Takvim

Bugünkü
Takvim
  • Güncel
  • 28.02.2021 00:24
  •  - 
  • Son Güncelleme:
  •  
  • 28.02.2021 00:45
ABONE OL

Türkiye'ye yapılan saldırısının 2 paralı askeri: ve

sinin medya ayağında bulunan , ve 'ün alçaklıkta sınır tanımayan yazıları yine gündem oldu. 'ın yaraları yıllarca sürecek, başörtülü öğrenciler terörist muamelesi görerek üniversitelere alınmayacaktı. Hiçbir şey bu gladyo tetikçilerinin umurlarında değildi. , ''Kardeşliğe Operasyon: 28 Şubat Belgeseli''nde tüm çıplaklığıyla süreci anlattı.

28 Şubat 1997'de olağanüstü toplanan MGK toplantısının ardından devreye lejyoner kalemler girdi. Toplumu bölen bu darbe muhafazakarların devletle ilişiğini bıçak gibi kesiyordu. Bu milletin ana dinamiği, çeşitli Bizans entirikalarıyla silahı tutan el tarafından hakir görüldü, dışlandı.

Bütün bu garabet karşısında umudunu kaybeden çoktu elbette ama tek bir ihtimali olanların hikayesi ve iradesi de vardı. Öyle sarsılmaz bir iradeydi ki bu ''muhtar bile olamaz'' denilmesine rağmen haklılığın verdiği kutsal meşale ona köhnemiş düzeni değiştirmenin önünü açacaktı.

FATİH ALTAYLI: KOLUNDAN TUTTUĞUM GİBİ KARAKOLA GÖTÜRECEĞİM

Gazetenin adı Hürriyet, yazarın adı Fatih Altaylı... Cuntacının medyadaki paralı askerinin 3 Mart 1997 tarihindeki "Yeni vatandaşlık görevim" başlıklı yazısı;

"Kendime yeni bir iş buldum. Bundan böyle kılık kıyafet kanununa aykırı olarak dolaşanları, kolundan tuttuğum gibi karakola götüreceğim. Evlerini polise göstereceğim. Otomobilde görürsem plakalarını alıp bildireceğim. Yapılan işlemi savcılığa kadar takip edeceğim. Yok yok, savcılıkta da takip edeceğim. Hırsız yakalatmak iyi de, bu kanun tanımayanları yakalatmak mı kötü?"

ERTUĞRUL ÖZKÖK: SOKAKTAKİ KADININ BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI HİÇBİR TEPKİLERİ YOK

İşte bir diğeri. Gazete yine Hürriyet. Yazar Ertuğrul Özkök... Köşesinde askerden aldığı bilgileri aktarıyor. Ama başörtüsü ve türban kelimelerini özellikle seçiyor yerli yerine koyuyor. Yani tıpki bugün olduğu gibi o gün de algıyı yönetiyor.

Özkök'ün, 12 Mart 1998 tarihli "MGK 'nın 3 no'lu gündem maddesi" yazısında o skandal ifadeler;

"Askerler, İran'da Humeyni hareketini çok yakından incelemişler. Öyle anlaşılıyor ki, İran olayı, askerlerin derin bilinçaltına işlemiş. Mesela türban konusuna bu refleksle bakıyorlar. ''Sokaktaki kadının başörtüsüne karşı hiçbir tepkileri yok.'' Hatta, ''Bizim ailelerimizde de başörtüsü takanlar var'' diyorlar. Ama okullarda, hastanelerde ve devlet dairelerinde türban olayına kesinlikle karşılar."

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN