ESKİDEN BİR AİLE GİBİYDİK
Takım eskiden bir aile gibiydi. Herkes birbirinin derdiyle ilgilenirdi. Ümraniye'de barbekü partileri yapar arkadaşlığımızı pekiştirirdik.
ESKİDEN BİR AİLE GİBİYDİK
Takım eskiden bir aile gibiydi. Herkes birbirinin derdiyle ilgilenirdi. Ümraniye'de barbekü partileri yapar arkadaşlığımızı pekiştirirdik.
KİMSE YERİNDE OYNAMIYOR!
Schuster, geldiği günden beri taşlarla süerekli oynuyor. Ne kimse yerinde oynuyor ne de süreklilik var.
TAKIMDA GÜVEN EKSİKLİĞİ VAR
Takımda kimsenin kendine güveni kalmadı. Sahada ne yapacağımızı bilemez haldeyiz. Her maça stresle çıkıyoruz. Bu da performansımızı ister istemez etkiliyor.
OYUNCULARIN HEVESİ BİTTİ
Schuster'in bu tavırları ister istemez oyuncu arkadaşlarımızı da olumsuz etkiliyor. Kimsenin hevesi kalmadı. "Önümüzdeki hafta kimle oynuyoruz" diye sorsanız takımın yüzde 70'i cevap veremez halde.
ARSA YOKSA Q7, GUTİ, ERNST Schuster, takımda inanılmaz bir ayrımcılık yapıyor. Herkese kötü davranırken Quaresma, Guti ve Ernst'e kral muamalesi yapıyor.
ARSA YOKSA Q7, GUTİ, ERNST Schuster, takımda inanılmaz bir ayrımcılık yapıyor. Herkese kötü davranırken Quaresma, Guti ve Ernst'e kral muamalesi yapıyor. Bu durum, ister istemez takımaki isimlerin moral motivasyon olarak geride kalmasına neden oluyor. Kendini ikinci planda gören oyuncular da sahada verimli olamıyor.