Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nde Lyon'u eleyerek adını 36 takım arasına yazdırmayı başardı. Devler arenasında mücadele edecek olan sarı-lacivertliler, 18 yıl sonra Avrupa'nın 1 numaralı organizasyonunda puan savaşı verecek. Mücadelenin ardından spor yazarlarından dikkat çekici yorumlar geldi.
ABDULLAH ERCAN: DEVLER LİGİ'NE ÇOK YAKIŞTI
Fenerbahçe Lyon deplasmanında sadece turu geçmedi, Şampiyonlar Ligi'nde neden yer almak istediğini de sahada gösterdi.
Özellikle ilk yarıda savunma ve hücum anlamında kusursuza yakın bir performans sergileyen sarı-lacivertliler, rakibine oyun kurma fırsatı vermedi. Maç öncesi kadroda soru işareti olarak görülen Oğuz Aydın ise gecenin yıldızlarından biri oldu.
Görevini eksiksiz yapan tecrübeli futbolcu, performansıyla önemli bir mesaj verdi. Orta sahada Kanté ve Guendouzi de mücadele gücü ve oyun disiplinleriyle Fenerbahçe'nin üstünlüğünde büyük rol oynadı. İkinci yarıda yorgunluk belirtileri görülmeye başlandı. Özellikle Talisca ve Muriç gibi oyuncuların enerjisi düşerken, Fenerbahçe yine de istekli oyununu sürdürdü. Son bölüm ise sarı-lacivertliler için oldukça stresli geçti.
Lukaku ve İrfan Can'ın oyuna girmesiyle birlikte hamleler geldi.
Yenilen golden önce takımın temposunu düşürmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu planın biraz daha erken uygulanması Fenerbahçe'nin işini kolaylaştırabilirdi.
Hakem kararları ve Lyon'un baskısına rağmen İsmail Kartal ve öğrencileri mücadeleyi bırakmadı. Son düdükle Fenerbahçe yıllar sonra Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasına kalmanın gururunu yaşadı.
Şimdi önemli olan, bu başarılı performansın devam etmesi. Bu takımın Avrupa'da daha söyleyecek çok sözü var.
ÖMER ÜRÜNDÜL: TAKIM OYNADI ZAFERE ULAŞTI
Fenerbahçe dün gece deplasmanda tarihi bir galibiyet alarak 18 yıllık hasreti giderdi. İlk yarı taktik olarak ve oyunun kontrolü olarak her şey Fenerbahçe'nin lehineydi. Rakibe etkili atak ve hücum şansı vermediler. Gecenin en başarılı isimlerinden Oğuz Aydın ve arkadan yine çok iyi oynayan Brown'ın destekleriyle sol kulvar çok iyi çalıştı. Üst üste iki gol geldi. Bu çok büyük bir avantajdı. Zaten rakip de kendini bir türlü toparlayamıyordu. İkinci devre çok kritikti. Fenerbahçe yine dengeli başladı. Bilhassa Oğuz'la da çok net bir üçüncü gol fırsatı kaçtı. Sonrasında Lyon'un golü geldi. İki farklı öndeyken bilhassa zorlu deplasmanlarda bir gol yemek rakibi ateşliyor, seni de zora sokuyor. Neyse ki onların ağlara giden bir vuruşu kıl payı auta takıldı. Sonra da hakemin hatasıyla attıkları gol VAR'dan döndü. Bu maçtaki en büyük şans bana göre uzatma bölümünde rakibin maçın en net pozisyonunu kaçırmasıydı.