
Diyanet İşleri Başkanlığı, 6 Mart 2026 tarihli Cuma hutbesinde zekat ve fıtır sadakasının toplumsal dayanışma üzerindeki etkisini ele aldı. Ramazan ayının manevi ikliminde camilerde okunan metinde, yardımlaşmanın bencillikten arındıran ve malı bereketlendiren bir ibadet olduğu vurgulandı.

🔹 6 MART CUMA HUTBESİ KONUSU
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 6 Mart 2026 tarihinde Türkiye genelindeki tüm camilerde irat edilen hutbenin ana teması "Zekât ve Fıtır Sadakası" olarak belirlendi. Ramazan ayının manevi ikliminde, Müslümanların sahip olduğu imkanların birer emanet olduğu hatırlatılarak; bu emanetlerin şükrünün ancak yetim, öksüz ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşarak eda edilebileceği mesajı verildi.

🔹 ZEKAT VE FİTRENİN İBADET BOYUTU
Hutbede zekatın İslam'ın beş temel esasından biri olduğu ve bir lütuf değil, yoksulun zengin üzerindeki hakkı olduğu ifade edildi. Zekatın malı eksiltmediği, aksine manevi bir bereket kaynağı olduğu belirtilirken, fıtır sadakasının (fitre) ise Ramazan bayramına sağlıkla kavuşmanın bir şükür nişanesi olduğu dile getirildi.

🔹 "ZEKAT SUYUN ATEŞİ SÖNDÜRDÜĞÜ GİBİ HATALARI YOK EDER"
Hutbenin can alıcı noktalarından birini, yardımlaşmanın insan ruhu üzerindeki arındırıcı etkisi oluşturdu. Metinde yer alan ve Peygamber Efendimiz'den nakledilen şu hadis-i şerif dikkat çekti:
"Zekât, suyun ateşi söndürdüğü gibi hata ve günahları silip yok eder.

🔹 KUR'AN-I KERİM'DEN ZEKAT VURGUSU
İbadetin ilahi dayanağını açıklamak üzere hutbe içerisinde Bakara ve Zariyat surelerinden ayetlere yer verildi. Özellikle hutbenin sonunda okunan şu ayet, ibadetin ebedi kazancını özetledi:
"Namazı kılın, zekâtı verin. Kendiniz için önceden ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızı eksiksiz görür." (Bakara, 2/110)








