Türkiye 2025'teki tarihi kuraklık ve su kısıtlamalarının ardından, 2026 yılını aşırı yağış ve sel afetleriyle geçiriyor. Özellikle Mayıs 2026'da Güneydoğu Anadolu'da can kayıplarına yol açan, Temmuz ayının bu ilk haftasında ise Marmara ve İstanbul'u alarm durumuna geçiren süper hücre fırtınaları, anlık hortum ve taşkınlarla kentsel altyapıyı felç etmeye devam ediyor.
SÜPER HÜCRE NEDİR VE NASIL OLUŞUR?
Sıradan bir yaz fırtınası genellikle 20 ila 30 dakika içinde enerjisini tüketip kaybolurken, bir süper hücre fırtınası saatlerce sürebilir ve kilometrelerce alanda yıkım oluşturabilir. Bunun nedeni, süper hücrenin içinde "mezosiklon" adı verilen ve kendi ekseni etrafında sürekli dönen dikey bir hava akımının bulunmasıdır.
Yazın aşırı ısınan yeryüzündeki nemli hava hızla yukarı tırmanır. Eğer bu tırmanma esnasında atmosferin üst katmanlarında rüzgarın yönü ve hızı yükseklikle değişiyorsa (rüzgar makası), yükselen bu hava girdap gibi dönmeye başlar. Kendi kendini besleyen bu devasa dikey mekanizma çok büyük dolulara, şiddetli rüzgarlara, anlık sellere ve hatta hortumlara yol açar.
CLAUSİUS-CLAPEYRON DENKLEMİ: ATMOSFER NEDEN "SU BOMBASI" ATIYOR?
Yabancı kaynaklarda bilim insanlarının en çok üzerinde durduğu konu, atmosferin su tutma kapasitesinin artmasıdır. Fizikteki Clausius-Clapeyron termodinamik yasasına göre küresel sıcaklıklardaki her 1 santigrat derecelik artış, atmosferin yaklaşık %7 daha fazla nem (su buharı) tutmasına neden olur.
Yaz boyunca sıcak hava yüzünden gökyüzünde biriken bu aşırı nem ve enerji yükü, en ufak bir soğuk hava dalgasıyla karşılaştığında saniyeler içinde yeryüzüne boşalır.
ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) verileri de dünya genelinde ortalama yağış miktarı azalsa bile, yağan yağmurların artık çok daha kısa sürede, çok daha agresif ve "aşırı patlamalar" şeklinde düştüğünü ortaya koyuyor.