CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı soruşturmasında 13 şüphelinin ifadesi dosyaya girdi. Şüpheliler “menfaat” iddialarını reddetti ancak tutanaklarda belediye kadroları, CHP’li belediyelerden alınan ihaleler, delege temasları, otel konaklamaları, para taşıma iddiaları ve yakın akrabaların istihdamı öne çıktı. Kurultay dosyasındaki “iş, ihale, otel, delege ve menfaat” hattının ayrıntıları Takvim.com.tr'de...

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürüttüğü soruşturmada 13 şüphelinin ifadesi alındı.
  • Şüpheliler oy tercihleri karşılığında para, iş, ihale veya menfaat sağlanmadığını savundu ancak tutanaklarda belediye istihdamı, ihale ilişkileri ve delege temaslarına dair beyanlar yer aldı.
  • Gülhan Aydın'ın kızının Özkan Yalım'a CV göndermiş olabileceğini kabul etmesi, Melda Tanişman Tutan'ın eşinin Çekmeköy Belediyesi'nde ve kardeşinin Beşiktaş Belediyesi'nde çalıştığını beyan etmesi dikkat çekti.
  • Safi Karayalçın'ın Beşiktaş ve Küçükçekmece belediyelerinden iş aldığını, Metin Kaya'nın kurultay sonrası İBB ve Ümraniye Belediyesi meclis üyeliklerine getirildiğini beyan etmesi dosyada yer aldı.
  • Hayati Kaya bir delegenin oğlunun belediyede işe sokulduğunu duyduğunu, Ayça Akpek Şenay ise Gökhan Cumalı'nın müdafiliğini Veli Ağbaba'nın talebiyle üstlendiğini söyledi.

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 13 şüpheliden 11'i tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilirken, Hayati Kaya ve Melda Tanişman Tutan hakkında ev hapsi talep edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nca yürütülen 2026/64881 sayılı soruşturma kapsamında, mutlak butlan tartışmalarının odağındaki CHP 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin kritik ifadeler dosyaya girdi. Şüpheliler, oy tercihleri karşılığında para, iş, ihale ya da başka bir menfaat sağlanmadığını savundu.

Ancak 13 ifade yan yana getirildiğinde dosyada "iş, ihale, otel, delege ve menfaat" hattı öne çıktı. Belediye kadroları, aile bireylerinin işe alınması, CHP'li belediyelerden alınan işler, kurultay delegeleriyle temaslar, otel konaklamalarının genel merkez tarafından karşılanması, para taşıma iddiaları ve hukuki destek ağı soruşturmanın kritik başlıkları arasında yer aldı.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-2

DOSYADA DİKKAT ÇEKEN BAŞLIKLAR

Soruşturma dosyasında özellikle Gülhan Aydın'ın kızının iş arayışı, Melda Tanişman Tutan'ın aile bireylerinin belediyelerdeki istihdam bağlantıları, Safi Karayalçın'ın CHP'li belediyelerden aldığı işler, Suat Dülger'in Beyoğlu Belediyesi'ndeki görevi, Metin Kaya'nın "Kılıçdaroğlu'na yakınlık" beyanına rağmen sonrasında elde ettiği siyasi pozisyonlar ve Hayati Kaya'nın "bir delegenin oğlunun belediyede işe sokulduğu" yönündeki duyumu dikkat çekti.

Kalender Özdemir'in Turgut Koç hattına ilişkin savunması, Özkan Deniz ve Halil İbrahim Şahin'in Turgut Koç temasına ilişkin beyanları, Umut Mehmet Sapan ile Mehmet Ayıp Demirbüken'in otel ve genel merkez organizasyonu ayrıntıları, Gaffar Çiçek'in para taşıma iddialarını reddetmesi ve Ayça Akpek Şenay'ın Gökhan Cumalı'yı Veli Ağbaba'nın talebiyle savunduğunu kabul etmesi de dosyadaki dikkat çeken ayrıntılar arasında yer aldı.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-3

ORTAK SAVUNMA: "MENFAAT ALMADIM"

İfadelerde şüphelilerin neredeyse tamamı benzer savunma yaptı. Şüpheliler, CHP 38. Olağan Kurultayı sürecinde oy tercihleri karşılığında para, iş, ihale ya da başka bir menfaat sağlanmadığını ileri sürdü. Bazı isimler kurultay delegesi olduğunu kabul ederken, bazıları oy tercihini "özgür irade" ile yaptığını söyledi.

Ancak aynı ifadelerde belediye istihdamları, belediye ihaleleri, yakın akrabaların işe başlaması, kurultay öncesi ve sonrası temaslar, genel merkez tarafından karşılanan otel konaklamaları ve delegeler üzerinde etkili olabilecek siyasi ilişkiler ayrı ayrı dosyaya girdi.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-4

GÜLHAN AYDIN DOSYASI: KIZININ İŞ ARAYIŞI TUTANAKLARDA

Dosyanın en dikkat çeken ifadelerinden biri Kahramanmaraş Göksun delegesi Gülhan Aydın'a ait oldu. Aydın, Özkan Yalım'ın kendisini arayarak kurultayda kimi desteklediğini sorduğunu, ardından çocuklarının olup olmadığını, yaşlarını ve çalışıp çalışmadıklarını öğrendiğini anlattı.

Aydın, bir kız ve bir oğlunun bulunduğunu, ikisinin de üniversite mezunu olduğunu ve çalışmadıklarını söylediğini beyan etti. Görüşmeden sonra kızı Tuğçe Aydın'ın telefonunda Özkan Yalım'la yapılan konuşmayı gördüğünü, Yalım'ın kim olduğunu sorduğunu ve "iş bulma konusunda yardımcı olabilir mi" diye kendisine danıştığını ifade etti.

Gülhan Aydın, kızının Özkan Yalım'a CV göndermiş olabileceğini kabul ederken bunun kendi yönlendirmesiyle olmadığını savundu. Özkan Yalım'ın etkin pişmanlık kapsamında verdiği, çocuklarının CHP'li belediyelerde işe alınması şartıyla Özgür Özel'i destekleyeceği yönündeki iddiasını ise reddetti.

Aydın, kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdiğini, kızının herhangi bir belediyede işe alınmadığını söyledi. Müdafileri de Aydın'ın oy verirken fotoğraf çektiğini, kızının Özkan Yalım'a mesaj attığı tarihin 13 Ağustos 2025 olduğunu, kurultayın ise 4 Kasım 2023'te yapıldığını belirterek "2 yıl beklemenin hayatın olağan akışına aykırı" olduğunu savundu.

Ancak Aydın'ın kurultay delegesi olduğunu, Özkan Yalım'la temas kurduğunu, çocuklarının işsiz olduğunun konuşulduğunu ve kızının daha sonra Yalım'la iş için temas kurmuş olabileceğini kabul etmesi, dosyada "iş vaadi karşılığı oy tercihi" iddiasını güçlendiren başlıklardan biri olarak kayda geçti.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-5

MELDA TANİŞMAN TUTAN HATTI: AİLE BİREYLERİ BELEDİYE KADROLARINDA

Melda Tanişman Tutan'ın ifadesi, belediye istihdamı üzerinden kurulan siyasi ilişki ağını gündeme taşıdı. Tutan, halihazırda CHP İl Başkan Yardımcısı olduğunu, Ağustos 2023-Ağustos 2024 arasında Çekmeköy İlçe Başkanlığı yaptığını ve daha sonra istifa ettiğini söyledi.

Tutan, eşinin Çekmeköy Belediyesi'nde çalıştığını, erkek kardeşinin ise 2024 Aralık ayında Beşiktaş Belediyesi Fen İşleri biriminde işe başladığını kabul etti. Kendisi ya da kardeşleri adına kayıtlı firma bulunmadığını, belediyelerden alınan herhangi bir iş olmadığını savundu.

Tutan, 2023'teki il başkanlığı seçiminde "değişimden yana" tavır aldığını, Özgür Çelik'i desteklediğini, Rıza Akpolat'ı ilçe başkanlığı adaylığı döneminde tanıdığını, Kalender Özdemir ve Metin Kaya'yı ise belediyelerdeki görevlerinden dolayı bildiğini ifade etti.

Çekmeköy'ün 11 il delegesi bulunduğunu belirten Tutan, delegelerin oy tercihlerini etkileyecek telkin ya da tavsiyede bulunmadığını, kimseye menfaat teklif etmediğini ve kendisine de teklif yapılmadığını savundu. Kurultay günü ve öncesinde Ankara'da olduğunu, genel merkezin ayarladığı otellerde konakladıklarını ve ücretlerin genel merkez tarafından karşılandığını söyledi.

Tutan, kardeşinin Beşiktaş Belediyesi'nde işe başlamasının kurultayla ilgisi olmadığını, işe girişin kurultaydan yaklaşık bir yıl sonra gerçekleştiğini savundu. Aynı ifadede kardeşinin daha önce İBB'ye başvurduğunu ancak işe kabul edilmediğini, eşinin ise 2021'de İBB'de çalışmaya başladığını, 2024 yerel seçimlerinden sonra Çekmeköy Belediyesi'nde özel kalem müdürlüğü için yazısının yazıldığını ancak göreve başlayamadığını, şu an Çekmeköy Belediyesi'nde özel kalem personeli olduğunu anlattı.

Savunma tarafı, kardeşin işe giriş tarihinin geç olmasını "kurultay pazarlığı olsaydı bir yıl beklemezdi" sözleriyle açıklamaya çalıştı. Ancak soruşturma açısından meselenin yalnızca tarih değil; siyasi görev, belediye kadroları ve aile bireylerinin kamu kaynaklı istihdam hatlarında kesişmesi olduğu değerlendiriliyor.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-5

SAFİ KARAYALÇIN DETAYI: İKİ BELEDİYE, İHALE VE KURULTAY GÖLGESİ

Safi Karayalçın ifadesinde, Cem Boya Pazarlama Limited Şirketi adlı firmasının bulunduğunu, ticaretle uğraştığını, 1989-1990 ve 1998-2000 yılları arasında Eyüpsultan CHP İlçe Başkanlığı yaptığını ve 2023 Kasım ayında yapılan 38. Olağan Kurultay döneminde İstanbul kurultay delegesi olduğunu söyledi.

Karayalçın, 2023 Nisan ayında Beşiktaş Belediyesi'nden açık ihale usulüyle iş aldığını, bu tarihten sonra Beşiktaş Belediyesi'nden başka iş almadığını, halihazırda ise Küçükçekmece Belediyesi'nden aldığı işler bulunduğunu beyan etti.

Karayalçın, Beşiktaş Belediyesi'nden aldığı ihaleden kaynaklı alacaklarını tahsil edemediğini ve belediye ile icralık olduklarını söyledi. İhale numarasını 2023/265176, son teklif verme tarihini ise 18 Nisan 2023 olarak verdi.

Karayalçın, ihalenin kurultaydan önce olduğunu ve o tarihte kurultay gündeminin bulunmadığını savundu. Kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdiğini, Eyüpsultan'ın 7 delegesi bulunduğunu, kendi aralarında toplantılar yaptıklarını, kendisinin değişimden yana olmadığını ve o dönem ilçe başkanı Doğan Sarıtaş'ın süreci yönettiğini anlattı.

Kurultay döneminde 3 gün Ankara'da kaldığını, hatırladığı kadarıyla Dedeman Otel'de konakladığını, otel ücretlerinin genel merkez tarafından karşılandığını, şahsi harcamalarını ise kendisinin yaptığını söyledi. Ankara'da bulunduğu günlerde delege pazarlığına şahit olmadığını, Özgür Özel'e oy vermesi için telkinler olduğunu ancak menfaat teklif edilmediğini savundu.

Dosyadaki dikkat çekici nokta, Karayalçın'ın hem kurultay delegesi olması hem de CHP'li belediyelerle ticari ilişkisinin bulunması oldu. Karayalçın'ın Beşiktaş Belediyesi'nden alacaklarını tahsil edemediği yönündeki savunması ise ilişkinin ticari ihtilafa dönüştüğünü gösteren başka bir detay olarak kayda geçti.

HAYATİ KAYA'NIN DUYUMU: "BİR DELEGENİN OĞLU BELEDİYEDE İŞE SOKULDU"

Hayati Kaya, halihazırda Ümraniye Belediyesi CHP Meclis Üyesi olduğunu, 50 yılı aşkın süredir partinin her kademesinde görev aldığını ve 2023'teki kurultayda il delegesi olduğunu söyledi. Ümraniye'nin 4 delegesi bulunduğunu belirten Kaya, değişimden yana oy kullandığını ve Özgür Özel'e oy verdiğini anlattı.

Kaya, kendisine herhangi bir menfaat teklif edilmediğini, maddi menfaat temin etmediğini savundu. Adına kayıtlı Baran Otomotiv İnşaat adlı firmanın bulunduğunu, 2019'da firmayı oğluna devrettiğini, oğlunun memur olunca firmayı devrettiğini söyledi. Firma kendi adına kayıtlıyken de oğlu döneminde de Beşiktaş Belediyesi'nden ya da başka bir belediyeden ihale almadığını ileri sürdü.

Kaya, Rıza Akpolat'ı belediye başkanı olması sebebiyle tanıdığını, İnan Güney'i bir kez gördüğünü, Özgür Çelik'i ise ilçe başkanlığı döneminden bildiğini ifade etti.

Ancak ifadesindeki bir cümle dosyanın en çarpıcı yan notlarından biri oldu. Kaya, Ümraniye il delegelerinden Aydın isimli bir kişinin oğlunun belediyede işe sokulduğunu duyduğunu beyan etti.

Kaya, bu konuda doğrudan görgüsünün olmadığını belirtse de söz konusu beyan, soruşturmanın ana iddiasıyla örtüşen bir duyum olarak kayda geçti. Çünkü dosyanın merkezinde, kurultay sürecinde delegelerin veya yakınlarının belediyelerde işe alınması iddiası bulunuyor.

Kaya ayrıca kurultay döneminde 3 gün Ankara'da kaldığını, ismini hatırlamadığı bir otelde konakladığını, konaklama ücretinin genel merkez tarafından karşılandığını ve şahsi masraflarını kendisinin ödediğini söyledi. Otelde ya da oy kullanılan alanda delege pazarlığına şahit olmadığını, iddiaları sonradan basından öğrendiğini savundu.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-6

SUAT DÜLGER DETAYI: ERZURUM'DAN BEYOĞLU BELEDİYESİ'NE UZANAN HAT

Dosyada yer alan bir diğer ifade eski Erzurum İl Başkanı Suat Dülger'e ait oldu. Dülger, 2021-Eylül 2023 arasında CHP Erzurum İl Başkanlığı görevini yürüttüğünü, seçimle değil atama yoluyla başkan olduğunu ve sonraki seçimde aday olmadığını söyledi.

Dülger, 2024 Haziran ayında Beyoğlu Belediyesi'nde Beyoğlu Akademi isimli birimin başına geçtiğini, birim sorumlusu olduğunu ifade etti. Adına kayıtlı DİLKUR isimli bir firma bulunduğunu, borçları nedeniyle kapatamadığını, herhangi bir belediyeden ihale almadığını, iki çocuğunun da belediyede ya da belediyeye bağlı birimlerde çalışmadığını savundu.

İlker Uluer'i tanımadığını, kurultay döneminde il başkanı olmadığını belirten Dülger, Rıza Akpolat'ı tanıdığını ancak samimiyeti olmadığını söyledi. İnan Güney'i ise eşinin Erzurumlu olması nedeniyle Erzurum'a gelip gitmesinden dolayı tanıdığını aktardı.

Dülger, Erzurum'da dershanesi bulunduğunu, işlerinin kötüye gitmesi ve batması üzerine İnan Güney'den iş istediğini, bu tanışıklık nedeniyle Beyoğlu Belediyesi'nin eğitimle ilgili biriminde çalışmaya başladığını söyledi.

İfadesinde 2022 yılında Erzurum'da Kemal Kılıçdaroğlu'nun isteği üzerine Kongre Kitap Kafe'yi açtığını, kafenin açılış maliyetlerinin Rıza Akpolat tarafından karşılandığını, kafe için kime ne kadar ödendiğini bilmediğini ve Akpolat'tan kendisinin para almadığını beyan etti. Genel merkezden Rıza Akpolat'ın bu işle görevlendirildiğini anladığını, Akpolat'ın kendisiyle iletişim kurduğunu ve genel başkanın isteğinden bahsettiğini söyledi.

Dülger, kurultay yapıldığında Erzurum'da olduğunu, delege olmadığı için Ankara'ya gitmediğini, Erzurum delegelerinin adaylara yarı yarıya oy verdiğini düşündüğünü, delegelerin oy tercihlerini etkilemeye yönelik girişimi olmadığını ve Rıza Akpolat ile İnan Güney'den hiç para almadığını savundu.

Bu ifade, dosyada doğrudan kurultay delegeliği üzerinden değil, CHP'li belediye kadroları, parti ilişkileri, belediye bağlantılı görevlendirme ve geçmişteki siyasi temaslar üzerinden dikkat çeken başlıklardan biri oldu.

METİN KAYA ÇİZGİSİ: KILIÇDAROĞLU'NA YAKINLIK, ARDINDAN GELEN GÖREVLER

Metin Kaya ifadesinde, İzmir'de inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, 2010 yılında CHP İstanbul İl Sekreterliği yaptığını, şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ümraniye Belediyesi Meclis üyeliği görevlerinde bulunduğunu söyledi.

Kaya, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'ndan önce yapılan İstanbul İl Kongresi'nde Cemal Canpolat'ın listesinde yer aldığını, ancak yönetim ve kurultay listelerini görünce tarafsız kaldığını anlattı. Özgür Çelik'in listesinin İstanbul İl Kongresi'ni kazandığını ve listedeki kişilerin Ankara'daki kurultayda oy kullanmak üzere seçildiğini belirtti.

Kaya, CHP 38. Olağan Kurultayı'nda kurultay delegesi olmadığını ve kurultaya herhangi bir dahli bulunmadığını savundu. Özgür Özel'e oy vermeleri karşılığında herhangi bir delegeyle irtibat kurmadığını, delegelere para dağıttığı iddiasının gerçek olmadığını ileri sürdü.

Ancak ifadesinde Kemal Kılıçdaroğlu ile hemşehrilik ve uzaktan akrabalık bağı bulunduğunu söyledi. Kaya, kurultayda oy kullanma hakkı olsaydı Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğini beyan etti.

İşte bu noktada Kaya'nın siyasi çizgisindeki dönüşüm dikkat çekti. Kaya, kurultay sürecinde Özgür Özel lehine delegelere para dağıttığı iddiasını reddetse de sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ümraniye Belediyesi Meclis üyeliği görevlerinde bulunduğunu beyan etti. Bu durum, dosyada "siyasi pozisyon karşılığı destek" iddiası bakımından dikkat çeken başlıklardan biri olarak değerlendirildi.

Kaya'nın savunması ise Kılıçdaroğlu'na yakınlık ve akrabalık vurgusu üzerine kuruldu. Kaya, bu nedenle Özgür Özel lehine para dağıttığı iddiasının kendi siyasi görüşüyle de çeliştiğini ileri sürdü.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-7

KALENDER ÖZDEMİR SAVUNMASI: "ORADAYDIM AMA ORGANİZASYONUN PARÇASI DEĞİLDİM"

Kalender Özdemir, eski Ataşehir Belediye Başkan Yardımcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Medya A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliği ve Yatırımlar Şube Müdürlüğü görevlerinde bulunduğunu söyledi. 2025 Mart ayında terörizmin finansmanı suçlamasıyla tutuklandığını, 19 Ocak 2026'da tahliye olduğunu, hakkında görevden uzaklaştırma kararı bulunduğu için fiilen çalışmadığını anlattı.

Özdemir, CHP'de ilçe gençlik kolları başkanlığı, il gençlik kurulları yönetim kurulu üyeliği ve gençlik kolları genel başkan yardımcılığı gibi birçok görevde bulunduğunu; 2009'da kamu görevine başlaması nedeniyle partiyle ilişiğini kestiğini söyledi.

Kurultay döneminde herhangi bir görev almadığını, kimseye Özgür Özel'e oy vermesi için telkinde bulunmadığını ve para vermediğini savundu.

Özdemir, Turgut Koç'u Ataşehir Belediyesi'nde 2013-2014 yıllarında belediye başkan yardımcısı olduğu dönemde belediyenin mobilya işleriyle ilgilenmesi dolayısıyla tanıdığını söyledi. Turgut Koç ile tanışıklığının eskiye dayandığını, ticaret ya da siyaset üzerine olmadığını savundu.

Kahramanmaraş ziyaretine ilişkin de ayrıntılı savunma yapan Özdemir, aslen Kahramanmaraşlı olduğunu, Özgür Özel'in ziyaretinden yaklaşık 15 gün önce memleketine gittiğini, eski il yöneticisi Kenan Yılmaz'ı aradığını, birlikte yemek yemeye giderken CHP il binasının önünden geçtiklerini anlattı. Parti binası önünde Suat Özçağdaş'ı gördüğünü, selam vermek için indiğini, Turgut Koç'u da orada gördüğünü ve merhabalaştığını söyledi.

Özdemir, Kahramanmaraş'ta herhangi bir delegeyle ya da delegelere iletilmek üzere herhangi bir CHP yetkilisiyle görüşmediğini savundu. Gizli tanık beyanı ve Turgut Koç'un ifadesindeki hususların gerçeği yansıtmadığını belirterek, kurultay delegelerine para dağıtmadığını söyledi.

Özdemir'in savunması, "oradaydım ama organizasyonun parçası değildim" çizgisinde oldu. Buna karşın Suat Özçağdaş, Turgut Koç bağlantısı ve Kahramanmaraş ziyareti, soruşturmanın delege temasları bakımından dikkat çekici başlıkları arasında yer aldı.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-8

ÖZKAN DENİZ İFADESİ: TURGUT KOÇ'U KURULTAYDA TANIDIĞINI SÖYLEDİ

Özkan Deniz, CHP 38. Olağan Kurultayı'nda delege olarak görev aldığını ve kişisel tercihiyle oy kullandığını söyledi. Oy kullanırken kimseden maddi menfaat temin etmediğini savundu.

Deniz, Turgut Koç'u kurultayda gördüğünü ve tanıdığını, daha önce tanışıklığı olmadığını beyan etti. Koç ile bir iki defa görüşmüş olabileceğini, görüşmelerin daha çok parti konularına ilişkin olduğunu ve aralarında maddi bir konu konuşulmadığını söyledi. Turgut Koç'un ne iş yaptığını bilmediğini de ekledi.

İlker Uluer'i anımsayamadığını belirten Deniz, bu kişiyle telefon görüşmesi olup olmadığını da bilmediğini söyledi. Kendi özgür iradesiyle oy kullandığını ve bahsi geçen şahıslarla herhangi bir banka para trafiği bulunmadığını savundu.

Deniz, Halil İbrahim Şahin'i Etimesgut'ta siyaset yapmasından dolayı tanıdığını, onun da kendisi gibi kurultay delegesi olduğunu, seçim sırasında birlikte olduklarını ancak farklı kabinlerde oy kullandıklarını anlattı. Halil İbrahim Şahin'in Turgut Koç'u tanıyor olabileceğini, bunun da seçim sebebiyle olabileceğini, kendisinin bizzat görmediğini söyledi.

Bu ifade, Turgut Koç'un kurultay salonunda delegelerle temas hattına ilişkin dosyadaki ayrı başlıklardan biri olarak öne çıktı.

HALİL İBRAHİM ŞAHİN: "TURGUT KOÇ'U İSMEN TANIMIYORUM"

Halil İbrahim Şahin, CHP 38. Olağan Kurultayı döneminde Etimesgut CHP Gençlik Kolları Başkanı olduğunu söyledi. Maddi menfaat karşılığında oy kullanmadığını, kendi özgür iradesiyle hareket ettiğini savundu.

Şahin, İlker Uluer ve Turgut Koç'u ismen tanımadığını, parti sebebiyle simaen tanıyabileceğini ve selamlaşmış olabileceğini belirtti. Aralarında telefon trafiği olduğunu hatırlamadığını, ancak seçim sebebiyle oy isteme görüşmesi olmuş olabileceğini söyledi.

Özkan Deniz'i Etimesgut ilçe yöneticisi olmasından dolayı tanıdığını belirten Şahin, seçim sırasında Deniz ile birlikte olduklarını söyledi. Ancak savcılığın "Özkan Deniz, Turgut Koç'u tanır mı?" sorusuna "Bilmiyorum" yanıtını verdi.

Şahin'in savunmasında dikkat çeken nokta, kurultay sürecinde aranmaların ve destek istemelerinin olağan olduğunu söylemesi oldu. Müdafileri de genel başkan adayları, parti meclisi adayları ve destekçileri tarafından delegelerden oy istenmesinin seçimlerin olağan akışında olduğunu savundu.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-9

UMUT MEHMET SAPAN: OTEL, İMZA, TOPLU YEMEK VE "İSİM KARIŞIKLIĞI" SAVUNMASI

Umut Mehmet Sapan, CHP Kilis İl Başkanı olduğunu, 2022'de CHP'de siyasete başladığını, 38. Olağan Kilis Kongresi'nde il başkan yardımcısı ve kurultay delegesi seçildiğini söyledi. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde Kemal Kılıçdaroğlu tarafından "Kemal Kılıçdaroğlu Gönüllüleri İl Koordinatörü" olarak atandığını anlattı.

Sapan, 14 Ekim 2023'te evlendiğini, ardından yurt dışına balayına gittiğini, kurultaya yakın dönemde Türkiye'ye döndüğünü ve kurultaydan 1-2 gün önce Ankara'ya gittiğini söyledi.

Genel merkezin belirttiği otellerde kaldığını, Armada AVM yanında bulunan Grand Merkür olarak hatırladığı otelde konakladığını ve ücretin genel merkez tarafından karşılandığını anlattı. Otele girişte "CHP genel kurultay delegesi Umut Sapan" olarak belirtilmesi gerektiğinin söylendiğini, otel bilgisini kendisine hatırladığı kadarıyla Oğuz Kaan Salıcı'nın ilettiğini söyledi.

Sapan, kurultay dönemlerinde genel başkan yardımcıları, parti meclisi adayları ve parti yöneticilerinin delegeleri arayıp oy istemesinin olağan olduğunu, HTS kayıtları ve toplu mesajlara bakılırsa kendisine ve diğer delegelere bu mesajların gittiğinin görülebileceğini savundu.

Kurultay öncesinde birkaç toplu yemeğe katıldığını, bu yemeklerin CHP'nin kurultay kültüründe olan, en az 300 kişilik organizasyonlar olduğunu söyledi. Kurultay günü Faik Öztrak'ın kendisini arayarak Kemal Kılıçdaroğlu için gönderdiği imzanın aslını değil fotoğrafını gönderdiğini söylediğini, bunun üzerine salondaki Kemal Kılıçdaroğlu'nun makam odasının yanındaki dinlenme odasına giderek imza attığını anlattı.

Sapan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun başdanışmanı Ahmet Nazif Yücel ile gün boyunca sık sık temas kurduğunu, kurultayın durumu hakkında istişare yaptıklarını, bunun dışında özel bir muhataplığı olmadığını söyledi. Oy kullanmak için para almadığını ve para vermediğini savundu.

Özgür Özel'i 38. Olağan Kurultay'da konuşma yaparken ve seçimi kazandığında gördüğünü, toplu yemek organizasyonlarında görmediğini belirtti. Müdafileri ise Sapan'ın o dönem 26 yaşında yeni siyasetçi olduğunu, Kemal Kılıçdaroğlu gönüllüleri koordinatörü olarak siyasete başladığını ve dosyada "isim karışıklığı" olabileceğini savundu.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-10

MEHMET AYIP DEMİRBÜKEN: 28 DELEGE, HOLİDAY OTEL VE KILIÇDAROĞLU İMZASI

Mehmet Ayıp Demirbüken, CHP Siverek İlçe Başkanı ve kurultay delegesi olduğunu, şu anda öğrenci servisinde şoförlük yaptığını söyledi. Kurultay için Ankara'ya gittiğini, genel merkezin söylediği otelde kaldığını ve Ankara Çukurambar'daki Holiday Otel'de konakladığını ifade etti.

Demirbüken, otel ücretinin genel merkez tarafından karşılandığını, Şanlıurfa'dan hatırladığı kadarıyla 28 kişi olarak gittiklerini ve hep birlikte aynı otelde kaldıklarını söyledi. Kurultaydan bir gün önce genel merkezin toplu yemek verdiğini ve kendilerinin de bu yemeğe katıldığını anlattı.

Genellikle Urfa delegeleriyle birlikte hareket ettiklerini belirten Demirbüken, kurultay süresince ya da öncesinde kimsenin kendisine "şuna oy ver, buna oy ver" demediğini savundu. Akrabalarından ve ailesinden kimsenin belediyelerde veya CHP'de herhangi bir işte çalışmadığını, çocuğunun bile taşeron bir firmada amelelik yaptığını söyledi.

Demirbüken, kurultaydan önce 28 delegeyle birlikte Kemal Kılıçdaroğlu'nu desteklediklerine dair basın açıklaması yaptıklarını ve Kılıçdaroğlu'nu desteklediklerine ilişkin imza tutanağının ellerinde bulunduğunu belirtti. Müdafileri de 19 Ekim 2023'te Şanlıurfa İl Başkanlığı önünde 28 delegeyle imza toplanarak basın açıklaması yapıldığını, Demirbüken'in Kemal Kılıçdaroğlu için kullandığı oy pusulasının fotoğrafını telefonunda sakladığını savundu.

Bu ifade, dosyada genel merkez tarafından karşılanan otel konaklamaları, toplu yemek organizasyonları ve delegelerin blok halde hareket etmesi bakımından dikkat çeken başlıklardan biri oldu.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-11

PARA TAŞIMA İDDİASI: GAFFAR ÇİÇEK SUÇLAMALARI REDDETTİ

Gaffar Çiçek, 2011'den itibaren Veli Ağbaba'nın yanında yardımcı personel olarak çalıştığını söyledi. Özel bir durum olmadıkça genellikle Malatya'da bulunduğunu, Ankara'ya çok nadir gittiğini ifade etti.

Çiçek, adına kayıtlı bir evi bulunduğunu, 2020'de önceki evini satarak bir kısmını banka yoluyla, bir kısmını elden teslim ederek ev aldığını anlattı. Eşinin avukat olduğunu ve adına kayıtlı 44 AGM 999 plakalı aracın düğünde gelen takılarla alındığını söyledi. Kendi adına ve eşi adına kullanılan telefon numaralarını da beyan etti.

Emre Caner'in 2017-2018 yıllarında Veli Ağbaba'nın danışmanlığını yaptığını ve ayrılırken sorun yaşadığını söyleyen Çiçek, Gökhan Böcek'in beyanlarını basından öğrendiğini, kendisini tanımadığını ve bugüne kadar görmediğini savundu. Gökhan Böcek'in beyanlarında geçen kişi olmasının mümkün olmadığını ileri sürdü.

Çiçek, 2023'te yapılan kurultayda Ankara'da olduğunu, Malatya'dan bir heyetle gittiklerini, hatırladığı kadarıyla Cinnah Otel'de kaldığını, konaklama ücretinin genel merkez tarafından karşılandığını düşündüğünü ve kendisiyle birlikte giden heyetin otel parası ödemediğini anlattı.

Malatya'nın 12 delegesi olduğunu, kurultay sürecini il başkanının yürüttüğünü söyleyen Çiçek, gerek Malatya'da gerek Ankara'da delegelerin oy tercihlerini etkilemeye yönelik teklif, telkin, baskı ya da zorlama duymadığını savundu.

Ancak Çiçek'in ifadesinde ilişkiler ağı bakımından dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. Gökhan Cumalı'yı tanıdığını, Veli Ağbaba İstanbul'a geldiğinde şoförlüğünü yaptığını, Turgut Koç'u da tanıdığını söyledi. Çiçek'in, Koç'un çalışanı olduğunu belirtmesi dosyadaki kişilerin birbirleriyle temasını gösteren ayrıntılar arasında kayda geçti.

Çiçek para taşıdığına ilişkin iddiaları reddetti. Müdafisi de Çiçek'in maaşlı çalışan olduğunu, para taşıdığına dair somut delil bulunmadığını, malvarlığının ortada olduğunu ve iddiaların dedikodu boyutunu aşmadığını savundu.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-12

AYÇA AKPEK ŞENAY DETAYI: "VELİ AĞBABA'NIN TALEBİYLE CUMALI'YI SAVUNDUM"

Ayça Akpek Şenay, CHP'de butlan kararından önce Yüksek Disiplin Kurulu üyesi olduğunu, delege olmadığını söyledi. Delegelerin maddi menfaat karşılığında oy kullanmasına ilişkin bilgi ve görgüsünün bulunmadığını savundu.

Şenay, Veli Ağbaba'yı parti üyesi ve milletvekili olması nedeniyle tanıdığını, parti yöneticisi olduğu için irtibatının bulunduğunu söyledi. Ağbaba'nın delegelere maddi menfaat sağladığına ilişkin bilgi sahibi olmadığını ileri sürdü.

Gökhan Cumalı'yı tanımadığını, yalnızca televizyondan ve basından gördüğünü, Veli Ağbaba'nın şoförlüğünü yaptığını bildiğini belirten Şenay, Cumalı'nın sulh ceza sorgusunda müdafiliğini üstlendiğini kabul etti.

Savcılığın "Gökhan Cumalı'nın müdafiliğini üstlenmenizi sizden isteyen kimdi?" sorusuna Şenay, "Veli Ağbaba isimli şahıs benimle müdafiliğimi üstlenmemi istedi" yanıtını verdi. Şenay, parti içerisinde avukatlık konusuna ilişkin ricaların söz konusu olduğunu savundu.

Bu beyan, soruşturmanın siyasi ve hukuki destek ağının nasıl işlediğine ilişkin dikkat çekici bir unsur olarak dosyaya girdi. Şenay ise 20 yıldır siyasetle uğraştığını, Ankara Hukuk Fakültesi mezunu olduğunu, doktora tezi yazdığını ve delegelere maddi menfaat verme iddialarının içinde olmasının mümkün olmadığını belirterek suçlamaları reddetti.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-13

İNKARLAR PEŞ PEŞE GELDİ, TUTANAKLARDA ŞÜPHELİ TRAFİK ORTAYA ÇIKTI

13 ifade birlikte değerlendirildiğinde soruşturmanın yalnızca "kim kime oy verdi" meselesi olmadığı görülüyor. Dosyada belediye kadroları, yakın akrabaların işe girişleri, CHP'li belediyelerden alınan ihaleler, kurultay delegeleriyle temaslar, genel merkez tarafından karşılanan otel konaklamaları, toplu yemek organizasyonları ve siyasi pozisyonlar aynı zeminde birleşiyor.

Para taşıma iddiaları, hukuki destek ağına ilişkin beyanlar, Turgut Koç hattı, Gökhan Cumalı detayı ve Veli Ağbaba bağlantısı da dosyanın diğer kritik başlıkları arasında yer aldı.

Şüphelilerin tamamına yakını suçlamaları reddetse de ifadelerdeki kesişen başlıklar soruşturmanın seyrini daha kritik hale getirdi. Özellikle "iş vaadi", "belediye istihdamı", "ihale ilişkisi", "delege iradesinin etkilenmesi", "otel organizasyonu", "para taşıma iddiası", "hukuki destek ağı" ve "siyasi pozisyon" başlıkları, CHP 38. Olağan Kurultayı üzerindeki şaibe tartışmasını büyütecek nitelikte değerlendiriliyor.

CHP kurultayı dosyasında menfaat trafiği: Sandıkta değil, pazarlıkla mı kazanıldı? 13 şüphelinin ifadesinde dikkat çeken çelişkiler-14

SANDIKTA MI, PAZARLIKLA MI?

Kurultay dosyasına giren ifadelerdeki ortak nokta, şüphelilerin suçlamaları reddetmesi oldu. Ancak aynı tutanaklarda delege temasları, çocukların işsizliğinin konuşulması, CV gönderme ihtimali, aile bireylerinin belediye kadrolarında görev alması, CHP'li belediyelerden alınan işler, genel merkez tarafından karşılanan otel konaklamaları ve kurultay öncesi toplu yemek organizasyonları yer aldı.

Belediye meclis üyelikleri, para taşıma iddiaları, hukuki destek ağı, Turgut Koç hattı, Gökhan Cumalı ayrıntısı ve "bir delegenin oğlunun işe sokulduğu" yönündeki duyum da aynı dosyada toplandı.

Bu tablo, CHP 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin "delege iradesi sandıkta mı oluştu, pazarlıklarla mı yönlendirildi?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Mutlak butlan tartışmalarının odağındaki dosyada yer alan ifadeler, kurultay sürecinin yalnızca hukuki değil, siyasi ve örgütsel boyutuyla da derinleştiğini ortaya koydu.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Takvim Kaynak Tercihleri
Yunus Akseki
Yunus Akseki Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler