Bugünkü
Takvim
  • Güncel
  • 02.03.2019 11:14
  • Son Güncelleme: 02.03.2019 12:03

Sözcü yazarı 'a ağır gönderme: Düşmanın seni seviyorsa, sende bir puştluk var demektir!

Sözcü yazarı 'ın Emperyalistlerin Erdoğan'ı düşürmek istediğini dile getirdiği yazısına, okurlarından "yandaş oldun" tepkisi gelince Erdoğan karşıtı yazılar döşenerek okurlarını tatmin etmeye çalışmıştı. Sabah gazetesi yazarı "Al sana cevap güzel kardeşim!" başlıklı bugünkü köşe yazında, "Emperyalizmin vurduğu adama vurmak, "" kurucularının sevgisini kazanmaktan öte anlam taşımaz. Tevekkeli dememiş , "Düşmanın seni seviyorsa, sende bir puştluk var demektir." diyerek Yalçın'a tepki gösterdi.

Soner Yalçın'a ağır gönderme!

Sabah gazetesi yazarı , bugünkü "Al sana cevap güzel kardeşim!" başlıklı köşe yazısında Sözcü yazısı 'ı "Düşmanın seni seviyorsa, sende bir puştluk var demektir. " diyerek sert dille eleştirdi. Soner Yalçın, Emperyalistlerin Erdoğan'ı düşürmek istediğini dile getirdiği yazısına okurlarından "yandaş oldun" tepkisi gelince Erdoğan karşıtı yazılar döşenerek okurlarını tatmin etmeye çalışmıştı.

İşte Sabah gazetesi yazarı Salih Tuna'nın o yazısı:

Cumhuriyet gazetesi yazarı "sosyalist" dostuma geçen günkü yazımda, hepinizin sorunu aynı dostum, dedim, Erdoğan nefretiyle zehirlediğiniz sosyolojinin mahkumu olmuşsunuz...
Misal olarak da Sözcü yazarı Soner Yalçın'ı gösterdim:
Emperyalistlerin Erdoğan'ı düşürmek istediğini dile getirdiği yazısına okurları "yandaş oldun" kıvamında tepki gösterince, Erdoğan karşıtı yazılar döşenerek okurlarını tatmin etmeye çalıştığını hatırlattım.
Bunun üzerine Soner Yalçın mesaj attı: "Sevgili Salih; hadi ben 10 yazıda bir Erdoğan'ı övüyorum; siz 10 yazıda bir Erdoğan'ı eleştirebiliyor musunuz? Hangi mahalle baskısı?.."
Ben de yine mesajla "konuyu" köşesine taşımasını istedim. Sağ olsun, beni kırmadı. Fakire yönelttiği mezkur sorunun yanı sıra, verdiğim "yanıtı" da köşesine şu şekilde taşıdı: "Yanıt geldi: - Okurun bu soruyu ve cevabı da bilme hakkı var. 'Hangi mahalle' baskısı; buyurun köşenizde yazın..."
Lakin, hemen ardından da çok tuhaf bir ifadeye yer verdi: "Soruma yanıt alamadım, canı sağ olsun. Zorlamak doğru olmaz, biliriz Erdoğan'ı eleştiremezler!.." Şaştım kaldım!
Bu nedir Soner Bey; önyargı mı, özensizlik mi, derbederlik mi? Ben "değerli sorunuza" cevabım var ama gelin bunu okurların önünde tartışalım diyorum, siz kalkmış "soruma yanıt alamadım" diyorsunuz! Bir de "zorlamak doğru olmaz" ifadesiyle güya keyif bağışlıyorsunuz. Zorlanacak olsam, meseleyi kamuoyu önünde tartışmaya sizi "zorlamazdım."
Sözcü'deki köşende dün yazdın, bugün cevabını alacaksın Soner Bey. Bu saatten sonra öyle, "soruma yanıt alamadım" diyerek "kaçmak" olmaz. Bakınız, her şeyden evvel mesele, "övmek- yermek" meselesi değildir, basite indirgemeyin. Bağlamı da Emperyalistlerin Erdoğan'ı düşürmek istediğine ilişkin yazınızdı. Sözcü'de şöyle yazmıştınız: "Üst Akıl bugün Venezuela'da ne yapıyorsa, yarın 'de onu yapmaya çalışacak. Tahmin değil bu: (...) yan kuruluşu 'GeoPol Intelligence' geçen yıl 'Turkey: NATO's Rogue Member State' başlıklı makalesinde şunu yazdı: - Erdoğan diktatördür...
/ - Türkiye haydut devlettir... / - NATO 10'uncu maddeye dayanarak Türkiye'ye müdahale etmelidir..."
Bu ifadenizi iktibas etmiş ve şöyle demiştim: "Soner Bey kardeşimizin bu noktaya gelmesi iyidir. Doğu Perinçek, Erdoğan'ın diktatör olmadığını söyleyince itiraz etmiş, 'Erdoğan diktatördür' demişti. Dileriz ayarı bozulmaz..."
Yazık ki çok geçmeden "ayarınız" bozuldu. Neden böyle, bilemiyorum. Brecht'in Bay Puntila'sı misali bir durum söz konusu değilse, "mahalle baskısından" başka bir izahı yok bunun. Pardon, "ayarınız" dediğim, "Büyük Oyun"da, sonuç itibariyle "Erdoğan'ı indirmek isteyenlerin" yanında saf tutmanızdan ibaret. "Büyük Oyun" mu? Hani aynı adlı bir yazı yazmış, şöyle demiştiniz: "ABD'nin elinde iki 'silahı' vardı: - Biri ... / - Diğeri ... / Amacı; FETÖ'yü darbeyle iktidara taşıyarak, PKK'yı hedefine ulaştırmaktı: 'Birleşik Kürdistan!' / Bu sebeple... Ne 7 Haziran 2015 ve ne de 1 Kasım 2015 genel seçimleri umurundaydı! Hükümet olmak değil, 'ı indirerek iktidarı tamamen ele geçirmek istiyorlardı!.." (, 20 Mart 2018, Sözcü)
Söyleyin bakalım Soner Bey; "ABD'nin elindeki bu iki silah" yani, PKK ve FETÖ hangi ittifakın yanında? "Büyük Oyun"un kurucularına, yani "küresel iktidara" muhalifseniz...
Yani, "Siyasi kırmızı çizgimiz emperyalizme tavırdır; bağımsızlıktır-yurtseverliktir..." şeklindeki ifadelerinizde samimiyseniz, "Büyük Oyun"un neresindesiniz, onu söyleyin.
Emperyalizmin vurduğu adama vurmak, "Büyük Oyun" kurucularının sevgisini kazanmaktan öte anlam taşımaz. Tevekkeli dememiş , "Düşmanın seni seviyorsa, sende bir puştluk var demektir." Erdoğan'ın duyarlığı üzerinden eleştirilmesine gelince... Her şeyden evvel "Filistin direnişçileri" ciddiye almaz, geçiniz.
Çizgi belli Soner Bey, tuluatın sırası değil.
Ya "direniş" saflarında yer alırsınız ya da "bozguncuların" saflarında. Dem bu demdir. esnasında Mustafa Kemal'i eleştirmek neyse, 2. Kurtuluş Savaşı verdiğimiz bu dönemde Erdoğan'ı eleştirmek de odur

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.