Furman Üniversitesi'nde uyku ve rüya üzerine araştırmalar yapan psikolog ve nörobilimci Erin Wamsley, insanların rüyalarını hatırlama kapasitesinin aslında koşullara bağlı olarak değiştiğini belirtiyor. Wamsley'e göre, aynı kişileri uyku laboratuvarına getirip belirli uyku aşamalarında uyandırarak rüyalarını hatırlayıp hatırlamadıkları sorulduğunda çoğu insan en az bir rüyasını hatırlayabiliyor. Bu durum, rüyaların aslında düzenli olarak görüldüğünü ancak hafızaya kaydedilme süreçlerinin farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor. İşte rüyalar hakkında merak edilenler…
RÜYA HAFIZASININ KISA ÖMÜRLÜ OLMASI
Uzmanlara göre, rüya sırasında veya hemen sonrasında uyanmaz ve gördüğümüz rüya üzerine düşünmezsek hatırlamak oldukça zorlaşır. Uyku esnasında rüyalara bilinçli bir şekilde dikkat kesilmediğimiz için büyük bir kısmı kaybolur. Bunun temel sebebi, uyku sırasında değişen nörotransmitter aktivitesidir.
UYKU EVRELERİ VE RÜYALAR
Uyku, dört temel evrede gerçekleşir:
☁ NREM 1: Hafif uykuya geçiş aşamasıdır.
☁ NREM 2: Beyin dalgalarının yavaşladığı, yetişkinlerde en uzun süren evredir.
☁ NREM 3: Derin uyku evresi olup vücudun dinlenmesi için kritik bir aşamadır.
☁ REM Uykusu: Sinirsel aktivitenin en yoğun olduğu ve en canlı rüyaların görüldüğü evredir.
🌜 Rüyaların çoğu REM uykusunda ortaya çıksa da, REM dışı evrelerde de rüya görülebilir. REM aşamasından uyanan bireylerin rüyalarını hatırlama olasılığı yaklaşık %80 iken, diğer evrelerden uyananlarda bu oran %50'ye düşer.
SABAHA KARŞI GÖRÜLEN RÜYALAR DAHA AKILDA KALICI OLABİLİR
🌜 Sabah saatlerine yaklaştıkça beyin aktivitesi artar ve daha hafif uykuya geçilir. Bu nedenle sabaha karşı görülen rüyalar daha canlı ve hatırlanabilir olabilir. Ancak sabah alarm ile uyanmak bu süreci olumsuz etkileyebilir.
🌜 Alarmlar genellikle derin uykudan uyandırarak rüyaların unutulmasına sebep olur.