Takvim

Bugünkü
Takvim
  • Güncel
  • 08.04.2021 14:16
  •  - 
  • Son Güncelleme:
  •  
  • 08.04.2021 16:56
ABONE OL

'nin gözü Bilim Kurulu toplantısında! Ramazan'da tam kapanma olacak mı? Sokağa çıkma yasağı, toplu teravih, iftar...

’nin 1 Mart’ta kademe kademe normalleşmeye geçmesinin ardından yaşanan vaka patlaması kırmızı alarma geçirdi. ’nın koronavirüs vaka haritasında kırmızı kategorideki illerin sayısı 58’e yükseldi. Son 24 saatte ise 55 bine yakın koronavirüs vakası tespit edildi. Tüm bu gelişmeler yaşanırken Bilim Kurulu Ramazan ayında getirilecek tedbirler için toplanıyor. Peki Ramazan’da tam kapanma olur mu? İşte Ramazan ayında uygulanacak tedbirlerden bazıları…

Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, "covid19.saglik.gov.tr" adresinden paylaşıldı. Türkiye'de son 24 saatte 302 bin 108 Kovid-19 testi yapıldı, 54 bin 740 kişinin testi pozitif çıktı, 276 kişi hayatını kaybetti.

Buna göre, Türkiye'de son 24 saatte 302 bin 108 Kovid-19 testi yapıldı, 54 bin 740 kişinin testi pozitif çıktı, 276 kişi yaşamını yitirdi, hasta sayısı 2 bin 203 oldu.

Son 24 saatte 35 bin 503 kişinin Kovid-19 tedavisi ya da karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 3 milyon 194 bin 978'e yükseldi. Toplam test sayısı 40 milyon 385 bin 250'ye ulaştı, vaka sayısı 3 milyon 633 bin 925, vefat sayısı 32 bin 943, ağır hasta sayısı 2 bin 604 oldu.

      RAMAZANDA TAM KAPANMA
      Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın, mutasyonlu virüs etkisiyle Covid-19 vakalarının daha fazla artacağını belirterek, "Ramazan ayında tam kapanma uygulanmalı" dedi.

      KTÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın, yaklaşan ramazan ayının vakaların düşürülmesi açısından fırsat olabileceğini belirtti.

      Ramazan ayında tüm ülkede tam kapanma uygulanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Faruk Aydın, "Türkiye için ramazan ayını şans olarak görüyorum. Ramazan ayındaki bu süreyi çok iyi kullanmamız hem baharımızı hem yazımızı kurtarmamız gerekiyor.

          Ramazan ayında birçok sektörün faaliyetlerinde yavaşlama oluyor, hatta faaliyetlerini kendiliğinden durdurup restorasyon gibi işlemlerini yaptıkları bir dönem. Bunu fırsat bilip insanların daha fazla kurallara uymasını hatta bazı kapanma uygulamaları da yapılabileceğini düşünüyorum. Bunun yapılmaması durumunda sayılarımız artmaya devam edecek.

          Gidişat onu gösteriyor. Bu hiç iyi bir durumda olmadığımızın ifadesidir. Bizi daha kötü günler bekliyor. Ölüm sayısı da günlük 211 gibi ciddi bir sayıya ulaştı. Önlem alınmaması durumunda bu sayıların kendiliğinden aşağı inme şansı yok" dedi.

          Geçen yıl tüm ülkede uygulanan sokağa çıkma yasaklarının vakaların kontrol edilmesinde önemli etkisi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aydın, "Geçtiğimiz yıl uygulanan kapanmalarla sayıların ciddi şekilde kontrol edilebildiğini göstermiştik. Şimdi sadece hafta sonu kapanmayla bu sayılarla mücadele etmenin çok zor ve yetersiz olduğunu görüyoruz. Kapanmayla sayılarla ancak mücadele edebilir hale gelebiliriz" diye konuştu.

              'YOĞUN BAKIMA GİRMEK İÇİN SIRA BEKLEYENLER VAR'
              Vaka artışıyla birlikte hastanelerde yoğun bakım ünitelerinin dolduğunu ifade eden Prof. Dr. Aydın, "Hastanelerde ciddi sağlık yükü artmaya başladı. Yoğun bakımlarımız doldu ve yoğun bakıma girmek için sıra bekleyen hastalarımız var.

              Bu sayıların biraz daha artması durumunda sağlık hizmeti sunamayan bir duruma düşebiliriz ve daha büyük hizmet sorunları yaşayabiliriz. En azından baş edilebilir bir sağlık hizmetinin oluşturulması gerekiyor. Sayıların mutlaka düşürülmesi gerekiyor. Aksi halde bizi hiç iyi günler beklemiyor. Şayet bu hızla devam ederse çökme hızı çok uzak değil, aksine yakındır" dedi.

              'VAKALAR 70 BİNE ÇIKABİLİR'
              Covid-19 gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının kuluçka dönemi nedeniyle katlanarak arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Aydın, "Solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonlar her kuluçka döneminde 2 katına ulaşabiliyorlar. 1 Mart itibariyle normalleşmeden sonraki izlediğimiz sayıların tamamı epidemiyolojik kriterlere uygun şekilde karşımıza çıktı.

                  10 bin olan vaka, bir kuluçka döneminde 20 bine, ikinci kuluçka döneminde 40 bine çıktı. Şimdi 3'üncü kuluçka dönemiyle 60 hatta 70 bine çıkmak durumunda. Türkiye'nin sağlık alt yapısı ve hizmetleri düzgün, sağlık çalışanları ciddi emekle bu işi yürütmeye çalışıyor ama sonuçta hastane kapasiteleri belli.

                  Tüm insanların hasta olması durumunda sağlık hizmeti verememe durumuna düşme ihtimalimiz vardır. Mevcut hasta yükünü yüzde 25 ile yüzde 50 civarında artması durumunda sağlık hizmetlerini sunamaz hale geliriz" ifadelerini kullandı.

                  Öte yandan Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Kayıpmaz, "Nasıl anladık, hayvancılıkta, tarımda, savunma sanayiinde ve bizim sağlık bilimlerinde yerli üretim olmazsa olmazımız. Biz bugün aşılarda neden zorluk yaşıyoruz. Gerçi şu anda 18 milyona ulaştı yaptığımız aşı sayısı, onu da niye yaşıyoruz dışa bağımlıyız. Şu anda bizim üniversitelerimizde, bizim insanlarımız tarafından geliştirilen aşıların ön plana çıkmasıyla, üretilir hale gelmesiyle biz bu pandemi, Covid-19 belasından veya bundan sonra karşılaşacağımız diğer solunum yolu hastalıklarından kendi yerli aşılarımızla ancak kurtulabileceğiz. Bu yerli aşılarımızı düşük maliyetli ülkemizde üretebilirsek belki de yurt dışındaki birçok ülkeye de derman olacak şekilde en uygun şekilde sağlayabileceğiz" dedi.

                      'AŞIYA İNANCI KIRMAYA ÇALIŞMAK, AKIL VE MANTIKLA BAĞDAŞMIYOR'
                      Çin'deki bir balık pazarında ortaya çıkan koronavirüsün kısa sürede tüm dünyayı kuşattığını belirten Doç. Dr. Kayıpmaz, "Dünyada 130 milyonun üstünde vaka sayısı ve yaklaşık 3 milyon ölüm olgusu ile karşımıza çıktı. Hala bu hastalığı inanılmaz biçimde küçümseyenler, ciddiye almayanlar, hatta böyle bir hastalığın varlığına inanmayanlar var. Bizim kliniklerde gördüğümüz ise genç yaşta, ileri yaşta, hastalık tablosu çok ağır giden insanlar var. Ortada gerçekten bir hastalık var. Böyle bir durumda bu hastalığı küçümsemek, alınan tedbirleri küçümsemek, bizim hastalığı daha hafif atlatmamızı sağlayacak olan aşıya inancı kırmaya çalışmak ne yazık ki akıl ve mantıkla bağdaşmıyor. Aşılama yaptığımız gruplarda aralık ayına göre mart ayındaki vaka sayılarında bir yükseliş görmedik. Ama toplamda baktığınızda aralık ayına göre mart ayında vaka sayısında ciddi bir artış var. Dün itibari ile günlük 54 bin vakaya ulaşmış durumdayız. Ama aşılanan gruplardaki sağlık çalışanları hastalığın yüzde 10'unu oluşturuyordu, hastaların yüzde 10'unu oluşturan sağlık çalışanlarında bu oran şu anda çok çok azalmış durumda. 65 yaş üstünü aşıladık ve aşılananlarda hasta sayılarının aralık ayına göre hemen hemen aynı veya biraz daha az olduğunu fark ettik. Toplamda vaka sayısı artıyor ama aşılanan gruplarda vaka sayısı yükselişe geçmiyor" diye konuştu.

                      'ERCİYES ÜNİVERSİTESİ'NDE YAPILAN ÇALIŞMA FAZ 2 AŞAMASINDA'
                      Özellikle son dönemde vakaların yoğunlaştığı yaş grubunun 20 ile 59 yaş arası olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kayıpmaz, şöyle devam etti:
                      "Yani artık gençlerimiz, üretken nüfusumuz daha çok tehlike altında diyebiliriz. Ülkemizde diğer aşılar temin edildikçe meslek gruplarından başlayarak, riskli gruplardan başlayarak genç yaştaki kişilerin de aşılamasına devam edilecek. Yerli aşı anlamında Erciyes Üniversitesi'nde yapılan çalışma faz 2 aşamasında. Önümüzdeki günlerde faz 3'e doğru geçecek. Bu hafta itibari ile ülkemizin en kapsamlı klinik araştırma merkezini Ankara Şehir Hastane'mizde kurduk. Bundan sonra aşı çalışmalarının faz deneylerini, aynı zamanda da ilaç çalışmalarını yürüteceğimiz aşı çalışmalarını açmış bulunmaktayız. Resmi açılışını da birkaç gün içinde yapacağız. Kendi insanlarımızın geliştirdiği aşıları çok daha iyi bir konuma nasıl getirebiliriz buna bakacağız. Pandemiyle bundan sonraki mücadelemiz nasıl olmalı? Özellikle Ramazan ayı içerisinde kritik günler bizi bekliyor diyebiliriz. Günlük 54 bin vaka belli bir süre sonra hasta ağır hastaya, ağır hasta da yaşamını kaybeden vefat sayılarına yansıyor"

                      'YUMRUK ŞEKLİNDE SELAM DA VERİLMEMELİ'
                      Bilim Kurulu'nun mümkün olan en fazla dozda aşının gelmesi için çabalarının devam ettiğine işaret eden Doç. Dr. Kayıpmaz, "Üretici ülkelerden kaynaklanan sorunlardan dolayı istediğimiz doz şu ana kadar gelmiş değil. Bundan sonrasında inşallah kalan dozlar gelirse biz çok daha fazla aşılamayı yaparken bir yandan da alınacak olan tedbirlerle Ramazan Bayramı'nda şu anda olduğumuzdan çok daha iyi bir konumda olabileceğimize inanıyorum. Ramazan ayı içerisinde de belirli ek tedbirlerin gündeme gelebileceği görülüyor. Kamuda, özel sektörde uzaktan çalışma, bazı kapatma kararları düşünülebilir. Pandemi el birliğiyle mücadele etmemiz gereken bir süreç. Evet devletimiz bazı kararlar alıyor. Biz de vatandaş olarak bu kararlara uymak durumundayız. Yumruk şeklinde selamlama şekli gelişti, burada da fiziki temas vardır ve bulaşma riski vardır. Nasıl el ele tokalaşmıyorsak yumruk şeklinde selam da verilmemeli. Bilim Kurulu toplantısında ramazan ayı içerisinde vaka sayılarını düşürmeye, insan hareketliliğini azaltmaya yönelik tedbirler gündeme gelecek. Burada tartışıldıktan sonra Sayın Bakanımız tarafından Cumhurbaşkanlığı kabinemize sunulacak" dedi.

                          Konuşmanın ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Duruş Acar tarafından Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Kayıpmaz'a 'Sağlık Bilimleri ve Yaşam Toplumsal Katkı Ödülü' verildi.

                          Türkiye koronavirüs günlük vaka sayısı bakımından Avrupa'nın ilk sırasına yerleşti. Uzmanlar 'tam kapanma' isterken, bugün gözler Bilim Kurulu sonrası Sağlık bakanı Fahrettin Koca'nın yapacağı açıklamaya çevrildi. Ramazan ayı için yeni kısıtlamalara gidilebileceği belirtilirken, 13 Nisan'da başlayacak ramazan ayı boyunca da yeni yasaklar uygulanacak.

                          İşte ramazan ayında uygulanacak koronavirüs yasakları...

                          - 81 ilin tamamında hafta sonu sokağa çıkma yasağı uygulanacak.

                              - Hafta içi tüm illerde 21.00 ile 05.00 saatleri arasında sokağa çıkmak yasak olacak.

                              - Restoran, lokanta, kafeler kapalı olacak. Bu gibi işletmeler sadece paket servisi yapabilecek.

                              - Ülke genelinde sahur ve toplu iftarlar yasak olacak.

                              - Teravih namazları camilerde kılınamayacak.

                              - Yasaklı günlerde market, kasap, manav, kuruyemişçiler 10.00 ile 17.00 saatleri arasında hizmet verebilecek.

                              - Fırın, ekmek ve unlu mamuller satan yerler açık olacak.