
Ramazan ayında tutulamayan oruçların kaza edilmesi gerektiği konusunda İslam âlimleri arasında görüş birliği vardır. Hastalık, yolculuk, özel haller gibi meşru mazeretler sebebiyle tutulamayan oruçlar uygun zamanlarda kaza edilmelidir. Aynı şekilde kasten veya yanılarak oruç bozulmuşsa da kazası gereklidir.

Kazası gereken oruçlar yalnızca Ramazan orucu ile sınırlı değildir.Adak, kefaret ya da başlanıp bozulmuş nafile oruçların da kaza edilmesi gerekir. Ancak mezhepler arasında bu konuda bazı farklı görüşler mevcuttur. Örneğin, Şâfiî mezhebine göre başlanıp tamamlanamayan nafile oruçların kazası gerekmezken, Mâlikîler bu durumun sadece kasten bozma hâlinde kazayı gerektirdiğini belirtmiştir.

KAZA ORUCUNA NE ZAMANA KADAR NİYET EDİLİR?
Fikriyat'ta yer alan habere göre, Ramazan orucunun kazası yasaklı günler dışında her zaman tutulabilir.Ancak Şâfiîler, kazaya kalan oruçların bir sonraki Ramazan gelmeden önce tamamlanması gerektiğini savunur. Eğer bu süre geçirilirse, kaza borcuna ek olarak fidye ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kefaret Orucu: Kimler İçin Gereklidir?
Ramazan ayında mazeretsiz olarak oruç tutmamak büyük bir günahtır. Bilinçli bir Müslüman için böyle bir durum oldukça uzak bir ihtimal olsa da, orucun kasten bozulması Ramazan'ın saygınlığına zarar verdiğinden dolayı kefaret ödemek gerekir.
Kefaret için İslam'da üç temel seçenek vardır. Ancak günümüzde uygulanabilir olan iki seçenek bulunur:
İki ay boyunca peş peşe oruç tutmak
Altmış fakiri doyurmak.
Toplumsal şartlar gereği ve bir anlamda köleliğin kaldırılması hedefine yönelik olarak önerilen köle âzat etme seçeneği köleliğin ortadan kalkmasıyla uygulama dışı kalmıştır.

Hanefî mezhebine göre kefaret uygulanırken belirli bir sıra gözetilmelidir. Öncelikli seçenek iki ay aralıksız oruç tutmaktır. Eğer bu mümkün olmazsa, altmış fakiri doyurma seçeneği devreye girer. Mâlikî mezhebi ise bu sıralamaya gerek duymadan, herhangi birinin yerine getirilmesini yeterli kabul eder.



