SABAH Spor yazarı ve futbol yorumcusu Erman Toroğlu, Fatih Terim'le birlikte katıldıkları 'Boğaziçi Zirvesi' söyleşisindeki izlenimlerini yazdı. Toroğlu, Fatih Terim'le aralarında geçen diyalogları köşesine taşırken, herkesin Terim'in ağzından duymak istediği 'ayrılık' ve 'tazminat' olaylarına dair de ilk defa konuştu. İşte Toroğlu'nun o yazısı...
Yıllar önce rahmetli Hasan Doğan Futbol Federasyonu Başkanı, Fatih Terim de Milli Takım Teknik Direktörü. Avusturya-İsviçre'de düzenlenen Avrupa Şampiyonası'na katılacağız. Fatih Terim bir cümle sarf ediyor, ortalık karışıyor. Önce genel bir değerlendirme yapıyor ve sonra da diyor ki, "Ben ders almam, ders veririm arkadaş." Çarşı karışıyor.
Hasan Doğan ile o sıralar çok şeyi tartışıyoruz. Saatlerce kafa kafaya konuştuğumuz oluyor. Bu konuda ne düşündüğünü soruyorum, "Erman hoca" diyor, "Kamuoyunda da infial var, ama şu anda bir görevden alma olursa yanlış yaparız. Avrupa Şampiyonası'na gidelim, sonra düşünelim." Şampiyonaya gidiyoruz ve üçüncü oluyoruz.
Dönüyoruz, yıllar sonra bu sefer 2018 Dünya Kupası'na gitmeye uğraşıyoruz. Finale dört maç var ve bayağı da şansımız bulunuyor. Fatih Terim, ailevi bazı işlerden dolayı, bence sonra kendisinin de pişman olduğu (bence diyorum), bizim de milli takım teknik direktörüne yakıştırmadığımız bir olay yapıyor. Fakat bu ailevi bir olay, sportif değil.
Yani bu olay Fatih Terim'in Avrupa Şampiyonası'ndan evvel "Ben ders almam ders veririm" dediği olaydan daha farklı. Ortalık karışıyor, Fatih Terim'in yanında olanlar var, kellesini isteyenler de var. Fatih Terim bakıyor ki ortalık karışık, Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören'i telefonla arıyor. "Başkanım" diyor, "Sizi belki de zor durumda bıraktım. Eğer isterseniz ben istifa ederim." Yıldırım Demirören'in verdiği cevap var, "Hocam seninle daha çok şeyler yapacağız. Onun için böyle bir şeye gerek yok."
Fakat aradan kısa bir süre geçiyor, Futbol Federasyonu, Fatih Terim'in görevine son veriyor. Bu sefer gene ortalık karışıyor. Tasvip edenler var, etmeyenler var... Olaya bir de Fatih Terim'in alacağı tazminat ekleniyor. Bu sefer Fatih Terim diyor ki, "Ben size istifa edeceğimi söyledim, siz 'hayır' dediniz. Onun için de ben tazminatımı isterim."
Sonra da Futbol Federasyonu saçma sapan bir seçimle Lucescu'yu getiriyor ve biz zavallı bir pozisyonda Rusya'ya gidemiyoruz. Türk Milleti olarak dünya kupasına gitmek çok güzel bir olaydı. Zaten yıllarca gidememişiz. Böyle bir şans elimizde varken yapılan acemilik yüzünden belki de bundan mahrum kaldık.
Terim kalsa gider miydik? Böyle bir mantık da yok. Ama hiç olmazsa dereyi geçerken atı değiştirmezdik. Yani ata sormadılar, 'Sen nasıl hissediyorsun kendini, dereyi geçer miyiz? diye.