Kandil Halep'i karıştırırken İmralı sekreteryası İsrail'e göz kırptı! Çetin Arkaş ile Veysi Aktaş'tan organize sabotaj
"Terörsüz Türkiye terörsüz bölge" süreci derin ve çetin sınamalardan geçiyor. Suriye'deki Kandil kadroları Halep'i karıştırdı. İmralı'dan tahliye olan Öcalan'ın sekreteryası ise PKK kanalında İsrail'e göz kırptı. Çetin Arkaş sürecin geri dönülemez bir noktada olmadığını savundu. Veysi Aktaş "Eğer süreç başarıya gitmezse Kürtler Türkiye ile beraber olmaz" dedi. Ateş İsrail'in varlığını koruyabilmesi için bir Kürdistan'a ihtiyacı olduğunu söyledi. Peki, Çetin Arkaş ve Veysi Aktaş'a bunları kim söyletiyor? Süreci akamete uğratmak isteyen odakların organize bir sabotaja giriştiği görülüyor.
Terörsüz Türkiye sürecinin selamete erdirilmesi için çalışmalar titizlikle sürerken süreci sabote edecek eylem ve söylemler peşi sıra yükseliyor.
PKK/SDG, 10 Mart Mutabakatı'na uymayıp Halep'teki 3 mahalle saldırdı. Suriye ordusu 48 saatte Fırat'ın batısına SDG unsurlarından temizlerken; Halep'in içinde kalan Kandil kadroları teslim olmamak için çatıştı.
Öcalan ve Veysi Aktaş
PKK'nın çatı yapılanması KCK, SDG'yi bahane ederek Türkiye'deki süreci tehdit etmeye kalktı. DEM Parti de KCK ile aynı çizgide seyrederek Ankara'yı Suriye'de "parçalayıcı" rol oynamakla suçladı.
ÖCALAN'IN SEKRETERYASI SABOTAJ PEŞİNDE
İmralı'da Öcalan'ın sözde sekreteryasında yer alan ve İmralı'dan tahliye olan Çetin Arkaş ile Veysi Aktaş'ın süreci zehirleyen açıklamaları ise peşi sıra geliyor.
Çetin Arkaş PKK kanalında süreci sabote etmeye kalktı
İMRALI ÜZERİNDEN PAZARLIK GİRİŞİMİ
PKK kanalına konuşan ikili İmralı üzerinden pazarlık yapmaya niyetlendi. Çetin Arkaş, "İmralı'daki süreç artık tecridin son bulmasının ötesinde bir şeye evrilmek zorunda. İmralı esareti daha fazla kaldıramaz" diyerek tehditvari söylemlerde bulundu.
"SÜREÇ GERİ DÖNÜLEMEZ BİR NOKTADA DEĞİL"
Arkaş'ın " 'Süreç artık bundan sonra geri dönülemez bir noktaya gelmiştir' demeyi çok isterdim. 'Bundan sonra düz bir yola çıkmış önümüz demokratik bir toplum ve barış istikametine hızla gidiyoruz' demeyi çok isterdim" şeklinde beyanları ise çokça dikkat çekti.
Veysi Aktaş, İsrail'in sözde Kürdistan'a ihtiyaç duyduğunu söyledi
"SÜREÇ BAŞARILI OLMAZSA İSRAİL'LE YOL YÜRÜRÜZ" MESAJI
Veysi Aktaş ise Türkiye'de süreci İsrail üzerinden tehdit etmeye kalkmaya kalktı.
"Eğer bu süreç başarıya gitmezse, Barış ve Demokratik Toplum Süreci nihayete ermezse Kürtler bir daha kolay kolay Türkiye ile beraber olamaz" diyen Aktaş İsrail'e göz kırptı. İsrail'in sözde Kürdistan'a ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Veysi Aktaş sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:
Önderlik Proto-İsrail İsrail teorisini geliştirmişti. Orta Doğu'da bir İsrail için bir Türkiye Cumhuriyetine ihtiyaç vardı. Bir anlamda geçiş ya da bir köprü olarak kullanıldı. Bugün ise Önderlik post-İsrail gibi bir gelişmenin olduğunu söylüyor. Ne demektir post-İsrail? İsrail'in varlığını koruyabilmesi için bir Kürdistan'a ihtiyaç var. Ama kendi denetimde bir Kürdistan'a. Bu yüzden var olabilmesinin onunla ilişkisi demek Kürtlerin tümden artık Türkiye'yle önemli bir oranda ilişkisinin kesilmesi anlamına gelir. Bunu bir kesim çok iyi anladı ve Önderliğe geldiler.
Çetin Arkaş ve Veysi Aktaş
BU İLK DEĞİL... "FAŞİST BİR CUMHURİYETE ENTEGRE OLMAYIZ"
İki isim geçtiğimiz ay da skandal demeçlerle gündemde yer tutmuştu.
Veysi Aktaş, "90'lı yılların ruhuna yeniden dönmemiz lazım. Kim örgütlenirse o kazanacak" demiş; Çetin Arkaş'ın ise "Biz faşist bir cumhuriyetle entegre olmayız" ifadelerini kullanmıştı.
YANIT BEKLEYEN 3 SORU
Gelinen bu noktada kamuoyu şu 3 sorunun yanıtını arıyor:
İmralı'nın süreci Kürt halkına anlatması için tayin ettiği iki aktörün süreci tıkayacak söylemlerinin arkasında hangi odak yatıyor?
Çetin Arkaş ve Veysi Aktaş'a bunları kim söyletiyor?
SDG'nin Kandil künyeli teröristleri Halep'i karıştırırken İmralı sekretaryası neden İsrail'e göz kıpıyor?

ORGANİZE SABOTAJ
Nitekim; İmralı sekreteryasının PKK medyasında imza attığı organize sabotaj "Kandil'e dolaylı yollardan mesaj veriyorlar" değerlendirmelerine yol açtı.
Süreci akamete uğratmak isteyen odakların organize bir sabotaja giriştiği görülüyor.

