Siyonist Netanyahu ve Katz'ın ayarı kaçtı: Yargı hamlesi sonrası hedefine Türkiye'yi ve Başkan Erdoğan'ı aldılar | Tepkiler peş peşe
Gazze’de masumların kanını döken terör devleti İsrail’in Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, Türkiye’nin adalet hamlesinden korkunca sosyal medyadan haddini aştı. İran füzeleri üzerinden hayal ürünü senaryolar uyduran siyonist Katz, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan alçakça ifadeler kullandı. Sosyal medya hesabından alçakça paylaşımlarda bulunan Netanyahu'ya Türkiye'den tepki yağdı. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da Başkan Erdoğan'ı hedef alan paylaşımına Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ı etiketledi.
Gazze'de bebek katili olarak tarihe geçen terör devleti İsrail'in siyonistleri küstahlıkta sınır tanımıyor. Dünyanın gözü önünde soykırım yapan siyonist yönetimin temsilcisi Netanyahu ve Katz, sosyal medya hesabı üzerinden Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan alçakça ifadeler kullandı.

Soykırımcı Netanyahu, Gazze'nin ardından İran ve Lübnan'da da istediğini alamayınca bu kez Türkiye ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı.
Terör devleti Başkanı Netanyahu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Liderliğim altında İsrail, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aksine İran'ın terör rejimi ve vekilleriyle savaşmaya devam edecek. Erdoğan, onları barındırıyor ve kendi Kürt vatandaşlarını katletti." şeklinde skandal sözler sarf etti.
Türkiye yargı hamlesi başlatmıştı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze'ye insani yardım taşıyan Sumud filosuna yönelik İsrail saldırısına ilişkin hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle önemli bir yargı sürecinin başladığını açıkladı. Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın Türk adaletinin uluslararası hukuk temelinde ortaya koyduğu kararlı iradenin somut bir göstergesi olduğunu belirtti. Açıklamada, sivillere yönelik saldırıların ve ağır insan hakları ihlallerinin hukuk önünde karşılık bulacağı vurgulandı.

Bir küstahlık da Savunma Bakanı Katz'dan geldi. Katz, "kâğıttan kaplan" ifadesini kullanarak büyük bir diplomatik skandala imza attı.
Siyonist Katz, sosyal medya üzerinden paylaştığı küstah mesajında, İran'dan Türkiye'ye füze atıldığı ve Ankara'nın buna sessiz kaldığı gibi aslı astarı olmayan bir senaryo uydurdu.

Türkiye'nin caydırıcı gücünü ve bölgedeki hakimiyetini hazmedemeyen İsrailli bakan, bu asılsız iddia üzerinden Başkan Erdoğan'ı hedef aldı.
Ellerindeki masum kanını örtbas etmek için Türkiye'ye saldıran hadsiz bakan, şu skandal ifadeleri kullandı:
"Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İran'dan Türkiye topraklarına atılan füzelere tepki vermeyerek bir kâğıttan kaplan olduğunu ortaya koyduktan sonra, antisemitizme başvuruyor ve Türkiye'de İsrail'in siyasi ve askeri liderliğine karşı göstermelik yargılamalar ilan ediyor.
Ne büyük bir absürtlük. Müslüman Kardeşler mensubu, Kürtleri katleden biri, Hamas'taki ortaklarına karşı kendini savunan İsrail'i soykırımla suçluyor.
İsrail kendini güçle ve kararlılıkla savunmaya devam edecek - Erdoğan'ın ise oturup sessiz kalması ve susması daha iyi olur."

KATZ İMAMOĞLU İLE BİRLİKTE MANSUR YAVAŞ'I DA ETİKETLEDİ
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise X'te Başkan Erdoğan'ı eleştirdiği mesajında Ekrem İmamoğlu ile beraber Mansur Yavaş ve Kemal Kılçdaroğlu'nu etiketledi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik A Haber canlı yayınında katil Netanyahu'ya tepki gösterdi.
Netanyahu haddini aştı AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik A Haber'de tepki gösterdi
Çelik'in açıklamalarından satır başları....
Cumhurbaşkanımız bu katliam şebekesiyle mücadele eden bir durumda. Soykırım sorumlusunun Netanyahu olduğunu ve hesap vermesi gerektiğini en başta Cumhurbaşkanımız söyledi. Netanyahu'nun sürekli olarak Cumhurbaşkanımızı hedef alması Cumhurbaşkanımız için bir şeref madalyasıdır. Pakistan'daki barış görüşmelerini sabote etmeye çalışıyor.
Burada yapmaya çalıştığı şey batılılara "İsrail'in yaptığı şey sizin değerlerinizi temsil ediyor" demek. Sunulan plan içerisinde hava bombardımanıyla insanları katlettikten sonra Kürt kardeşlerimizi ayaklandırarak bir kaos ortaya çıkarmak. Ama İran halkı büyük bir sağduyu ortaya koydu. Netanyahu ve katliam şebekesi yargılanacak. Netanyahu Pakistan'daki barış görüşmelerini sabote etmek istiyor. Cumhurbaşkanımız bu katliamcılarla mücadele ediyor.

TÜRKİYE'DEN SERT TEPKİ
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik açıklamalarına sert sözlerle karşılık verdi. Duran, Netanyahu'nun Gazze'de "soykırım sahnelediğini" ve bölgedeki birçok ülkeye saldırdığını belirterek, İsrail Başbakanı'nın çaresizlik içinde Başkan Erdoğan'ı hedef aldığını ifade etti.
Duran'ın paylaşımı şu şekilde:
Gazze'de bir soykırım sahneleyen ve bölgedeki yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlikten dolayı Başkanımızı hedef almaya cüret ediyor.
Onun adına tutuklama emirleri bulunan bir suçlu; artık arkadaşı kalmadı. Siyasi hayatta kalma stratejisi olarak bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürüklüyor. Kimsenin ahlaki değerleri ve meşruiyeti olmadığını herkes biliyor; kimseden ders verme hakkına sahip değil. İnsanlığa karşı işlediği suçlardan dolayı er ya da geç hesap verecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, daha adil, barışçıl ve güvenli bir dünya için zalimlere karşı mücadelesine devam edecek.

"BEDELİNİ ÇOK AĞIR ÖDEYECEKSİN"
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan da sosyal medya hesabından şu sözlerle tepki gösterdi:
İnsanlık tarihinin en büyük soykırımcıları listesine girdin. Sonun Hitler'den daha fenası olacak… Tarih bunu elbet yazacak. Öldürdüğün her bebeğin, her kadının, her bir müslümanın bedelini çok ağır ödeyeceksin!

Bir tepki de AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'den geldi. Özdemir şu sözlerle tepki gösterdi:
Terör devleti İsrail'den Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yöneltilen mesnetsiz ithamlar, sahada işledikleri suçların üzerini örtmeye ve uluslararası kamuoyunun dikkatini dağıtmaya dönük kirli bir algı operasyonundan ibarettir.
Soykırımcı Netanyahu yönetiminin kullandığı bu pervasız ve saldırgan dil, yalnızca siyasi bir üslup sorunu değil; aynı zamanda tükenmiş bir meşruiyetin ve derinleşen bir suçluluk psikolojisinin dışavurumudur. Bugün İsrail'in dünya kamuoyunda karşı karşıya olduğu tablo, inkâr edilemeyen gerçeklerin ve küresel vicdanda büyüyen öfkenin kaçınılmaz sonucudur.
Hakikati bastırmaya yönelik her girişim, gerçeği daha da görünür kılar; yükselen her saldırgan söylem ise işlenen suçların ağırlığını daha da artırır.
Türkiye ise dün olduğu gibi bugün de; hakkın, hukukun ve insan onurunun yanında dimdik durmaktadır. Bu duruş, konjonktürel bir tercih değil; köklü bir medeniyet iddiasının ve güçlü bir devlet aklının sarsılmaz tezahürüdür.