Eyfel Kulesi, Sen Nehri ve Şanzelize… Paris'in simgeleri arasında yer alan bu ünlü bulvarın bilinmeyen bir hikayesi var. Fransa Kraliçesi Marie de' Medici'nin isteğiyle başlatılan ağaçlandırma çalışmaları Osmanlı'dan gönderilen yüzlerce at kestanesi fidanıyla hayat buldu. Böylece İstanbul'un doğasından bir parça Paris'in kalbine yerleşti.
Şanzelize'nin doğuşu
17. yüzyılın başlarında bugünkü Şanzelize Bulvarı geniş bir tarla görünümündeydi. Fransa Kralı IV. Henry'nin eşi Marie de' Medici bölgenin ağaçlandırılarak görkemli bir bulvara dönüştürülmesini istedi.
Kraliçenin bu isteği sonrası uzun tartışmalar yaşandı. Hangi ağacın kullanılacağı ve bulvarın nasıl şekilleneceği dönemin önemli meselelerinden biri haline geldi.
Marie de' Medici kimdir?
Floransa'daki ünlü Medici ailesine mensup olan Marie de' Medici, Fransa Kraliçesi olarak ülke yönetiminde etkili bir rol üstlendi. Bir dönem oğlunun yerine naiplik de yaptı.
Neden at kestanesi tercih edildi?
Yapılan değerlendirmelerde at kestanesi ağaçlarının diğer türlere göre havayı daha hızlı temizlediği ve yıldırım çekme riskinin düşük olduğu düşünüldü.
Ancak o dönemde Avrupa'da yeterli miktarda at kestanesi bulunmuyordu. Aynı dönemlerde Osmanlı'nın başkenti İstanbul'da at kestanesi ağaçları epey fazlaydı. Fransa diplomasi aracılığıyla bu ağaçlardan talep etti.
Osmanlı'dan Paris'e uzanan fidanlar
17. yüzyılda İstanbul, geniş ormanları ve zengin bitki örtüsüyle dikkat çekiyordu. At kestanesi ağaçları da şehirde oldukça yaygındı.
Fransa'nın talebi üzerine Osmanlı Sultanı I. Ahmed, yüzlerce at kestanesi fidanının Paris'e gönderilmesine izin verdi. Böylece Osmanlı'dan çıkan ağaçlar Paris'in en ünlü bulvarını süslemeye başladı.