Gazze'den tahliye edilen 44 Türk İstanbul'da! Vahşetin boyutunu böyle anlattılar: Arabalar cesetlerin üstünden geçiyor
Soykırımcı İsrail 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye ölüm yağdırıyor. İşgalci İsrail Gazze'de bulunan Şifa Hastanesi'ndeki hasta, yaralı ve sivilleri silah zoruyla sürgüne yollarken, İsrail ordusuna ait savaş uçakları ve topçular 44 gündür abluka altındaki Gazze'yi sivil ayırt etmeksizin bombalamaya devam ediyor. Bölgede mahsur kalan 44 Türk vatandaşı, Dışişleri Bakanlığı'nın girişimleri sonucu bölgeden tahliye edilerek önce Mısır'a götürüldü sonrasında ise uçakla İstanbul'a getirildi. Dün Refah Sınır Kapısı'ndan geçerek Mısır'a ulaşan Türk vatandaşlarından Kerem Hüseyini, Gazze'de arabaların cesetlerin üstünden geçtiğini söyledi. İşte detaylar...

Türk Hava Yolları'na (THY) ait uçakla saat 14.30'de Kahire'den İstanbul'a gelen Türk vatandaşları İstanbul Havalimanı'nda Dışişleri Bakanlığı ve AFAD yetkilileri tarafından çiçeklerle karşılandı.

Gazze'de yaşanılanlar ile ilgili olarak açıklama yapan vatandaşlar Türkiye'ye geldikleri için çok mutlu olduklarını söylediler.

"HER YER CESET"
Dün Refah Sınır Kapısı'ndan geçerek Mısır'a ulaşan Türk vatandaşlarından Kerem Hüseyini, "Gazze'den ayrılırken yerlerde cesetler vardı. Bizim arkamızdaki arabayı İsrail keskin nişancıları vurmuştu. Orada da bir şehit vardı. Arabalar cesetlerin üstünden geçiyor. Gazze artık yaşanmaz bir yer oldu. Gece 5'de bombardıman başlıyor, sabah 5'e kadar sürüyor"dedi.

"SINIR KAPISINI BOMBALADILAR"
Eşinin ailesini ziyaret için Gazze'ye giden ve savaş nedeniyle bölgede mahsur kalan Muhsine Almacar ise, "İstanbul'da olduğumuz için çok mutluyuz. Yaklaşık iki aydan beri oradayız. Gazze'den çıkmamıza üç gün kala zaten savaş başladı.
Eşim yabancı onun ailesini ziyaret etmek için gittik. Savaşa denk geldik. Refah Sınır Kapısı'na gittik, bizi çok iyi karşıladılar.

Zaten Türk bayrağını görünce çok mutlu olduk, böyle sahiplenilmek çok güzel bir şey. Her şeyi hallettiler, uçak biletlerini tahliye sürecimizi. 7'sinde savaş başladı bizim Gazze'den çıkış günümüz ayın 10'nuydu.
Refah sınır kapısına ismimizi yazdırdık. Ayın 10'nda kapıya gittiğimiz zaman İsrail sınır kapısını bombaladı. O zaman nasıl kaçacağımızı bilmiyorduk, valizlerimizi orada bıraktık. Çocuğumu direkt kucakladım, hiçbir şeyimizi almadık" diye konuştu.
