CHP’de ihraç teğmen planı! Özgür Özel ve Özkan Yalım yazışması ortaya çıktı: “Olmazsa biz onları yerleştiririz”
Özkan Yalım ile Özgür Özel arasında geçtiği belirtilen yazışmalarda, CHP Genel Merkezi’nin TSK’dan ihraç edilen teğmenlerle irtibat halinde olduğu ve “önce mahkeme, sonra CHP’li belediye” formülünü planladığı iddia edildi.
Hızlı Özet Göster
- TSK'dan ihraç edilen teğmenlerle ilgili CHP Genel Merkezi'nin önce yargı yoluyla göreve iade, sonuç alınamazsa CHP'li büyükşehir belediyelerinde istihdam planı yaptığı iddia edildi.
- Tutuklu CHP Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasındaki yazışmalarda CHP Genel Merkezi'nin ihraç edilen teğmenlerle irtibat halinde olduğu öne sürüldü.
- İhraç edilen 5 teğmenden 4'ünün Ebru Eroğlu dışında 2025 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde işe başladığı iddia edildi.
- Ankara 21. İdare Mahkemesi Deniz Demirtaş hakkındaki ihraç kararını iptal etti ancak Milli Savunma Bakanlığı kararı istinafa taşıdı.
- 30 Ağustos 2024'te Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrası 5 teğmen kılıç çatarak yürürlükten kaldırılan Subay Andı'nı okuyup slogan attıkları için TSK'dan ihraç edilmişti.
Kara Harp Okulu mezuniyet töreninin ardından kılıç çatarak "korsan yemin" okuyan ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganı atan teğmenlerle ilgili yeni bir iddia gündeme geldi. Rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan CHP'li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında geçtiği öne sürülen yazışmalarda, TSK'dan ihraç edilen teğmenler için önce yargı sürecinin beklendiği, sonuç alınamaması halinde CHP'li büyükşehir belediyelerinde istihdam seçeneğinin gündeme geldiği iddia edildi.

YAZIŞMALARDA "YERLEŞTİRİRİZ" İFADESİ
Söz konusu yazışmalara ait olduğu öne sürülen görüntülerde, 1 Şubat 2025 tarihli mesajlaşmada ihraç edilen teğmenlerin CHP'li büyükşehir belediyelerinde istihdam edilmesi konusunun gündeme geldiği görüldü.
Mesajlarda, "İhraç edilen teğmenlerle alakalı düşüncen vardır muhakkak, önümüzdeki günlerde büyük şehirlerimizde istihdam edilmesi nasıl olur?" ifadelerinin yer aldığı öne sürüldü.
Buna karşılık verilen yanıtta ise önce idari yargı sürecinin tamamlanmasının bekleneceği belirtilerek, "Yürütmeyi durdurma alıp bir ay içinde geri dönmeyi umuyorlar, olmazsa biz onları yerleştiririz" denildiği iddia edildi.
Yazışmalarda ayrıca "Çok iyi, tüm askeri personeli yanımıza tamamen çekeriz" ifadesinin yer aldığı öne sürüldü.
Bu mesajlar, ihraç edilen teğmenlerle ilgili sürecin yalnızca hukuki zeminde değil, CHP'li belediyelerde istihdam seçeneği üzerinden de değerlendirildiği iddiasını gündeme taşıdı.

4 TEĞMENİN ABB'DE İŞE BAŞLADIĞI İDDİASI YENİDEN GÜNDEMDE
Yazışmalarda yer aldığı öne sürülen "belediye formülü", ihraç edilen 5 teğmenden 4'ünün 2025 yılında CHP'li Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde işe başladığı iddiasını da yeniden gündeme getirdi.
İddiaya göre dönem birincisi Ebru Eroğlu dışındaki Batuhan Gazi Kılıç, Deniz Demirtaş, Talip İzzet Akarsu ve Serhat Gündar'ın 2025 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde göreve başladığı öne sürülmüştü.
Bu gelişme, yazışmalarda dile getirildiği öne sürülen planın Ankara Büyükşehir Belediyesi üzerinden gerçekleştiği iddiasını gündeme taşıdı.

CHP GENEL MERKEZİ İLE İRTİBAT İDDİASI
Dosyada öne çıkan başlıklardan biri de CHP Genel Merkezi'nin ihraç edilen teğmenlerle irtibat halinde olduğu iddiası oldu.
Yazışmalarda, teğmenlerin durumunun parti yönetimi tarafından takip edildiği, hukuki sürecin sonucuna göre belediyelerde istihdam seçeneğinin değerlendirildiği öne sürüldü.
Böylece ihraç tartışması yalnızca askeri disiplin ve yargı süreciyle sınırlı kalmadı. Dosya, siyasi bağlantı ve belediye istihdamı iddialarıyla yeni bir boyut kazandı.

DENİZ DEMİRTAŞ HAKKINDA İPTAL KARARI
Dosyada dikkat çeken gelişmelerden biri de Deniz Demirtaş hakkında yaşandı.
TSK'dan ihraç edilen 5 teğmenden Deniz Demirtaş, Ankara 21. İdare Mahkemesi'nde ihraç kararının iptali istemiyle dava açtı.
Ankara 21. İdare Mahkemesi, 26 Aralık 2025'te Demirtaş hakkındaki ihraç kararını oy birliğiyle iptal etti.
Kararın ardından Deniz Demirtaş'ın görevine başladığı belirtildi.

MSB KARARI İSTİNAFA TAŞIDI
Ancak Demirtaş hakkındaki süreç kesinleşmiş değil.
Milli Savunma Bakanlığı, Ankara 21. İdare Mahkemesi'nin Demirtaş hakkında verdiği iptal kararına itiraz etti.
Bakanlığın kararı istinafa taşıdığı, istinaf sürecinden ise henüz bir karar çıkmadığı öğrenildi.
Bu gelişme, yazışmalarda yer aldığı öne sürülen "önce mahkeme yoluyla göreve iade" planını dosyanın merkezine taşıdı.

TSK'DAN İHRAÇ EDİLMİŞLERDİ
30 Ağustos 2024'teki Kara Harp Okulu Sancak Devir Teslim ve Mezuniyet Töreni'nin ardından bazı teğmenler, resmi törenin sona ermesinden sonra alanda yeniden toplandı.
Teğmenler, kılıç çatarak yürürlükten kaldırılan Subay Andı'nı okudu ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganı attı.
Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından Milli Savunma Bakanlığı tarafından idari ve disiplin soruşturması başlatıldı.
Süreç sonunda teğmenler Ebru Eroğlu, Batuhan Gazi Kılıç, Deniz Demirtaş, Talip İzzet Akarsu ve Serhat Gündar hakkında "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası" verildi.

3 KOMUTAN DA AYIRMA CEZASI ALDI
Soruşturma kapsamında yalnızca teğmenler hakkında işlem yapılmadı.
Milli Savunma Bakanlığı, olayda sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen 3 disiplin amirinin de TSK'dan ayırma cezası aldığını duyurdu.
Bu kapsamda Bölük Komutanı Binbaşı Murat Öztürk, Tabur Komutanı Kurmay Yarbay Halit Türkoğlu ve Alay Komutanı Yardımcısı Albay Mustafa Alper Topsakal hakkında da işlem yapıldı.
İHRAÇ GEREKÇESİNDE SLOGAN DEĞİL DİSİPLİN VURGUSU
Teğmenlerin ihraç sürecine ilişkin tartışmalarda en çok öne çıkan başlık, eylemin "slogan" nedeniyle mi yoksa "disiplinsizlik" gerekçesiyle mi cezalandırıldığı oldu.
Disiplin değerlendirmelerinde, teğmenlerin "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganı nedeniyle değil, amirlerin uyarılarına rağmen yürürlükten kaldırılan yemin metnini organize şekilde okumaları nedeniyle disipline sevk edildiği savunuldu.
Soruşturma sürecinde, eylemin anlık gelişmediği, daha önceden planlandığı ve tören alanında alternatif bir yemin organizasyonu yapıldığı değerlendirildi.
"BASININ OLDUĞU YERDE DAHA ETKİLİ OLUR" DETAYI
Dosyadaki değerlendirmelerde, teğmenlerin yürürlükten kaldırılan metni törende okumak için amirlerine defalarca başvurduğu belirtildi.
Bir gece önce yemin metnini okumalarına rağmen, tören sonrasında da aynı eylemi yapmak üzere kendi aralarında mesajlaştıkları ifade edildi.
Ayrıca disiplin soruşturmasında, basının bulunduğu yerde yemin okumanın daha etkili olacağı yönünde değerlendirmeler yapıldığı öne sürüldü.
Bu ayrıntılar, eylemin bireysel ve ani bir refleks değil, organize bir hareket olduğu görüşüne dayanak gösterildi.

"TÖREN BİTTİ" SAVUNMASI KABUL GÖRMEDİ
Teğmenlerin savunmalarında, emrin yalnızca resmi tören sırasında metnin okunmamasına yönelik olduğu, tören sonrasında yapılan eylemin bu nedenle emre itaatsizlik sayılamayacağı ifade edildi.
Ancak disiplin değerlendirmelerinde törenin bir bütün olduğu vurgulandı.
Resmi program sona erse bile aynı alanda, tören düzeninin dışında alternatif bir yemin organizasyonu yapılmasının askeri disiplinle bağdaşmadığı belirtildi.
TSK'NIN İTİBARI TARTIŞMASI
Dosyada yer alan değerlendirmelerde, olayın TSK'nın kurumsal itibarı üzerindeki etkisine de dikkat çekildi.
Aynı yıl üç harp okulunu da kadın subayların birincilikle bitirmesinin önemli bir başarı olarak öne çıkacağı, ancak yaşanan disiplin tartışmasının bu başarıyı gölgelediği savunuldu.
Eylemin ardından kamuoyunda TSK içinde ayrışma olduğu yönünde tartışmaların başladığı, kurumun siyasi polemiklerin merkezine çekildiği ifade edildi.

SİYASİ BOYUT BÜYÜDÜ
İhraç kararları, mahkeme süreci, Deniz Demirtaş'ın göreve başlaması ve 4 teğmenin 2025 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde işe başladığı iddiasının ardından dosya yeni bir boyut kazandı.
CHP Genel Merkezi'nin teğmenlerle irtibat halinde olduğu, önce yargı sürecinden sonuç beklendiği, sonuç alınamazsa CHP'li büyükşehir belediyelerinde istihdam seçeneğinin devreye sokulmasının planlandığı yönündeki iddialar, haberin siyasi boyutunu öne çıkardı.
Süreçte MSB'nin istinaf başvurusunun sonucu, diğer teğmenlerin açtığı davaların seyri ve ABB'de işe başlama iddiasına ilişkin yapılacak açıklamalar dosyanın yeni seyrini belirleyecek.