Uğur Mumcu suikastında MOSSAD parmağı! İsrail'den Mersin'e gelen 5 kişilik suikast timi...

Son dakika haberleri... Gazeteci Uğur Mumcu suikastının üzerinden 30 yıl geçti. 24 Ocak 1993 tarihinde arabasına konulan bombanın patlamasıyla hayatını kaybeden Uğur Mumcu’nun suikastında yeni bir iddia geldi. Emekli Hava Pilot Korgeneral Erdoğan Karakuş MOSSAD’dan 5 kişilik suikast timinin Türkiye’ye gelip FETÖ yardımıyla Uğur Mumcu’yu öldürdüğünü Esenboğa’da bilgisayarların karartılıp operasyon ekibinin İsrail’e kaçırıldığını söyledi.

Giriş Tarihi 15 Aralık 2023, 10:08 Güncelleme 15 Aralık 2023, 10:08
Uğur Mumcu suikastında MOSSAD parmağı! İsrail’den Mersin’e gelen 5 kişilik suikast timi...

İÇİNDEKİLER

Araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu 24 Ocak 1993'de, evinin önünde park halindeki otomobiline yerleştirilen C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti. Suikastın hemen ardından olay yerinde inceleme yapan uzmanların hiçbir delil bulamadı. Patlamayla etrafa dağılan ve cımbızla toplanması gereken deliller süpürgeyle süpürüldü. Hatta evinin 50 metre ilerisinde bulunan polis kulübesinde nöbet tutan polislerin sokakta Uğur Mumcu'nun oturduğundan dahi habersiz olduğu ortaya çıktı. Suikastı bazı örgütler üstlenirken, sır perdesi 30 yıl geçmesine rağmen aralanamadı.

PKK-BARZANİ-MOSSAD İLİŞKİSİNİ AÇIKLAMIŞTI
Uğur Mumcu öldürülmeden 17 gün önce kaleme aldığı köşe yazısında PKK – Barzani – MOSSAD ilişkisini açıklamıştı. Mumcu'nun bu bağlantıları ortaya çıkardığı için öldürüldüğü en çok konuşulan iddialar arasında yer aldı. 1992'de Kürt sorunu ve PKK konularına yoğunlaşan Mumcu, CIA, MOSSAD, MİT, Emniyet ve askeri istihbarat dahil birçok istihbarat örgütünün varlığına ve Barzani'nin MOSSAD ve CIA ile ilişkilerinin ortaya konduğu yayınlara ulaşmıştı.

"UĞUR MUMCU'YU İSRAİL'DEN GELEN 5 KİŞİLİK TİM ÖLDÜRDÜ"
Bir televizyon yayına katılan Emekli Hava Pilot Korgeneral Dr. Erdoğan Karakuş, Uğur Mumcu suikastına ilişkin bomba bilgiler verdi. Karakuş, Mumcu suikastına ilişkin yaptığı açıklamada, Mumcu'nun öldürülmesinin arkasında İsrail'in istihbarat örgütü MOSSAD'ın olduğunu duyurdu.

MOSSAD-FETÖ İŞBİRLİĞİ İLE SUİKAST GERÇEKLEŞTİ
Uğur Mumcu'yu öldürmek için İranlıların evinin civarında dolaştığını, arabasının yakınında bulunduğu iddialarının gündeme getirildiğini kaydeden Karakuş, Uğur Mumcu suikastının kapatılmaya çalıştığını anlattı. Suikast timinin Türkiye'ye nasıl geldiğini ve nasıl ayrıldığının tarafından bilindiğini duyuran Karakuş, "Suikastta gördüğüm FETÖ'den yardım var. Bir şekilde güvenlik güçlerinden yardımdan yararlandılar. 5 kişilik suikast timi İsrail'den Mersin'e oradan da Ankara'ya geldi. Bombayı patlattıktan sonra ise Esenboğa Havalimanı'ndan tekrar İsrail'e döndü. FETÖ grubunun yardımıyla Esenboğa havalimanında bilgisayarlar tamamen bozuldu" dedi.

"PASAPORT KAYITLARI YAPILMADI"
Suikast timinin Esenboğa'dan hiçbir pasaport kaydı yapılmadan İsrail'e gittiğini vurgulan Karakuş, "Suikastla ilgili bildiklerimi yazacağım. Bildiklerimi Mumcu ailesine de anlattım. Bunların anlatmak benim borcumdur. Bu işte o gün ki güvenlik güçlerinin de işin içine girip suikast timinin gitmelerini sağladıklarını biliyorum. Esenboğa'daki bilgisayarlar bir an için arızalandırdılar. Hiçbir pasaport kontrolü yapılmadan Mersin'den yurda giren suikast timi Türkiye'den İsrail'e gitti" dedi.

MOSSAD İZİ MAHKEME KAYITLARINA DA GİRDİ
Mumcu'nun öldürüldüğü gün akşamı Bedri Baykan'ın başını çektiği bir grup, suikastı İran'a yıkıp İstanbul'daki İran Başkonsolosluğu önünde eylem yapmıştı. Sonraki günlerde İran'a yakınlığıyla bilinen Selam Gazetesinin yazarı Abdülhamit Çelik, Ankara'daki cinayetin gözcülüğü yaptığı iddiasıyla tutuklandı.5,5 yıl cezaevinde kalan gazeteci, yıllar sonra suikastın yapıldığı gün düğünün olduğunu, o gün Ankara'ya gitmediğini söyledi. Çelik'in evine bir kutu gönderildi. İki mermi, beyaz gül ve tehdit içerikli mesaj çıktı. MİT, mahkemenin isteği üzerine hazırladığı raporda Abdülhamit Çelik'i tehdit eden kişinin Mossad bağlantılı kişiler olduğu ortaya çıkarmıştı. Uğur Mumcu'nun 7 Ocak'ta İsrail-Barzani-Mossad ilişkisini yazmasının ardından 8 Ocak'ta İsrail büyükelçisi Mumcu'ya "öldürülmekten korkmuyorsunuz" demişti.