Bakan Gürlek’ten Gülistan Doku mesajı: Amacımız mezarının bulunması
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamaları, Gülistan Doku soruşturmasında gizli tanık beyanları, mezar yeri iddiası ve yeni delillerle kritik bir aşamaya girildiğini ortaya koyarken; Umut Altaş hakkında kırmızı bülten ve iade sürecinin başlatıldığı, delil karartma şüphelerinin dosyada yer aldığı bildirildi. Gürlek ayrıca, belediyelere yönelik işlemlerde “parti ayrımı yok” diyerek 30 başkan hakkında işlem yapıldığını, 13’ü hakkında mahkumiyet kararı verildiğini açıkladı; uzun süren yargı süreçlerine de dikkat çekerek 10 yılı bulan boşanma davalarına karşı 12. Yargı Paketi ve “Alo Adalet” sistemiyle vatandaşın dosya sürecini anlık takip edebileceği yeni bir dönemin başlayacağını duyurdu.
Hızlı Özet Göster
- Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasında 2025 yılında gelen bir ihbar sonrası dinlenen gizli tanık beyanları ve yeni delillerle önemli bir ilerleme kaydedildiğini bildirdi.
- Gizli tanığın tarif ettiği mezar yerinden alınan toprak örneklerinde oksitlenme bulgularına rastlandığı ve dosyada itirafçıların olduğu açıklandı.
- Soruşturma şüphelisi Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarıldığı ve ABD'de bulunan Altaş'ın iadesi için talepte bulunulduğu belirtildi.
- Bakan Gürlek, 10 yıla kadar uzayan boşanma davaları gibi yargıdaki gecikmeleri önlemek amacıyla 12. Yargı Paketi'nin hazırlandığını duyurdu.
- Adalet Bakanı, Cumhur İttifakı'na mensup 30 belediye başkanı hakkında işlem yapıldığını ve bunlardan 13'ünün mahkumiyet aldığını açıkladı.
Bakan Gürlek, özel bir televizyon kanalında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.
Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin soru üzerine Gürlek, 86 milyonun Adalet Bakanı olduğunu, adalet ihtiyacı neredeyse orada olacağını belirtti.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni deliller üzerine Gülistan Doku soruşturmasında harekete geçildiğini ifade eden Gürlek, Doku'ya ilişkin soruşturmanın 2020'de başladığını, 2025'ten sonra dosyada yeni delillerin gelmeye başladığını aktardı.

Bu kapsamda gizli tanık ifadesinin bulunduğunu, hatta mezar yeri olduğu belirtilen yerde inceleme yapıldığını aktaran Gürlek, "Burada soruşturmayı yapan iddia makamı. Adalet Bakanlığı olarak soruşturmaya kesinlikle müdahale etme yetkimiz yok. Başsavcılığımız çok titiz bir inceleme yapıyor. Soruşturma evre evre gidiyor. Gizli tanık beyanlarından sonra telefon kayıtları, baz istasyonu kayıtları, HTS kayıtları, PTS kayıtlarına bakılıyor, kamera görüntüleri inceleniyor. Soruşturma aşamasında da bir kısım itirafçılar çıkıyor." ifadelerini kullandı.
Soruşturma kapsamında tutuklananların bulunduğunu, firari şüpheli Umut Altaş ile ilgili kırmızı bülten çıkarıldığını anımsatan Gürlek, "Umut Altaş'ın beyanlarının mutlaka alınması gerekiyor. Soruşturma devam ediyor." diye konuştu.
Soruşturmanın neden 6 yıl sonra yeniden gündeme geldiği sorusu üzerine Gürlek, şunları söyledi:
"Yeni delil çıktı. Burada bizim amacımız, bizim uğraşımız kızcağızımızın bir mezarı varsa ailesinin o mezarının yerini bilmesi, dua etmesi. Bizim tek uğraşımız bu. Başsavcılığın uğraşı da o, bizim de amacımız, temennimiz bu. Yani bir mezarı varsa onun ortaya çıkması. Yargıda şöyle bir şey yoktur, 'işte o vali, o kaymakam, o siyasetçi, o belediye başkanı', yargı bunlara bakmaz. Yargı dosyanın kapağındaki isme bakmaz, makamına, mevkisine bakmaz. Burada suç var mıdır, yok mudur?
Yargı ona bakar. Burada dosyanın kapağında yazılan isimler önemli değildir. Burada suç var mıdır, yok mudur? Deliller var mıdır? Hakim vicdani kanaatine göre ve dosyadaki delillere göre karar verir. Burada başsavcılığımız delilleri topluyor, ya bir iddianame düzenleyecek ya da tekrardan takipsizlik kararı verecek."
Gürlek, Doku'nun mezar yerinin henüz tespit edilememesine ilişkin soruyu yanıtlarken, "Gizli tanık beyanları aslında soruşturma ile örtüşüyor. Gizli tanık 'burada gömüldü, daha sonra yeri değiştirildi' diyor. Kamuoyunda 'ceset yoksa cinayet yoktur' deniliyor. Burada öyle bir şey yok. Burada cesedin bulunamaması o olayın cinayet olmadığı sonucunu doğurmaz. Yargıtay'ın bu yönde kararları var. Burada ikrarlar vardır, deliller vardır, kamera kayıtları vardır." görüşünü paylaştı.

"BİZ FARKLI BİR BAKIŞ AÇISIYLA BAKIYORUZ"
Gürlek, Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e yönelik soru üzerine, Doku'nun telefonunun sim kartının alınıp, Ankara'ya gönderilerek kayıtların silinmesi ile hastane kayıtlarının silinmesi durumlarının tespit edildiğini, bunların suç isnatları arasında yer aldığını ifade etti.
Kamuoyunda infial uyandıran ancak takipsizlikle sonuçlanan dosyalara ilişkin soru üzerine Gürlek, şöyle devam etti:
"Bizim Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz var, bünyesinde bir ekip kurduk. Biz soruşturma makamı değiliz. Soruşturmayı ilgili savcılıklar yapar. Biz şunu yapıyoruz, bu dosyaları farklı gözle inceliyorlar. Farklı bir gözle bakabiliyoruz, elbette soruşturmayı yapacak yer savcılık.
Biz soruşturma yapmıyoruz, ilgili savcı arkadaşla müzakere ediyoruz. Biz soruşturma makamı değiliz, biz onların yerine geçecek bir karar tesis etmiyoruz. Bizim baktığımız sadece hassasiyet oluşturan dosyalarda gözden kaçan bir şey var mı? Biz farklı bir bakış açısıyla bakıyoruz. Bu kurallara uygun."

UMUT ALTAŞ İÇİN KIRMIZI BÜLTEN VE İADE TALEBİ
Gürlek, soruşturma kapsamında adı geçen Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını ve iade talebinde bulunulduğunu açıkladı.
Altaş'ın yasal yollarla ABD'ye gittiğini ve oturum aldığını belirten Gürlek, "Ailesine ve avukatına bazı beyanları var ancak esas olan bizzat ifade vermesi" dedi.

"VİCDANİ RAHATSIZLIĞI OLDUĞUNU DEĞERLENDİRİYORUZ"
Bakan Gürlek, Altaş'ın psikolojik durumuna da değinerek, "Kendisinde bir vicdani rahatsızlık olduğu yönünde değerlendirmeler var" ifadelerini kullandı.
DELİL KARARTMA İDDİALARI DOSYADA
Soruşturmada dikkat çeken unsurlardan birinin de delil karartma iddiaları olduğunu belirten Gürlek, sim kart verilerinin silinmesi ve hastane kayıtlarının yok edilmesine ilişkin bulguların dosyada yer aldığını söyledi.
Bu eylemlerin suç teşkil edebileceğine işaret eden Gürlek, ilgili incelemelerin sürdüğünü aktardı.
"CESET YOKSA CİNAYET YOKTUR ALGISI YANLIŞ"
Toplumda yerleşmiş bazı yanlış kanaatlere dikkat çeken Gürlek, "Ceset yoksa cinayet yoktur diye bir algı var. Bu doğru değil. Buna ilişkin birçok yargı kararı mevcut" dedi.
BAKANLIK BÜNYESİNDE ÖZEL TEKNİK EKİP KURULDU
Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul dosyalar için özel bir ekip kurulduğunu açıklayan Gürlek, bu yapının doğrudan soruşturma yürütmediğini vurguladı.
"Savcılık soruşturmayı yürütür. Bizim kurduğumuz ekip sadece teknik destek sağlar ve dosyalara farklı bir gözle bakar" diyen Gürlek, sürece müdahale edilmediğinin altını çizdi.
"TEK AMACIMIZ MEZARIN BULUNMASI"
Gürlek, açıklamasının sonunda soruşturmanın temel hedefini şu sözlerle özetledi:
"Eğer kızcağızımızın bir mezarı varsa, onu ortaya çıkarmak tek amacımız. Ailesinin gidip dua edebilmesini istiyoruz. Bir de suçluların hak ettiği cezayı alması."

BAKAN GÜRLEK: PARTİ AYRIMI YOK
Adalet Bakanı Akın Gürlek, belediyelere yönelik yargı işlemlerinde taraflı davranıldığı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek, yargının parti ayrımı gözetmeden işlem yaptığını belirtti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargının belediyelere yönelik işlemlerinde taraflı davrandığı yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek, Cumhur İttifakı'na mensup belediye başkanları hakkında da çok sayıda işlem yapıldığını belirterek, yargının parti ayrımı gözetmediğini vurguladı.
30 BELEDİYE BAŞKANI HAKKINDA İŞLEM
Bir televizyon programında konuşan Gürlek, hakkında işlem yapılan belediye başkanı sayısının 30 olduğunu açıkladı. Bu isimlerin AK Parti ve MHP'li belediye başkanlarından oluştuğunu ifade etti.
13 MAHKUMİYET, 7 DOSYADA YARGILAMA SÜRÜYOR
Gürlek, söz konusu dosyalara ilişkin detayları da paylaştı. Buna göre, 30 belediye başkanından 13'ü hakkında mahkumiyet kararı verildi.
Yargı süreci devam eden başkan sayısının 7 olduğunu belirten Gürlek, diğer 10 dosyada ise farklı kararların alındığını kaydetti.
"Yargı parti ayrımı yapmıyor"
Verilen rakamların yargının tarafsızlığına işaret ettiğini savunan Gürlek, "Savcılığın parti ayırmadan işlem yaptığını görüyoruz" dedi.
Gürlek'in açıklamaları, belediyelere yönelik soruşturmaların siyasi saiklerle yürütüldüğü iddialarının kamuoyunda tartışıldığı bir dönemde geldi.

BOŞANMA DAVALARI 10 YIL SÜRÜYOR, MÜDAHALE EDECEĞİZ"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, uzun süren davalar ve yargı süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, özellikle boşanma davalarının yıllarca sürmesine tepki göstererek, yeni düzenlemelerle sürecin hızlandırılacağını söyledi.
"BİR BOŞANMA DAVASI 10 YIL SÜRÜYOR"
Gürlek, mevcut yargı sistemindeki gecikmelere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi bir boşanma davası 8 yıl sürüyor. İlk derecede veriliyor, daha sonra Bölge Adliye'ye gidiyor, daha sonra Yargıtay'a gidiyor. Yani 10 yıl süren bir boşanma davası var. Burada şahıs yani kendine yeni bir hayat kuramıyor, sürekli nafaka ödüyor. Yani biz burada sorunları yerelden, yerinden özellikle tespit ediyoruz."

12. YARGI PAKETİ HAZIRLIĞI
Yargının hızlandırılması için yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek:
"Burada bir çalışmamız var. Özellikle 12. Yargı Paketi olarak bir şu an mutlak aşamasında yaptığımız bir çalışma var. Elbette yargının hızlandırılmasına ilişkin tedbirleri alacağız." dedi.
HAKİMLERE UYARI: "DOSYAYI SAVSAKLAYAN OLUR"
Yargı süreçlerinde yaşanan gecikmelerin nedenlerine de değinen Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
"Yargının Etkinliği Büromuz var. Yargı Etkinlik Büromuz çok önemli. Özellikle hakim arkadaşlarımızın biz hepsinin özveriyle dosyalara çalıştığını düşünüyoruz ama bazen maalesef hakim arkadaşlarımız dosyayı savsaklayabiliyor. Yani süresinde karar vermesi gerekirken o süreyi uzatabiliyor."
"HEDEF SÜRE" SİSTEMİ VE DENETİM
Davalar için belirlenen hedef süre uygulamasına dikkat çeken Gürlek:
"Hedef süre var. Ne demek? Bir kira davası 6 ayda karara bağlanacak. Burada bütün hakimlerimiz de bunu bilir. Şimdi burada hedef süre neden aşılıyor? Buna bakmamız lazım." dedi.
"GECİKME VARSA İŞLEM YAPILACAK"
Hakim kaynaklı gecikmelere karşı yaptırım uygulanacağını vurgulayan Gürlek:
"İşte buna bakmamız lazım. Şimdi eğer hakimin şahsından kaynaklanan bir hedef süre aşımı varsa, burada elbette biz hakim hakkında artık gerekli işlemleri yapacağız. Yani kusura bakma, sen dosyana çalışmak zorundasın." ifadelerini kullandı.
"ALO ADALET" İLE DOSYA TAKİBİ
Vatandaşların dava süreçlerini daha yakından takip edebilmesi için yeni uygulamaları da duyuran Gürlek:
"Özellikle biz bu 'Alo Adalet' demiştik daha önce. Bu Yargı Etkinlik Bürosu ile birlikte bu yargılamanın hızlandırılmasını sağlıyoruz. Vatandaş Alo Adalet ile birlikte dosyasının ne aşamada olduğunu bilecek." dedi.
"ALO ADALET" İLE DOSYA TAKİBİ VE BİLGİLENDİRME
Vatandaşların dava süreçlerini daha yakından takip edebilmesi için yeni uygulamaları da anlatan Gürlek, şunları söyledi:
"Özellikle biz bu 'Alo Adalet' demiştik daha önce. Bu Yargı Etkinlik Bürosu ile birlikte bu yargılamanın hızlandırılmasını sağlıyoruz. Vatandaş Alo Adalet ile birlikte dosyasının ne aşamada olduğunu bilecek.
Vatandaş, 'Alo Adalet' ile birlikte dosyasının ne aşamada olduğunu bilecek. Şimdi vatandaş, Aile Mahkemesi'nde açmış olduğu bir nafaka davasının sekizinci ayında arıyor; işte 'benim davam bitmedi' diyor. Biz diyeceğiz ki vatandaşa; 'senin henüz yargılaman devam ediyor, makul süre içerisinde.' Ama eğer makul süre aşılmışsa, biz vatandaşa dosyanın hangi aşamada olduğuyla ilgili bilgi vereceğiz. Özellikle bir muhataplık anlamında vatandaş bunu fark edecek."
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "lekelenmeme hakkı"na ilişkin düzenlemeye dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, bir kişi hakkında yapılan ihbar sonrası doğrudan şüpheli sıfatı verilmeden önce savcılık tarafından gerekli araştırmaların yapılacağını belirtti.
Gürlek, ihbarın ciddi olup olmadığı, somut verilere dayanıp dayanmadığı ve gerçeklikle örtüşüp örtüşmediğinin titizlikle inceleneceğini ifade ederek, "Eğer savcılık yapılan inceleme sonucunda ihbarın içeriksiz, soyut ve gerçekle örtüşmediği kanaatine varırsa, kişi hakkında herhangi bir kayıt oluşmadan doğrudan soruşturmaya yer olmadığı kararı verilebilecek" dedi.
İhbarların sayısının oldukça fazla olduğuna dikkat çeken Gürlek, bu ihbarların bazılarının gerçek, bazılarının ise üçüncü kişiler tarafından yapılmış olabileceğini vurguladı. Bu nedenle her ihbarın savcılık tarafından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürlek, ancak bu süreçte vatandaşın itibarının korunmasının esas olduğunu söyledi.
Yeni uygulamayla birlikte, asılsız ve dayanaksız ihbarlarda vatandaşın isminin dosyada yer almayacağını belirten Gürlek, "Bu durum vatandaş lehinedir. Kişinin adı dosyada geçmeden süreç sonuçlandırılabilecek ve böylece lekelenmeme hakkı korunmuş olacak" ifadelerini kullandı.

15 YAŞ ALTINA SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, çocukların sosyal medya kullanımı ve anonim hesaplara yönelik yeni düzenlemelere ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Toplumun büyük kesiminin çözüm beklediği konular arasında yer alan çocukların internet ve sosyal medya kullanımıyla ilgili Meclis'te bir çalışma yürütüldüğünü belirten Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 15 yaşını doldurmamış çocuklara yönelik bir madde paketinin sevk edildiğini ve görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.
Gürlek, 15 yaş ve üzeri kullanıcılar için de ayrı bir düzenleme planlandığını belirterek, sosyal medya yasasında değişikliğe gidileceğini söyledi. Son dönemde yaşanan olayların bu düzenlemenin aciliyetini ortaya koyduğunu vurgulayan Gürlek, özellikle anonim ve sahte hesapların ciddi sorunlara yol açtığını dile getirdi.
Sosyal medya platformlarında doğrulama yapılmadan hesap açılabildiğine dikkat çeken Gürlek, bu durumun suç işlenmesine ve itibar suikastlarına zemin hazırladığını ifade etti. Yeni sistemle birlikte sosyal medya kullanan herkesin gerçek kişi olmasının sağlanacağını belirten Gürlek, kullanıcıların doğrudan kimlik bilgilerini platformlarla paylaşmayacağını söyledi.
Bu kapsamda "anahtar model" olarak adlandırılan bir doğrulama sisteminin devreye alınacağını açıklayan Gürlek, e-Devlet üzerinden alınacak bir doğrulama kodu ile sosyal medya hesaplarına giriş yapılacağını kaydetti. Böylece kullanıcıların kimlik bilgileri korunurken, hesapların gerçek kişilere ait olduğu teyit edilecek.
Gürlek, sistemin kullanıcıların sosyal medyada gerçek isim kullanma zorunluluğu getirmeyeceğini de belirterek, takma isim veya kullanıcı adıyla hesap açılabileceğini ancak arka planda kimlik doğrulamasının yapılmış olacağını ifade etti.
Yeni düzenleme kapsamında ayrıca "katalog suçlar" belirleneceğini aktaran Gürlek, bu suçların işlenmesi halinde savcılık veya mahkeme kararıyla sosyal medya platformlarından hesap sahibine ilişkin bilgilerin talep edilebileceğini söyledi. Gürlek, bu durumda platformların ilgili hesabın gerçek kullanıcı bilgilerini paylaşmak zorunda olacağını vurguladı.
12. YARGI PAKETİ YOLDA: HEDEF HIZLI ADALET, GÜÇLÜ YATIRIM ORTAMI
12. yargı paketi kapsamında çok katmanlı bir çalışma yürütüldüğünü belirten Gürlek, toplumdaki ihtiyaçların dikkate alındığını ifade etti. Öncelikli hedefin yargı süreçlerinin hızlandırılması olduğunu vurgulayan Gürlek, vatandaşların adalet algısında yargılamaların uzun sürdüğüne dair bir kanaat bulunduğunu, bu algının somut adımlarla giderilmesi gerektiğini söyledi.
Bölgesel gelişmelere de değinen Gürlek, Körfez bölgesindeki karışıklığın Türkiye açısından yatırım fırsatı oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu süreçte Türkiye'nin yasal düzenlemelerini hızla tamamlaması gerektiğini belirten Gürlek, gelen yatırımcılardan azami ölçüde faydalanılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Yatırımcılara hukuki güvenlik sağlanmasının önemine işaret eden Gürlek, bu kapsamda çeşitli değişikliklerin hayata geçirileceğini kaydetti. Özellikle tahkim alanında çalışmalar yürütüldüğünü belirten Gürlek, yatırımcıların Türkiye'de açacakları davaların uzun süreceği yönünde bir endişe taşımaması gerektiğini vurguladı. Ticaret mahkemelerinde görülen davaların daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlayacak düzenlemelerin de gündemde olduğu ifade edildi.