İstanbul barajlarının kurumasının temel nedenlerinden biri, artan iklim değişikliğinin etkileridir. Son yıllarda, şehirde yaşanan aşırı sıcaklar ve kuraklık, su buharlaşmasını artırmış ve barajlardaki su seviyelerinin hızla düşmesine neden olmuştur. Buna ek olarak, hızla büyüyen nüfus ve artan su tüketimi de su kaynaklarının azalmasına katkıda bulunmaktadır.
İstanbul, Türkiye'nin en büyük ve en kalabalık şehri olmasıyla birlikte, su kaynaklarının önemi açısından da büyük bir sorumluluk taşıyor. Ancak son zamanlarda yaşanan iklim değişikliği ve artan sıcaklıklar, İstanbul'un barajları üzerinde ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Kazandere ve Papuçdere Barajları, kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış durumda.
Kazandere Barajı'nın su seviyesi yüzde 7.09'a kadar düşmüşken, Papuçdere Barajı'nda bu oran yüzde 4.51'e kadar gerilemiştir. Bu rakamlar, barajların resmen kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir.
Ayrıca, diğer önemli barajların doluluk oranları da düşük seviyelerdedir. Alibeyköy Barajı ve Büyükçekmece Barajı'nın doluluk oranı yüzde 20'nin biraz üzerindedir. Darlık Barajı yüzde 56.2, Elmalı Barajı yüzde 30.71 ve Istrancalar Barajı yüzde 34.63 doluluk oranlarına sahiptir.
Ancak Ömerli Barajı, diğerlerinden oldukça farklı bir durumda bulunmaktadır. Yüzde 72.64'lük doluluk oranıyla İstanbul'un suyunun neredeyse yarısını tek başına karşılamaktadır. Ömerli Barajı'nın yüksek doluluk oranının sebebi ise, Melen çayından su aktarımı sayesinde oluşmaktadır.