coğrafyamıza ekilen ayrılık tohumlarıyla, bugün enerji yolları üzerinde kurulan baskının dün milletlerin kaderine vurulmak istenen emperyal prangalarla doğrudan bağı vardır. Bölgemizde her kriz bir anda ortaya çıkmış değildir. Her yangının altında bir kül, her çatışmanın gerisinde duman tüten bir kin, her dayatmanın arkasında yarım kalmış bir emperyal hesap vardır. Tarihi bilenler bugünkü hadiseleri daha açık okur. Bölgemiz ilk defa masa başı hesaplara, cetvelle çizilen haritalara, dışarıdan dayatılan statülere ve emperyal niyetlere maruz kalmamaktadır.

Dün Sykes-Picot ile coğrafyamızın damarları kesilmek istendi. Dün Balfour Deklarasyonu ile Filistin'in kalbine zehirli bir tohum ekildi. Dün Sevr ile Türk milletine kefen biçildi. Dün Musul'dan Kerkük'e, Halep'ten Kudüs'e, Kıbrıs'tan Batı Trakya'ya kadar nice vatan parçası üzerinde hesap yapıldı. Fakat heves sahipleri bir şeyi unuttu. Türk milleti köşeye sıkıştırılacak bir millet değildir. Türk milleti karşısına yedi düvel de dizilse tarih sahnesinden silinecek bir millet değildir. Türkiye, ham hayaller kurularak çizilen haritaların kenarına sıkıştırılacak, eline bir avuç toprak verilip denizlerinden koparılacak bir ülke değildir.

CHP BUHRAN İÇİNDE
CHP'nin içine düştüğü yönetim buhranı görülmektedir. Peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumu. Belediyeler rant iddiaları ve yönetim zafiyeti ile anılması ibretlik tablo. Yereldeki bu çözülmek dönüp dolaşıp genel merkezin başına çöktü. Yönetim aczi genel merkeze sirayet etmiştir. CHP bugün milletin karşısına kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, hizip mücadelesinin gölgesi ile çıkmaktadır. Bu tablo tesadüf değildir. CHP'de bir siyasi partinin kendi meşruiyet zemininin nasıl aşındırdığı ortadadır. Parti içi arınma durulma ihtiyacı tehditkâr sözler gölgesinde kalmıştır

Bizim meselemiz CHP'nin içindeki dağınıklıktan siyasi kazanç değil Türkiye'de siyaset kurumu ağırlığını millet iradesinin saygınlığını korumaktır ancak görünen köy kılavuz istememekte. İki ayrı yön iki ayrı meşruiyet iddiası kaygı verici gerçek olarak karşımızdadır. Özel'e düşen ataşe körükle gitmek değil aklı selim hareket etmektir. Serin kanlılıkla yönetilmesi gereken süreci kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalı.

Devlet Bahçeli'den "CHP buhran içinde" çıkışı! Özgür Özel'e uyarı: Ateşe körükle gitme-3

YA HUKUK YA YÜK!
CHP ya kendi iç meselesini hukuk ile çözecek ya da bu düğümü milletin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacak. Milletimiz bunu taşıyacak bir hamal değildir. Bu hesabın sonunda mahcup olmamak isteniyorsa gaflet uykularından uyanıp gözler dört açılmalı. Bu sanatın sanatkarı olmak isteniyorsa sözlerimize kulak verilmeli. Özgür Özel CHP'nin iç gerilimini meydanlara taşımaktan, memlekete yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmeli. TBMM koridorlarına taşan buhran ortadadır. Motoru yakmadan direksiyonu kilitlemeden buna bir nizam verilmelidir.

Hazreti Ali'ye atfedilen kıymetli söz ne güzeldir: "Hak sizi hür yaşatmışken, hırs sizi kul etmesin." İşte bizim siyaset anlayışımızın özü budur. Hırsın kulu olanlar koltuğun gölgesinde küçülür; hakkın yolunda yürüyenler milletin gönlünde büyür."

Devlet Bahçeli'den "CHP buhran içinde" çıkışı! Özgür Özel'e uyarı: Ateşe körükle gitme-4 MHP Lideri Bahçeli’den Özgür Özel'e uyarı

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Takvim Kaynak Tercihleri
Tayfun Dastan
Tayfun Dastan Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler